Aynısefa Bitkisinin Faydaları

Her türlü toprak çeşidinde büyümesi ile yaygın olarak yetişen bitki türlerinden birisi olan aynısefa bitkisi, yıl içerisinde hemen hemen her ay toplanabilmektedir. Dünyanın farklı pek çok bölgesinde doğada kendi kendine yetişmesi ile de bilinen aynısefa bitkisinin faydaları ise hem iç hem de dış birçok hastalıkta kendisini göstermektedir. Özellikle Avrupa, Amerika Birleşik Devletleri ve Batı Asya’da popüler olan aynısefa bitkisi, kasımpatı ve papatya ile aynı aileden olan ve yaklaşık 30 ila 60 santimetreye kadar uzayan bir bitki türü olarak da tanımlanabilmektedir.

Aynısefa Bitkisinin Faydaları Nelerdir?

Aynısefa bitkisinin faydalarından söz etmek gerekirse, insan sağlığı için en önemli olanları üzerinden örneklendirmeler yapılabilir.

  • Anti bakteriyel özelliği ile mikroplara karşı iyi bir doğal tedavi seçeneğidir.
  • Kulaklarda meydana gelen enfeksiyonların tedavisinde kullanılabilir.
  • Derinin kollajen üretimini arttırarak daha sıkı bir cilde kavuşulmasına olanak verir.
  • Boğazlarda oluşan ağrılarda ilaç tedavisine destek olabilir.
  • Vücutta meydana gelen toksinleri atıcı özelliği ile bilinir.
  • Ağız içerisindeki iltihaplarda iltihap sökücü olarak kullanılabilir.
  • Mide kanserinde mide çeperini koruyucudur.
  • Mide ülseri ve gastrit problemlerinde ilaç tedavisini destekleyici olarak tercih edilebilir.
  • Yüksek antioksidan içeriği ile kanserli hücrelere karşı savaş açar.
  • Sindirimi kolaylaştırıcı etkileri ile bilinir.
  • Safra kesesi rahatsızlıkları için tercih edilebilir.
  • Kalp ve damar hastalıklarında ilaç tedavisinin yanı sıra doğal bir terapi seçeneği olarak kullanılabilir.
  • Menopozun etkilerini en aza indirir.
  • Deri iltihabı tedavisinde etkili bir terapi yöntemidir.
  • Mide kramplarına iyi gelir.
  • Hem bedeni hem de ruhu sakinleştirici olarak tüketilebilir.
  • Merhem şeklinde hazırlanarak ciltte meydana gelen yara, kesik ve yanıkların tedavisinde uygulanabilir.
  • Basurun iyileşmesini sağlar.
  • Meme kanseri yüzünden radyoterapi gören kişilerde olası cilt iltihaplarını engelleme özelliğine sahiptir.

Aynısefa Bitkisi Nasıl Tüketilebilir?

Aynısefa bitkisinin en sık kullanım şekillerinden birisinin çay şeklinde demlenerek tüketilmesi olduğu söylenebilir. Sarı ya da turuncu renkli aynısefa çiçeklerinin kurutulması ve çay şeklinde demlenmesi ile tüketilebilecek olan aynısefa bitkisi faydalarını içilmeye başlandığı ilk andan itibaren gösterebilmektedir. Aynısefa bitkisinin faydalarını görebilmek amacıyla hazırlanacak olan çayın tavsiye edilen karışım oranı da bir bardak çay için bir çay kaşığı ölçüsünde kurutulmuş aynısefa çiçekleridir. Çayı hazırlama yöntemi olarak ise kurutulan yaprakların suya atılması ve yaklaşık olarak 15 dakika kadar kaynatıldıktan sonra ocaktan alınarak demlenmeye bırakılması olduğu söylenebilir. Demleme işleminin ardından doğrudan tüketilebilecek olan aynısefa bitkisi çayı arzuya göre bal ya da limon ile tatlandırılabilir. Tüm bunların yanı sıra dileyen kişiler aynısefa bitkisinin faydalarını görebilmek amacıyla bu bitkinin çiçeklerini salatalarında da kullanabilmektedir.

Aynısefa Bitkisinin Yan Etkileri Nelerdir?

Aynısefa bitkisinin faydalarını görmek isteyen kişilere bu bitkiyi çocuklar üzerinde kullanacaklarsa muhakkak haricen kullanmaları önerilmektedir. Cilt yaralanmaları konusunda açık yaraların üzerine doktor tavsiyesi olmadan sürülmemesi gereken aynısefa bitkisi papatya ailesinden olan bitkilere karşı herhangi bir alerjisi bulunan kişiler tarafından da tercih edilmemelidir. Aynısefa bitkisinin olası yan etkileri ise cilt yüzeyinde döküntü ve kızarıklık olarak kendisini göstermektedir.

Aynısefa Bitkisini Hamileler Kullanabilir mi?

Hamilelerde ve emziren annelerde aynısefa bitkisinin kullanımı tavsiye edilmemektedir. Hamile kalma konusunda çaba gösteren kişilerde de yine aynısefa bitkisinin tüketilmesinin riskli olduğu söylenebilmektedir. Aynısefa bitkisi ile ilgili yapılan araştırmalar, diğer ilaçlar ya da diğer bitkiler ile etkileşimi konusunda net bir sonuç vermemektedir. Ancak diyabet hastası olanlar üzerinde yapılan deneyler sonucunda bu tür hastalarda çeşitli yan etkilere neden olabileceğinden ötürü diyabet sorunu ile mücadele eden kişilerin aynısefa bitkisini kullanmaya başlamadan önce doktorlarına danışmaları önerilmektedir.

Çavdar Ekmeğinin Faydaları

Çavdar Ekmeğinin Faydaları

Çavdar ekmeği çavdar tahılı unu ile yapılan; bol life sahip ve kalori barındırmayan sağlıklı bir ekmek türüdür. Bu yüzden sağlık ve kilo sorunları olanlar için ideal bir ekmek olarak tüketilmesi önerilmektedir.

 

Çavdar Ekmeğinin Yararları Nelerdir?

  • Kilo Almayı Önler: Vücudun Yağ Dengesini Korur: “Journal of Nutrition” dergisinde yayınlanan bir araştırma neticesinde çavdar ekmeğinin vücut dengesini koruduğu söylenmiştir. Ayrıca vücut içerisinde yağ faaliyetlerinin karın bölgesine yayılmasını ve birikmesini önlemektedir. Yağ birikmez ve böylece kilo problemine karşı oldukça etkili bir yapıya sahiptir.
  • Uzun Bir Süre Açlık Hissedilmez: Çavdar ekmeğini tüketmek doygunluk hissi vermektedir. Bir kişi sağlıklı bir şekilde üretilen çavdar ekmeğinden bir dilim tüketmesi yemek sırasında doyması için yeterli olacaktır.
  • Kan Şekerine İyi Gelir: Özellikle şeker hastalarını ilgilendiren bu durum, çavdar ekmeğinin faydası ile ön plana çıkmaktadır. Çavdar ekmeği uzun süre tokluk hissi vermesinin yanı sıra, zengin bitki lifleri içermesiyle de vücudun kan dolaşımını rahatlatmaktadır.
  • Kolesterol Kontrolü: Bir bayan için önemli unsurdur. Çavdar ekmeği faydalarından birini kanıtlayarak kolesterol seviyesini dengede tutarak sağlığı her açıdan korumaktadır.
  • Kanseri Önler: Göğüs kanserinin etkilerini zayıflatma ve vücut içerisinde tutunmasını önlemektedir. Çavdar ekmeği bunu yaparken bir taraftan vücudun kan dolaşımının etkili bir şekilde devam etmesini ve kalp ritim bozukluğu yaşayan insanların, sorununu da ortadan kaldırmasını sağlar.

 

Çavdar Ekmeğinin Faydaları

  1. Çavdar ekmeği kolesterolü düzenler.
  2. Çavdar ekmeği tüketmek safra kesesi taşlarının oluşumunu önler.
  3. İnsülin hormonunun şeker düzeyini koruyabilmesinde yardımcı olur.
  4. Damar sertliğini önler ve kanın damarlarda daha rahat dolaşabilmesini sağlar.
  5. Bağırsaktaki zararlı maddelerin dışarıya atılmasına yardımcı olur. Bağırsaklardaki mikropları temizler.
  6. Çavdar ekmeğinin içeriğini oluşturan ligamanlar, kanserden koruyucu bir etkiye sahiptir.

 

Çavdar Tahılı Ununun Faydaları

Çavdar ekmeğinin ana maddesini oluşturan çavdar tahılı unu fayda bakımından beklentileri en yüksek derecede vermektedir. Glisemik indeksi düşük olduğundan açlık hissini azaltan ve tok tutan çavdar tahılı, sindirim sistemi ile bağırsaklarındaki zararlı mikroplar ya da şekeri düzenleyici gibi birçok faydaya sahip bir ekmek çeşididir.

  1. Vücudun kilo almasını engeller.
  2. Yağ birikimini parçalar ve vücuttaki yağ depolanmayı savuşturur.
  3. Şeker hastaları için mükemmel bir ekmek türüdür. Birçok uzman ve doktor tarafından önerilir.
  4. Özellikle normal bir ekmekle doyamayan kişiler, çavdar ekmeğinin 3 dilimiyle rahatlıkla doyabilir.
  5. Sağlık açısından insana gerekli besin, mineral ve vitaminleri sağlar.

 

Çavdar Ekmeğinin Besin Değeri

  1. Yağ Oranı 2,75gr
  2. Kalsiyum 78,5gr
  3. Lif 16gr
  4. Demir 2,9gr
  5. Enerji 247,3’dür.

 

Çavdar Ekmeği İle İlgili Pratik Bilgiler

  1. Tek bir dilim Çavdar ekmeği uzun süre tok hissetmeye yeterlidir.
  2. Yarım ekmek tost yerine, iki dilim çavdar ekmeği tüketmek arasında oldukça fark vardır. İki dilim çavdar ekmeği yarım ekmeğin doyuruculuğundan çok daha fazladır. Ayrıca yağ oranı çok daha azdır.
  3. Sabah öğle ve akşam üzere 3 dilim çavdar ekmeği, normal besin değerlerini fazlasıyla karşılamaktadır.
  4. Çavdar ekmeği kuruyemişlerle tatlandırılabilir ya da karıştırılabilir. Böylece daha güzel bir tat olacak ve doyuruculuk özelliği artacaktır.

 

Çavdar Ekmeğinin Zararları (Yan Etkileri)

  • Demir: Çavdar Ekmeği demir emilimini azaltmaktadır.
  • Nem Durumu: Çavdar ekmeğinin nem oranı yüksektir. Bu yüzden çabuk küflendiği için iyi bir şekilde muhafaza edilmesi gerekmektedir.
  • Kalsiyum ve Çinko: Demir emilimi dışında kalsiyum ve çinkonun emilimini de azaltmaktadır.
  • Fazla Tüketmek: Çavdar ekmeğini normalden fazla tüketmek epey bir hazımsızlık meydana getirecektir. Çünkü çavdar ekmeği az tüketildiğinde dahi doyum hissi verir. Bu yüzden doyduktan sonra fazla tüketilmemesi sağlık açısından oldukça önemlidir.

Sinüzite Ne İyi Gelir?

Antibiyotiklere başlamadan önce, sinüzit ağrılarına, sinüs tıkanmalarına ve buna bağlı etkilere ne çözümler üretilebilir bakalım.

