Mevsimin En Güzel Meyvesi İncir ve Saymakla Bitmeyen Faydaları

Şu an tam incir mevsimindeyiz. Mevsimin en güzel meyvesi olan incir ve incirin faydalarını derlediğimiz bu yazımızda incirin hastalıklara ve sağlığa faydalarını detaylıca ele alacağız.

İşte İncir Meyvesinin Saymakla Bitmeyen Faydaları

Ülkemizde yaz aylarında yetiştirilen incir meyvesinin faydaları saymakla bitmez. İçerdiği lifler, vitaminler, mineraller, antioksidanlar, vücudunuzun doğal koruyucusu niteliğindedir. Ayrıca potasyum kaynağı olması, sodyum ve magnezyum içermesi, zengin bir C vitamini deposu olmasının yanında B3, B6, B2, K vitaminlerini de çok fazla içermesi nedeniyle vücudunuzda bir çok hastalığa karşı doğal bir savunma mekanizması oluşturmaktadır. İncir bir çok besine göre çok az miktarda yağ içermesi sayesinde özellikle kalp sağlığına katkısı yadsınamaz. Ayrıca incir meyvesinin az miktarda kalori içermesine rağmen yüksek enerji kaynağı olması zayıflamak isteyenler ve sağlıklı bir şekilde kilolarını korumak isteyenler için çok önemli bir besin ve enerji kaynağıdır.

İncir Meyvesinin Hastalıklar Üzerindeki Faydaları

Kalp sağlığı; İncir meyvesinin faydaları arasında kalp ve damar sağlığını koruması da vardır. İncir meyvesinin yüksek potasyum içeriği, yağ oranının çok az olması ve özellikle kalsiyum içeriğinin bir çok besine göre oldukça fazla olması kalp ve damar sağlığını koruduğu gibi damar sertleşmesini önleyerek kalbin yağlanmasına karşın kalp zarını destekler.

Kemik ve iskelet sistemi sağlığı; İncir meyvesinin bol miktarda K vitamini içermesi ve kalsiyum minareli bakımından oldukça zengin olması doğrudan kemik sağlığın ve dolaylı olarak da iskelet ve kas sisteminin sağlıklı olmasını sağlar. Kemik dokularının güçlendirilmesi ve korunması için gerekli olan kalsiyumu içermesi İncir meyvesinin faydaları arasında yer alır.

Sindirim sistemi sağlığı; İncir çok fazla lifli yapıya sahip olması ve bağırsakları çalıştırması ile bağırsak sağlığınızı korur. Özellikle aşırı kilolu olanlarda ve hareketsiz bir yaşam tarzına sahip olan bireylerde bağırsak tembelliği kaynaklı oluşan kabızlık rahatsızlığına şifa olan ve kabızlığı önleyen incir çok fazla tüketildiğinde da ishal olmanıza neden olabilir.

Tansiyonu düzenler; Kan basıncı bozukluklarından meydana gelen tansiyon rahatsızlığı kontrol altına alınmadığında felç gibi riskli rahatsızlıklara yol açabileceği gibi ölüm ile de sonuçlanabilir. Bu nedenle tansiyonun düzenlenmesi ve kan basınç değerinin kontrol altına alınması için özellikle kurutulmuş incir tüketilmesi gereklidir. İncir içerisinde yer alan potasyum ve B 3 vitamini tansiyon sağlığınızı korumanıza yardımcı olur.

Bağışıklık sistemi; İncir içerdiği antioksidan mineralleri sayesinde bağışıklık sisteminizin güçlü olmasını sağladığı gibi vücudunuzda ve cildinizde oluşan toksinlerden kurtulmanızı da sağlar. Özellikle 40 yaş üzeri insanların cildinde oluşan ve oluşacak ölü hücreleri önlemek ve vücuttan atmak için incir tüketmeniz gereklidir.

Kuru İncir Meyvesinin Faydaları

Yaş incir kadar güneşte kurutulmuş olan kuru incir meyvesinin faydaları saymakla bitmez. Kurutulmuş incir meyvesinin vitaminlerini ve minerallerini saklaması ve antioksidanlarını muhafaza etmesi tüketildiğinde faydalı olmasını sağlar. Bu faydaları şu şekilde sıralayabiliriz:

1 ) Kuru incir lif oranı bakımından yaş incire göre daha fazla life sahiptir. Bu özelliği sayesinde sindirim sistemi sağlığını korur ve bağırsak tembelliği rahatsızlığına yakalanmanızı önler.

2 ) İncir çok iyi bir antioksidan kaynağı olduğu için kanser hücrelerinin oluşumuna engel olduğu gibi bağışıklık sisteminizin güçlü olmasını sağlar.

3 ) İncir vücudunuzun sodyum ihtiyacının karşılanmasında önemli rol oynar. İncir sodyum oranını sağlayarak hiper tansiyon rahatsızlığına yakalanmanızı önler. İncir tansiyonunuzu ve kan basıncınızı da düzenleyerek sağlığınızı korumanızda yararlı olur.

4 ) Kuru incir meyvesinin faydaları arasında demir oranının fazla olmasına bağlı vücudun demir ihtiyacının karşılanması da vardır.

5 ) Kuru incir kanserli hücrelerin yayılmasını yavaşlattığı için kanser hastalarına doğal tıp olarak tavsiye edilmektedir.

6 ) İncir meyvesindeki yağ oranının az olması ve enerji değerinin yüksek olmasından dolayı zayıflamanıza yardımcı olan kuru incir ayrıca kilonuzu korumanızda da yardımcı olur.

7 ) Vücudunuzda oluşmuş serbest radikaller ile mücadele etmesi gereken antioksidanların doğal yollarla vücudunuza alınmasını sağlayan kuru incir aynı zamanda yıkıma uğramış hücrelerin vücudunuzdan doğal yollarla atılmasını da sağlar.

Mangonun Faydaları

Mangonun faydaları arasında en bilineni; lezzetli bir meyve olmas ve içerdiği vitamin ve minerallerin yanında yüksel lifli ve antioksidanlar bakımından zengin olmasıdır. Bu sebebiyle ‘meyvelerin kralı’ olarak da adlandırılmıştır.

Mango (Mangifera indica); kaju, sumak, antep fıstığı gibi türlerin de dahil olduğu Sakız ağacıgiller (Anacardiaceae) ailesine ait bir türdür.

Bol miktarda C vitamini, B9 vitamini (folik asit), K vitamini, E vitamini (alfa tokoferol), B3 vitamini (niyasin), B6 vitamini ve A vitamini içeren mango ayrıca potasyum, fosfor, magnezyum, kalsiyum, sodyum ve selenyum minerallerini de bulundurmaktadır. Ek olarak daha az miktarda B1 ve B2 vitaminleri, B5 vitamini ile demir,  bakır ve çinko minerallerini içermektedir. Bol su bulunduran bu meyve sağlıklı bitkisel yağ asitleri olan omega-3 ve omega-6 için de iyi bir kaynaktır. *

Mangonun Faydaları

  • İçerdiği vitamin ve mineraller yardımıyla metabolizmayı destekler.
  • Quercetin (kuersetin), isoquercitrin, astragalin, fisetin, gallik asit ve metilgallat gibi antioksidan maddeler yardımıyla lösemi, kolon, meme ve prostat kanserlerine karşı koruyucudur. *
  • Göz sağlığını destekler ve yaşa başlı makula dejenerasyonu, gece körlüğü ve göz kuruması gibi rahatsızlıklara karşı korur. * *
  • Bol lifli bir gıdadır. Diyet lifi, düzgün sindirimi destekler ve kabızlığı önlemeye yardımcı olur. Lifli bir diyet; kalp hastalığı, Tip 2 diyabet ve divertiküler hastalık (bir kalın bağırsak hastalığı) oluşma riskini azaltmaya yardım eder.
  • Özellikle hamilelerin, anne karnındaki bebeklerinin sağlığı için tüketmesi gereken folik asitin iyi bir kaynağıdır. *
  • Demir içermesi sayesinde anemi gibi rahatsızlıkların tedavisinde yardımcı olur.
  • A vitamini ve C vitamin; kan damarları ve bağ dokuyu korumaya yardımcı olan kollajen adı verilen proteinleri vücudun üretmesine yardım eder. Bu vitaminleri bolca içeren mango bu sayede yaşlanmayı yavaşlatır. *
  • Kolesterolü düşürmeye yardım eder.
  • Taze mango, nabız ve kan basıncını kontrol etmeye yardımcı olan hücre ve vücut sıvılarının önemli bir bileşeni olan potasyumun zengin bir kaynağıdır.
  • Afrodizyak özelliği vardır. İçerisinde bol miktarda bulunan E vitamini, seks hormonlarını düzenlemede yardımcı olur ve cinsel gücü arttırır.
  • Bağışıklığı güçlendirir. *
  • Kemik sağlığı için önemli bir vitamin olan K vitaminini bol miktarda içermektedir. Ayrıca kalsiyumun da iyi bir kaynağıdır. Bu özellikleri sayesinde kemik sağlığını korumada yardımcı olur ve kalsiyum ile K vitamini eksikliğine bağlı olarak oluşan kemik rahatsızlıklarının oluşumunu önlemeye yardımcı olur. *
  • Beta-karoten içermesi sayesinde astım oluşma riskini düşürmeye yardım eder. Beta karoten mangodan başka papaya, kayısı, brokoli, balkabağı ve havuçta da bol miktarda bulunmaktadır. *  *
  • Mango, beynin işlevini sürdürmek ve geliştirmek için hayati önem taşıyan B6 vitaminini bol miktarda bulundurmaktadır. Mangoda bulunan B grubu vitaminler ayrıca ruh halini iyileştirme ve uyku düzenini sağlama da yardım ederler.
  • Mangoda bulunan glutamik asit konsantrasyonu artırır ve hafızayı güçlendirir. *
  • Cilde uygulandığında veya yenildiğinde sivilce gibi cilt problemlerini azaltmaya yardım eder. *
  • Mango yaprakları da şeker hastalığını tedavi etmede yararlı olmaktadır. Bunun için; 10 veya 15 mango yaprağını ılık suya koyun ve yatmadan önce bir kapakla kapatın. Sabahları yaprakları filtreledikten sonra boş mideye bu suyu için. Bu yöntemin düzenli uygulanması şeker hastalarının kan şekeri düzeylerinin yönetiminde olumlu sonuçlar vermektedir. Ancak uygulamadan önce doktorunuza danışmanızı öneririz.

Mangolar düşük kolesterol, doymuş yağ ve sodyum içeriğine sahiptir. B6 Vitamini, diyet lifi, C Vitamini ve A Vitamini A kaynağıdır. Mangolarda bakır, magnezyum ve potasyum, astragalin, beta karoten ve kuersetin gibi yüksek miktarda mineral bulunabilir. Mangolar, diyet lifi, mineraller, vitaminler ve polifenolik flavonoid antioksidanların harika bir kaynağıdır. Ayrıca yeterli miktarda A Vitamini ve potasyum içerir. A Vitamini kemik büyümesine, vizyona, sağlıklı mukoza zarlarına ve cilde yardımcı olur. 100 gram mango porsiyon büyüklüğü 156 mg potasyum ve 2 mg sodyum sağlar. Potasyum, kan basıncını ve kalp atış hızını normalleştirmek için şarttır. Kandaki homosistein seviyesini kontrol eder. Kabuğu, yaprakları, gövdesi ve kökleri radyasyonun zararlı etkilerini önleyen mangiferin içerir. Kabuk, anti-enflamatuar sahiptir antioksidan ve immünomodülatör özellikler. Çeşitli mineral ve vitaminlerin yanı sıra, erken yaşlanmaya, kalp hastalıklarına, dejeneratif hastalıklara ve kansere neden olan vücuttan serbest radikalleri nötralize etmeye yardımcı olan antioksidan aktiviteler sağlayan, aphacaroten, betakaroten ve beta-kriptoksantin gibi flavonoidler içerir.

Geleneksel kullanımları

  • Filipinler’de kökten yapılan kaynatma büzücü olarak kullanılır ve ağaçtan elde edilen reçine, aftı iyileştirmek için kullanılır.
  • Kampuchea’da, kabuk büzücüdür ve lökortea ve romatizma için kullanılır.
  • Hindistan ve Kampuchea’da dizanteri için ağaç kabuğundan elde edilen sakızı yutun.
  • Sakız reçinesini hindistancevizi yağı ile karıştırın ve onu uyuz ve diğer paraziter cilt hastalıklarına uygulayın.
  • Kabuk infüzyonu Samoa’da ağız enfeksiyonlarına yardımcı olarak kullanılır.
  • Yaprak suyu dizanteri kanaması için kullanılır.
  • Ses kaybı için bal ekleyerek yapraklardan elde edilen kaynaşmayı kullanın .
  • Genç yaprak infüzyonu, akciğer, öksürük ve astımın kronik hastalıkları için kullanılır.
  • Yaprakların külleri, haşlanma ve yanmalara yardımcı olarak kullanılır.
  • Yapraklar Filipinler’de çay hazırlamak için kullanılır.
  • Mango kurutulmuş çiçekler ishal, gleet ve kronik dizanteri için kaynatma kullanılır.
  • Gastrointestinal rahatsızlıkları, kan rahatsızlıklarını, ağrılı bozuklukları ve ispirtoyu tedavi etmek için tuz ve bal ile yarı olgun bir meyve tüketin .
  • Gece körlüğü gibi A Vitamini eksikliklerini tedavi etmek, kabızlığı ve atomik dispepsiyi tedavi etmek için yararlı olan olgun mango suyu.
  • Hindistan’da, reçineler uyuz ve derideki etkilerin iyileştirilmesinde kullanılır.
  • Toz form kronik dizanteri, ishal, astım ve kanama yığınlarını tıkamak için kullanılır.
  • Malezya, Johore’da tohumlar menoraji, yuvarlak kurtlar ve yığınlar için kullanılır.
  • Mango kontakt dermatite neden olabilir.
  • Ayurveda’da pide kaynaklı asitlik ve sindirimi gidermek için kullanılır.
  • Tansiyonu düşürmek ve astım, anjin, diyabet ve öksürük gibi çeşitli durumları tedavi etmek için bir infüzyon içmek.
  • Yaprakları dış convalescent banyoda kullanın.
  • Diş macununu sertleştirmek için gargarayı yapraklardan hazırlayın ve diş problemlerini tedavi edin.
  • Yapraklar cilt tahrişlerinin tedavisinde faydalıdır.
  • Yaprakları (kömürleşmiş ve öğütülmüş) siğilleri yok etmek için kullanılır.
  • Soğuk algınlığı, öksürük, kanama yığınları ve diyare tıkanıklığı tedavisinde kullanılır.
  • Boğaz problemlerini ve kanamayı tedavi etmek için kullanılır.
  • İshal, ateş ve diş ağrısını tedavi etmek için yapraklardan hazırlanan kaynatma kullanın.
  • Chittagong’da genç yapraklar ishal için kullanılır.
  • Hindistan’da, kabuk romatizma ve difteri tedavisinde kullanılır.
  • Bagajdan elde edilen reçineli sakız, ayak çatlaklarında ve kaburgalarında kullanılır.
  • Karayipler’de yapraklardan elde edilen kaynatma ateş, diyare, diyabet, göğüs şikayetleri, hastalıklar ve hipertansiyon için bir yardımdır.
  • Doğumdan sonra mango ve diğer yaprakların kaynağını kullanın.
  • Mango, mikropları ve rahatsızlıkları önlemek için dirence yardımcı olur.
  • Mideyi yatıştırmak için kullanılır.

UYARI

  • Kaju ve antep fıstığı ile aynı aileden olduğu için bu gıdalara karşı alerjiniz varsa mangoyu tüketmemeye özen gösteriniz.
  • Fazla miktarda potasyum içermesi nedeniyle böbrek rahatsızlığı bulunanların tüketirken dikkatli olmaları gerekmektedir. *
  • Lateks alerjisi olan insanların da mangoya (aynı zamanda muz ve avokado da buna dahildir) karşı duyarlılık gösterebilirler.
  • Hastalık önleme ve sağlığa ulaşmada en önemli olan toplam diyet veya genel yeme şeklidir. Sağlıklı bir vücut için gıdalara ayrı ayrı odaklanmaktan ziyade, diyet içerisinde çeşitli gıdaları tüketmek daha iyidir. *

Mangoların besin değeri, çiğ

Porsiyon Boyutu: 1 su bardağı, 165 g

Kaloriler  99 Kcal. Yağdaki Kaloriler  5.67 Kcal.

yakınlık Miktar % DV
Su 137,71 g N / D
Enerji 99 Kcal N / D
Enerji 412 kJ N / D
Protein 1.35 g % 2.70
Toplam Yağ (lipit) 0.63 g 1.80%
Kül 0.59 g N / D
Karbonhidrat 24.72 g % 19.02
Toplam diyet lifi 2,6 g % 6,84
Toplam Şeker 22,54 g N / D
Sakaroz 11.5 g N / D
Glukoz (dekstroz) 3.32 g N / D
Fruktoz 7.72 g N / D
Mineraller Miktar % DV
Kalsiyum, Ca 18 mg 1.80%
Demir, Fe 0,26 mg % 3.25
Magnezyum, Mg 16 mg % 3.81
Fosfor, P 23 mg % 3.29
Potasyum, K 277 mg % 5.89
Sodyum, Na 2 mg % 0.13
Çinko, Zn 0,15 mg 1.36%
Bakır, Cu 0.183 mg 20.33%
Manganez, Mn 0.104 mg % 4.52
Selenyum, Se 1 µg 1.82%
Vitaminler Miktar % DV
Suda çözünür Vitaminler
B1 Vitamini (Thiamin) 0,046 mg 3.83%
B2 Vitamini (Riboflavin) 0,063 mg 4.85%
B3 Vitamini (Niasin) 1.104 mg 6.90%
B5 Vitamini (Pantotenik asit) 0.325 mg % 6.50
B6 Vitamini (Piridoksin) 0.196 mg 15.08%
B9 Vitamini (Folat) 71 µg 17.75%
Folik asit 0 µg N / D
Folat, yemek 71 µg N / D
Folat, DEF 71 µg N / D
kolin 12.5 mg % 2,27
C vitamini (Askorbik asit) 60.1 mg 66.78%
Yağda çözünen vitaminler
A vitamini, RAE 89 µg 12.71%
A vitamini, IU 1785 IU N / D
Beta karoten 1056 µg N / D
Alfa Karoten 15 µg N / D
Beta Kriptoksantini 16 µg N / D
Likopen 5 µg % 0.10
Lutein + Zeaksantin 38 µg N / D
E Vitamini (alfa-tokoferol) 1.49 mg 9.93%
Tokoferol, beta 0,02 mg N / D
Tokoferol, gama 0,02 mg N / D
K Vitamini (filokinon) 6.9 µg % 5,75
Lipidler Miktar % DV
Yağ asitleri, toplam doymuş 0.152 g N / D
Laurik asit (dodekanoik asit) 12:00 0,002 g N / D
Mistik asit 14:00 (Tetradekanoik asit) 0,021 g N / D
Palmitik asit 16:00 (Heksadekanoik asit) 0.119 g N / D
Stearik asit 18:00 (Oktadekanoik asit) 0.007 g N / D
Yağ asitleri, toplam tekli doymamış 0.231 g N / D
Palmitoleik asit 16: 1 (heksadekenoik asit) 0.111 g N / D
Oleik asit 18: 1 (oktadekenoik asit) 0.124 g N / D
Yağ asitleri, toplam çoklu doymamış 0.117 g N / D
Linoleik asit 18: 2 (oktadecadienoik asit) 0,031 g N / D
Linolenik asit 18: 3 (Oktadekatrienoik asit) 0,084 g N / D
Amino asitler Miktar % DV
triptofan 0,021 g 4.77%
Treonin 0,051 g % 2,90
Isolösin 0,048 g % 2.87
Lösin 0,083 g % 2.25
Lizin 0.109 g % 3.26
Metionin 0,013 g N / D
Sistin 0,045 g N / D
fenilalanin 0,026 g N / D
tirozin 0,069 g N / D
valin 0,051 g 2.41%
arjinin 0,031 g N / D
histidin 0.135 g 10.96%
alanin 0.112 g N / D
Aspartik asit 0.158 g N / D
Glutamik asit 0,056 g N / D
glisin 0,048 g N / D
Proline 0,058 g N / D
Antosiyanidin Miktar % DV
siyanidin 0,17 mg N / D
Flavan-3-ol Miktar % DV
(+) – catechin 2,8 mg N / D
flavonoller Miktar % DV
kaemferol 0,1 mg N / D
mirisetin 0,1 mg N / D
Izoflavonlar Miktar % DV
Toplam izoflavon 0.01 mg N / D
Proanthocyanidinin Miktar % DV
Proantosiyanidin dimerleri 3 mg N / D
Proantosiyanidin trimerler 2,3 mg N / D
Proantosiyanidin 4-6mers 11.9 mg N / D

Salatalık Suyu Zayıflatır Mı? Cilde ve Sağlığa Faydaları:

Salatalık suyunun faydaları arasında en önemlileri detoks etkisi ve cilde olan yararıdır. Salatalık suyu içmek, sağlığınızı iyileştirmek için kesin bir yol gibi görünmeyebilir, ancak bir dizi şaşırtıcı fayda sağlar ve hazırlanması çok kolaydır. Bakalım salatalık suyunun bu şaşırtıcı faydaları nelermiş? Salatanın içinde neler varmış, vücudumuz için faydaları nelermiş diye merak ederseniz. 

Salatalık suyunun faydaları

  • Cildin arınmasını ve gençleşmesini sağlar
  • zayıflama yardımcı olur.
  • Kalp sağlığı için yararlıdır.
  • Kemikler için yararlıdır.
  • Anti-kanserojendir.
  • Mükemmel bir arındırıcı detoks etkisi vardır.
  • Kas sağlığı için yararlıdır.

Salatalık suyunun bir çok faydası arasında cilt bakımı, kilo kaybı, kronik hastalık, kardiyovasküler sağlık ve kemik yoğunluğu bulunur.

1-Salatalık suyunun cilde faydaları

Içerisindeki antioksidanlar sayesinde cildi sıkılaştırır, kırışıklıkları azaltır, cildin gençleşmesini sağlar, nem dengesini korur ve elastikiyet kazandırır. Salatalığı cilde sürmek yada salatalık maskesi yapmakta. Cilt için çok faydalıdır. Yüksek su oranı ile cildi nemlendirir. Cilt gözeneklerini küçültür. Antioksidan özelliği sayesinde siyah noktaları ve cilt lekelerini önlemede etkilidir. 

2-Salatalık suyu zayıflamaya yardımcı olur

Uzun süreli tokluk hissi sağlar. Sık acıkmanızı ve çok yemenizi engeller. Su, bu konuda doğal olarak iyidir çünkü susuzluk genellikle açlıkla karıştırılır.Salatalık suyunu diyetinizin daha büyük bir bölümü yaptığınızda, herhangi bir diyetin demirliğini kaldırabilecek yemekler arasında aşırı ve gereksiz yiyecekler alınmasını engeller.

3–Kalp sağlığına iyi gelir

Salatalık suyu içmek, genel sağlık için hayati bir elektrolit olan potasyum seviyenizi arttırmanın mükemmel bir yoludur. Potasyum ayrıca, kan basıncını düşürmek ve kardiyovasküler sistemdeki daha düşük zorlamayı azaltmak için vazodilatatör görevi görür ve böylece ateroskleroz, kalp krizi, inme ve koroner kalp hastalığı riskinizi azaltır.

4-Kemikleri güçlendirir

Salatalık suyunda pek çok mineral olmasa da, diğer eser elementler arasındaki silika ve manganez içerir. Bu, kemikleri güçlendirmeye ve yaşlandıkça osteoporoz riskinizi azaltmanıza yardımcı olabilir.

5-Kanseri önlemeye yardımcı olur

Salatalık, vücutta güçlü bir antioksidan görevi gören cucurbitacin adlı eşsiz bir bileşik içerir.Son yıllarda, bu bileşik çok sayıda araştırmaya konu olmuştur ve salatalık suyunun içilmesinin prostat kanseri riskini azalttığı bulunmuştur.

6-Mükemmel bir arındırıcıdır

Salatalık suyu içmek, vücudu temizlemek ve iştahı arttırmak için çok miktarda su içilmesi anlamına gelir. Bu, vücudunuzdaki toksinlerin daha hızlı ortadan kaldırılacağı ve metabolik sisteminizdeki zorlanmanın azaltılacağı anlamına gelir. Bu şekilde vücuttaki toksinleri tonik etki ile atar.

7-Kasların gelişimine destek olur

Salatalık suyunun eşsiz bileşenlerinden biri, insan sağlığı ile ilgili olarak nadiren tartışılan bir mineraldir. Bununla birlikte, vücuttaki bağ dokusunun hayati bir parçasıdır ve bu nedenle kas büyümesine ve tonuna yardımcı olabilir.

Salatalık suyu nasıl yapılır? Tarif-1

Salatalık suyu yapımı çok kolaydır. Üstelik bir o kadar da ucuzdur. Tüm bunlara rağmen sağlık iksiri gibidir.

  1. Bir salatalığı pijama deseninde soyun ve dilimleyin (bir bardak için 3-4 dilim veya sürahi için tüm salatalık).
  2. Bir sürahi / bardağı soğuk suyla doldurun ve salatalık ekleyin.
  3. Salatalıkların su altında kalmasını sağlamak için buz ekleyerek, içeriğini suya bırakılmasını sağlayın.
  4. İçmeden önce içeceği en az 10-15 dakika bekletin.
  5. Aynı salatalıkları 24 saat boyunca tekrar su ekleyerek kullanabilirsiniz.

Salatalık Suyulu- Detoks Tarifi-2

  1.  Yaklaşık on adet maydanozu sapıyla birlikte parçalara ayırıp miksere koyun.
  2. Miksere bir adet limonunun suyunu ekleyin.
  3. Mikser kabının içine bir bardak su ekleyin.
  4. İsteğe göre bir veya iki adet salatalık dilimleyip ekleyin
  5. Mikseri yeşil suyu görene kadar çalıştırın
  6. Karşıma su ekleyerek surahiye alın.
  7. ayrıca isteğe göre surahide ki detoks içeceğinizi bir kaç adet karanfil ve yeşil elma dilimleriyle zenginleştirebilirsiniz.
  8. Salatalık sulu detoks içeceğinizi 1-2 gün içerisinde süzerek tüketin. Yaz aylarında buz ilave edebilirsiniz.

Prof.Dr. İbrahim Saraçoğlu Salatalık Sütü Maskesi

  • Prof.Dr. İbrahim Saraçoğlu  salatada sinagron denen bir madde ile cildimizdeki kırışıklıktan kurtulabileceğimizi söyler.
  • Salatanın sapının iki cm gerisinden salatalığı ikiye bölün
  • Kesilen iki parçayı daire hareketleriyle birbirine sürün
  • İşlemi yaklaşık 1 dk devam ettirin
  • Ortaya beyaz bir köpük çıkacak
  • Bu köpüğü direk cildinize uygulayabilirsiniz. Ve durulamanıza gerek yoktur.

Salatalık suyu  ile ilgili diğer bilgiler

  • Basit olarak, salatalık suyu salatalıklarla doldurulmuş sudur.  Düzenli su içmek bütün diyetlerin olmazsa olmazıdır, salatalıklı su bu diyetlere destekleyici özelliktedir.
  • Salatalık, öncelikle sudan oluşur, bu yüzden detoks temizlemede bu tip sular çok popülerdir. Bu içecek, diğer birçok besleyici ve aktif içeriğin yanı sıra, salatalıkların yeryüzünde ferahlatıcı lezzetine de sahiptir.
  • Salatalık suları, C vitamini seviyenizin yanı sıra beta-karoten, manganez, molibden ve cucurbitacin de dahil olmak üzere çeşitli diğer antioksidanları da artıracaktır.Salatalık da vücut üzerinde bir dizi olumlu etkiye sahip silika içerir. En önemli ise lezzetlidir, daha fazla su içmenizi sağlayacaktır.

Kaynak: https://www.organicfacts.net/cucumber-water.html

Üzüm Çekirdeğinin Faydaları

Üzüm en popüler meyvelerden biridir ancak birçok insan belki de en faydalı kısmı olan çekirdeklerini yemeyi ihmal eder. Üzüm çekirdeği güçlü antioksidanlar bakımından ve oligomerik proantisiyanidin kopleksleri (OPCs) bakımından zengindir.

Oligomerik proantisiyanidin kompleksleri antioksidan hareketliliği ile bilinir. Bunun anlamı üzüm çekirdeği vücuttaki serbest radikalleri yok etmeye yardımcı olur. Böylece erken yaşlanma ve belirli kronik rahatsızlıklardan kaçınmaya yardımcı olur.

Buna ek olarak üzüm çekirdeği, lipid peroksidasyonu, trombosit agregasyonu, kılcal geçirgenlik ve kırılganlığı engeller ve enzim sistemini etkiler. Hatta üzüm çekirdeği kanserin önlenmesinde de rol oynar. Yapılan araştırmalarda üzüm çekirdeğinin prostat kanseri hücrelerinin yayılmasını engellediği ortaya çıkmıştır. Ayrıca üzüm çekirdeği özünün de meme, mide, kolon, prostat ve akciğer kanser hücrelerinin büyümesini önlediği bulunmuştur.

Üzüm Çekirdeğinin Faydaları

  1. Yüksek Tansiyon: Üzüm çekirdeğinde bulunan antioksidan, linoleik asit ve fenolik prokyanidinler kan damarlarını yüksek tansiyona neden olan zararlardan korumaya yardımcı olur. Üzüm çekirdeği kan damarlarını açar ve metabolik sendrom olan kişilerde tansiyonu düşürür.
  2. Kronik Venöz Yetersizliği: üzümde bulunan oligomerik proantisiyanidin kompleksleri kronik venöz yetersizliğine faydalıdır. Oligomerik proantisiyanidin kompleksleri tüketen kişilerin yaklaşık %80’i tedavinin ilk 10 gününün ardından iyileşmelere sahip olur. Kasvet, kaşıntı ve ağrı hisleri gözle görülür şekilde azalır.
  3. Kemik Gücü: Üzüm çekirdeği kemik oluşumu ve kemik üçünü geliştirir.
  4. Ödem: Üzüm çekirdeği uzun süre oturma sonucunda oluşan bacak ödemini önler. Buna ek olarak ödem meme kanseri ameliyatı sonrası yaygın olarak görünür. Ameliyattan sonra 6 ay boyunca günlük 600 gram üzüm çekirdeği tüketimi ödemi ve ödemden kaynaklanan ağrıları azaltır.
  5. Bilişsel Zayıflama: Üzüm çekirdeği oksidatif baskıyı azaltarak ve mitokondriyel fonksiyonu koruyarak beyindeki hipokampal fonksiyon bozukluğunu tersine çevirir. Üzüm çekirdeği ayrıca Alzheimer hastalığında koruyucu ve tedavi edici madde olarak da kullanılır.
  6. Ağız Sağlığı: Üzüm çekirdeği mineral oluşumunu artırır. Mineralleşme diş çürümesi durdurmak için etkilidir ve ağız sağlığında önemli rol oynar.
  7. Şeker Hastalığı: Üzüm çekirdeği lipit profilini, kilo vermeyi, tansiyonu ve diğer şeker hastalığı komplikasyonlarını geliştirir. Araştırmacılara göre üzüm çekirdeği şeker hastalığı komplikasyonlarına uygun ve ucuz tedavi sağlar.

Diğer Faydaları

  • Gece görüşünü artırır.
  • Ciltteki kolajen ve elastini korur.
  • Hemoroidi tedavi eder.
  • Oksidatif ekşime ve bakteriyel patojenlere karşı korur.

Portakal Kabuğunun Faydaları

Portakal Kabuğunun Faydaları

Meyvelerin kabuğunun soyulması vücuda alınması gereken maddelerin tümüyle çöpe atılması ile eş değer bir eylemdir. O sebeple kabuğuyla birlikte tüketilemiyorsa bir meyve, kabuğu ayrı olarak mutlaka tüketilmelidir. Bu nokta da ise portakal kabuğunun faydalarına değineceğiz. Portakalı tüketmek pek kolay değildir. Genellikle acı bir tada sahiptir. Fakat kabuğunun tüketimi oldukça pratik gelecektir. Gün içinde yemeğin içerisine, salataların içerisine, hamur işlerine, ve içeceklerin içine rendelenirse birçok faydasından yararlanılacaktır.