Çoğu insan, yaşamlarında bir noktada sinüzit kaynaklı sağlık problemleri yaşamış ve reçeteli ilaçlar olmaksızın iyileşmiştir. Ancak tüm sinüs problemleri aynı değildir, bazı belirtiler medikal ilaç kullanmadan geçmez.

Sinüsler burun çevresindeki kemiklerin içi boş ceplerdir. Buruna akan mukus üretirler. Eğer burnunuz iltihap nedeniyle şişmişse, sinüsleri tıkayabilir ve ağrı, tıkanıklık, öksürük ve diş veya yüz ağrısına neden olabilir. Sinüzit akut olabilir, genellikle üşütmeden sonra dört haftaya kadar sürebilir ya da semptomlu veya semptomsuz aylarca hatta yıllarca sürebilir.Alerjiler, burun problemleri ve kistik fibroz gibi belirli durumlar, Ulusal Alerji ve Enfeksiyon Hastalıkları Enstitüsü’ne göre akut ve kronik sinüzite de neden olabilirler. Bu hastalığı kendi imkanlarımızla tedavi etmek istersek neler yapabiliriz bir bakalım.

Sinüzit nasıl geçer, sinüzite ne iyi gelir?

  1. Burun yollarınızı açmakla işe başlayın. Hangi sinüs ağrısı çözümlerinin işe yaradığı konusunda birçok tartışma vardır, ancak nezleye burun temizleyici spreylerin faydalı olduğu kanıtlanmıştır. Burun yolları açılan kişi daha iyi nefes alabilir. Nezleyken baş ağrısının tıkalı burun yollarından kaynaklı olduğu bilinmektedir.

       2. Bromelain tüketin.

Ek gıda takviyesi olarak satılan bromelain, ananas gövdelerinde bulunan bir proteindir. Yıllar boyunca, şişmeyi azaltmak için ödül avcıları tarafından kullanılmıştır. Bu protein, burun damarlarındaki ve yollarındaki şişmeleri azaltıyor. Ancak bunu kullanmaya başlamadan önce doktorunuzla konuşmayı unutmayın, çünkü bromelain aldığınız diğer ilaçlarla etkileşime girebilir. Ve kesin dozajlama talimatlarını takip ettiğinizden emin olun.

  1. Buhar banyosu yapın

Sıcak su buharı sinüslerin nemlenmesine yardımcı olabilir. Duşa birkaç damla okaliptüs veya mentol serpiştirin ve banyonuzu mentollü hale getirin. Sıcak, buharlı bir duş veya banyo, burnunuzun içinde sıkışmış olan mukus ve döküntüleri gevşetmeye yardımcı olabilir.

  1. Bol bol sıvı tüketin

Sıvı tüketimi sinüslerinizi nemli tutmak da dahil olmak üzere vücudunuza birçok şekilde yardımcı olur. Sinüzit probleminiz varsa gün boyunca su için. Kafeinli ve alkollü içeceklerden uzak durun. Çünkü bu tarz içecekler vücudunuzun susuz kalmasına sebep olur, aldığınız suyun vücudunuzu nemlendirmesini engeller.

Tavsiye edilen sıvı alımı insandan insana farklılık gösterse de, kolay bir kılavuz günde en az sekiz adet 8 bardak su içilmesi gerektiğini söyler. Yeterince sıvı alıp almadığınızı nasıl anlayabilirsiniz? Idrarınızın rengi beyaza yakın açık sarı ise yeterince sıvı tüketiyorsunuz demektir. Ancak idrarınızın rengi koyu ise yeterli sıvı alımı yok demektir.

  1.  Baharatlı yiyecekler tüketin.

Hardal, acı biber, köri, yaban turpu ve wasabi gibi baharatlı yiyecekler sinüslerin temizlenmesine yardımcı olabilir. Baharatı seviyorsanız, nazal geçişlerinizi açmak için öğünlere bazı “acı” baharatlar eklemeyi düşünün.

  1. Evinizdeki alerjik maddeleri temizleyin

Alerjik reaksiyonlar sinüslerin daha fazla tıkanmasını bu da sinüzitin çok daha ağır bir hale gelmesine sebep olabilir.

  1. Evinizde ve bulunduğunuz yerde havayı nemlendirin

Bir nemlendirici havayı nemli tutabilir, ancak özellikle küf alerjileriniz varsa ortamı temiz tuttuğunuzdan da emin olun. Ayrıca kirli bir nemlendirici küf üretebilir. Hava nemlendiricilerini sadece kuru aylarda kullanmalısınız, yağışlı aylarda kullanmamalısınız. Ek olarak, odadaki nem seviyesine dikkat edin.

Yüzde otuzdan yüzde 50’ye kadar nem oranı idealdir. Pencereleri buğulamaya başlarsanız, nem seviyesi çok yüksek demektir.

  1. Sıcak kompresler uygulayın

Nazal dokuları nemli tutmaya yardımcı olmak için sıcak bir kompres kullanabilirsiniz. Derin bir kaseyi veya tencereyi buharda suyla doldurun ve buharı solumak için yüzünüzü başınızın etrafına bir havlu sararak bu buhara maruz bırakın. Sadece kendinizi yakmamaya dikkat edin. Ayrıca sıcak kompresini, sinüs ağrısını hafifletmeye yardımcı olabilecek bir soğuk kompres ile de beraber yapabilirsiniz.

  1. Hemen antibüyotik kullanmaya çalışmayın

Antibiyotikleri rasgele kullanmak antibiyotik direncine ve vücutta antibüyotiğe dayanıklı organizmaların gelişmesine yol açabilir, ayrıca antübüyotik çoğu sinüzit vakasının tedavisinde etkili olmayabilir. Çünkü; bu enfeksiyonların yüzde ikiden azı bakteriyeldir. Çoğu viral ve antibiyotiksiz olarak tedavi edilmelidir. Doktorunuz, kendi başına iyileşip iyileşmediğinizi görmek için antibiyotiksiz yedi günlük bir bekleme süresi önerebilir.

Aslında, 2012’de JAMA’da yayınlanan bir çalışmaya göre, akut sinüzit vakaları için, antibiyotikler tedaviden üç gün sonra semptomları azalttı ve sadece 7. günde küçük faydalar sağladı. Hem plasebo hem de antibiyotik alan hastalarda 10 günlük tedavide yaşam kalitesi iyileşti.

  1. Ne zaman doktora gitmeniz gerektiğine dikkat edin

Eğer sinüs ağrısı reçetesiz tedavi yöntemleri ile düzelmiyorsa doktora görünmeniz gerekir. Sinüs ağrısı bir hafta veya daha uzun sürerse ve ateşiniz varsa, kulak, burun ve boğaz uzmanına görünmelisiniz, çünkü doğal ilaçlardan daha agresif tedaviye ihtiyacınız olabilir.

Chia Tohumu Nasıl Tüketilir ?

Chia tohumu, yüksek enerji kaynağı olduğu için bir çok farklı yöntem ile tüketilebilir. Sağlıksal faydaları, enerji kaynağı olması, lifli yapısı ve içerdiği etken maddelerin faydalarından yararlanmak için chia tohumu çeşitli yöntemler ile kullanıldığı gibi yemeklere tat vermesi amacıyla da kullanılmaktadır.

Chia tohumu kullanım amacına göre şu yöntemler ile tüketilebilir:

1 ) Sağlıklı bir şekilde kilo vermek, kilonuzu korumak veya yağsız kas kütlesi oluşumu için gerekli olan beslenmeyi sağlayarak kasların büyümesini sağlamak için kullanacağınız chia tohumu üç farklı yöntem tercih edebilirsiniz. Bu yöntemler;

  • Chia tohumlarını yoğurdun için ekleyerek tüketebilirsiniz. Bir kase yoğurdun içine 1 yemek kaşığı chia tohumu ekleyerek karıştırıp yemek ile birlikte veya sade şekilde tüketebilirsiniz.
  • Bir tatlı kaşığı chia tohumunu 1 su bardağı ılık su içine koyup 3 dakika kadar bekletin. 3 dakika dolduğunda suyu olduğu gibi içebilir veya tohumların suyu emmesine izin vermeden süzerek tohumları yiyebilirsiniz. Tohumlar üzerindeki acımsı tadı ortadan kaldırmış olursunuz.
  • Chia tohumlarını öğüterek toz haline getirip diyet yemeklerinin ve salatanın içine karıştırarak yiyebilirsiniz. Bu sayede uzun süre açlık hissi yaşamayacak ve sağlıklı bir şekilde kilo verebilirsiniz.

2 ) Kilo verme dışında antioksidan özelliklerinden faydalanmak istiyorsanız chia tohumlarını öğüterek veya çekirdekler halinde hamur işleri içinde kullanabilirsiniz. Chia tohumları ısı ile etkileşerek antioksidan etken maddelerinin etki oranını artırdığı için hamur işlerinde kullanmanız daha faydalı olur. Toz haline getirerek kullanabileceğiniz chia tohumu poğaça yüzeylerine serpilerek veya kurabiyelerin üzerine serpiştirilerek yenilebilir.

3 ) Lifli yapısından faydalanmak ve sindirim sisteminizin sağlığını korumak için su içerisine koyacağınız chia tohumlarını 10 dakika kadar bekletin. İyice şişen chia tohumları çekirdek boyutuna geldiğinde süzerek sade halde yiyebilir veya 1 yemek kaşığı bal içinde ezdikten sonra da tüketebilirsiniz.

4 ) Chia tohumunun kalsiyum mineralinden faydalanmak istiyorsanız chia tohumunu toz haline getirip bir su bardağı süt içine ekleyin. Süt içine bir tatlı kaşığı bal ekleyerek karıştırın ve karışım kıvamına geldiğinde için.

5 ) Chia çekirdekleri suda bekletilerek ezildiğinde jel kıvamına gelir. Jel kıvamına gelen chia çekirdeklerini yoğurt ve mayonez ile karıştırıp ekmeğe sürerek de yiyebilirsiniz. Jel kıvamında olması su oranının fazla olmasını ve fosfor içeriğinin kolay bir şekilde doğal yolla alınmasını sağlar.

6 ) Çok fazla enerji içermesinden dolayı sabahları enerjik bir başlangıç yapmak isterseniz bir bardak ılık su içine 1 tatlı kaşığı chia tohumu, yarım tane limonun suyunu, 1 tatlı kaşığı bal ekleyerek karıştırıp için. Bu karışım doğal bir detoks etkisi yarattığı gibi güne enerjik başlamanızı da sağlayacaktır.

7 ) Akşam yemeği hazırlığında toz haline getirdiğiniz chia tohumlarını yemek içerisine serpiştirebilir, çekirdek halindeki tohumları tencere içinde kavurarak yemeğe tat vermesi açısından da kullanabilirsiniz. Kavrulmuş olan chia çekirdekleri doymuş yağ asidi açısından çok faydalı olur.

8 ) Evde yapacağınız tatlıların içine toz halinde chia tohumu ekleyerek hem tatlılarınıza farklı bir tat vermiş olursunuz hem de almanız gereken doğal şekeri bu yolla almış olursunuz. Kan şekeri düzenleyici etkisi bulunan chia tohumu tatlılara ekşimsi bir tat vermektedir.

9 ) Chia tohumunu toz haline getirerek evde yapacağınız çorbaların içine ekleyebilirsiniz. Çorbalar ile tüketirken biraz limon veya limon tuzu kullanmanız tadını dengelemenize yardımcı olur.

10 ) Omlet yaparken chia tohumunu omlet için eklemeniz omletin lezzetini artıracaktır. Ayrıca omlet içinde kullanacağınız chia tohumu kalsiyum ihtiyacınızın fazlasıyla karşılanmasını sağlayacaktır.