  • Portakal kabuğu kanseri önlemeye son derece yardımcıdır. Kabukta bulunan vitaminlerden en önemlisi C vitaminidir ve C vitaminin vücuda karşı sağladığı bir antioksidan etki vardır. A ve C vitaminlerinin de içerisinde bol miktarda bulunmasının avantajlarında kanser riskini aza indirmesi görülmektedir.
  • Kolesterolü de düşürmeye yardımcı olmaktadır. İçerinde bulunan bir madde olan hesperidin kötü kolesterolün insan vücudunda kontrollü bir şekilde düşmesine olanak sağlar.
  • Kabızlığa iyi gelmektedir. İçerisinde lif bulunması neticesinde kabızlığa deva olur. Kabızlığa deva olmasını sağlayan lifin adı ise pektindir.
  • Soğuk algınlığına karşı korumaktadır. İçerisinde bulunan bol miktarda A ve C vitamini kış aylarında vücuda direnç sağlayarak soğuk algınlıkları, grip gibi hastalıkları vücuda yaklaştırmamak için kalkan görevi üstlenir.
  • Portakal kabukları kişinin ağzındaki kokuyu gidermede en etkili yöntemdir. Özellikle uzun süre hatta saatlerce etkisi sürebilmektedir. Portakalın keskin kokusu ağız kokularının giderilmesinde çok etkili olacaktır.
  • Dişleri ve cildi beyazlatmaktadır. Ayrıca portakal kabuğu kullanılarak diş macunu yapılabilir. Diş beyazlatmada etkili olması sebebi ile macun oldukça işe yarayacak bir yöntemdir. Cilt lekelerini azaltmaktadır. Koyu renkleri açmakta ve cildi UV ışınlarına karşı korumada oldukça etkilidir.
  • Sivilcelere ve aknelere oldukça iyi gelmektedir. Cilde kullanılması takdirde cilt ipeksi bir dokunuşa sahip olacaktır. Cilt parlayacak ve matlığı giderilecektir. Akneler azaldıkça cilt kusurları da çözülecektir.

Portakal kabuklarının sadece bir kabuktan ibaret olmadığı ve mutlaka tüketilerek vücuda olan faydalarından yararlanılması gerektiği tespit edilmiştir. Ancak portakal kabuğu sadece tek başına bu şekilde kullanılması zorunluğu değildir. Kurutulmuş severler için kurutulmuş olarak kullanılması da uygundur.

Kurutulmuş Portakal Kabuğu Faydaları Nelerdir?

Vitamin değerlerinin yüksek olması, içerisinde flovonoid ve esansiyel yağlar bulunduruyor olması ayrıca kabuğunda bulunan bir madde olan citrus aurantion ise kişilerin kanser hastalığına, eğer varsa damar hastalıklarına ve tıkanıklıklarına yarar sağladığı tespit edilmiştir. Kurutulmuş portakal kabuğu sindirim sistemini de düzenleyerek bağırsak problemlerini ortadan kaldırır. Kullanım süresi boyunca ise herhangi bir sindirim problemi kişide yoksa oluşmasını engeller. Enfeksiyonlara karşı direnç kazanabilmesi için vücudun bağışıklık sistemini güçlendirir. Solunum yollarını temizleyerek astım ve bronşit hastalarına da şifa olur.

Kuru portakal kabuğu ağızda yaralar var ise yaraları geçirir, böbrek hastalığı veya problemi olanların böbreklerini kolaylıkla temizler. Kişi enfeksiyona sahip değil ise dışarıdan gelecek her türlü enfeksiyona karşı koruma sağlar. Böbrek taşı oluşumunu böbrekleri temizlemesi sebebi ile engeller. Var olan bir böbrek taşının kolaylıkla düşürülmesini sağlar. Kan dolaşımını düzenler ve hızlandırır. Bu hızlanma sayesinde damar yollarının temizlenmesine yardımcı olur. Ekonomik oluşu ile sık sık tüketmek oldukça kolaylaşır. Her yenen portakalın kabuğu da bu kadar tüketilse idi birçok insan faydalarına varırdı. İlaçların dahi içeriğinde bu kadar doğal gıdalar bulunmaktadır. O halde asıl eczane olan doğal ürünleri kullanarak var olan sağlığı korumalı, sağlıkta eksik yanlarda tamamlanmalıdır. Bir hastalığın önce doğal yolla tedavi edilip edilemeyeceğine bakılır ise ilaç kullanımı azalacaktır. Ayrıca ilaçların sadece tedavi özelliği vardır. Doğal gıdaların ise tedavi kadar koruma etkileri de mevcuttur.

Elmanın Faydaları

Meyveler arasında en çok tüketilen ve tatlı yapımından meyve suyu yapımına kadar birçok alanda tercih edilebilen elmanın birçok faydası olduğu da bilinmektedir. Gülgiller ailesinden elma bitkisinin pembe çiçekleri de bulunur. Anadolu, Kafkasya ve Türkistan, elmanın ana vatanları olarak kabul edilir. Ülkemizde de bol miktarda elma yetiştirilmesi mevcuttur. Hemen hemen her bölgemizde elma rahatlıkla yetiştirilebilir koşullara sahiptir. Haçlı Savaşları sırasında Avrupalılar da elma ile tanışmıştır. Amerika’da ise 1800’lerden sonra elma tüketimi kısa sürede yaygınlık göstermiştir. Çin, ABD ve Fransa’dan sonra Türkiye elma üretiminde 4. sırada yer alıyor. Her yıl tonlarca elma üretimi sağlanıyor ve böylelikle her bölge rahatlıkla elma tüketebiliyor. Kırmızı, sarı ve yeşil olmak üzere birçok renkte elma üretimi sağlanmaktadır.

ELMANIN FAYDALARI

Böbrekleri Temizler:

Böbreklerin temizlenmesi ve toksinlerin atılması konusunda elma gerçek bir mucizedir. Genellikle böbrek hastalarına sıklıkla tüketilmesi önerilir ve bununla birlikte idrar yolu enfeksiyonu gibi hastalıklarda da elmanın arındırıcı özelliğinden faydalanma sağlanması iyi gelecektir. Böbreklerde olduğu kadar bağırsak temizlenmesinde de elma etkisini gösterecektir. Bağırsaklarda biriken mikrop ve bunun gibi toksinlerden vücudun temizlenmesi ve atık yolu ile atılması için elma meyvesi yenmelidir.

Tansiyon Hastaları ve Kolesterol Problemine İyi Gelir:

Yüksek tansiyon ve kolesterolün düşürülmesinde de elma tüketimi uzmanlar tarafından desteklenmektedir. Bu hastalıkları yaşayan bireylerin ara öğünlerde elma tüketmesi ve akşam yemeğinden sonra da dengeleme açısından elma tüketimi ihmal etmemeleri söylenir. Aynı zamanda kan şekerinin dengelenmesi açısından da fayda sağlayan elma, şeker hastalarının tatlı ihtiyacını karşılayabilmesi açısından çok etkili bir meyve olarak tüketilebilmektedir.

Romatizma İçin Faydaları:

Romatizmaya bağlı olan hastalık ve eklem ağrılarına da elma tüketimi çok iyi gelmektedir. Dönemsel eklem ağrıları için de mutlaka öğünlerde elma yenmesine özen gösterilmelidir. Elma tüketimi ile vücut kaybettiği direnci fazlasıyla kazanacaktır.

Uyku Problemleri İçin Elma Tüketimi:

Uykunun açılması için kahve etkisi sağlayan elma, zor uyanılan sabahlarda kahvaltı öncesinde tüketilebilir. Hatta kahve ile birlikte tüketildiği zaman çok iyi etki sağlamakta ve uykunun açılmasında etkili olmaktadır.

Bağırsak Problemlerine Çok İyi Gelir:

Kabızlık sorunu çekenler için de elma tüketimi iyi gelecektir. Sindirim sistemini rahatlatması açısından faydaları bilinen elma, aynı şekilde tuvalete çıkmakta zorlananlara da fayda sağlayacaktır. Ancak her şeyde fazlasının zararı olduğu gibi elma tüketiminde bu konuda da ölçülü bir şekilde tüketim sağlanmalıdır.

Enerji Vermesi Açısından Elmanın Faydası:

Çok yorgun bir günün sonunda 1-2 adet elma tüketmek, enerji sağlayacak ve yorgunluğun atılmasına etki edecektir. Güne başlerken de elma yemek, gün için gereken enerjinin elde edilmesine katkı sağlar.

Zayıflamada Elmanın Faydaları:

Diyet programlarında elmanın yeri her zaman sağlanmalıdır. Elma, tok tutucu özelliği ile de bilinen bir meyvedir ve ara öğünlerde atıştırmalık olarak tercih edilebilir. Aynı şekilde akşam yemeğinden sonra bir porsiyon elma yemek, gece acıkmalarının da önüne geçer. Diyet yapanlar açısından fayda sağlayacak bir meyve türüdür. Ayrıca metabolizmayı hızlandırması sayesinde de, spor yapılan ve diyet programı uygulanan dönemlerde güçlendirici bir etki oluşturacaktır. Elma kabuğunda ursolik asit bulunmaktadır ve bu asidin yağ yakımına da etki ettiği söylenmektedir. Ortalama büyüklükteki bir elma toplamda 50 kaloridir ve en hafif meyvelerden birisi olarak bilinmektedir.

Vitamin Deposu Elma:

A ve C vitamini açısından zengin olan elmanın, göz sağlığı için de yeri çok büyüktür. Göz bozukluklarının önüne geçmede elma tüketimi sıklıkla önerilir. Elma, aynı zamanda cilt için de mucizevi özellikler gösterir. Elma ile hazırlanan birçok cilt maskesi ve bakım malzemesi bulunmaktadır. Aynı şekilde birçok kozmetik firması ürünlerinde elmadan faydalanmaktadır. Sivilce oluşumlarından gözeneklerin tıkanmasına kadar birçok cilt problemi için tedavi edici bir etkisi bulunmaktadır. Özellikle elma kabuğu ile cilt için farklı kürler hazırlanabilmektedir.

Elma Vücut Direncini Arttırır:

Vücutta oluşabilecek zararlı bakteriler ile savaşma konusunda da elma gerçek bir mucizedir. Vücut direncini arttırması ile birlikte bu bakterilerin oluşabileceği bölgelerde de adeta bir kalkan görevi görür. Kanserle ilgili de elma için birçok araştırma mevcuttur. Kanseri tedavi edici bir özelliği bulunmaz ancak vücut direncinin arttırılması konusunda etki sağlayacağı da araştırmalarda yer almıştır. Elma içerisinde yer alan potasyum, vücudun ve özellikle kemiklerin güçlenmesinde etkili olacaktır. Bedensel açıdan yorgun hissedenler, ağır işlerde çalışanlar ve darbe nedeni ile vücutta oluşan morluklar için tedavi edici yanından faydalanmak gerekir. Kalp ve damar hastalıklarında hafifletici bir etki sağlaması ile birlikte, aynı zamanda damar yolu tıkanıklıklarının engellenmesinde de çok faydalı olacaktır.

Elma İçin Tavsiyeler:

Elmanın faydaları elbette saymakla bitmez ancak tüketiminde bazı detaylara da dikkat edilmesi gerekir. Elma mutlaka çok soğukken yenmemeli ve ılık hale gelmesi beklenmelidir. Hazmının kolay olması açısından da küçük parçalara ayrılmış hali ile tüketmek iyi bir tercih olacaktır. Kabuğunda bol miktarda C vitamini olmasından dolayı, elma mutlaka kabuğu ile birlikte tüketilmelidir. Aynı zamanda birçok B grubu vitaminini de içermesi ile, B vitamini eksikliği çekenler için önerilebilecek bir meyve türüdür.

Hamilelik Döneminde Elma Tüketmek:

Hamilelik dönemlerinde kadınlar için mide bulantısını kesme konusunda elmanın çok faydası olacaktır. Bulantı ve mide ağrılarına iyi gelmesi, kusmaların azaltılması ve karın bölgesine girebilecek krampların engellenmesinde elma tüketimi desteklenmelidir. Birçok uzman da hamilelere bu dönemde bol miktarda elma yemelerini önerecektir.

Elmanın Mideye Olan Faydaları:

Mide hastalıklarının hemen hemen tümünde de iyileştirici bir etkisi olan elmanın özellikle gastrit ve reflü için yatıştırıcı etkisinden de faydalanmak mümkündür. Karın ağrıları ve mide kramplarının da giderilmesi açısından, ağrı oluşumunda hemen bir adet elma tüketmek gerekebilir.

 

Yaraları İyileştirici Etkisi:

Cilt üzerinde oluşabilecek iltihap ve uçuk gibi mikrobik etkilere de iyileştirici etkisi olduğu bilinmektedir. Özellikle ağız çevresinde oluşan uçuklar için çok etkilidir ve iltihapların kuruyarak yok olmasını sağlayacaktır. İyileştirici ve yatıştırıcı özelliklerinden faydalanma konusunda her birey elma tüketmelidir.

Diş Sağlığı İçin Elma Tüketimi:

Diş sağlığı için de birçok diş macunu içerisinde beyazlatma amacı ile kullanılır. Elmanın diş beyazlatma özelliğinin yanı sıra, diş çürüklerinin önüne geçme konusunda da faydası oldukça fazladır. Diş eti hastalıkları ve iltihapları için de iyileştirici bir içeriği vardır.

Hemoroid İçin Elmanın Faydaları:

Hemoroid sorununda da özellikle acı hissinin giderilmesi ve yaranın iyileşmesi anlamında elma çok fayda sağlayacaktır. Basur problemi yaşayanlar ve özellikle kanama problemi olanlar mutlaka öğünlerde elma tüketimine önem vermelidir. Kabızlığı engellediği için de aynı zamanda hemoroid hastalığından korunma anlamında da faydası çoktur.

Tatlı Yapımında Elma:

Elma ile hazırlanan her tatlı son derece sağlıklı olabilir. Elmanın hoş tadından dolayı ekstra şeker kullanımı gerekmeyeceği için, tatlı yemekten çekinenler, elma ile hazırlanan tarifleri gönül rahatlığı içerisinde tercih edebilirler. Elma kompostosu lezzeti ile herkesin beğenisini kazanırken, aynı amanda ateş düşürme özelliği ile de ne kadar faydalı olduğunu kanıtlamaktadır. Elma lif bakımından zengin bir meyvedir. Yapılacak her tarif, lezzeti ile birlikte hem tok tutucu hem de sindirimi kolay ürünlerden oluşacaktır.

Örnek bir elma tatlısı tarifi:

  • 10 adet elma
  • 10 silme yemek kaşığı şeker
  • 1\2 çay bardağı su
  • 1 kabuk tarcin
  • 4-5 karanfin
  • Çok az gıda boyası
  • Bir paket şanti
  • 1 çay bardağı süt

Elmaları ortasini oyup soyuyoruz tencereye yerleştiriyoruz ortalarina şeker döküp gıda boyasını suya karıştırarak üzerlerine döküyoruz tarçın ve karanfil ekleyip kaynatıyoruz
Kaynadıktan sonra kısık ateşte 5-6 dk pişirip servis tabağına alıyoruz soğuduktan sonra oryalarina şanti doldurup soğuk servis ediyoruz.Afiyet olsun

Bir başka elma tatlısı tarifi:

5 Yesil Elma kabuklarını soyuyor içlerini oyuyoruz 1 bardak vişne suyu 1/2 bardak toz şeker bir tencereye koyuyor ve orta ateşte kaynatıyoruz Sonra vanilyalı puding normal tarife göre hazırlanır ve elmaları ceviz içi ile dolduruyor puding ile süslüyor ve krem şanti ile isteğe bağlı süslüyor ve soğutuyoruz sonrasında ise servise hazır. Afiyet olsun…

ELMA TATLISI…Portakal Suyunda…Nar Taneli…

Şeker Diyetinde Olanlar ve Çiğ Meyve Yiyemeyenler için harika bir tatlı.

Yapılışı; 4 tane elmayı soyun, çekirdeklerini temizleyin, ortadan ikiye bölün, tencereye yerleştirin, 7 tane portakalın suyunu ilave edin, orta ateşe koyun kaynayınca ateşi iyice kısın ve suyunu çekinceye kadar pişirin. Soğuyunca portakal tadında nar taneli elma tatlısını servis edebilirsiniz. Afiyet olsun.

Muzlu elma tatlısı yapılışı

4 adet elmayı soyun kaşık yada elma oyacağı ile çekirdeklerini çıkarın. Tencereye koyun. Her Bir elmanın üzerine 1 yemek kaşığı şeker ekleyin 1 çay bardağı su ve 1 adet çubuk tarçın ilave edip çok kısık ateşte hafif yumuşayana kadar pişirin.(Gerekirse elmaları alt üst edin )

Elmaları servis tabağına alın ve soğutun sonra 1 adet muzu ince ince doğrayıp elmaların orta kısmına doldurun.

Kreması için;
1 yemek kaşığı un, 1 yemek kaşığı nişasta, 4 kaşık şeker ve 1.5 su bardağı sütü tencereye alıp sürekli karıştırarak pişirin.
Ocaktan alıp 1 paket vanilya ekleyip çırpın. Kremayı elmaların üzerine dökün.
Krema soğuyunca da buzdolabında dinlendirip süsleyerek servis yapın

Elmanın ülkemizde hemen hemen her bölgede sağlıklı bir şekilde yetiştirilebilmesi büyük bir fırsattır. Yine de her zaman elmanın tazesini tercih etmeye önem vermek gerekiyor. Gerektiği kadar tüketildiği sürece, elma çok faydalı bir meyve türü olarak kabul edilir. Fazla elma tüketimi iştah kesilmesi ve ishal olma gibi durumlara neden olabilir.

Limonun Faydaları

Limonun sağlığa olan faydaları, boğaz enfeksiyonu, sindirim bozukluğu, kabızlık, diş problemleri, ateş, iç kanam, romatizma, yanıklar, obezite, solunum rahatsızlıkları, kolera ve tansiyon tedavisini içermektedir. Nesillerden bu yana iyileştirici özelliği bilinen limon bağışıklık sistemini güçlendirir, ağzı temizler ve kan temizleyici olarak addedilir.

 

Özellikle limon suyunun sağlığa olan faydaları oldukça fazladır. Böbrek taşının tedavisinde yararlı olduğu, felç riskini azalttığı ve vücut sıcaklığını düşürdüğü bilinir. Ferahlatıcı bir içecek olarak limonata sakin ve serinkanlı kalmaya yardımcı olur.

 

Limonun sağlığa olan faydaları C vitamini, B6 vitamini, A vitamini, E vitamini, folik asit, niyasin, tiyamin, riboflavin, pantotenik asit, bakır, kalsiyum, demir, magnezyum, potasyum, çinko, fosfor ve protein gibi besleyici elementler içermesinden kaynaklanmaktadır. Limon, antioksidan ve kanser önleyici özellikler içeren karmalar olan flavanoid içeren meyvedir. Cilt, saç ve dişleri iyileştirmenin yanı sıra şeker hastalığı, kabızlık, yüksek tansiyon, ateş, sindirim güçlüğü ve diğer birçok problemi önlemeye yardımcı olur.

 

İnsanlar, limonu limon suyu ve içme suyu karıştırarak limonata yapmak için kullanır. Ayrıca birçok insan da lekeleri giderme özelliğinden dolayı yıkama maddesi olarak kullanır. Limon kokusu ayrıca sivrisinekleri def eder.

Limonun Faydaları

  • Sindirim Bozukluğu ve kabızlık: Limon suyu sindirim bozuklukları ve kabızlık ile ilgili problemleri iyileştirmede yardımcı olur. Öğünlere birkaç dilim limon ekleyin (dikkat edin, sütle iyi gitmez) ve sindiriminizi kolaylaştırın. Ayrıca kan temizleyici işlevi görür.
  • Yüksek Ateş: Limon suyu soğuk algınlığı, grip ve yüksek ateşten muzdarip olanları iyileştirir. Terlemeyi artırarak yüksek ateşin kırılmasına yardımcı olur.
  • Diş Bakımı: Limon ayrıca diş bakımında sıklıkla kullanılır. Diş ağrısı olan bölgeye taze limon suyu uygulandığında ağrıdan kurtulmaya yardımcı olur. Limon suyunu diş etlerine masajla uygulanması çeşitli diş eti hastalıklarından kaynaklanan kötü kokuları giderirken diş eti kanamalarını durdurur. Buna ek olarak, dişlerin genel temizliğinde kullanılır.
  • Saç bakımı: Limon suyu saç bakımında kendini kanıtlamıştır. Saç derisine uygulanan limon suyu kepek, saç dökülmesi problemleri ve saç ile saç derisi ile ilgili diğer problemleri iyileştirir. Limon suyu saçlara direk olarak uygulandığında saçlara doğal parlaklık kazandırır.
  • Cilt Bakımı: Doğal bir antiseptik ilaç olan limon suyu cilt ile ilgili problemleri tedavi eder. Limon suyu güneş yanığı ağrılarını azaltır ve ayrıca arı ısırığının neden olduğu ağrıyı hafifletmeye yardımcı olur. Akne ve egzama için iyidir. Erken yaşlanmayı önleyici görevi görür ve kırışıklıklar ile siyah noktaları yok eder. Limon suyunun su ve bal ile karıştırılarak içilmesi cilde sağlıklı bir parıltı kazandırır.
  • Yanıklar: eski yanık yerlerinde limon suyu kullanmak yara izlerinin kapanmasına yardımcı olur ve serinletici etkisinden dolayı yanık acısını azaltır.
  • İç Kanama: antiseptik ve pıhtılaştırıcı özelliklere sahip olmasından dolayı iç kanamaları durdurur. Limon suyunu ufak bir pamuk parçasına uygulayabilir ve bu pamuk parçasını burun kanamasını durdurmak için burnunuza koyabilirsiniz.
  • Kilo Verme: Limon suyu ılık su ve bal ile karıştırılarak içildiğinde kilo vermeye yardımcı olur.
  • Solunum Rahatsızlıkları: Limon suyu solunum ve nefes problemlerini rahatlatmaya yardım eder. C vitamini bakımından zengin olan limon daha uzun dönem solunum rahatsızlıkları ile baş etmede yardımcı olur.
  • Kolera: Kolera ve sıtma gibi hastalıklar limon suyu ile iyileştirilebilir. Çünkü limon suyu kan temizleyici görevi görmektedir.
  • Ayakları Gevşetme: Limon aromatik ve antiseptik bir maddedir ve ayakları yumuşatmada faydalıdır. Ilık suya bir miktar limon suyu eklenir ve ayaklar bu karışıma sokularak bir kısa sürede rahatlama ve kasların gevşemesi sağlanır.
  • Romatizma: Limon ayrıca bir idrar söktürücüdür ve romatizma ve kireçlenmeye iyi gelir. Ayrıca bakteri ve toksinlerin vücuttan atılmasına yardımcı olur.
  • Boğaz Enfeksiyonları: Limon, anti bakteriyel özelliklerinden dolayı boğaz enfeksiyonları ile ilgili problemlere karşı savaşmada muhteşem bir meyvedir.
  • Yüksek Tansiyon: Limonun içerisinde potasyum bulunmasında dolayı kalp problemi sıkıntısı çekenler için limon suyu içmek faydalıdır. Limon yüksek tansiyonu, baş dönmesi ve bulantıyı kontrol eder çünkü zihne ve vücuda sakinleştirici his sağlar. Yaygın olarak zihinsel stres ve depresyonu azaltmak için kullanılmaktadır.

Kamkat’ın Faydaları

Kamkat Meyvesinin Faydaları

Kamkat; Çin’de ve Doğu Asya’da büyüyen limon görünümünde bir meyvedir. Altın portakal da denilen meyve mandalina, bergamot ve limon gibi turuçgillerdendir. Aralarındaki fark ise kamkatın kabuğu ile birlikte yenmesi tavsiye edilir.

 

Kamkatın Faydaları

  • Antioksidan Zengini: C vitamini açısından zengin olan kamkat antioksidan zenginidir ve bu sayede bağışıklık sistemini güçlenerek hastalıklara karşı vücudu korumaktadır.
  • Enfeksiyonlara Karşı Korur: Kamkatı özellikle kabuğu ile birlikte yerseniz vücudunuz enfeksiyonlarla daha iyi savaşır ve halsiz kalmanızı engeller.
  • Sinir Sistemini Düzenler: İçeriğinde A vitamini, B1, B2 ve B3 bulunması nedeni ile sinir sistemini koruyan özelliğe sahiptir.

 

Kısaca Kamkatın Faydaları

  1. İdrar söktürücüdür.
  2. Taze olarak yenen kamkat meyvesi C vitamini açısından zengindir.
  3. Kabuklu bir şekilde tüketildiğinde kış hastalıklarından sizi korur.
  4. Kolesterolün düşmesine yardımcıdır.
  5. Sos ve meyve suyu olarak tüketilebilir.
  6. Tansiyonun düşmesini sağlar.
  7. Kamkat; marmelat ve reçel olarak tüketilebilir.
  8. Meze olarak alkol yanında tercih edilir.
  9. Tatlı ihtiyacını yeterince karşılar.
  10. İştahın açılmasını sağlar.
  11. Sivilcelerin azalmasına yardımcı olur.
  12. Nasıra iyi gelir.
  13. Sindirim sorunlarını önler.
  14. Kanı temizleyerek kan dolaşımını hızlandırmayı sağlar.
  15. Dişlerin beyazlamasını sağlar ve diş etlerini rahatlatır.
  16. Damar tıkanıklıklarını giderir.
  17. Mikropları öldürür.
  18. Vücuttaki ağrıların azalmasına yardımcı olur.
  19. Zehirlenmelerde etkilidir.
  20. Baş dönmelerini hafifletir.

 

Kamkatın Zararları

Aşırı tüketiminden kaçınılmalıdır. Her besinde olduğu gibi kamkat aşırı tüketiminde vücutta ters etkiler oluşturabilir.

Şeftalinin Faydaları

Şeftali (Prunus persica), gülgiller (Rosaceae) familyasına ait, meyvelerini tükettiğimiz bir bitkidir. Tatlı ve sulu bir yaz meyvesi olan şeftalinin anavatanı Çin’dir. Ölümsüzlüğün ve uzun yaşamın sembolüdür.

Taze meyve olarak tüketildiği gibi, meyve suyu olarak, reçel ve tatlılarda da bolca kullanılır.

A vitamini, C vitamini, E vitamini, K vitamini, B1 vitamini (tiamin), B2 (riboflavin),  B3 vitamini (niyasin), B5 vitamini (pantotenik asit) ve B9 vitamini (folik asit) bulundurmasının yanında önemli miktarda potasyum, fosfor, kalsiyum ve magnezyum da içermektedir. Ek olarak metabolik faaliyetlerde rol oynayan bakır, çinko, demir, manganez minerallerini de içermektedir. Şeftalide ayrıca bitkisel yağ asitleri olan omega 3 ve omega 6 da bol miktarda bulunmaktadır.  *

Şeftalinin Faydaları

  • Hazmı kolaylaştırarak sindirim sisteminin çalışmasına yardımcı olur.
  • Bağırsak ve böbreklerin çalışmasını destekler ve böbreklerde kum oluşumu gibi rahatsızlıkları engeller.
  • İçerdiği A vitamini, lutein ve zeaksantin yardımıyla göz sağlığını korumada yardımcı olur. *
  • İçerdiği antioksidanlar yardımıyla kanser oluşmasını engeller, metabolik aktiviteler sonucu oluşan serbest radikallerin ortadan kaldırılmasına yardım eder.
  • Kolesterolü dengeleyerek kalp sağlığına destek olur.
  • Antioksidan içeriğiyle bağışıklığı güçlendirerek, vücudun enfeksiyonlara olan direncini arttırır.
  • Bol miktarda potasyum içermesi yardımıyla kalp sağlığını destekler, kan basıncını düzenlemeye yardım eder.
  • Potasyum ayrıca sinir ve kas sistemi için önemli bir elektrolittir.
  • Şeftali bol miktarda C vitamini de bulundurmaktadır. Bağışıklık için önemli bir vitamin olan C vitamini cilt sağlığını korumada yardım eder ve cildin yenilenmesine katkı sağlar.
  • Kemik ve iskelet sistemini destekler ve iskelet sistemi rahatsızlıklarının oluşma riskini azaltır.
  • İltihap giderici özelliği bulunmaktadır.
  • Zengin demir içeriği sayesinde kansızlık gibi demir eksikliğine bağlı hastalıklarda faydalı olur.
  • Lifli olmasının yanında düşük kalorili olması sayesinde kilo vermek isteyenlerin diyetlerinde rahatlıkla kullanabileceği bir meyvedir.
  • Vücudun toksinlerden temizlenmesinde yardımcı olur.
  • İdrar söktürücü özelliği bulunmaktadır.
  • Sinir sistemini rahatlatıcı etkisi bulunmaktadır. Kaygı ve stresle mücadelede vücuda destek verir.

Şeftalinin Zararları

  • Fazla tüketiminde alerjiye sebep olabilir.
  • İçerdiği bol miktardaki potasyum böbrek rahatsızlıklarında olumsuz bir etkiye sebep olur. Bu nedenle böbrek hastalığı bulunan kişilerin doktorlarına danışmadan tüketmemeleri gerekmektedir.
  • Fazla tüketimi ishal gibi problemlere sebep olabilir.

Uyarı: Fazla tüketilen her türlü gıda faydadan ziyade vücuda zarar vermektedir. Bu nedenle hangi besin olursa olsun gereğinden fazla tüketmemeye özen gösteriniz.

Ahududunun Faydaları

Ahududu Faydaları

Ahududunun faydaları, Ahududu yaprağı çayının faydaları, hazırlanışı ve zararlarını sizler için araştırdık. Ahududu frambuaz, sultan böğürtleni ve ağaç çileği olarak da bilinmektedir. Kendi kendine yetişen ahududu kırmızı renkte, güzel kokulu ve sulu bir meyvedir. Yaz aylarında oluşan meyveyi sık, sık tüketerek ahudunun faydalarından yararlanabilirsiniz.

 

Ahududunun Faydaları Nelerdir?

  • Kanın temizlenmesini sağlayan ahududu vücuttaki toksinleri de dışarıya atar.
  • Şeker ve böbrek rahatsızlığı bulunanlar ahududunu taze olarak tüketebilirler.
  • Ahududu meyvesi yendiğinde vücuda zindelik verir.
  • Dokuların güçlenerek sıkılaşmasını sağlar.
  • Ateşli hastalıklarda kullanılan ahududu ateşin düşmesine yardımcı olur.
  • A vitamini açısından zengindir.
  • Verem, anemi ve romatizma hastalıklarında şifa kaynağı olur.
  • Kabızlığın giderilmesini sağlarken idrar söktürür.
  • Ahududunun çiçekleri kaynatılıp gargara yapıldığında dişeti rahatsızlıklarına iyi gelir.
  • Ahududu ile maske yapılarak yüze sürüldüğünde sivilce ve aknelerin giderilmesi sağlanır.
  • Ahududu ile yapılan şurup tatlılarda kullanılır.
  • Lösemi rahatsızlıklarında etkilidir.

 

Ahududu Ne Kadar Yenmeli?

Ahududuyu günde 5 – 6 tane yiyerek faydalarından yararlanabilirsiniz. Yüksek lif içeren ahududu meyvesi obezite hastalarına özellikle tavsiye edilir.

 

Ahududu Yaprağı Çayının Faydaları?

  • Kanın temizlenmesini sağlar.
  • İshalin kesilmesinde etkilidir.
  • Ahududu yaprağı çayı içildiğinde boğaz ağrılarını dindirir.
  • Bronşiti hafifletir.
  • Ahududu çayı ile ağız gargara yapıldığında diş etlerinde oluşan iltihaplanmalar hafifler.

 

Ahududu Yaprağı Çayı Nasıl Yapılır?

  1. Kurutulmuş ahududu yapraklarını un ufak parçalayınız.
  2. 1 çay kaşığı ahududu yaprağını soğuk suda 1 saat bekletip 1 fincan su ile kaynatın.
  3. Kaynadıktan sonra 5 – 10 dakika ılımasını bekleyip çayı süzün.
  4. Günde 3 bardak ahududu yaprağı çayından tüketebilirsiniz.

 

Ahududunun Zararları

  • Ahududu meyvesini ve ahududu çayını düzenli ilaç kullanıyorsanız hekiminize danışmadan tüketmeyiniz.
  • Midenizde yara veya mide ülseri hastalığınız varsa ahududu meyvesi tavsiye edilmemektedir.

 

İğdenin Faydaları Nelerdir?

İğdenin Faydaları Nelerdir?

Öksürüğe Olan Faydası: İğde tüketimi öksürüğü kesmek için idealdir. Aynı zamanda çay ya da komposto olarak da tüketildiğinde aynı etkiyi gösterecektir.

Vücut Direnci İçin Faydası: İğde vücudun bağışıklık sistemini güçlendirmekle birlikte, hastalıklara karşı direncin artmasını da sağlar. Özellikle soğuk algınlığı dönemlerinde bol miktarda tüketilmesi önerilir.