Kırmızı Pancarın Faydaları

Son araştırmaların, kırmızı pancarın sportif performansı artırdığı, tansiyonu düşürdüğü ve kan akışını artırdığını göstermesi ününü artırmıştır. Kırmızı pancar ile ilgili yeni ürünler, özellikle kırmızı pancar suyu ve salatası, her yerde ortaya çıkmıştır. Kırmızı pancar şeker pancarı ile aynı familyadan gelmesine rağmen genetik olarak ve besin yönünden farklıdır.

Kırmızı Pancarın Faydaları

  • Tansiyonu Düşürür: Kırmızı pancar, tüketildiğinde nitrit ve nitrit asit olarak adlandırılan bir gaza dönüşen muhteşem bir nitrat kaynağıdır. Bu iki bileşen kan atardamarın genişlemesine ve tansiyonun düşmesine yardımcı olur. Ayrıca araştırmacılar her gün yaklaşık 500 gram kırmızı pancar tüketilmesinin 6 saat içinde tansiyonu düşürdüğünü bulmuşlardır.
  • Koelsterolü Düşürür ve Plak oluşumunu Önler:Kırmızı pancar büyük miktarda çözülebilir lif, flavanoid ve betacyanin içermektedir. Betacyanin bileşeni kırmızı pancara kırmızı rengi verir ve ayrıca güçlü bir antioksidandır. LDL kolesterolün (düşük yoğunluklu lipoprotein kolesterolü/kötü kolesterol) oksitlenmesini azaltmaya yardımcı olur ve atardamar zarlarında tortu oluşturmasını engeller. Bu da kalbi potansiyel kalp krizinden korur.
  • Hamile Kadın ve Doğmamış Bebeklere Faydası:Kırmızı pancarın diğer önemli bir özelliği de bol miktarda folik asit sağlamasıdır. Folik asit, doğmamış bebeklerin omuriliğinin düzgün oluşumu ve bebeği ayrık omurga (bebeklerin omuriliğinin tam olarak oluşmadığı ve çoğunlukla ikiye bölünmüş gibi göründüğü doğuştan gelen sakatlıktır) gibi durumlardan koruduğu için önemli bir bileşen olmasından dolayı hamile kadınlar ve doğmamış bebekler için önemlidir. Ayrıca hamile kadınlara hamilelik sürecinde gerekli enerjiyi sağlar.
  • Kemik Erimesini Önler: Kırmızı pancar, vücudun kalsiyumu etkili olarak kullanabilmesi için önemli bir bileşen olan silis ile doludur. Kalsiyum kemik ve dişleri beslediği için günde bir bardak kırmızı pancar suyu içmek kemik erimesi ve cam kemik hastalığı gibi durumlardan korur.
  • Şeker Hastalığını Kontrol Altında Tutar: Şeker hastalığı olanlar beslenme düzenlerine bir parça kırmızı pancar ekleyerek tatlı krizlerini karşılayabilirler. Glisemik endeks sebzesi (şekeri kana çok yavaş salgılaması anlamına gelir) olmasından dolayı tatlı krizini karşılarken kan şekeri seviyesini düşük tutar. Ayrıca kalori bakımından düşük olması ve yağ içermemesi onu şeker hastaları için ideal kılmaktadır.
  • Kansızlığa İyi Gelir: Kırmızı pancar fazla miktarda demir içermektedir. Demir vücudun değişik kısımlarına oksijen ve besin iletilmesine yardım eden kanın bir parçası olan hemaglutinin (kan kümeleştirici) oluşumuna yardımcı olur.
  • Yorgunluğu Azaltır: Amerikan Şeker Hastaları Derneği tarafından yapılan bir araştırma kırmızı pancarın insan enerjisini artırdığını ortaya koymuştur. İçerisindeki nitrat sayesinde atardamarları genişlettiği ve böylece oksijenin vücudun diğer parçalarına düzenli bir şekilde iletilmesine yardımcı olduğu ve insanın enerjisini artırdığı belirtilmiştir. Diğer bir araştırmada da demir bakımından zengin olması dolayısıyla insana kuvvet verdiği ortaya çıkmıştır.
  • Cinsel Sağlığı ve Kuvveti Artırır: Doğal viagra olarak bilinen kırmızı pancar yaygın olarak eski kültürlerde cinsel sağlığı artırmak için kullanılmıştır. Nitrat bakımından zengin bir kaynak olmasından dolayı kan damarlarını genişleterek ve genital bölgeye kan akışını artırarak vücuda nitrik oksit salgılanmasına yardımcı olur. Diğer bir faktör de cinsel ilişki hormonu üretimi açısından önemli bir kimyasal bileşen olan bor içermesidir.

 

  • Kanserden Korur: Kırmızı pancardaki betacyanin içeriği diğer bir önemli işleve sahiptir. Howard Üniversitesinde yapılan bir araştırmada kırmızı pancarın, betacyaninin göğüs ve prostat kanseri olan hastalarda tümör büyümesini %12,5 oranında yavaşlattığı bulunmuştur. Bu etki sadece kanserin teşhisi ve tedavisinde yardımcı olmakla kalmaz, aynı zamanda kanserden kurtulanların daha uzun yaşamasını sağlar.
  • Kabızlığa İyi Gelir: Yüksek miktarda çözülebilir lif içermesinden dolayı iyi bir kabızlık giderici görevi görür. Bu da dışkıyı yumuşatarak bağırsak hareketinin düzenlenmesine yardımcı olur. Ayrıca kalın bağırsağı temizler ve zararlı toksinleri mideden atar.
  • Beyin Gücünü Artırır:Exeter Üniversitesindeki bir araştırma göstermiştir ki, kırmızı pancar suyu nitrat içeriği sayesinde insan enerjisini %16 oranında artırmaktadır. Araştırma ayrıca, beyin fonksiyonlarının düzenli bir şekilde yerine getirilmesine ve bunama başlangıcını ortadan kaldırmaya yardımcı olduğunu bulmuştur. Bunun yanında nitrat nitrite dönüştüğünde sinirsel itkilerin daha iyi aktarıldığı ve beynin daha iyi çalıştığı görülmüştür.

Kırmızı Pancarın Yan Etkileri

  • Hemokromatoz (vücudun fazla miktarda demir emmesi sonucu oluşan bir rahatsızlık) ve Wilson hastalığı çekenler, vücuda bakır ve demir depolamasından dolayı kırmızı pancar tüketmekten kaçınmalıdır. Wilson hastalığı vücudun fazla bakırı yakmasına izin vermezken hemokromatoz vücutta aşırı demir birikimidir.
  • Kırmız pancar ayrıca mide bulantısı ve ishale neden olabilir.
  • Böbrek rahatsızlığı olan kişiler, vücuttaki kolesterol seviyesini artıran betain içeriğinden dolayı kırmızı pancar tüketiminden uzak durmalıdır.
  • Hamile kadınlar anne ve çocuğu olumsuz etkilemesinden dolayı betain tüketiminden kaçınmalıdır. Kırmızı pancarda bulunan betain ceninin büyümesinde olumsuz etkilere neden olmaktadır.
  • Kırmızı pancar yüksek miktarda oksalat içermektedir ve bu da böbrek taşı oluşma ihtimalini artırmaktadır. Böbrek taşı geçmişi olanların aşırı miktarda kırmızı pancar tüketmesi sakıncalıdır.
  • Kırmızı pancar vücuttaki kalsiyum seviyesini düşürmekte ve böylece birçok hastalığa neden olmaktadır.
  • Kırmızı pancar suyu tüketimi boğazda daralmaya neden olmakta ve konuşma zorluğuna yol açmaktadır.

Kuru Dut Faydaları

Kuru Dut Faydaları

Doğal bir antibiyotik olan kuru dutun faydaları saymakla bitmez.  Demir, kalsiyum, B1, B2 ve C vitamini açısından oldukça zengin bir meyve olan dut toplanır toplanmaz tüketilmelidir. Ancak güneş altında kurutulan dut, geçirdiği kimyasal değişim nedeniyle birçok hastalığa çok iyi gelmektedir.  Enerji verir, kan yapar, idrar söktürücüdür, bağırsak kurtlarına karşı etkilidir,  kansere karşı korur, ateş düşürücüdür, egzamada kullanılır. Ayrıca dut ağacına zararlı böcek gelmediğinden  hiçbir tarım ilacı kullanılmaz. Bu da dutu yeryüzünün en ekolojik besinlerinden biri yapar.

Kuru Dut Faydaları Nelerdir ?

  • Doğal bir ateş düşürücüdür.
  • Kan yapar. Özellikle kansızlık tedavisinde kullanılır ve kansızlığı da önlemektedir.
  • İdrar söktürücüdür. Özellikle aç karnına bir avuç kuru dut yenip üzerine su içildiğinde bağırsakları çalıştırır ve idrar sökmeye yardımcı olur. Böylece mide ve bağırsakların düzenli çalışmasına yardım eder.
  • Egzama hastalığının tedavisinde kullanılır. Dut kurusu ile hazırlanan kür egzama olan bölgeleri iyileştirir.
  • Kan şekerini düzenler, damar sertliğine ve kolesterole iyi gelir.
  • Vücuda güç ve enerji verir. Ayrıca iştahı arttırır.
  • Aç karnına tüketildiğinde bağırsak kurtlarının düşürülmesine yardımcı olur.
  • Karaciğeri güçlendirir. Böylece karaciğerden kaynaklanan hastalıklara iyi gelir.
  • Ağız sağlığına iyi gelir. Kuru dut kaynatılarak suyu içildiğinde ağız ve diş eti hastalıklarına iyi gelir
  • Solunum yolu hastalıklarına iyi gelir. Özellikle boğaz iltihabı, bademcik iltihabı ve öksürüğe iyi gelir.
  • Hazımsızlığa iyi gelir. Yemeklerle beraber tüketildiğinde hazmı kolaylaştırır.
  • Saçı ve cildi temizler ve Kuru dut kaynatılarak suyu ile yıkanıldığında saçı ve cildi temizler, besler ve canlandırır.
  • Dutun taze yaprakları ise yaralara iyi gelir ve burun kanamalarında tampon yapıldığında kanamayı durdurur.

 

Egzama için Dut Kurusu Kürü Hazırlanışı ve uygulanışı:  Yarım litre suyu kaynatın. Kaynadıktan sonra bir avuç kadar dut kurusunu içine atın ve kısık ateşte 5-10 dk kadar kaynatmaya devam edin.  Karışım ılıklaşınca (ılıktan biraz daha sıcak olacak, ancak elinizi yakmayacak) egzamalı elinizi içine sokun ve 10-15 dk tutun.  Bu işlemden sonra 1-2 saat kadar elinizi yıkamayın. Sonra elinizi sadece su ile durulayın. Bu işlemi 2 haftada 1 uygulayın. Her seferinde yeni karışım hazırlayın.

Isırgan Otunun Faydaları

Isırgan otunu üzerinde ince tüyler vardır. Cilde temas ettiğinde kaşındırır ve cilti tahriş eder. Yeşil ve taze ısırgan otuna dokunurken dikkatli olun, çıplak elinizle dokunmayın. İlk bahar aylarında yetiştirilir. Sonbahara kadar çiçek açabilir. Sadece ülkemizde değil, ısırgan otu dünya çapında tanınan ve aranan bir ot türüdür. Taze, kuru, ısırgan kökü ve yağı, kapsül olarak da tüketilebilir. Ayrıca kremi de bulunmaktadır. Isırgan otunun kökü ve yaprakları vücutta farklı etkilere yol açar. Kendiniz toplayacaksanız çiçeklerini ilkbaharda; yapraklarını yaz ayında ve köklerini sonbaharda toplayın. Aktarlardan da alabilirsiniz. Hazır paketlenmiş halde de bulunur. Kullanmadan önce iyice araştırın ve bir uzmandan kullanım şekli ve ölçüleri için yardım alın. Şifa dağıtan bir bitkidir bu yüzden ilaç sanayisinde de yaygın olarak kullanılmaktadır.