Mide Rahatsızlıkları İçin Faydası: Mide bulantısını kesmek için iğde tüketilmelidir. Kusmayı da kesme konusunda yardımcı olan iğde meyvesi, mide ağrıları için de yatıştırıcı bir etki sağlar. Hazımsızlık problemi yaşayanlar da, ağır yemeklerden sonra iğde tüketmelidir.

Cinsellik İçin Faydası: Yapılan birçok araştırma, iğde meyvesinin cinsel gücü arttırdığını söylemektedir. Hem kadınlar hem de erkekler için geçerli olan bir durumdur.

Cilt Sağlığı İçin Faydası: Cilt sağlığı açısından birçok faydası olan ve bakım ürünlerinde dahi kullanılan iğde, özellikle egzama gibi cilt problemlerinin geçmesi için kullanılmaktadır.

Ağız İçin Faydası: Ağızdaki zararlı bakterileri engellemesi, ağız yaralarının iyileştirilmesi ve taze bir nefes için iğde tüketimi önerilir.

Bağırsaklar İçin Faydası: Bağırsak faaliyetlerini düzenlemede, ishalin kesilmesinde ve böbreklerin temizlenmesinde iğde meyvesi çok fayda sağlar.

Safra Kesesi İçin Faydası: Safra kesesi ile ilgili yaşanan birçok problemde iğde meyvesi çok faydalı gelmekte ve uzmanlar tarafından da tüketimi her zaman önerilmektedir.

C Vitamini Açısından Faydası: İğde meyvesi, tam bir C vitamini deposudur ve vücudun C vitamini ihtiyacını büyük ölçüde karşılamak için günde bir porsiyon yemek yeterlidir.

İdrar Sorunu İçin Faydası: İdrar tutamama gibi sorunlar yaşayan bireylerin tedavi sürecinde bol miktarda iğde tüketmeleri önerilir. Bu sorunu tamamen çözme konusunda iğde çok iyi bir etki sağlar.

Omega 7 Açısından Faydası: İğde meyvesi aynı zamanda bol miktarda Omega 7 yağı içermektedir. Bu yağ cilt ve saç sağlığından mide sağlığına kadar pek çok konuda fayda sağlar. Vücudun Omega 7 ihtiyacını büyük ölçüde karşılar.

İğdenin Faydaları Kısaca

– Vücut direncini arttırır.
– Soğuk algınlığına karşı korur.
– Cilt sağlığı için faydalıdır.
– Ağız temizliği için faydalıdır.
– Mide rahatsızlıklarına iyi gelir.
– Öksürüğü keser.
– Cinsel gücü arttırır.
– Hazımsızlığa iyi gelir.
– C vitamini ihtiyacını karşılar.
– İshali keser
– Bağırsaklara iyi gelir.
– Böbrekleri temizler.
– Safra kesesine iyi gelir.
– İdrar sorunlarına iyi gelir.
– Omega 7 ihtiyacını karşılar.

İğde Çiçekleri ve Yapraklarının Faydası

İğde meyvesi kadar, iğde çiçekleri ve yaprakları da çok faydalıdır. Suda kaynatılarak kullanılabilen ve çay ya da komposto olarak tüketilebilen yaprak ve çiçekler özellikle mide ve cilt için çok fayda sağlar. İğde yapraklarının kokusu aynı zamanda zihin açıcı bir etki sağlar. Aynı zamanda sıcak su banyosu içerisinde yaprak ve çiçeklerin kullanımı ile vücut temizliği sağlanırken, gözeneklerin açılması ve yaraların iyileştirilmesinde de fayda sağlayacaktır.

İğdenin Zararları

İğdenin ciddi bir zararı bulunmamakla birlikte, aşırı tüketimde kabızlık sorununu meydana getirebilir. Bununla birlikte alerjik reaksiyon konusunda hassas olanlar ve hamilelik dönemi yaşayanlar mutlaka doktora danışarak tüketimini gerçekleştirmelidir. Tüketim miktarındaki aşırılık durumu bireyden bireye göre değişiklik gösterir. İğde meyvesi akşam yemeklerinden sonra ya da ara öğünlerde tüketilebilir.

Çağlanın Faydaları

Çağlanın Faydaları

Çağla; kayısı ve badem çekirdeğinin olmamış haline denir. Oldukça sert, sulu ve mayhoş tada sahip bir çiğ meyvedir. Bazı kişilerce olmuş meyvelerden daha çok sevilir. Çağlanın bir çok faydası vardır. Bunları bilerek çağlayı tüketmek çok daha yararlı olacaktır.

 

Çağlanın Faydaları Nelerdir?

  1. Çağla, kötü kolesterolü düşürür. Ve tüketen kişiyi yüksek kolesterolden korur.
  2. Eğer aşırı kilolarınızdan şikayetçiyseniz, çağla tüketimi size yardımcı olacaktır. Salatalık yemek gibidir bu meyve. İçi su ile dolu ve sert olduğu için yerken kalori yaktırır, sizi doyuran tarafı ise suyu olur.
  3. Safra kesesindeki taş oluşumu bu aralar en güncel hastalıktır. Bu hastalıklar için doğal yol mücadelesi veren kişilere en güzel tavsiyelerden biri de çağla yemek olacaktır.
  4. C vitamini eksikliklerini giderir.
  5. İltihap oluşumlarına uygun olan vücutların tüketmesi muhtemel olmalıdır.
  6. İçerisindeki yüksek potasyum sayesinde, tansiyonu dengeler. Yüksek tansiyon problemi yaşayanların fazla tüketmemeleri yine de doktorlarca önerilendir.
  7. Kalp ve damar sağlığının korunması açısından da tüketilebilecek meyve, kalp ve damar hastalığı olan kişiler için de önerilmektedir.
  8. Oldukça güçlü bir antioksidan içerir. Bu sebepledir ki; cilt sağlığı açısından oldukça önemlidir. Çağla tüketen kişilerin; ciltleri daha gergin ve parlak görünür.
  9. Kozmetiklerde satılan birçok tonik içeriğinde çağla özü barındırır.
  10. Kas kasılmalarının azalmasına yardımcı olur.
  11. Kramp şikayetleri fazla olan kişilerin kesinlikle kullanması önerilir.

 

Çağla Turşusu

Normal turşu kurumu ile aynı tarifte yapılır.

  1. Oldukça sert bir meyve olmasına karşın, turşu halini alınca olabildiğince yumuşar.
  2. Çağla turşusunun suyu da en az kendisi kadar lezzetlidir.
  3. Pirinç pilavı ile çağla turşusu sunumu oldukça lezzetli ve şıktır.
  4. Çağla ile birlikte turşunun içerisine; erik ve havuç da atılabilir.

 

Çocukların Çağla Tüketimi ile İlgili Bilinmesi Gerekenler

  1. Çağla çocuklar için oldukça doyurucu ham bir meyvedir.
  2. Bu sebeple, çocuklarımız çağla tükettikleri öğünlerden sonra çok geç acıkırlar.
  3. Bu durum onların öğünlerinin sarkmasına sebebiyet verir.
  4. Bu sebeple gün içinde bir avuçtan fazla çağla yemeleri sakıncalıdır.
  5. Eğer geç saatlerde meyve yediriyorsanız çocuklarınıza çağlayı bunların arasına koymayın.
  6. Ham meyve olması itibari ile çağlanın sindirimi bir çocuk midesi için oldukça zordur. Bu sebeple öğle saatlerinde tüketilmesi onlar için en uygunudur.

 

Çağla Nereden Satın Alınmalıdır?

  1. Çağla satın alırken bütçenizi korumanızı öneririz.
  2. Ham meyve olması itibari ile birçok yerde ‘organik’ başlığı altında satılır. Fakat buna kanmamak gerekir. Çağla zaten tam olgunlaşmadığı sürece aşırı mayhoş ve küçük olur. Bunu kendiniz de anlaya bilirsiniz.
  3. Pazar, manav ve marketlerdeki çağlalar etiketlerinde ne yazılı olursa olsun aynı şekilde üretilmiştir.
  4. Asla biri organik yazısı altında diye, daha fazla para ödemeyin.

 

Çağla Tüketmenin Zararları

Çağla tüketmenin yararları oldukça fazla iken, zararlarının da mevcut olması kaçınılmazdır. Eğer çağlanın zararlarını merak ediyorsanız;

  1. Fazla tüketimi halinde, mayhoş tadının bir etkisi olarak tansiyon düşüklüğü ve yüksekliği gibi bir probleme sebep olabilir.
  2. Eğer tuz ile çağla tüketiminde bulunuyorsanız, fazla tuzun getirdiği zarara dayanarak kalp ve damar tıkanıklığı problemi ile karşılaşabilirsiniz.
  3. Çağla, kilo aldırmıyor diye aşırı tüketilmemelidir.
  4. Her şey gibi, çağla tüketiminin de aşırı olması sonucunda birçok sakıncası doğacaktır.

Kuru Dut Faydaları

Kuru Dut Faydaları

Doğal bir antibiyotik olan kuru dutun faydaları saymakla bitmez.  Demir, kalsiyum, B1, B2 ve C vitamini açısından oldukça zengin bir meyve olan dut toplanır toplanmaz tüketilmelidir. Ancak güneş altında kurutulan dut, geçirdiği kimyasal değişim nedeniyle birçok hastalığa çok iyi gelmektedir.  Enerji verir, kan yapar, idrar söktürücüdür, bağırsak kurtlarına karşı etkilidir,  kansere karşı korur, ateş düşürücüdür, egzamada kullanılır. Ayrıca dut ağacına zararlı böcek gelmediğinden  hiçbir tarım ilacı kullanılmaz. Bu da dutu yeryüzünün en ekolojik besinlerinden biri yapar.

Kuru Dut Faydaları Nelerdir ?

  • Doğal bir ateş düşürücüdür.
  • Kan yapar. Özellikle kansızlık tedavisinde kullanılır ve kansızlığı da önlemektedir.
  • İdrar söktürücüdür. Özellikle aç karnına bir avuç kuru dut yenip üzerine su içildiğinde bağırsakları çalıştırır ve idrar sökmeye yardımcı olur. Böylece mide ve bağırsakların düzenli çalışmasına yardım eder.
  • Egzama hastalığının tedavisinde kullanılır. Dut kurusu ile hazırlanan kür egzama olan bölgeleri iyileştirir.
  • Kan şekerini düzenler, damar sertliğine ve kolesterole iyi gelir.
  • Vücuda güç ve enerji verir. Ayrıca iştahı arttırır.
  • Aç karnına tüketildiğinde bağırsak kurtlarının düşürülmesine yardımcı olur.
  • Karaciğeri güçlendirir. Böylece karaciğerden kaynaklanan hastalıklara iyi gelir.
  • Ağız sağlığına iyi gelir. Kuru dut kaynatılarak suyu içildiğinde ağız ve diş eti hastalıklarına iyi gelir
  • Solunum yolu hastalıklarına iyi gelir. Özellikle boğaz iltihabı, bademcik iltihabı ve öksürüğe iyi gelir.
  • Hazımsızlığa iyi gelir. Yemeklerle beraber tüketildiğinde hazmı kolaylaştırır.
  • Saçı ve cildi temizler ve Kuru dut kaynatılarak suyu ile yıkanıldığında saçı ve cildi temizler, besler ve canlandırır.
  • Dutun taze yaprakları ise yaralara iyi gelir ve burun kanamalarında tampon yapıldığında kanamayı durdurur.

 

Egzama için Dut Kurusu Kürü Hazırlanışı ve uygulanışı:  Yarım litre suyu kaynatın. Kaynadıktan sonra bir avuç kadar dut kurusunu içine atın ve kısık ateşte 5-10 dk kadar kaynatmaya devam edin.  Karışım ılıklaşınca (ılıktan biraz daha sıcak olacak, ancak elinizi yakmayacak) egzamalı elinizi içine sokun ve 10-15 dk tutun.  Bu işlemden sonra 1-2 saat kadar elinizi yıkamayın. Sonra elinizi sadece su ile durulayın. Bu işlemi 2 haftada 1 uygulayın. Her seferinde yeni karışım hazırlayın.

Kivinin Faydaları

Kivinin sağlığa olan faydaları, sindirim ve açık dolaşım sistemini sağlını geliştirmeyi içermektedir. Kivide bulunan antioksidan varlığı, kanser, uykusuzluk, sarı nokta hastalığı ve diyabet gibi çeşitli tıbbi durumlarda fayda sağlar. Flavonoid bakımından zengin olan kivi, hamilelik süresince faydalı olurken cildi sağlıklı tutmada katkı sağlar ve vücutta demir soğurumunu destekler. Kivinin mikrop öldürücü özellikleri, bir dizi patojene (hastalık yapıcı mikrop) karşı korur ve vücudun bağışıklık savunmasını güçlendirir.

Kivi tatlı meyvesi olan dutsu bir meyvedir. Çine özgüdür ve ülkenin ulusal meyvesi olarak saygı duyulur. Oval biçimli, donuk dokuya sahip kahverengi renkli bir meyvedir. Posası parlak, yarı saydam ve parlak yeşil etlidir.

Kivi, Yeni Zelanda’ya 20. Yüzyıl başlarında misyonerler tarafından Çin’den getirilmiştir. Bu egzotik meyvenin artan ünüyle birlikte Yeni Zelanda insanları kivinin ismini Çin Bektaşi Üzümü olarak değiştirmiştir. Daha sonra oldukça popüler hale geldiği ABD’ye ihraç edilmiştir. Birçok isim değişikliğinin ardından, Yeni Zelenda’nın ulusal kuşu olan uçamayan kahverengi kivi kuşuna benzer görünümünden dolayı son olarak “kivi” olarak adlandırılmıştır. Günümüzde, İtalya, Yeni Zelanda, Fransa, Japonya, Şili ve ABD kivinin ticari üretimine büyük katkı sağlayan ülkelerdir.

Kivinin Besin Değeri

Kivi besinsel sürprizler hazinesidir. Muhteşem bir C vitamini (askorbik asit) kaynağı olup, A vitamini, folik asit, E vitamini (alfa-tokoferol) ve K vitamini (flokinon) gibi diğer vitaminler de iyi miktarda bulunmaktadır. Kivinin mineral zenginliği, kalsiyum, magnezyum ve fosfor diğer minerallerle birlikte önemli potasyum miktarı içermektedir.

Kivinin Faydaları

  • Antioksidan Özelliği: Kivi, sağlığı destekleyen diğer fenolik bileşenler ve krotenoidlerle birlikte çarpıcı miktarda C vitamini sağlamaktadır. Kivi, portakal ve greyfurtu kapsayan karşılaştırmalı bir araştırma, kivinin diğer iki meyveye kıyasla daha güçlü antioksidan kalitesi içerdiğini ortaya koymuştur. Sağlıklı bitki kimyasalları sayesinde kivi, vücut hücrelerindeki DNA’yı serbest radikallerden etkilenen oksidatif hasardan korur. Böylece bununla bağlantılı iltihaplanma ve hastalık oluşma riskini azaltır.
  • Kalp ve Dolaşım Sistemi Sağlığı: Daha önce bahsedildiği gibi kivi, kalp ve dolaşım sağlığının korunmasında etkili olan C vitamini, E vitamini ve potasyum ile birlikte koruyucu polifenol bakımından zengindir. Bir araştırma çalışması kivinin, kandaki trigliseritlerin azaltılmasında yardımcı olan engelleyici faaliyetlerde bulunduğunu ortaya çıkarmıştır. Araştırmaya göre günlük olarak 2 adet kivi tüketimi trombosit saldırısı veya kan pıhtılaşması riskini azaltmada yardımcı olmaktadır. Kivinin kan damarlarındaki bu fibrinolitik etkisi, tromboembolik ve damar tıkanıklığı gibi kalp rahatsızlıkları riskini azaltır.
  • Daha İyi Uyku Sağlar:Kivi, daha iyi uyumaya yardımcı olan bir serotonin kaynağıdır. Bu konu ile ilgili yapılan araştırma çalışmalarında, kivi tüketimi uyku verimi ve toplam uyku süresinin düzeltilmesinde yardımcı olduğu ortaya konulmuştur. Kivi ayrıca uykuya dalma sorununu düzenler ve uyuduktan sonra uyanma süresini azaltır. Böylece uyku rahatsızlıklarından kurtulmayı sağlar. Kivi iyi miktarda, uykuyu tetikleyen sinirleri düzenleyen ve bitki kaynaklı etkili yatıştırıcı madde olan naringin, kersetin, rutin, kateşin gibi flavonoidler içermektedir. Bu içeriklere atıfla, kivi kabuğu doğal uyku ilacı yapımı için tesirli bir içeriktir.
  • Demir Soğurumunu Geliştirir: Kivinin şaşırtıcı bir faydası da vücuttaki demir soğurumunu kolaylaştırma becerisidir. Kivi, C vitamini ve lütein, zeaksantin gibi bitki kökenli kimyasal bakımından zengin olması, vücuttaki demir durumunun artırılmasında yardımcı olur ve demir eksikliğinden kaynaklanan rahatsızlıkları önler. Kivi ile muz arasında yapılan karşılaştırmalı bir çalışma, demir bakımından zengin kahvaltı tahıllarıyla birlikte kivi tüketimi, muzla karşılaştırıldığında vücuttaki demir durumunda önemli gelişmelerle sonuçlandığını ortaya koymuştur.
  • Sarı Nokta Hastalığı: Kivi göz dostu meyvesidir ve göz sağılığına yönelik fayda sağlar. Bahsedildiği gibi kivi, göz sağlığında kritik bileşenler olan bitki kökenli kimyasallardan lütein ve zeaksantin kaynağıdır. Bu faydalı bileşenler, A vitamini ile birlikte gözü katarakttan, yaşlanmayla ilgili sarı nokta hastalığından ve diğer görme bozukluklarına yol açan rahatsızlıklardan korur.
  • Sindirim Sağlığı:Kivi sağlıklı bir sindirim sisteminin sürdürülmesi için faydalıdır. Sindirim ve bağırsak sağlığını destekleyen lif bakımından zengindir. Bağırsak sistemini harekete geçirerek kabızlıktan kurtulmada yardımcı olur. Kivinin Lif içeriği sayesinde doğal müshil özelliği, dışkıyı büyütür ve onu yumuşatır. Kivi üzerine yapılan bir araştırma iyi miktarda, proteinlerin sindirimini hızlandıran ve sindirim sisteminin düzgün işlemesini kolaylaştıran protein parçalayıcı enzim içerdiğini ortaya koymuştur. Kivide bulunan polisakkaritleranteropatojenlerin yapışkanlığını bertaraf eder ve bağırsaktaki probiyotik bakterileri harekete geçirir. Kivi özü, laktik asit üretümini destekler ve EscherichiaColi bakterisinin (kalın bağırsakta enfeksiyona neden olan bir bakteri) gelişimini engeller ve sürekli sindirim sistemi sağlığında yardımcı olur.
  • Hamilelik: Kivi folik asit zenginliğinden dolayı hamile kadınlar için muhteşem bir meyvedir. Folik asit, doğmamış bebeklerde sinir yolu bozukluklarının oluşumunu engellemeye yardımcı olur ve beyin ile zihinsel gelişimi için önemlidir. Kivideki Flavonoidlerle birlikte C vitamini, E vitamini ve K vitamini gibi önemli diğer besinlerin varlığı, cenin ve hamile kadınların genel sağlığı ve gelişimi konusunda fayda sağlar.
  • Cilt Bakımı:Kivi kolajen sentezi sürecindeki önemli katkısı sayesinde sağlıklı ve pürüzsüz bir cildin sürdürülmesine yardımcı olur. Kivi portakaldan daha fazla miktarda cildi sağlam tutan ve kesik ve sıyrıkların tedavisini hızlandıran C vitamini içermektedir. Kivideki E vitamini varlığı, ince çizgi ve kırışıklıkların azaltılmasında yardım eder. E vitamini ayrıca ultra viyola ışınların cilt üzerindeki zararlı etkilerin azaltılmasında yardımcı olur. Kivideki antioksidan varlığı da muhteşem bir yaşlanma önleyici madde olarak çalışarak cildi erken bozulmadan korur ve canlılığını muhafaza eder.
  • Kanser: Kivi, karaciğer kanseri, göğüs kanseri, mide kanseri ve akciğer kanseri gibi çeşitli kanser türlerinin tedavisinde etkili olmasından dolayı geleneksel Çin tıbbında kullanılmaktadır. Kivi özü, kanserli hücrelerin yayılmasını önler ve iç kaynaklı DNA hasarını engeller. Kivi normal ve sağlıklı hücreleri etkilemeden zehirli kanserli hücrelere karşı sitotoksik oluşturarak kansere karşı savaşır. Lif ile birlikte antioksidanların, karotenoidlerin, vitaminlerin bolluğu kanserin önlenmesi ve tedavisinde kivinin etkinliğini artırır. Kivide bitki kökenli bir kimyasal olan kateşin varlığı, kemik iliği çoğalmasını hızlandırarak kanser önleyici maddelerin zehirliliğini azaltmada yardımcı olur.
  • Bağışıklık Sistemini Güçlendirir: Kivi, vücudun işlevlerini sağlıklı bir şekilde yerine getirebilmesi için çok kritik olan kalıtsal ve sonradan gelişen bağışıklık sisteminin düzenlenmesinde katkı sağlar. Kivi tüketimi antimikrobiyal ve mantar önleyici özelliği sayesinde mevsime bağlı enfeksiyon ve diğer rahatsızlıklarla mücadelede yardım eder. Kivi özü, hastalık yapıcı mikroplara karşı bakteri önleyici madde olarak çaba harcar. Kivi, soğuk algınlığı, grip ve diğer üst solunum yolları enfeksiyonların belirtilerini azaltmada yardımcı olur. Ayrıca iltihap önleyici etkiler gösterir.
  • Şeker Hastalığı: Kivi, şeker hastaları için uygun olan düşük glisemik indeksine sahiptir. Kivi özü üzerine yapılan bir araştırma, kivi tüketiminin diyabetin önlenmesi için önemli olan adipojenezin düzenlenmesine yardımcı olduğunu ortaya koymuştur. Vücuttaki yağ dokusu işlev bozukluğu insülin direnci ve şeker hastalığı gelişimine dahil edilmektedir.
  • Yemek Pişirmede Kullanımı: Karakteristik görünümü ve ferahlatıcı tadı sayesinde kivi, meyve salatası tabağına tropikal bir hava verir. Besin maddesi bakımından yoğun olan kivi, yüksek sağlık etkisiyle unlu mamul ürünleri hazırlamak için pratik bir içerik olarak kullanılır. Kivi, set etlerin lifli dokularının parçalanmasında faydalı olan yumuşatıcı papain enzimi içermektedir. Papain enzimi, süt üzerinde kaymak yapma etkisine sahip olmakla bilinir. Kivinin mandıra veya jelatin temelli ürünlerde kullanılmak istenmesi durumunda, enzimler etkisiz duruma getirilene kadar bir süre pişirilmelidir.

Kivinin Cilde Faydaları

  • Cildi gençleştirir
  • Sağlıklı ve canlı cilt sağlar
  • Hücreleri yeniler
  • Cildin sıkılığını korur
  • Cilt rahatsızlıklarını önler
  • Aşırı sebum üretimini kontrol eder
  • Pürüzsüz cilt sağlar
  • Cildin yaşlanmasına neden olan serbest radikallerle savaşır
  • Sivilcelere karşı korur

 

Seçimi ve Muhafaza Edilmesi:Sulu ve sıkı olanlar seçilmeli ve ezik veya lekeli olanlardan uzak durulmalıdır. Olgun olanlar yavaşça toplanmalıdır. Olgunlaşmamış olanlar toplanmamalıdır. Kivi, sıcaklık ve güneş ışığından uzak tutarak oda sıcaklığında muhafaza edilerek veya elma ya da muzla birlikte kağıt torbaya konularak olgunlaştırılabilir. Olgun kiviler haftalarca buzdolabında muhafaza edilebilir.

Kivinin Yan Etkileri

– Alerjiler:Kivi, besin değeri yüksek bir meyve olmasına rağmen, hassas kişilerde alerjik reaksiyonlara neden olabilir.Bu alerjik reaksiyonlar hafif olandanhassaslığı bağlı olarak ölüme yol açabilenanafilaksi gibi öldürücü olanlara kadar değişiklik gösterebilir. Birkaç araştırma, kivideki alerji yapan maddelerin önemli varlığınıngenelde yetişkin çocuklarda ciddi reaksiyonlara neden olduğu doğrulanmıştır.

Oksalat: Kivi oksalat rafit kaynağıdır. Kivi gibi oksalat bakımından zengin meyvelerin aşırı tüketimi bazı kişilerde kalsiyum oksalat böbrek taşı gelişimine tehdit olmaktadır. Fazla oksalat alımı, vücuttaki kalsiyum ve magnezyum gibi belirli besin öğelerinin emilimini engeller.

Kızarıklık ve Şişlik: Yapılan araştırmalara göre, çok fazla kivi yemek şişliğe neden olur. Çok fazla kivi tüketen kişilerde anafilaksi ortaya çıkabilir. Kızarıklı, astım ve kurdeşen ayrıca yaygın olanlardır. Ayrıca lokal ağız tahrişine neden olabilir.

Deri İltihabı: Günlük olarak fazla kivi tüketimi, dermatiti gibi cilt rahatsızlıklarına neden olur.

Pankreas Yangısı: Fazla kivi tüketimi, akut pankreatite neden olabilir. Kivi, potasyum, serotonin ile C vitamini ve E vitamini bakımından zengindir. Bu bileşenlerin yüksek dozları, uzun dönemde pankreasa zarar veren kandaki trigliserit seviyesini değiştirir.

– Aşırı kivi tüketimi, kusma, bulantı ve ishale neden olur.

Kivi Cilt Maskesi

Bu yüz maskesi cildin gençleşmesi için harikadır. Cansız cilde hayat verir. Kullanmak için:

  • Kivi ve çilek yumuşak bir hamur oluşturmak için ezilir
  • Sandal ağacı tozu ve fuller toprağı (çırpıcı kili) eklenir. Bu içerikler yağ kontrolü için önemlidir.
  • Hamur 15 dakika boyunca cilde uygulanır ve daha sonra ılık su ile durulanır.

Yeşil Eriğin Faydaları

Yeşil erik, erik ağaçlarındaki olgunlaşmamış bir meyvedir. C vitamini bakımından zengindir ve yüksek miktarda lif içerir. Mevsimi boyunca her gün erik tüketilmesi bağırsağın temizlenmesinde yardımcı olur ve gıda sindirimini geliştirir.

 

Yeşil erik, lif, C vitamini, A vitamini, K vitamini, sodyum, potasyum, protein, kalsiyum, fosfor ve bitkisel gıda açısından zengindir. Ekşi ve taze iken toplanır. Çoğu insan daha iyi bir lezzet için az bir miktar tuz ile birlikte tüketir. Krema, turta ve kek gibi tatlılarda içerik olarak kullanılır. Ekşi tadından dolayı birçok insan reçel ve içecek yapımında kullanır. Mevsimi sonbahar sonları ve yaz başlarıdır.

 

Yeşil Eriğin Faydaları

  1. Sindirim: Yeşil erik tüketimi vücuttaki lif miktarını artırır ve bu da daha iyi bir sindirim için fayda sağlar.
  2. Kabızlığı Önler: Yeşil eriğin C vitamini ve sindirilebilir lif bakımından zengin olmasından dolayı bu iki birleşim kabızlığı ve şişkinliğin önlenmesinde yardımcı olur.
  3. Bağışıklık Sistemini Güçlendirir: Yeşil eriğin düzenli tüketilmesi bağışıklık sisteminin doğal olarak daha güçlü olmasına yardımcı olur. Ayrıca vücudun iyi durumunu korumada ve birçok sağlık probleminden de kaçınmada fayda sağlar.
  4. Diş Bakımı: Yeşil erik tüketimi sağlıklı diş etlerini muhafaza eder, dişleri daha güçlü ve sağlıklı hale getirir. Ayrıca diş etinde meydana gelen ağrı ve kanamaları azaltmada yardımcı olur ve kötü kokuyu yok eder.
  5. Kansızlıkla Mücadele Eder: Yeşil erik, kandaki demir seviyesini artıran demir emiliminde yardımcı olur. Bundan daha fazla olarak, yeşil erikteki zengin C vitamini içeriği sayesinde kırmızı kan hücrelerinin yokluğu ile bağlantılı hastalıklardan korur.
  6. Bağ Dokularının İyileştirilmesinde Yardımcı Olur: C vitamini, bağ dokularının iyileştirilmesine yardımcı olan kilit bir içeriktir. Bu vitamin vücudu daha sağlıklı ve fit tutar.
  7. Kilo Verme: Vücuttaki aşırı yağ miktarı, yeşil erikte büyük miktarda bulunan C vitamini sayesinde azalır. Spor yapmanın yanında daha fazla erik tüketimi karın bölgesindeki yağların azalmasına ve kilo vermeye de yardımcı olur.
  8. İç Hasarları Engeller: Yeşil eriğin antioksidanlar bakımında zengin olmasından dolayı beyin içi hasarları engeller. Vücut hücreleri korunmuş, sağlıklı ve genç kalır.
  9. Havayolu Sorunlarında Yardımcı Olur: Yeşil erik astım, akciğer kanseri, soğuk algınlığı, öksürük, kronik akciğer problemleri vs. gibi rahatsızlıklarda fayda sağlar.
  10. Kas Bozulmalarını Engeller: Yeşil erik kas bozulması gibi erken yaşlanma ile ilgili problemlerle mücadele etmede yardımcı olur.

 

Mandalinanın Faydaları

Turunçgiller ailesi arasında en çok tüketilen ve yapraklarını dökmeden yetişmesi ile bilinen mandalina meyvesi, çiğ olarak tüketilmekte ve birçok alanda da kullanılabilmektedir. Tatlı olması ile tüketim konusunda çok tercih edilen mandalina, aynı zamanda kozmetik ve bakım ürünlerinde de kullanılabilir. Mandalina C ve E vitamini açısından çok zengindir. Aynı zamanda da karbonhidrat ve protein kaynağı olarak da bilinir. Mandalinanın insan sağlığı için birçok faydası bulunmaktadır.

Mandalinanın Faydaları

Kanser Açısından Faydası: Yapılan birçok bilimsel araştırma sonucunda, içerdiği C vitamini sayesinde mandalina, karaciğer kanserine yakalanma riskini ciddi bir oranda azaltmaktadır. Kanserden korunma için mandalina tüketimi önerilir.

C Vitamini Olarak Faydası: C vitamini açısından çok zengin olması ile mandalina, bağışıklık sistemini güçlendirir ve vücut direncinin de artmasını sağlar. Böylelikle soğuk algınlığı başta olmak üzere birçok hastalık için koruyucu etki gösterir.

Kolesterol İçin Faydası: Kötü kolesterolün yükselmesini engelleyen mandalina, aynı zamanda kalp sağlığını korumakta ve damar tıkanıklığına karşı da koruyucu etki göstermektedir.

Kan Basıncı İçin Faydası: Özellikle düşük kan basıncı sorunu yaşayanlar için çok faydalıdır. Kan basıncını dengelemek için mandalina tüketilebilir.

Kilo Verme Açısından Faydası: Mandalina yüksek lif oranı sayesinde hem uzun süre tok kalmayı sağlar hem de sindirim sistemini hareketlendirdiği için fazlalıkların dışkı yolu ile atılmasına yardımcı olur.

Cilt Sağlığı İçin Faydası: C vitamini içermesi sayesinde cilt için de çok faydalıdır. Cildi güneşten korumak için mandalina çok etkilidir.

Saç Sağlığı İçin Faydası: Saç dökülmelerinin azalmasına ve saç derisinin güçlenmesine yardımcı olur.

 

Mandalinanın Faydaları Kısaca

  1. Karaciğer kanseri riskini azaltır.
  2. C vitamini deposudur.
  3. Bağışıklık sistemini güçlendirir.
  4. Vücut direncini arttırır.
  5. Soğuk algınlığına karşı korur.
  6. Kolesterol dengesini sağlar.
  7. Damar tıkanıklığına karşı korur.
  8. Kan basıncını dengeler.
  9. Uzun süre tok tutar.
  10. Sindirim sistemini hareketlendirir.
  11. Cilt sağlığına iyi gelir.
  12. Saç sağlığına iyi gelir.

Mandalina Suyunun Faydaları

Eğer doğal bir mandalina suyu tüketimi sağlanırsa, mandalinada olan her fayda suyunda da görülür. Aynı zamanda cilt yaralarının iyileşmesi için de mandalina suyu çok iyi gelir. Sinir sistemini iyileştirme konusunda da çok faydalıdır. Mandalina suyu tüketimi çocuklar için de sağlanmalıdır. Ayrıca birçok besine katılarak da tatlılar için daha lezzet katma durumu sağlanabilir. Özellikle dondurma gibi ürünlerde kullanılan mandalina ve mandalina suyu, tüketim açısından çok daha keyifli bir hal alacaktır.