  • Isırgan otunun içinde; potasyum tuzları, formik ve organik asitler, histamin; A, C ve D vitaminleri bulunur. Suya karışan bu vitaminler vücutta daha çabuk etkisini gösterir.
  • Basur sorunu yaşayanlar için; bir avuç ısırgan otunu az miktarda suyla haşlayın. Isırgan otunun sezonluk olmasına dikkat edin. Lapa kıvamına gelince ılımaya bırakın. Bir tülbente ılık olarak sarın. Basurlu bölgeye yerleştiriniz. 10-15 dakika bekeyin. Birkaç gün tekrarlayın. Rahatlayacak ve basurdan kurtulacaksınız.
  • Eklem ve diz ağrıları için birinci yöntem; bir demet ısırgan otunu suda 10 dakika haşlayın. Ilıyınca ısırgan otunu ağıran bölgeye koyu ve bandajla sarın. Soğuduktan sonra çıkartın ve bölgeyi sıcak tutun. Isırgan otu ağrıyı çekecek, hafifletecektir. Ağrıyan bölge sıcağa mı soğuğa mı hassas öncesinde mutlaka bunu tespit edin, sonra kürü uygulayın.
  • Romatizma hastalığında da şifa verici diğer yöntem ise; ısırgan otunu suyla 5 dakika kaynatın. Ilıdıktan sonra ağrılı bölgeye masaj yaparak uygulayın. Uygulama sonrası bölgeyi sıcak tutmalısınız.
  • Saman nezleniz varsa; yukarıdaki ölçülerde ısırgan otu çayı demleyin ve ılık tüketin. Hapşırık ve öksürüğünüze iyi gelecektir. Solunum yolunuzu rahatlatacaktır. Hastalıktan kaynaklanan öksürük, bronşit, tıkanıklık gibi belirtilerinin azalmasında etkilidir.
  • Kış günlerinde direnciniz düşükse bir bardak ılık ısırgan otu çayı için. Metabolizmayı güçlendirir.
  • Isırgan otu kökünden üretilen, ısırgan yağı üzerine bilimsel incelemeler nasıl sonuçlanmış; bağışıklık sistemini güçlendirir. Vücudun kan hücresi yapmasını sağlar.
  • Anemi tedavisinde kullanılan ilaçların etkini arttırmak için -doktorunuz danışarak-ısırgan otu çayı kullanılabilir. Hemoroit hastalığına da şifa olmaktadır.
  • Böbrek ve mesana kum ve taşlarının oluşunu engeller.
  • Kum dökmek ve vücuttaki taşlarda kurtulmak için; ısırgan otunun yaprakları, kök ve tohumlarından karışım hazırlanır. Demlenen ısırgan çayı düzenli olarak içilir. Karışımdan yararlanmadan önce doktorunuza ya da bir uzmana danışınız. Kullanılan ilaçların ve ısırgan çayının etkisi kişilere göre değişebilir.
  • Düzenli olarak ısırgan çayı tüketen bayanlarda, kadın hastalıklarına faydalıdır. Menepoz döneminde içilince kişiyi rahatlatır. Regl döneminde kan akışını düzene sokar. Kasık ağrısına ve kişide görülen gerginliğe iyi gelmektedir.
  • Kullanım şekli ve faydası kişilere göre değişmektedir.Mutlaka uzman ya da doktorunuza danışarak uygulamaya geçin. Hamillik döneminde bitki çayı önerilmez, tüketmeyin. Lohusalık döneminde ısırgan otu çayı içilebilir. Günde iki bardaktan fazla tüketmeyin. Yemeklere baharat olarak ilave edilebilir. Annenin uykusuzluğuna ve gerginliğine iyi gelir. Hem şifasından hem de süt artırıcı etkisinden yararlanılabilir.
  • Bilimsel olarak çocuklarda intihap kesici ve idrar sökücü etkisi kanıtlanmıştır.
  • Kurutulan ısırgan otunun yaprakları cilt sorunlarında da etkilidir. Özellikle akne ve cilt lekelerinde harici kullanılır. Yapraklarından elde edilen yağ ciltteki yara izleri ve sivilceler için tonik olarak kullanımı faydalıdır.
  • Cilt üzerindeki etkisi için; kremini de kullanabilirsiniz.
  • Isırganın yaprakları, çiçeği ve kökünü suda kaynatın ve cam şişeye süzün. Buzdolabında muhafaza edin. İhtiyaç halinde makyaj temizliği için kullanabilirsiniz. Yaşın ilerlemesiyle gelen cilt lekelenmelerine de iyi gelecektir.
  • Su çiçeği, egzama ve böcek ısırmasından kaynaklanan izler için; ısırgan otunun yaprakları hakiki yağ karıştırılır. Zarar gören bölgeye sürülürken masaj yapılır.
    Yanık yaraları azaltmak ve deri yanıklarını tedavi etmek için; ısırgan yaprakları şifalıdır.
    Sakinleştirici özelliğinden kozmetik firmaları da faydalanır. Şampuan ve sabun üretilir.
  • Saç dökülmesini engellemek için; ısırgan otunun yaprakları su ile kaynatılır. Saç her zamanki yöntemle temizlenir. Isırgan yapraklı su süzülür ve ılık suyla saç durulanır. Saç derisi de saç kökleri de kuvvetlenir. Durulama işlemi uygulandıktan önce veya sonra ısırgan çayı da içilebilir. Vücut hem içeriden hem dışarıdan desteklenir. Isırgan otu etkisini daha kısa süre de gösterir. Kepekli saçlarda düzenli kullanılınca kepeği azaltır.
  • Dökülen saçların çıkmasını destekler; ısırgan yaprakları silis ve kükürt açısından oldukça zengindir. Saçı temizleyin. Dökülen kısmı keseleyin. Kan akışı hızlanacaktır. Daha sonra ısırgan yapraklarının demlendiği suyla durulayın. Aynı şekilde çayını da tüketebilirsiniz. İki uygulamayla verimli sonuçlar alınabilir.
  • Bazı uzmanlar saçı kuvvetlendirmek ya da yeniden çıkmasını sağlamak için tedaviye ek olarak ısırgan otu kapsülü önermektedir.
  • Prostat hastalıkları için; aynı ölçülerle ısırgan çayı demlenip içilmesi tavsiye edilir. Tedaviye ek olarak kullanılabilir ve uygulama öncesi doktorunuza bilgi verin.
  • İdrar yolu enfeksiyonu için de ısırgan çayı etkilidir.
  • Isırgan otu içinde demir vitamini de vardır. Böylece kan yapıcı özelliği ortaya çıkar. Taze ısırgan otlarından yapılan çorbanın, kan hastalıklarına iyi geldiği bilinir. Özellikle Karadeniz bölgesinde ısırgan çorbası yapılır.
  • Isırganın içindeki mineral ve vitaminler sayesinde vücudun kan dolaşımını artırır. Enerji verir.
  • Ağız ve boğaz enfeksiyonlarına faydalıdır. Isırgan çayı içilerek tüketilebileceği gibi gargara yaparak da kullanılabilir.
  • Sigara içenlerde görülen ağız kokusu, boğazda hırıltısını ve sigaranın verdiği zararları azaltır. Isırgan otunun tohumu mikropları kırıcı özelliktedir.
  • Kanser tedavisinde de doktor bilgisi dahilinde ısırgan çayı içilebilir.
  • Sindirim sistemindeki oluşacak hasarlara karşı kalkan görevi görür. Sindirimi kolaylaştırır.
  • Isırganın tohumu bağırsakları temizler. Böylece şişkinlik ve gaz şikayetlerinizi azaltır. Kabızlık şikayeti varsa ısırgan çayı aç karnına içilmelidir.
  • Cinsel isteksizliği şifa veren ısırgan otu tohumu çayı demlenerek ılık tüketilir. Bitkinlik ve kuvvetsizliğe iyi gelir.
  • Antibakteriyel özelliğinden dolayı tekstilde, boya sanayisinde kök boya olarak kullanılır.
  • Hiçbir rahatsızlığınız olmasa da şifa niyetine denemenizi öneririm. Özellikle bahar aylarında filizlenir. Bu zamanlarda 1 hafta boyunca sabahları aç karnına ve gün içinde 1 bardak için. Taze yapraklarından çay yapın. Kürü uyguladığınızda nasıl rahatladığınız göreceksiniz.
  • Isırgan çayının kokusu rahatsız ederse içine biraz nane ya da papatya ekleyin. Böylece kokusunu değiştirebilirsiniz.
    Isırgan otunun yapraklarındaki; mineral tuzlar, bitki asitleri, C vitamini, demir, flovan bulunur.
  • Bitkinin köklerinde ise; sterolen, lignin ve steril glikozit vitamin ve mineralleri vardır.
  • Bitkiden yağ da elde edilir. Yağının içinde; proteinler, musilaj, karotenoid ve klorofil mevcuttur.
  • Isırganın otunun farklı şekilde çayları yapılabilir, bunlardan bazıları:
  1. Isırgan otu çayı hazırlarken; 1 bardak sıcak suya 1 çay kaşığı kurutulup ufalanmış ısırgan otu ekleyin. 10-15 dakika demlenmesini bekleyin ve ılık tüketin. Çayı en az 10 dakika demleyin. DİKKAT ! Kısa süreli demleme bazılarında boğaz kaşıntısı ve mide ağrısı yapmaktadır. Önce az miktarda vücudunuzun verdiği tepkiyi gözlemleyin. Unutmayın ki her vücuda etkisi değişebilir.
  2. Isırgan otu çayı; 1 su bardağı kaynak suya bir tutam taze ısırgan yaprağı eklenir. 10-15 dakika demlenir ve süzülür. Ilık olarak aç karnına ya da öğün arasında şifa niyetine içilebilir.
  3. Isırgan otunun kök çayı; ısırgan tohumlarını güzelce ezin, toz kıvama getirin. Bir miktar suda kaynatılır. 10-15 dakika bekletilir. Ilık halde içilir.
  4. Isırgan otunun kök çayı; soğuk suyun içine bir tutam ısırgan kökü atın. 5-6 dakika kaynatın. 10-15 dakika dinlenmeye bırakın. Süzün ve soğuk olarak faydalanın.

Maydanoz Limon Kürü Faydaları

Uyurken yağ yaktıran maydanoz limon kürü olarak ortaya çıkan ve Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu gibi ünlü pek çok beslenme ve diyet uzmanının da hastalarına tavsiye ettiği kürlerden birisi olan maydanoz limon kürü, doğru oranlarla hazırlandığı ve düzenli şekilde tüketildiği takdirde gerçekten de yağ yaktırıcı etkilerini gösterebilmektedir. Sadece yağ yaktırıcı özelliği ile değil, daha farklı pek çok yararı ile de sevilen bu kürle ilgili her şeyi öğrenmek isteyen ve maydanoz limon kürü faydaları nelerdir diye merak eden kişilere de aşağıdaki açıklamalara bir göz atmaları tavsiye edilebilir.

Maydanoz Limon Kürü Faydaları Nelerdir?

  • Maydanoz limon kürü, vücuda yerleşmiş olan yağ depolarının çok daha kolay bir şekilde parçalanmasını mümkün kılabilir.
  • Maydanoz limon kürü, metabolizmayı hızlandırarak kişilerin kilo verme süreçlerine destek olabilir.
  • Maydanoz limon kürü, ödem atıcı etkileri ile fazla suyun vücuttan çok daha kolay bir şekilde atılmasını mümkün kılabilir.
  • Maydanoz limon kürü, karaciğer yağlanması problemlerinde etkili bir doğal tedavi seçeneği olarak tercih edilebilir.
  • Maydanoz limon kürü, sivilce ve sivilce izlerini giderme konusunda tercih edilebilir.
  • Maydanoz limon kürü, ciltte farklı nedenlerle meydana gelen cilt lekeleri konusunda oldukça etkilidir.
  • Maydanoz limon kürü, kan dolaşımını hızlandırabilir ve böylece çok daha sağlıklı bir cilde sahip olunmasını sağlayabilir
  • Maydanoz limon kürü, yaşlanmayı geciktirici ve kırışıklıkları giderici özelliği ile bilinir.

Maydanoz Limon Kürü Nasıl Hazırlanır?

Maydanoz limon kürü faydalarını bilen ve bu kürü nasıl hazırlayabileceğini öğrenmeyi arzu eden kişilere aşağıda verilen oranlara uygun şekilde kürlerini yapabilecekleri ve düzenli olarak tüketebilecekleri söylenebilir.

Malzemeler:

  • 15-16 dal maydanoz
  • 1 adet büyük limon
  • 1 bardak içme suyu

Yapılışı:

Bahsedilen tüm malzemeler bir blender içerisine atıldıktan sonra karıştırılır ve maydanozların tamamen parçalanmaları sağlanır. Hazırlanan karışım, limonun içerdiği C vitamininin etkilerini kaybetmemesi adına hızlı bir şekilde tüketilir.

Maydanoz Limon Kürü Nasıl Uygulanır?

Maydanoz limon kürünü uygulamak için bu karışımı en az 15 gün boyunca her sabah aç karnına olacak şekilde tüketmek gerekmektedir. 15 günlük kürün bitiminde 5 günlük bir ara verildikten sonra yeniden 15 gün daha aynı kürün tekrar edilmesi mümkün olabilir. Özellikle 2. 15 günlük kürün karaciğer yağlanması problemleri üzerinde çok faydalı olacağı söylenebilir. Bunun yanı sıra kürün günlük taze şekilde hazırlanması ve hazırlandığı gibi tüketilmesi de ek olarak tavsiye edilmektedir.

Maydanoz Limon Kürü Zararlı mı?

Maydanoz limon kürü, günümüzde pek çok beslenme uzmanının hastalarına önerdiği en önemli kürlerden birisi olarak bilinmektedir. Sağlık için herhangi bir zararı bulunmayan bu kür ile kişilerin özellikle zayıflama konusunda büyük fayda görebilecekleri söylenebilir. Bu nedenle maydanoz limon kürü faydalarını bilen ve bu kürü tüketmeyi düşünen kişilere hiçbir şekilde tedirginlik duymadan kürlerini hazırlayabilecekleri ve tüketebilecekleri dile getirilebilir.

Öksürük Otunun Faydaları

Öksürük Otu, Asteraceae (Papatyagiller) familyasına ait çok yıllık otsu bir bitkidir, bilimsel adı Tussilago farfara‘dır. Türkiye’de yayılış alanı çok geniş olan bu bitki, Doğu Anadolu hariç tüm bölgelerimizde bulunur. Öksürük otunun çiçekleri oldukça küçüktür ve sarı renge sahiptir. Yörelere göre farklı isimler almaktadır. Bu isimlerden bazıları: Kabalak,   Deveşaplağı,   Devetabanı,   Gabalah,   Gabalak,   Kavalak,   Kusut (Sürmene-Trabzon),   Öksürük otu,   Sulandık otu (Tekirdağ),   Şabla.

Öksürük otunun kullanılan kısmı genellikle yapraklarıdır. Yapraklar ilkbahar sonuyla yaz başında toplanır, ardından yapraklar kıyılarak kurutulmaya bırakılır. Yapraklarının üstleri yeşil, altları gümüş rengindedir. Kokusuzdur ve acımsı bir tada sahiptir.

Çekoslovakya, bu bitki için 1965-1993 yılları arasında pul bastırdı.

Öksürük otunun faydaları :

  • Öksürük ve balgam söktürücü özelliktedir.
  • Akut solunum yolu üşütmelerinde, uzun süreli öksürüklerde ve ses kısıklığında öksürük otu çayı (bal eklenerek) kullanılabilir.
  • Bronşit, nezle, bronşiyal astım, zatülcenp ve başlangıç dönemindeki akciğer tüberkülozunda rahatlatıcı etkisi vardır.
  • İlkbaharda öksürük otunda elde edilen özsuyu; kronik bronşitte, astım rahatsızlıkları ve sigaranın oluşturduğu zararların telafisinde kullanılabilir. Bunun için bir tatlı kaşığı özsuyu, bir kâse et suyuna veya sıcak süte eklenerek içilir.
  • Ayrıca taze sıkılmış bitkinin özsuyu, kulağa damlatıldığında kulak ağrısına da iyi gelmektedir.
  • Mayıs ayında yaprakları çıkmaya başlar, bu yapraklar C vitamini kaynağı olarak salata ve çorbalarda maydanoz gibi kullanılabilir.
  • Yapraklarıyla beraber çiçekleriyle hazırlanan buğu, kriz halinde ve boğuk soluk alma sorunlarında solunduğunda rahatlatır. Ayrıca bu şekilde hazırlanan buğu, kronik bronşitte de fayda sağlar. Buğu gün içerisinde birkaç kez solunabilir.
  • Öksürük otu sadece solunum rahatsızlıklarında değil ayak şişliklerinde de kullanılabilir. Öksürük otunun kaynama suyuyla yapılan ayak banyosu faydalı olacaktır.
  • Yapraklarının yıkanarak lapa haline getirilmesiyle haricen kullanılan kompreslerinin birçok etkisi bulunmaktadır. Bu lapa göğüs üstüne uygulandığında akciğer hastalıklarında ve moraran dokuların tedavisinde yardımcı olur.
  • Öksürük otunun yapraklarının kaynama suyuyla hazırlanan kompresi yılancık çıbanının tedavisinde kullanılabilir.
  • Bitkinin ezilmiş taze yaprakları ve krema karıştırılarak Filibit hastalığında kullanılır. Elde edilen karışım iltihaplı bölgeye sürülür, ardından bir bezle üzeri kapatılır.

 Öksürük otu çayının hazırlanışı: 

İnce kıyılmış çiçek ve yaprak karışımından bir tatlı kaşığı alınarak bir su bardağı kaynar suya eklenir. 4- 5 dakika demlenmeye bırakılarak süzülür.

Buğunun hazırlanışı: 

Bir yemek kaşığı çiçek ve yaprak karışımı suda haşlanır. Elde edilen karışımın buğusu bir örtünün altında solunur. Günde birkaç kez uygulanabilir.

Lapanın hazırlanışı: 

Taze yapraklar iyice kaynatılır, ardından ezilerek hasarlı bölgeye uygulanır. Sıcak kalabilmesi için üzeri örtülür.

Ayak banyosunun hazırlanışı:

İki avuç kadar yaprak bir miktar suda haşlanır, demlendikten sonra 20 dakika ayaklar içinde bekletilir.

Öz suyunun hazırlanışı:

Yıkanmış taze yapraklar iyice kıyılır, ardından mikserden geçirilerek süzülür.

Uyarı: Fazla tüketimi her bitkisel üründe olduğu gibi faydanın aksine zarar vermektedir. Ayrıca karaciğere zararı olabilir.

Ginseng’in Faydaları

 Ginseng’in Faydaları

Ginseng, ilaç olarak ve alternatif tıp alanında kullanılan etkili bir bitki türüdür. Bitkinin etli köklerinin daha faydalı olduğu bilinse de, yaprakları da yoğun olarak kullanılmaktadır. Ginseng köklerini kurutulmuş olarak, bütün ya da dilimler şeklinde bulabilirsiniz. Sayısız kozmetik ürün içerisinde yer alan ginsengin, poşet halinde yapılmış çayları da bulunmaktadır.

 

Ginseng Faydaları

Ginseng faydaları konusunda size şu detayları verebiliriz;

  • Ginseng bitkisi yapı itibari ile insan vücuduna çok benzemektedir. Hatta bu sebeple bitkinin insan vücuduna tedavi edici bir etkisi olduğuna inanılır.
  • Bağışıklık Sistemini Kuvvetlendirir: Bağışıklık sisteminin güçlenmesini sağlayan ginseng; vücudu enfeksiyonlardan koruyarak bakterileri uzaklaştırır.
  • Menopozu Hafifletir: İleri yaşlarda kadınlarda görülen menopoz rahatsızlıkları ginseng tüketerek giderilebilir. Ginseng menopozda görülen ateş basması ve ruhsal sıkıntıların giderilmesinde etkilidir.
  • Kalp Sağlığını Korur: Ginseng ile yapılan çay serbest radikallere karşı vücudu korur. Serbest radikaller diyabet ve kalp hastalığı gibi birçok rahatsızlığın davetiyecisidir. Bu açıdan düzenli şekilde ginseng tüketmek bu riskleri en aza indirir.
  • Ginseng’in Kansere Faydası: Uzmanların 5 yıl süresince izledikleri hastalar sonucunda ginseng mide, karaciğer, yumurtalık, akciğer ve pankreas kanserinden koruduğu gözlemlenmiştir. Tek başına etkili olmayan ginsengi tüketirken beslenmenize de özen göstermeniz gerekmektedir.
  • Ginseng Kan Basıncını Düşürür: Uzmanların çatıştığı bu durumda bazı uzmanlar kan basıncının yükseldiğini bazıları ise düşürdüğünü öne sürüyor. Bu nedenle tansiyon rahatsızlığınız bulunuyorsa ginseng tüketmeden önce doktorunuza danışmanızda fayda vardır.
  • Zihni Güçlendirir: Ginseng kişiye zindelik sağlayarak konsantrasyonun da artmasını sağlar. Beyin fonksiyonlarının gelişmesine destek veren ginseng hafızanın güçlenmesini sağlayarak verimliliği arttırır.
  • Doğurganlığın Artmasını Sağlar: Araştırmalar sonucunda ginsengin erkek sperm kalitesini arttırarak doğurganlığın artmasına olanak sağlıyor. Cinsel gücü arttırıp arttırmadığı konusunda henüz kesin bir bilgi bulunmuyor.
  • Fiziksel Yorgunluğu Azaltıyor: Sporcuların fiziksel yorgunluklarını önlemek için ginseng kullandıkları söyleniyor. Sürekli kendinizi yorgun ve halsiz hissediyorsanız ginseng besinini tüketerek kendinizi daha zinde ve aktif hissedebilirsiniz.
Ginseng'in Faydaları
Ginsengin faydaları, alternatif tıp ve ilaçlarda kullanımı ile fazla tüketilmesinin zararları.

Ginseng’in Diğer Faydaları

  1. Mide sorunları konusunda problem çözücü olan ginsengi yumuşatıcı ve uyarıcı olarak kullanabilirsiniz.
  2. Sindirim sistemi konusunda rahatsızlıklarınız var ise, ginseng çaylarını tüketebilirsiniz.
  3. Stres, yorgunluk ve çeşitli travmalar için ginseng köklerini kullanabilirsiniz.
  4. Doğum sancılarını asgariye indirmek ve menstruasyonu düzenlemek için tüketebilirsiniz.
  5. Bağışıklık sistemini düzenler.
  6. Düzenli tüketim kanser riskini en az düzeye indirir.
  7. Solunum sisteminin rahat çalışmasını sağlar
  8. Tüm vücudu güçlendiren, vücut direncini arttıran ginseng, anti-aging konusunda ün yapmıştır.
  9. Kan şekeri ve kolestrolü düzenler.
  10. Kalbin sorunsuz çalışmasını sağlar ve hafızayı güçlendirir.