Mandalina Kabuğunun Faydaları

Mandalina kabuğu cilt üzerine uygulandığında, cildi yatıştırıcı ve iyileştirici özellikler gösterecektir. Mandalina kabuğu aynı zamanda çay olarak kaynatılıp tüketilirse, sindirim sistemine çok fayda sağlar ve mideyi iyileştirir. Soğuk algınlığı için de kabuklarından çay yaparak tüketmek iyi olacaktır. Sabah meydana gelen mide bulantılarını kesmek için de mandalina kabuğu tüketimi iyi gelir. Ayrıca oda içerisinde mandalina kabukları bulundurmak ve ısıya yakın olacak şekilde tutmak da, koku açısından fayda sağlar. Mandalina kokusunun yatıştırıcı bir özelliği olduğu da söylenir.

Mandalinanın Zararları

Mandalinanın kanıtlanmış bir zararı bulunmamakla birlikte, aşırı tüketildiğinde bazı yan etkileri beraberinde getirir. Aşırı tüketim sonucu ishal durumu yaşanabileceği gibi, çocuklarda deri kızarıklıkları ve kaşınmalar da meydana getirebilir. Bununla birlikte gebelik döneminde olan anne adaylarının da tüketim öncesinde mutlaka doktorlarına danışarak hareket etmesi önerilir.

Mandalina Tüketimi İçin Tavsiyeler

Her besinde olduğu gibi mandalinada da doğal olanı tercih edilmelidir. Mandalina meyvesinin en doğalı elbette kış mevsiminde elde edilebilir. Organik mandalina tüketimi desteklenmeli, doğal olmayan ürünlerden sağlık için uzak durulmalıdır.

Kuru İncirin Faydaları

Kuru İncirin Faydaları

 

İncir , Arabistan kökenli bir meyve olup, en  iyi yetişme alanı olarak yazların sıcak ve kuru kışların ise serin ve yağışlı olduğu bölgelerde yetişir. Ülkemizde de Ege bölgesinde bolca yetişmektedir.  İnciri bir meyve olarak biliriz. Aslında incir, yapraklı bir çiçektir, tohumları ise meyvesidir.  Yaprağı ve meyvesi yüksek değerli bir besin kaynağıdır. Ayrıca kuru incir günlük yaşamınızda alamadığınız birçok besinin sağlıklı bir şekilde vücudunuza girmesini sağlar.

 

Yarım kase kuru incir 7,3 gram lif barındırır. Eğer bir diyet programı içinde iseniz kuru incirin yüksek oranda lif barındırması kronik rahatsızlıklarınıza iyi gelecektir.  Bu lifler kalp hastalıklarına ve diyabete birebir doğal bir çözümdür. Kuru incir lifleri hem çözünebilen hem de çözünemeyen liflerdir. Çözünebilen lifler, sindirim siteminizi rahatlatır ve kan şekerinizi düzenler. Ayrıca kolesterolünüzün kontrollü bir şekilde düşmesine yardımcı olur.  Çözünemeyen lifleri ise, bağırsaklar ile vücuttan atılır. Yapılan araştırmalara göre sağlıklı bir kadın günde 25 gram, yetişkin bir erkek ise 38 gram  lif tüketmelidir. Yani küçük bir kase kuru incir 1 kadının günlük lif ihtiyacını karşılayacaktır.

 

Kuru incir diğer meyvelere nazaran biraz daha fazla kalsiyum içerir. Yarım kase kuru incirde yaklaşık olarak 121 mg kalsiyum bulunur.   Yani günde yarım kase kuru incir yemek, kemik gelişiminize yardımcı olacağı gibi östropoz (kemik erimesi) tedavisine de yardımcı olacaktır.  Hemen unutmadan belirtelim ki, yetişkin bir insan günlük 1000-1200 mg kalsiyum almalıdır.  Yani yarım kase kuru incir, günlük kalsiyum ihtiyacınızın % 12 sini karşılar. Yarım kase kuru incir aynı zamanda 507 mg potasyum içerir. Potasyum kan basıncının dengelenmesini sağlar.  ABD kalp sağlığı merkezine göre günlük 4700 mg potasyumu doğal besinlerden elde etmeliyiz.. Yani yarım kase kuru incir, günlük potasyum ihtiyacımızın %10 una eşdeğerdir.

 

Faydaları

  • Zengin antioksidan vitaminler ve mineraller sayesinde kuvvetli bir bağışıklık sistemine sahip olursunuz.
  • Yüksek potasyum ve magnezyum sayesinde kan şekerinizi düzenler.
  • Antioksidanlar kalp hastalıklarına yakalanma riskinizi düşürür.
  • Cildi korur ve besler. Cildinizin genç ve sağlıklı kalmasını sağlar.
  • Göz hastalıklarına karşı gözü korur.
  • Yüksek kalsiyum ve magnezyum sayesinde kemiklerinizin kuvvetlenmesine yardımcı olur.
  • İçindeki lifler sayesinde bağırsaklarınız düzenli çalışır ve sindirim kolaylaşır
  • Lifli yapısı sayesinde açlık seviyenizi kontrol altında tutarak kilo kontrolü sağlar.
  • Antioksidan özelliği ile kanserli hücrelerle savaşır.
  • Prostata iyi gelir.
  • Yüksek potasyum sayesinde kan basıncını düzenler, yüksek tansiyonun bilinen doğal çarelerindendir.

 

Böğürtlenin Faydaları

Böğürtlen, Gülgiller (Rosaceae) ailesine ait, tatlı bir meyvedir.

Böğürtlen, meyve salatalarında, pastalarda ve meyveli pürelerde kullanılmaktadır. Ayrıca, meyveli yoğurt yapılırken de sıklıkla seçilen bir meyvedir. Et tariflerinde de tuzlu soslarla harmanlanarak kullanılabilir. *

Böğürtlen; potasyum, kalsiyum, magnezyum, çinko ve fosfor gibi önemli minerallerin yanı sıra A vitamini, C vitamini (askorbik asit), E vitamini (alfa tokoferol), K vitamini, B1 vitamini (tiyamin),  B2 vitamini (riboflavin)B3 vitamini (niyasin), B6 vitamini ve B9 vitamini (folik asit) içerir. Aynı zamanda, böğürtlene mor rengini veren zengin antioksidanlar olan antosiyaninlerin zengin bir kaynağıdır. * Ayrıca önemli yağ asitleri olan omega 3 ve omega 6 yağ asitlerini de bolca bulundurmaktadır. * Böğürtlenler ayrıca amino asitler ve temel diyet lifi için iyi bir kaynaktır ve zararlı herhangi bir kolestrol içermezler. *

Böğürtlenin Faydaları

  • Böğürtlen; ellagik asit, antosiyaninler, tanin, galik asit, pelargonidinler, quercetin, siyanidinler, kaempferol, kateşinler ve salisilik asit gibi etkileyici yüksek fenolik flavonoid fitokimyasal bileşikleri içerir. Bu antioksidan bileşikler yaşlanma, iltihaplanma, kanser ve diğer nörolojik hastalıklara karşı koruma sağlar. *
  • İçeriğindeki zengin antioksidanlar sayesinde kanserle mücadelede yardımcı olmaktadır. Böğürtlen, kanserle mücadele yetenekleri ile bilinen bir antioksidan sınıfı olan polifenolleri içermektedir. Özellikle, antosiyanin (belirli bir polifenol) bu meyve içerisinde yüksek konsantrasyonlarda bulunur. Antosiyaninler, böğürtlen tarafından kanser gelişimine karşı kullanılan birincil silah olarak düşünülmektedir.
  • Yapılan bir çalışmada; akciğer kanseri açısından, böğürtlenlerde bulunan spesifik bir antosiyanin olan siyanidin-3-glukositin kanserli akciğer tümörlerinin büyümesi üzerinde önemli etkilerinin olduğu ve büyümesini engellemeye yardım ettiği gösterilmiştir. *
  • Böğürtlen de dahil olmak üzere altı farklı çilek çeşidinin (siyah ahududu, yaban mersini, kızılcık, kırmızı ahududu, çilek); oral, meme, kolon ve prostat kanserleri üzerindeki etkisi üzerine bir çalışma yapılan bir çalışma; bu meyvelerin özlerinin kanser hücrelerinin büyümesini engellediği ve bu hücrelerin apoptozunu (hücre ölümü) uyardığını göstermiştir. *
  • K vitamini, prostat, kolon, mide, burun, ağız ve karaciğer kanserlerinin önlenmesinde ve bunlarla mücadelede rol oynamaktadır. Bir porsiyon böğürtlende günlük önerilen K vitamini değerinin üçte birinin üzerinde K vitamini bulunmaktadır. *
  • K vitamini ayrıca kanın pıhtılaşmasında yardımcı olur ve kemik metabolizmasında rol oynar. K vitamini eksikliği kemikte incelme, kemik kırılmaları, kolay morarma, aşırı menstrüel kanama ve dışkıda veya idrardaki kanlara neden olabilir. Kan tineri kullanıyorsanız; böğürtlen, yeşil yapraklı sebzeler, soya fasulyesi ve mayalanmış süt gıdaları gibi K vitamini bakımdan yüksek olan gıdaları tüketmeyi unutmayın. *
  • Böğürtlende bulunan fenolik asitler, flavonoidler, flavonoller ve özellikle antosiyanositler gibi bileşenler; zararlı moleküllere karşı çalışılar. Bu koruyucu emizleme özelliği, birçok sağlık probleminin nedeni olabilecek oksidatif hasarın sonucu olarak vücudu bir dizi hastalıktan korur.
  • DNA hasarını azaltmada ve damar sorunlarına karşı korumada da yardımcı olur. *
  • İçerdiği C vitamini yardımıyla; yaraları iyileştirme, cildi yenileme, vücutta serbest radikallere karşı savaş (toksinler tarafından salınan moleküller), demir emilimini destekleme gibi vücuda birçok faydası bulunmaktadır.
  • Zengin lif içerikli bir gıda olmasıyla; kolesterolü düşürme, düzenli barsak hareketlerini teşvik etme, şeker emilim oranını yavaşlatarak kan şekeri seviyelerini kontrol etme, sağlıklı bağırsak bakterilerini besleme ve sindirim sistemi sağlığını desteklemeye yardımcı olur. *
  • Bilim insanları; yaban mersini, böğürtlen, çilek ve diğer dut meyvelerinin yendiğinde beyne faydalı etkileri olduğunu, yaşla ilgili hafıza kaybının ve diğer değişikliklerin önlenmesine yardımcı olabileceğinin güçlü bilimsel kanıtları olduğunu belirtti. *
  • Yapılan bir araştırma, böğürtlende diş enfeksiyonlarına karşı potansiyel bir doğal tedavi sağlayabilecek anti-inflamatuar ve anti-viral etkilerin yanı sıra antibakteriyel özellikler gösterdiğini tespit etmiştir. Araştırmalar, böğürtlen özünün topikal olarak uygulandığında (deriye uygulanması) yaraları iyileştirmeye yardımcı olabileceğini gösteriyor.
  • Antienflamatuar özellik göstermektedir. Mide ülseri gibi problemlerde enflamasyonu (ağrı ve yangı) azaltmaya yardım eder. *
  • Anti bakteriyel özelliği yardımıyla ağız sağlığını korumaya yardım eder. Hastalığa neden olan ağızdaki bakterileri öldürür.
  • Antosiyanin  gibi flavonollar kalbi korur. Yüksek oranda magnezyum ve lif, damarları tıkanıklıktan korur ve düzgün kan akışını teşvik eder. Yüksek magnezyum seviyeleri aynı zamanda kan basıncını düzenler ve kalp krizine karşı koruma sağlar.
  • Şeker bakımından düşüktür ve lif oranı yüksektir. Bu sayede sağlıklı kilo vermeye yardımcı olur.
  • Kemik sağlığını destekler. İçeriğindeki kalsiyum, kemikleri güçlendirir. Magnezyum içeriği, vücuttaki kalsiyum ve potasyum emilimine yardımcı olur. Bu sayede güçlü kemiklerin oluşturulmasına yardımcı olur ve hücresel işleyişe katkıda bulunur. *
  • Adet sancılarını azaltmaya yardımcı olur. Zihinsel ve fiziksel PMS semptomlarını hafifletir.
  • Cilt sağlığını korumaya yardım eder. *

 

UYARI: Her gıdada olduğu gibi böğürtleni de çok fazla tüketmemeye özen gösteriniz.

Kudret Narının Faydaları

Kudret narının en iyi bilinen faydaları şeker hastalığını kontrol altında tutma, kanser belirtilerini önleme veya azaltma, basurun etkilerini azaltma, solunum sağlığını geliştirme, cilt sağlığını artırma ve bağışıklık sistemini güçlendirmede yardımcı olma becerileridir. Ayrıca, iltihap önleyici, mantar önleyici, antibiyotik, alerji önleyici, virüs önleyici, antiparaziter ve balgam söktürücü özelliklere sahip olduğu kanıtlanmıştır.

Kudret narı; kabak, kavun ve su kabağı ile aynı familyanın (kabakgiller) bir üyesidir. En yaygın olarak Afrika, Asya ve Karayipler’de bulunur. Kökenleri Hindistan alt kıtasına kadar dayanmaktadır ve 600 yıl önce yayılmaya başlamıştır.

İsmini tamamen hak etmiştir ve en acı meyvelerden bir tanesidir. Acılığı gittikçe arttığı için ideal olarak olgunlaşmadan önce hasat edilir. Salatalık gibi uzun, çıkıntılı dış yapısı olan bir meyvedir. Faydası etli kısmındadır. Olgunlaşmasına izin verilirse açık kırmızı öz ortaya çıkar ve bazı kültürlerin mutfaklarında kullanılır.

Kudret Narının Faydaları

  • Şeker Hastalığı Tedavisi: Kudret narı birkaç sebepten dolayı şeker hastalığını kontrol altına almada en kuvvetli meyvelerden birdir. Kudret narının içerisinde charntin (kudret narı özü), insüline benzeyen peptid ve alkaloid vardır. Tüm bu içerikler aktif bir şekilde kan şekeri seviyesini etkiler, yani düşürür. Metabolizmayı düzenleyerek insülin seviyesindeki beklenmeyen ani artış ve düşüşleri önlemeye yardımcı olur. Güçlü bir hipoglisemik madde olarak kudret narı, kan şekerini düşüren diğer tıbbi ilaçlarla tüketilmemesi tavsiye olunur. Çünkü vücutta kan şekeri yoksunluğuna sebep olabilir.
  • Basuru Hafifletir: Birkaç araştırma içerisindeki iltihap önleyici varlığının kudret narını, basurun rahatsız edici durumu için çok iyi bir çare haline getirmektedir. Kudret narı köklerinden elde edilen kremi, lokal olarak uyguladığınızda iltihaplanmayı önler ve ağrı ve kanamayı keser. Kudret narı suyunu içtiğinizde benzer faydaları görürsünüz, tabi tadına katlanabilirseniz!
  • Bağışıklık Sistemi Sağlığı: Kudret narı, kendisini vücuttaki hastalıklara karşı güçlü bir savunma mekanizması haline getiren birçok farklı antioksidan kaynağıdır. Antioksidanlar, birçok farklı hastalığa neden olan serbest radikalleri vücuttan temizler. Kudret narını beslenme düzeninize ekleyerek, kalp krizi, böbrek taşı zararları ve karaciğer yetmezliği dahil olmak üzere çok ciddi hastalıklara karşı savunma şansını artırır.
  • Kanseri Önler: Kudret narındaki antioksidan varlığı bazı kanser türevlerini de içeren hastalıklara neden olan serbest radikalleri yok eder. Ancak bu, kudret narının kanser bağlamında sahip olduğu tek fayda değildir. Araştırmalar kudret narı tüketmek ile boyun, prostat ve göğüs kanseri hastalarda tümörü önleme veya azaltma arasında pozitif bir korelasyon olduğunu ortaya koymuşlardır. Bunun bazı sebepleri, kudret narının kanserli hücreleri öldürme kudretidir.
  • Solunum Rahatsızlıkları: Birçok araştırma, kudret narının astım, bronşit ve bahar nezlesi gibi solunum rahatsızlıklarından kurtulmada yardımcı olduğunu ortaya koymuştur. Anti histamin, önleyici ilaç, iltihap önleyici, balgam söktürücü ve virüs önleyici özellikleri kudret narını solunum sağlığını güçlendirme de ideal hale getirmektedir. Yatmadan önce bir miktar kudret narı yenmesi tavsiye edilmektedir. Böylece uyurken sakinleştirici etkisi ortaya çıkmaktadır.
  • Mantar Enfeksiyonları: Kudret narının mantar önleyici ve antibakteriyel özellikleri çeşitli mantar enfeksiyonlarından kurtulmada ideal hale getirmektedir ve ayrıca bu toksinlerin daha fazla zarar vermeden vücuttan atılmasına yardımcı olur. Daha spesifik olarak, enfeksiyonlar ve cilt sağlığı bağlamında, kudret narı kellik ve sedef hastalığı için faydalıdır. Dahası, iltihap önleyici özellikleri bu tür cilt rahatsızlıkları ile bağlantılı rahatsız edici kaşıntıları azaltır. Yapraklarından elde edilen su bu tür rahatsızlıklar için en iyi merhem veya çaredir.

Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar

Kudret narının içerisindeki kimyasallar, güçlü sağlık araçlarıdır. Ancak aynı şekilde dikkat edilmelidir. Adet kanamasını artırdığı için hamile kadınlar kudret narı tüketmekten kaçınmalıdır. Daha önce bahsedildiği gibi kudret narı kan şekerini düşürmede çok güçlüdür. Bu yüzden cerrahi operasyonlardan önce ve sonra tehlikelere sebebiyet verebilir.

En Etkili Cinsel Gücü Artıran Yiyecek ve İçeceklerin Listesi

Her insan dönemsel olarak cinsel hayatında sorunlar yaşayabilir ve bu durumu gidermek için bazı yollara başvurabilir. Çevresel faktörler dahil olmak üzere, psikolojik durumlar ve beslenme şekli de bu sorunların ortaya çıkmasına neden olabilir.  Şehir hayatı ve geçim stresi çoğu zaman insanları bunaltır ve mental olarak yorar. Ya da bozuk bir uyku düzeni, insanı güçten düşürebileceği ve daha stresli bir insan yapabileceği gibi, cinsel olarak da bazı sorunlara neden olabilir.

Bütün bu nedenlerin yanı sıra; kötü bir beslenme alışkanlığı da cinsel gücü oldukça etkiler ve performansı düşürür. Uyku düzeni ve beslenme alışkanlığı düzgünse, bununla birlikte herşey yolundaysa ve cinsel sorunlar yine de varsa, cinsel gücü arttıran yiyecek ve içecekler başvurulması gereken bir çözüm yolu olabilir.

CİNSEL GÜCÜ ARTTIRAN YİYECEKLER

PEKMEZ

Pekmez, içerisinde bulunan mineraller sayesinde hem kan oluşumunu hızlandırır hem de kişiye enerji verir. Ayrıca pekmezin içindeki demir, potasyum ve kalsiyum gibi mineraller; cinsel isteği ve gücü arttırmakta oldukça etkilidirler.

ANTEP FISTIĞI

İçerisinde bolca E vitamini ve protein bulunduran antep fıstığı; düzenli olarak tüketildiği sürece insana enerji verir ve cinsel gücü arttırır.

FINDIK, CEVİZ, BADEM

Vitamin, protein ve lif açısından oldukça zengin olan bu besinler; vücuttaki kasların ve sindirim sisteminin daha düzenli çalışmasına ve daha az yorulmasına yardımcı olur. Cinsel gücü arttırıcı özelliği de bulunan bu gıda grubu, cinsel olarak sorun yaşayan insanların kullanıma sunulur ve oldukça etkilidir.

GİNSENG

Ginseng, bazı gıdalara daha sonradan katılabilen bir madde olarak vitamin ilaçlarının içinde de bulunur. Ginseng içeren herhangi bir şey tüketmek cinsel gücü arttırır. Zaten hali hazırda Çin’de onlarca yıldır istek arttırması açısından kullanılır.

SARIMSAK

Sarımsak, içerisinde bulundurduğu maddeler sayesinde insana enerji verir ve cinsel hayatı canlandırır.

BAL

Bal; hem kadınlarda, hem de erkeklerde cinsel gücü arttıran yiyecekler ve içecekler denince akla ilk gelen yiyeceklerden. Kadınlarda östorojen hormonunun salgılanmasını arttırdığı gibi erkekte de testesteron hormonlarını uyandırır. Her sabah ve ilişkiden önce tüketilen balın, cinsel gücü arttırmada son derece etkili olduğu ispatlanmıştır.

ET, TAVUK VE BALIK

Bolca protein barındıran bu besin grubu; insana direnç, enerji ve güç verir. Her gün tüketilen protein, cinsel gücü arttırmada son derece önemli rol oynar. Ayrıca balığın içerisinde bulunan omega 3’te cinsel gücü arttırır.

MESİR MACUNU

Mesir macunu bir efsanedir, bazı rivayetlere göre içinde 41, bazı rivayetlere göre de içinde 101 farklı baharat ve besin öğesi barındırır. Mesir macununun zengin içeriği; insana enerji verir ve cinsel istekleri ortaya çıkarır. İlişkiye girmeden yarım saat önce tüketilen mesir macunu, olumlu etkinin alınmasını sağlayacaktır.

CİNSEL GÜCÜ ARTTIRAN İÇECEKLER

KEFİR

Kefir, uzun yıllardır tüketilen ve sütten elde edilen bir içecektir. Kıvam olarak biraz daha koyu olan kefir, çok farklı mikrobiyolojik yapısıyla cinsel gücü arttırmaya etki eder. Türk içeceği olan kefir, eski zamanlarda gençlik iksiri olarak adlandırılırdı.

KAHVE

İçerisinde bulunan kafein sayesinde beyni uyarıcı özelliği olan kahve, cinsel açıdan da insanın daha aktif olmasını sağlayabilir.

REZENE ÇAYI

Cinsel isteği ve gücü arttırıcı olan rezene çayı, çok uzun zamandır bu sorunun tedavisinde kullanılan doğal ilaçlardan.

ZENCEFİL ÇAYI

Yüzyıllardır cinsel gücü arttırmak için kullanılan zencefil, kan sulandırıcı ve direnç verici etkisi olan limon ile birleştiğinde adeta cinsel bir doping oluyor. Zencefil, cinsel duyguları fazlasıyla ön plana çıkarır.

YASEMİN ÇAYI

Oldukça etkili bir içecek olan bu çay, cinsel gücü arttırmada başvurulan yöntemlerden birisi. Ayrıca yasemin çayı iyi bir uyarıcıdır.

Bütün bu cinsel gücü arttıan yiyecek ve içecekler, denenmeye değer olsa da, kesinlikle doktor reçetesi değildir. Cinsel problemler, bazen daha farklı rahatsızların belirtisi olabiliyor. Kronik bir şekilde devam eden cinsel sorunlar için kesinlikle uzman bir hekime başvurulmalı ve mutlaka gerekli testler yapılmalıdır.

Ayrıca kaliteli bir cinsel hayat için kaliteli bir yaşam sürmekte oldukça önemlidir. Uyku düzeni ve beslenme gibi faktörler, cinsel hayatı olumlu veya olumsuz etkileme konusunda oldukça önemli bir yere sahiptirler.

CİNSEL GÜCÜ ARTTIRAN BİTKİLER

LAVANTA 

Lavanta yağı ya da suyu, cinsel gücü artıran özelliklere sahiptir. Yemeklere, salatalara bir kaç kaşık eklenebilir.

TANE KARANFİL

Karanfil taneleri doğal afrodizyak özelliklere sahiptir. Ayrıca karanfil yorgunluğa da iyi gelir.

HAŞHAŞ TOHUMU

Haşhaş tohumu cinsel performansı artırır.

POLEN

Son yıllarda yapılan araştırmalar, polenlerin cinsel gücü ve performansı etkilediğini göstermiştir.

Muzun Faydaları

Muzun İnsan Sağlığına Olan Faydaları

Muz içerisinde sağlık açısından birçok madde yer alır. Protein, lif, karbonhidrat ve nişasta yönünden oldukça zengindir. Aynı zamanda muz içerisinde C ve E vitaminleri de yer alır. Demir, potasyum, kalsiyum ve demir yönünden de zengin olan muz, her yönü ile farklı konularda faydalı bir kullanım sunar. Ortalama büyüklükte bir muz 100 kaloridir ve diyet sürecinde muz tüketimi uzmanlar tarafından sıklıkla önerilir. Aynı zamanda yüksek derecede tok tutma özelliği ile de diyet dostu bir besindir ve ara öğünlerde, akşam yemeğinden önce muz tüketimi ile aşırı yeme alışkanlıklarına son verilebilir.

Spor Yapanlar İçin Muz Tüketimi:

Muz, en çok enerji verici özelliği ile bilinmekte ve spor yapanlara da sıklıkla önerilmektedir. Spor için gereken enerjiyi kimyasal ürünlerde aramaktansa, muz gibi doğal bir besin ile fazlasıyla karşılamak en doğru tercih olacaktır. Spordan sonra da kaybedilen enerjinin geri kazanılması açısından muz en iyi enerji takviyesidir.

Bağırsak İçin Faydaları:

Lif bakımından zengin olan muz, kabızlığa da çok iyi gelmekle birlikte sindirim sisteminin düzenlenmesinde de etki sağlar. Bağırsak problemlerinin giderilmesinde kullanılan muzu, tok tutucu özelliği de içerdiği yoğun liflerden dolayıdır. Vücudumuz her zaman lif bakımından zengin olan besinlere ihtiyaç duymaktadır.

Muz Mutluluk Verir:

Triptofan adlı amino asit bakımından da zengin olan muz, vücutta seratonine dönüşen bu içerik ile mutluluk sağlayıcı bir meyve özelliği de taşır. Moral bozukluklarında, stresli geçecek günlerde mutlaka muz tüketimi gerçekleştirilmelidir.

Mide Hastalıklarına Olan Etkisi:

Mide hastalıkları için de muz oldukça faydalı bir besin olarak tercih edilebilir. Mide kramplarının ve mide spazmının giderilmesi için muz tüketimi desteklenmektedir. Aynı şekilde mide bulantısını kesme ve mide ülserinin tedavisinde de muz tüketimi önerilir. Midede oluşan ve mideye çok zarar veren bakterilerin yok edilmesinde, muz büyük bir savaş verecektir.

Demir Bakımından Zengindir:

Kansızlık problemi yaşayanlar için muz tüketimi sağlanmalıdır. Demir bakımından zengin olan bu meyve, anemi hastalıklarında çok faydalı etkiler sağlar ve vücut direncinin de arttırılması yönünde tercih edilebilir.

Sigarayı Bırakanlar Muz Tüketmelidir:

B6 ve B12 vitaminleri, sigarayı bırakanlar için nikotin eksikliğini gidermede çok fayda sağlar. Muz da bu iki vitamini bol miktarda içerdiği için, sigarayı bırakanlar tarafından bol miktarda tüketilmesi önerilmektedir. Bu sürece alışabilme konusunda muz çok fayda sağlayacaktır.

Saç İçin Faydaları:

İçerisinde bulunan potasyum ve doğal yağ içerikleri, saç ve saç derisini beslemede de çok etkilidir. Saçın kaybettiği gücü geri kazanması ve saç yoğunluğunun artması için bol bol muz yenebilir. Bu etki sadece kadınlar için değil, erkekler için de geçerlidir.

Muzun Cilt Sağlığına Etkisi:

Cilt konusunda da muzun pek çok faydası bulunmaktadır. Hala devam eden çalışmalara bakıldığında, özellikle cilt gençleşmesi konusunda muzun ciddi etkileri mevcut. Bununla birlikte sivilce oluşumlarının önüne geçilmesi, sivilce izlerinin geçmesi ve cildin sıkılaşması anlamında muzun birçok içeriği faydalı gelecektir. Aynı zamanda muz ile hazırlanan birçok cilt maskesi ve cilt kürü de, kullanım açısından çok faydalı etkiler sağlayacaktır. Böylelikle cilt bakımı doğal bir şekilde uygulanabilir.

Kanserle Savaşta Muz:

Direkt olarak kanser tedavisinde kullanılabileceğini söylemek henüz mümkün olmasa da, yapılan araştırmalara göre muz tüketen insanların tüketmeyen insanlara göre daha az kansere yakalandığı görülmüştür. Kansere karşı bir önlem anlamında düşünürsek, bol miktarda muz tüketmek çok iyi bir seçenektir. Vücut direncinin arttırması, doğal olarak kansere karşı alınabilecek bir önlem olarak kabul edilir.

Üroloji uzmanları tarafından yapılan araştırmalara göre, muz besini doğurganlığı da arttırmaktadır. Hem erkek hem de kadınlar için kısırlığı önlemede tercih edilebilir. Mutluluk hormonu sağlaması da, daha iyi bir cinsel hayat etkisi sağlayabilir.

Muz Şeker İhtiyacını Giderir:

Muz birçok besine tat kazandırması ile de ünlüdür. Diyet yapanlar için tatlı ihtiyacını giderme konusunda en doğru seçenek olacaktır. Şeker katılmayan her tatlı tarifinde muz tercih edilmesi, doğal ve sağlıklı bir tatlı lezzeti sunar. Aynı zamanda kek, krep gibi besinlerde yumurta kullanmak istemeyenler, yarım bir muzu ezerek ekledikleri sürece, yumurtanın işlevini sağlarlar ve tarife daha çok lezzet katmış olurlar. Tatlıdan uzak kalmak istemeyen ancak bunu şeker ile karşılamaktan kaçınanlar için, muz en iyi tatlandırıcı ve en doğal tatlı besini olarak değerlendirilebilir.

Kalp Sağlığı İçin Muz:

Kan basıncının dengelenmesinde de rol oynayan muz, bu şekilde kalp sağlığına da ne kadar iyi geldiğini kanıtlamaktadır. Felç riskleri, kalp ağrıları ve spazm gibi problemlere karşı koruma kalkanı oluşturan muz, damar yolu tıkanıklıklarının engellenmesinde de büyük bir rol oynar. Kalp ve damar yollarında sağladığı etkiyi, böbrekler için de sağlamaktadır. Böbrek taşının düşürülmesi için uzmanlar tarafından bol miktarda muz tüketimi önerilir.

Romatizmaya Karşı Muzun Faydaları:

Probiyotik bakterilerin arttırılması ve içerdiği kalsiyum ile kemiklere de etki etmesi özellikleri mevcut olan muz, kemik güçlendirilmesinde tercih edilmesi gereken bir meyve türüdür. Buna bağlı olarak romatizma ağrılarına, eklem ağrılarına ve daha birçok fiziksel ağrıya da iyi gelmektedir.

Çocuklar Bol Bol Muz Yemeli:

Erken yaşta bol miktarda muz tüketmek de doğru bir tercihtir. Çocuklara mutlaka her gün muz tüketimi alışkanlık olarak kazandırılmalıdır. Fiziksel gelişimlerini tamamlayabilmeleri ve zihinsel gelişimlerinde de ilerleme sağlamaları açısından, çocuklar bol bol muz yemeli, muzlu besinler ile beslenmelidir. Özellikle muzlu süt, muz ile yapılan tatlılar ve muz ile çikolata ikilisi çocuklar tarafından çok sevilir.

Muz Kabuğunun Faydaları:

Sadece muz değil, muz kabuğu da çok faydalıdır. Muz kabuğu ile hazırlanan maske ve kürler cilt sağlığına çok iyi gelmektedir. Çok eski dönemlerden beri, muz birçok hastalığın tedavisinde ve yaraların iyileştirilmesinde kullanılmıştır ve hala da bu anlamda kullanımı sağlanmaktadır. Cildin kaybettiği nemi kazanabilmesinde de muz kabuğu çok etkili olacaktır. Aynı zamanda muz kabuğu, doğal bir ağrı kesici ilaç niyetine de kullanılabilir. Ağrı olan bölgede muz kabuğunun bir süre bekletilmesi, ağrının azalmasını ve zamanla yok olmasını sağlar. Göz kapaklarında bekletilmesi ile göz sağlığına fayda sağlarken, aynı zamanda arı ve sinek ıssırıklarına da çok iyi geldiği bilinir. Yine bu tür durumlarda muz kabuğunu o bölgede bekletmek yeterli olacaktır.

Muz İçin Tavsiyeler:

Muz, mutlaka doğal olanından tercih edilmeli ve gerektiği kadar tüketilmelidir. Çok fazla muz tüketmek kabızlık problemini beraberinde getirebilir. Muzun yer aldığı her besin lezzetli olacağı için tüketimi konusunda bir problem olmaz. Muz ile hazırlanabilecek tarifler konusunda da herkes farklı denemeler gerçekleştirebilir.