 

Ginseng’in Zararları 

Ginseng faydaları kadar yan etkileri de olan bir üründür. Aşırı tüketildiğinde;

  1. Vücutta ödem oluşmasına neden olabilir.
  2. Aşırı tüketim sonucunda kalpte çarpıntı yapabilir.
  3. Sindirimde düzensizliklere neden olur.
  4. Konsantrasyonun azalmasına sebebiyet verir.
  5. Karın ağrısı ve kusma gibi mide sorunlarına neden olur.
  6. Asabiyet ve öfke gözlemlenir.
  7. Göğüs hastaları ve göğüs kanseri olan kişilere ginseng tavsiye edilmez.
  8. Deride kızarma ve döküntü oluşur.
  9. Sürekli kullandığınız düzenli bir ilaç varsa doktora danışmadan ginseng tüketmeyiniz.

Rokanın 11 şaşırtıcı Faydası

Bu makalemizde rokanın şaşırtıcı faydaları konusunda sizlere bilgi aktaracağız. Roka Çok eski zamanlarda beri tüketilmektedir. Roka İnsanın alabileceği en sağlıklı gıdalardan biridir. . Yeşil yapraklarının yenildiği bir bitkidir. Genellikle salatalarda kullanılır. Tohumları da çok faydalıdır. Roka, salatanızın besin değerini arttırırken salatanıza belirgin bir lezzet katar. Roka, mükemmel bir vitamin, mineral ve antioksidan kaynağıdır. İşte rokayı günlük diyetinize dahil etmeniz için 11 neden:

Roka sağlık yararları

Rokanın Faydaları

  • K Vitamini açısından zengin.
  • Kilo Kaybına yardımcı olur.
  • Gözleri Korur.
  • Anti Kanser özelliği vardır.
  • Yaraları daha Hızlı iyileştirme özelliği vardır.
  • Yüksek Klorofil içeriği.
  • Sağlıklı Sindirim yardımcı olur.
  • İyi Bir Karotenoid Kaynağı
  • Hamile anneler için yararlıdır
  • Anti-inflamatuar özelliği vardır.

1. K Vitamini

Tek bir roka bardağı 21’e kadar mikrogram K vitamini içerir , bu hem erkek hem de kadınlar için günlük ihtiyacın neredeyse dörtte birini karşılamaktadır. İşlenmiş gıdaların trendi ve rahatlığı arttıkça K vitamini alımı yeni bir düşük seviyesine geriledi. K vitamini kalsiyumdan daha güçlüdür ve kemik yoğunluğunun korunmasında çok daha faydalıdır. Ayrıca yeterli kalsiyum emilimini teşvik eder ve kasların ve kanın pıhtılaşmasının yenilenmesini kolaylaştırır. K Vitamini, bir yaralanma veya ameliyattan sonra acı çeken insanlarda daha hızlı iyileşme sağlar.

2. Kilo Kaybı

Roka, kalori ilave etmeden yemeğinizi yükseltmek için mükemmel bir yoldur. Ancak bu sadece yemeğinizin boyutunu arttırmakla kalmaz, aynı zamanda enerjik kalmanız için gereken beslenmeyi sağlamada da çok faydalıdır. Kilo kaybı için en iyi sebzelerden biridir, kalorileri azaltır ve sağlıklı bir şekilde kilo vermek için gerekli olan beslenmeyi sürdürür.

3. Gözleri Korur

Gözlerin düzgün çalışması ve herhangi bir hastalığın önlenmesi için iyi yemek gerekir. Gözlerin formda kalmasına yardımcı olmak için K, A ve beta-karoten bakımından zengin yiyecekler ekleyin. Roka, bu bileşenlerin zengin bir kaynağı ve günlük diyetinize A vitamini eklemenize çok daha sağlıklı bir bitki bazlı alternatif. Günlük diyetinize roka eklemek, serbest radikallerin etkisini retinadan uzak tutacaktır; çünkü beta-karoten gözler için bir antioksidan görevi görür.

4. Anti Kanser

Yiyeceklerden gelen antioksidanlar, serbest radikallerin neden olduğu oksidatif strese cevaptır. Kanserli hücreler oksidatif stres hücrenin DNA’sına zarar verdiğinde oluşur ve bu hücreler çok çabuk yayılır. Diyetinize dikkat etmek gerekir, diyetinize doğal bir antioksidan kaynağı olan yiyecekleri ekleyin. Roka, onu antioksidanların gücü yapan, salatalarınıza roka ekleyerek veya her gün garnitür olarak yiyerek vücut kanserinizi serbest tutan kimyasal bir bileşime sahiptir.

5. Daha Hızlı Şifa

Potasyum ve K vitamini daha hızlı kan pıhtılaşmasını teşvik etmek için bir araya gelerek yaralanmadan yaraları korur ve böylece daha hızlı bir şekilde iyileşir. Antik çağda, roka iyileşme sürecini hızlandırmak için yaralı ve yaralı askerlere verildi.

6. Klorofil

Klorofilin kullanım alanlarını ve yararlarını gösteren yeni çalışmalar, gıda endüstrisinde dalga yarattı ve birçok şirket çorbalara, smoothie’lere veya genel olarak yiyeceğe ilave etmek için toz halinde klorofil sunuyor. Yararları olağanüstüdür ve diyetinize klorofil ilave etmek, vücudu toksinlerden uzak tutar ve serbest radikallerin etkilerinden korur. Roka, yüksek klorofil içeriğine sahip, doğal olarak bulunan bir sebzedir. Düzenli olarak roka yemek, vücudun içeriden temizlenmesini teşvik eder ve hastalıkların kök salmasını önler.

7. Sağlıklı Sindirim

Roka sadece uyarıcı özellikler göstermez, aynı zamanda iyi miktarda diyet lifi içerir. Lif, sindirim sistemini kontrol altında tutmaya ve yeterli besin maddelerinin gıdadan emilimini teşvik etmeye yardımcı olan önemli bir bileşendir. Dışkının toplanmasına yardımcı olacağı için ishali olan hastalara yardım etmede yararlıdır. Diyet lifi de bağırsakların sağlıklı kalmasına yardımcı olur ve sızıntı bağırsaklarını önler.

8. İyi Bir Karotenoid Kaynağı

Roka, antioksidanların bir güç kaynağı olduğu için, makula dejenerasyonunun önlenmesi için gerekli olan, kataraktların önlenmesi ve karaciğerin sağlıklı kalması için gerekli olan karotenoidlerin varlığı nedeniyle de özeldir. Roka, serbest radikallerin etkisiyle mücadele etme yeteneği eşsizdir ve vücudunuzun ve zihninizin sağlıklı kalmasını sağlar.

9. Hamile anneler için yararlıdır

Demir ve folat hamile anneler için harikadır ve mineraller doğum sırasında ve 9 ay boyunca anne adayına yardımcı olabilir – fetüsün güçlü bir şekilde büyümesine yardımcı olur. Roka, bebeğin beynindeki herhangi bir sinirsel hasarı durdurmak için çalışılan ve ayrıca kırmızı kan hücresi sayımını kontrol altında tutan demir emilimini teşvik eden iyi bir folat dozu sağlayabilir. Demir eksikliği ciddi sonuçlar doğurabilir ve ciddi yorgunluğa neden olabilir. Roka vücudun sağlıklı hemoglobin seviyelerini korumasına yardımcı olabilir.

10. Bağışıklık Güçlendirici

Mükemmel roka kompozisyonu ile bedeni içten güçlendirecek bir sır değil. Roka, güçlü bir bağışıklık sistemi kurulmasına yardımcı olan C vitamini olan en güçlü vitaminlerden birini içerir .

11. Anti-inflamatuar

Araştırma rokaladaki anti-enflamatuar özelliklerini , içinde K vitamini bulunduğundan bağlamaktadır. Bu vitamin kemik yoğunluğunu korumaya yardımcı olur ve eklemlerde ve vücudun diğer kısımlarında iltihabı yatıştırır. Bu osteoporoz ve artrit etkilerini uzak tutmaya yardımcı olur.

Rokanın Besin Değerleri

100 g rokada;

  • Kalori (kcal) : 25
  • Karbonhidrat (g) : 3.65
  • Protein (g) : 2.58
  • Yağ (g) : 0.66
  • Lif (g) : 1.6
  • Kolesterol (mg) : 0
  • Sodyum (mg) : 27
  • Potasyum (mg) : 368
  • Kalsiyum (mg) : 160
  • Vitamin A (mg) : 113
  • Vitamin C (mg) : 15
  • Demir (mg) : 1.46

Kaynakça;https://www.naturalfoodseries.com/11-benefits-arugula/

Gül Suyunun Özellikleri ve Faydaları

Cilt sağlığı ve güzelliği denince akla ilk olarak doğal ürünler geliyor. Cildi doğal yoldan temizlemek söz konusu olduğunda ise hem geleneksel hem de modern bir ürün olarak gül suyu öneriliyor. Zira gül suyu, bilinen en eski sağlık ve güzellik sırlarını içinde barındırıyor. Cilt yenileyici etkisinin yanı sıra, hassas ve etkileyici kokusuyla cilt bakımını ve temizliğini daha güzel hale getiriyor. Doğal ürünlere dönüşün yaşandığı günümüzde gül suyunun önemi gittikçe artıyor.

Gül suyunun özellikleri ve faydaları

  • Gül suyu iltihap sökücü ve dekonjestan (burun tıkanıklıklarını giderici) özelliğe sahiptir. Gül suyu yorucu ve uzun bir günün sonunda vücutta biriken yorgunluğu giderir ve ferahlatır.
  • Sabahları göz altlarını gül suyu ile silmek, gözlerin altındaki şişlik görünümünü azaltır.
  • Genellikle stres ve sıkıntıdan kaynaklanan baş ağrılarını dindirmenin en doğal yolu, gül suyu damlatılmış bir mendili alın bölgesine uygulamaktır.
  • Gül suyu, C vitamini açısından zengin olduğu için vücuttaki kolajen sentezini hızlandırır, serbest radikalleri etkisiz hale getirerek yaşlanma sürecini yavaşlatır.
  • Ruhsal açıdan rahatlatıcı etkiye sahiptir.
  • Ciltteki siyah noktaların görünümünü hafifletir.
  • Ciltte çatlak oluşumunu yavaşlatır.
  • Cildin kuruyarak kırışmasını önler, ince kırışıklıkları yok eder.
  • Saf ve doğal gül suyu saç diplerine sürüldüğünde saç köklerini güçlendirir ve kafa derisinde kan dolaşım hızını artırır. Saç dökülmesinde etkilidir.
  • Gül suyunun içinde bulundurduğu tannin, pektin, E ve B vitaminleri cildin genel sağlığını korumaya, cildi temizlerken sıkılaştırmaya yardım eder.
  • Gül suyunun antibakteriyel özelliği ciltte yara, çıban ve sivilcelerin oluşumunu önler, var olan deformasyonları ve bozuklukları da hızlıca onarır.

Evde gül suyu nasıl yapılır?

Evde gül suyu yapmak için gerekli malzemeler

  • Yarım kilo kadar gül yaprağı
  • 1 tane kapaklı tencere
  • Yarım litre su
  • 1 tane kapaklı cam şişe

Evde gül suyu tarifi

Pembe ve kırmızı renkli taze gül yapraklarından yarım kilogram kadar toplanır. Gül yapraklarının içerdiği faydalı maddelerin en yoğun olduğu dönem sabah saatleridir. Bu sebeple sabah saatlerinde yapılan hasat daha verimlidir. Toplanan gül yaprakları büyük bir leğen içinde hafifçe, hiç hasar görmeden yıkanır. Bunun için en iyi yol yaprakları bir leğene koyup onların üzerine su doldurup 10 dakika kadar bekletmektir.

Ardından, kapaklı tencereye yarım litre, yani 2 buçuk su bardağı su doldurulur. Toplanan ve yıkanan gül yaprakları suyun içine alınır. Gül suyunun daha etkili olması için içme suyu kullanılması önerilir. Gül yaprakları ve su eklenen tencere ocağın üzerine alınır ve ateş yakılır.

Tenceredeki su kaynamaya başladığı anda ocak kısılmalıdır. Bu sayede su buharlaşmaz ya da daha az buharlaşır. Eğer gül suyu buharlaşırsa gülün yağı ve tüm faydalı özellikleri buharla birlikte uçacaktır ve bunu önlemek çok önemlidir. Kısık ateşte 10 dakika boyunca kaynayan gül suyu ateşten alınır. Ardından 1 saat boyunca dinlenen ve demlenen gül suyu soğuduktan sonra iyice süzülür.

Gül suyu süzüldükten sonra cam şişeye alınarak buzdolabında saklanır, buzdolabında 1 gün dinlenen gül suyu kullanıma hazırdır. Ağzı kapalı cam şişe içinde, buzdolabında saklandığı sürece gül suyunun bozulması söz konusu olmaz.

Bu şekilde doğal bir uygulama ile evde yapılmış gül suyu cildi serinletecek, temizleyecek, tazeleyecek ve canlandıracaktır. İçeriğinde sayısız kimyasal ve zararlı madde barındıran cilt bakım ve temizleme ürünleri yerine evde gül suyu hazırlayıp kullanmak çok daha sağlıklı ve faydalı olacaktır.

Kaynaklar:

http://www.stylecraze.com/articles/rose-water-skin-benefits/

http://www.gulsha.com.tr/hikayemiz/

Pancarın Faydaları

Toz şeker ham maddesi olan pancar ülkemizin her bölgesinde yetiştirilen bir bitkidir. Zengin bir içeriğe sahip olan pancar toz şeker sanayinin dışında yüksek miktarda protein, karbonhidrad, diyet lifi, doymuş yağ asiteleri, folat, niasin, pridoksin, riboflovin, tiamin A, E, K , C vitaminlerinin yanında kalsiyum, manganez, magnezyum, bat ve beto karoten antioksidanlarını bol miktarda içerir. Bu etken maddeleri içerdiği için bir çok faydası bulunan pancarın faydalarını şu şekilde sıralayabiliriz:

Pancarın 10 önemli faydası!

1 ) İçerdiği doğal şeker ile kan şekerini düzenleyici etkisi bulunan pancar özellikle kış aylarında ihtiyaç duyacağınız enerji ve şeker miktarını doğal yollardan karşılamanızı sağlayarak vücudunuza yapay tatlandırıcıların ve enerji kaynakların girmesini de engeller.

2 ) Pancar antioksidanlar yönünden çok zengin bir içeriğe sahip olduğu için düzenli pancar tüketimi ile kanser türlerinin tamamın karşı vücudunuzun korur. Ayrıca vücudunuzda oluşmuş olan kanser hücrelerinin yayılmasını önleyen pancar güçlü bir bağışıklık sistemine ihtiyaç duyduğunuz bu dönemde bağışıklık sisteminizin sağlıklı ve güçlü olmasını sağlar.

3 ) Artrit hastalığını oluşturan bakterilerin oluşmasını engelleyerek eklemlerinizin ve dokularınızın sağlıklı olmasını sağlayan pancar zengin kalsiyum içeriği sayesinde kemiklerinizin sağlıklı bir şekilde gelişmesini sağlar. Kas sisteminin ve iskelet sisteminin sağlıklı olmasını sağlaması da pancarın faydaları arasında sayılmaktadır.

4 ) İçeriğinde bulunan demir minareli ve potasyum minareli ile kansızlık rahatsızlığın oluşmasını önleyen pancar akdeniz anemisi olarak bilinen demir eksikliğine bağlı rahatsızlığın oluşmasını da önler.

5 ) Doğal şeker özelliği ile kan şekerini düzenleyen pancar, diyabet hastaları tarafından dikkatli bir şekilde tüketildiğinde kan şekeri ilaç alınmadan dengelenebilir. Kan şekeri yükselmesine bağlı olarak görme bozuklukları oluşmasının da doğal olarak önüne geçilir.

6 ) Kolin içeren pancar bitkisi, zihinsel işlev bozukluğu, uykusuzluk rahatsızlığı, gibi problemleri olan kişilerin bu rahatsızlıklarından kurtulmasını sağlar. Ayrıca pancar suyu içilmesi de uykusuzluk çeken kişilerin rahat uyumlarını sağlar.

7 ) Sporcular antrenmanlardan önce pancar suyu tüketerek spor esnasında veya antrenman esnasında ihtiyaç duydukları enerjiyi karşılarlar. Ayrıca posalı yapısı ile sporcuların rahat bir sindirim sistemine sahip olmasını sağlayan pancar mide enzimlerinin sağlıklı bir şekilde salgılanmasını da sağlar.

8 ) Damar sertliği, ve damar yırtılması hastalıklarına karşı içerdiği riboflovin etken maddesi ile damarların beslenmesini ve sağlıklı olmasını sağlayan pancar çiğ olarak tüketildiğinde damar çeperlerine esneklik özelliği de kazandırarak sağlıklı damarlara sahip olmanızı ve sağlıklı bir şekilde kan dolaşımı yapmanızı sağlar.

9 ) Cilt kremlerinde pancarın ezilmiş halinin kür olarak kullanılması ile b vitamini grubunun ve selenyum minarelinin cildi beslemesi sağlanır. Bu sayede cilt gözenekleriniz temizlenerek sağlıklı ve parlak bir cilde sahip olmanız sağlanır. Pancarın faydaları arasında sayılan bu özelliği ile cilt bakımını kendi evinizde kolay bir şekilde yapabilirsiniz.

10 ) Karaciğer zehirlenmelerine karşı en etkili besin olarak bilinen pancar, içeriği ile karaciğerin temizlenmesini sağlayarak karaciğer büyümesi, karaciğer kanaması gibi hastalıkların oluşmasını önler. Karaciğer vüdunuzun enzim ve hormon deposu olduğu için sağlıklı olması çok önemlidir.

Pancarın Zararları

1 ) Pancarın faydaları arasında yer alan doğal şeker özelliği fazla tüketildiğinde şeker hastalarının şekerinin yükselmesine ve rahatsızlanmalarına neden olur.

2 ) Fazla kullanılması böbreklerde kalsiyum birikmesine neden olacağı için böbrek üstü bezlerinin sağlıklı çalışmasını önler.

3 ) Hamile bayanların fazla pancar tüketmesine bağlı olarak hormonal dengeyi bozacağından gebelik dönemlerinde fazla tüketilmemesi gereklidir.

4 ) Fazla tüketilmesine bağlı olarak hazımsızlığın yanında mide ağrılarına neden olan pancar mekanik sindirime uğramadığı için midenizin fazla çalışmasına bağlı olarak yorulmasına ve kramp oluşmasına neden olur.

Çınar Yaprağının Faydaları

Çınar Platanaceae (Çınargiller) familyasına ait, ülkemizde Doğu Çınarı (Platanus orientalis) olarak adlandırılan tek türünün doğal yayılışının bulunduğu bir ağaçtır.

Uzun yaşamı ve dayanıklı olması nedeniyle anıt ağaç olarak ülkemizde pek çok yerde bulunmaktadır.

Park ve bahçelerde süs ağacı olarak kullanılan çınar, aynı zamanda sağlık için de oldukça faydalıdır.

Çınar hakkındaki diğer yazımızı okumak için: Çınar Kabuğunun Faydaları

Çınar Yaprağının Faydaları

  • Kemik ve eklem sağlığını korumada yardımcı olur. Kemik ve eklem ağrıları ile kireçlenme gibi rahatsızlıklara iyi gelmektedir.
  • Romatizma ağrılarını azaltır.
  • Hücre yenileyici özelliği sayesinde, çınar yaprağı suyu yanık bölgeye uygulandığında yanıklara iyi gelmektedir.
  • Çınar yaprağı suyu ilgili bölgeye uygulandığında yaraların iyileşmesini hızlandırır.
  • Cilde uygulandığında cildi temizler ve rahatlatır.
  • Bir cilt hastalığı olan sedefin tedavisinde yardımcı olur.
  • Vücuttaki ödemi atmaya yardım eder.
  • Diş ve diş eti sağlığını korumada yardımcı olur.
  • Epilepsi nöbetlerini önleyici ve nöbetlerin şiddetini azaltıcı etkisi bulunmaktadır.
  • Saç derisi sağlığını destekler. Kepekleri yok eder ve saçların dökülmesini engeller.
  • Suyu içildiğinde birçok kadının şikâyetçi olduğu beyaz vajinal akıntıları önler.
  • Sirkeli su ile kaynatılıp içildiğinde mide bulantısını kesmeye yardım eder.
  • Boyun ve bel fıtığı ağrılarını azaltmada yardımcı olur.

Çınar Yaprağı Suyu/ Çınar Yaprağı Kürü Hazırlanışı:

Çınar yaprağı aktarlardan satın alınabileceği gibi ağaçtan da toplanılıp kullanılabilir. Ancak toplanacak yapraklar mantar barındırmaması bakımından yerden toplanmamalı, ağaçtan koparılarak alınmalıdır.

Toplanan bu yapraklar gölgede kurutulur. Ancak bakteri ve mantar oluşmaması için temiz bir bezin üzerinde ve nem almayacak bir şekilde kurutulmalıdır.

Kurutup ardından ufalanan yapraklardan bir miktar alınıp ocakta kaynatılan 1 bardak kadar suya eklenir. Ardından yapraklar yaklaşık 1 dakika kadar kaynatılıp, ılıyınca içilir. Ancak sağlığınıza zarar vermemesi için 15 gün içtikten sonra 3-4 gün kadar ara verilir. Eğer içmeye devam edilecekse bu aradan sonra tekrar içilmelidir. Her gün taze olarak hazırlanıp içilmesi gerekmektedir.

UYARI

  • İçmeye başladıktan sonra ağrılarınızda şiddetlenme olursa küre devam etmeyiniz.
  • Kronik rahatsızlığı bulunan kişilerin kullanmadan önce doktorlarına danışmaları gerekmektedir.
  • İlaç kullanan kişilerin doktorlarına danışmadan kullanmaması önerilir.

En Etkili Cinsel Gücü Artıran Yiyecek ve İçeceklerin Listesi

Her insan dönemsel olarak cinsel hayatında sorunlar yaşayabilir ve bu durumu gidermek için bazı yollara başvurabilir. Çevresel faktörler dahil olmak üzere, psikolojik durumlar ve beslenme şekli de bu sorunların ortaya çıkmasına neden olabilir.  Şehir hayatı ve geçim stresi çoğu zaman insanları bunaltır ve mental olarak yorar. Ya da bozuk bir uyku düzeni, insanı güçten düşürebileceği ve daha stresli bir insan yapabileceği gibi, cinsel olarak da bazı sorunlara neden olabilir.

Bütün bu nedenlerin yanı sıra; kötü bir beslenme alışkanlığı da cinsel gücü oldukça etkiler ve performansı düşürür. Uyku düzeni ve beslenme alışkanlığı düzgünse, bununla birlikte herşey yolundaysa ve cinsel sorunlar yine de varsa, cinsel gücü arttıran yiyecek ve içecekler başvurulması gereken bir çözüm yolu olabilir.

CİNSEL GÜCÜ ARTTIRAN YİYECEKLER

PEKMEZ

Pekmez, içerisinde bulunan mineraller sayesinde hem kan oluşumunu hızlandırır hem de kişiye enerji verir. Ayrıca pekmezin içindeki demir, potasyum ve kalsiyum gibi mineraller; cinsel isteği ve gücü arttırmakta oldukça etkilidirler.

ANTEP FISTIĞI

İçerisinde bolca E vitamini ve protein bulunduran antep fıstığı; düzenli olarak tüketildiği sürece insana enerji verir ve cinsel gücü arttırır.

FINDIK, CEVİZ, BADEM

Vitamin, protein ve lif açısından oldukça zengin olan bu besinler; vücuttaki kasların ve sindirim sisteminin daha düzenli çalışmasına ve daha az yorulmasına yardımcı olur. Cinsel gücü arttırıcı özelliği de bulunan bu gıda grubu, cinsel olarak sorun yaşayan insanların kullanıma sunulur ve oldukça etkilidir.

GİNSENG

Ginseng, bazı gıdalara daha sonradan katılabilen bir madde olarak vitamin ilaçlarının içinde de bulunur. Ginseng içeren herhangi bir şey tüketmek cinsel gücü arttırır. Zaten hali hazırda Çin’de onlarca yıldır istek arttırması açısından kullanılır.

SARIMSAK

Sarımsak, içerisinde bulundurduğu maddeler sayesinde insana enerji verir ve cinsel hayatı canlandırır.

BAL

Bal; hem kadınlarda, hem de erkeklerde cinsel gücü arttıran yiyecekler ve içecekler denince akla ilk gelen yiyeceklerden. Kadınlarda östorojen hormonunun salgılanmasını arttırdığı gibi erkekte de testesteron hormonlarını uyandırır. Her sabah ve ilişkiden önce tüketilen balın, cinsel gücü arttırmada son derece etkili olduğu ispatlanmıştır.

ET, TAVUK VE BALIK

Bolca protein barındıran bu besin grubu; insana direnç, enerji ve güç verir. Her gün tüketilen protein, cinsel gücü arttırmada son derece önemli rol oynar. Ayrıca balığın içerisinde bulunan omega 3’te cinsel gücü arttırır.

MESİR MACUNU

Mesir macunu bir efsanedir, bazı rivayetlere göre içinde 41, bazı rivayetlere göre de içinde 101 farklı baharat ve besin öğesi barındırır. Mesir macununun zengin içeriği; insana enerji verir ve cinsel istekleri ortaya çıkarır. İlişkiye girmeden yarım saat önce tüketilen mesir macunu, olumlu etkinin alınmasını sağlayacaktır.

CİNSEL GÜCÜ ARTTIRAN İÇECEKLER

KEFİR

Kefir, uzun yıllardır tüketilen ve sütten elde edilen bir içecektir. Kıvam olarak biraz daha koyu olan kefir, çok farklı mikrobiyolojik yapısıyla cinsel gücü arttırmaya etki eder. Türk içeceği olan kefir, eski zamanlarda gençlik iksiri olarak adlandırılırdı.

KAHVE

İçerisinde bulunan kafein sayesinde beyni uyarıcı özelliği olan kahve, cinsel açıdan da insanın daha aktif olmasını sağlayabilir.

REZENE ÇAYI

Cinsel isteği ve gücü arttırıcı olan rezene çayı, çok uzun zamandır bu sorunun tedavisinde kullanılan doğal ilaçlardan.

ZENCEFİL ÇAYI

Yüzyıllardır cinsel gücü arttırmak için kullanılan zencefil, kan sulandırıcı ve direnç verici etkisi olan limon ile birleştiğinde adeta cinsel bir doping oluyor. Zencefil, cinsel duyguları fazlasıyla ön plana çıkarır.

YASEMİN ÇAYI

Oldukça etkili bir içecek olan bu çay, cinsel gücü arttırmada başvurulan yöntemlerden birisi. Ayrıca yasemin çayı iyi bir uyarıcıdır.

Bütün bu cinsel gücü arttıan yiyecek ve içecekler, denenmeye değer olsa da, kesinlikle doktor reçetesi değildir. Cinsel problemler, bazen daha farklı rahatsızların belirtisi olabiliyor. Kronik bir şekilde devam eden cinsel sorunlar için kesinlikle uzman bir hekime başvurulmalı ve mutlaka gerekli testler yapılmalıdır.

Ayrıca kaliteli bir cinsel hayat için kaliteli bir yaşam sürmekte oldukça önemlidir. Uyku düzeni ve beslenme gibi faktörler, cinsel hayatı olumlu veya olumsuz etkileme konusunda oldukça önemli bir yere sahiptirler.

CİNSEL GÜCÜ ARTTIRAN BİTKİLER

LAVANTA 

Lavanta yağı ya da suyu, cinsel gücü artıran özelliklere sahiptir. Yemeklere, salatalara bir kaç kaşık eklenebilir.

TANE KARANFİL

Karanfil taneleri doğal afrodizyak özelliklere sahiptir. Ayrıca karanfil yorgunluğa da iyi gelir.

HAŞHAŞ TOHUMU

Haşhaş tohumu cinsel performansı artırır.

POLEN

Son yıllarda yapılan araştırmalar, polenlerin cinsel gücü ve performansı etkilediğini göstermiştir.

Chia Tohumu Faydaları

Chia tohumu, salvia hispanica adlı nanegiller familyasında yer alan bir bitkinin tohumudur. Chia tohumu içeriği bakımından Aztek uygarlığında savaşçıların besin kaynağı olarak kullanılmış, Mayalar chia tohumunun insanları gençleştiren bir bitki olduğuna inanmışlardır. Chia bitkisi köken olarak Güney Amerika kökenli bir bitki olan chia tohumu Bolivya, Arjantin, Meksika’da yetişmektedir. Özellikle Güney Amerika yerlileri tarafından yıllarca sade bir şekilde ve diğer besinler ile karıştırılarak kullanılmıştır. Tohum olduğu için bozulmadan yıllarca kalabilen Chia tohumu yüksek enerjili bir besin kaynağı olduğu için uzun deniz yolculuklarında ve savaş dönemlerinde temel besin kaynağı olarak kullanılmıştır.

Chia Tohumunun Besin Değerleri

Chia tohumu tüksek enerjiye sahip bir bitkinin tohumu olduğu için bünyesinde yağ, karbonhidrad, protein, omega 3, omega 6, kalsiyum, fosfor, potasyum, sodyum, çinko, bakır, manganez, doymamış yağ asitleri, antioksidanlar ve florür içerir. Bu kadar zengin bir içeriğe sahip olması ve bol miktarda protein içermesi nedeniyle hem enerji kaynağı görevi görür hem de bir çok faydası vardır.

Chia tohumunun faydaları

  1. Yağ asitleri ve kan içerisinde yer alan protein, karbonhidrad ve yağların temel maddeleri bakımından zengin olması hem kolestrolün kontrol altında tutulmasını sağlar hem de kan basıncını düzenleyerek yüksek tansiyon riskini en aza indirir. Kan basıncını düzenlemesi damar sertliği rahatsızlıklarının oluşmasını önleyerek kalp ve damar sağlığının doğal olarak korumasını sağlar.
  2. Chia tohumunun faydaları arasında kan şekerini doğal olarak düzenlemesi ve şeker hastaları ile tip 2 diyabet hastalarının ihtiyaç duydukları şekeri doğal yollardan sağlar. Ayrıca kan şekerini düzenleyerek baş ağrısı ve halsizlik sorununun oluşmasını da önler.
  3. Yüksek besin değerleri ile tokluk hissi oluşturması ve yağ oranının az olması ile uzun süre tok kalmanızı sağlar. Ayrıca yağsız kas kütlesi oluşturmak isteyen sporcular için hem enerji kaynağı hem de spor antrenmanı sonrası kasların beslenmesi için temel besin kaynağıdır.
  4. Omega 3 ve omega 6 yağ asitleri bakımından zengin olması yapay olarak üretilmiş olan omega 3 lere mecbur kalmanızı önler ve ihtiyaç duyacağınız omega 3 leri doğal yollardan almanızı sağlar.
  5. İçerdiği antioksidanlar sayesinde kanser hücrelerinin oluşumunu önler, oluşmuş kanser hücrelerin büyümesini ve yayılmasını yavaşlatarak kanser hastalığının ilerlemesine mani olur.
  6. Lifli bir bitkinin tohumu olması nedeniyle lifli bir yapıya sahip olan chia tohumunun faydaları arasında kolay sindirilmesi ve bağırsak tembelliğini ortadan kaldırması da sayılır.
  7. Kalsiyum ve fosfor içerdiği için kemik ve iskelet sisteminin sağlıklı gelişim göstermesini sağlayarak eklem ve kemik hastalıklarının oluşmasını önler. Ayrıca potasyum bakımından zengin olması nedeniyle eklem ve diz ağrıları oluşumunu da önler. Ağrı kesici özelliği vardır.

Ciha tohumunun zararları

  1. Chia tohumunun faydaları olduğu gibi tüketilmesine bağlı olarak zararları da vardır. Bu zararları;
  2.  Chia tohumu genel olarak gaz yapan ve fazla tüketilmesine bağlı olarak sancı oluşturan bir özelliğe sahiptir.
  3. Doymamış yağ asitleri içermesi trigliserit ile ilgili rahatsızlıkları tetiklemektedir. Trigliserit rahatsızlıkları bulunan kişilerin kesinlikle tüketmemesi gereklidir.
  4. Antioksaidan bakımından zengin olmasına karşın prostat kanserini tetiklediği ve prostatta kanser hücrelerinin yayılmasını engelleyemediği bilinmektedir.
  5. Kişilerin alerjik rahatsızlıklarına bağlı olarak alerji tetiklediği ve ciltte kabarmalara neden olduğu bilinmektedir.
  6. Chia tohumu içerdiği kafein etken maddesi nedeniyle bağımlılık oluşturabilen bir bitkidir. Bu nedenle tüketilme sıklığı ve süresi dikkatli bir şekilde ayarlanmalıdır. Fazla tüketimi çarpıntıya yol açabilir.

Çayır su teresi bitkisinin faydaları

Cardamine sözcüğü Yunanca kardamon (tohumları yenen bir tür bitki) sözcüğünden gelmektedir kökenlidir. Pratensis ise çayırda yetişen anlamına gelmektedir. Anavatanı Avrupa, Kuzey Asya, Kuzey Amerika, Türkiye’de Trakya’dır. Bitki 16. yüzyılda ilaç kodeksinde kayıtlı değildi. Almanya’da 1774’den itibaren kullanılmaya başladı.

G. Dragendorff, eskiden Cardamine türlerinin Nasturtium türleri gibi kullanıldı-ğını ve bu iki türün çoğunlukla biribiriyle kanştırıldığını yazmaktadır. Dinand bitkiyi iskorbüt, cilt hastalıkları ve menstrüasyon tıkanıklıkları için kullanmıştır.

Tıbbi Nitelikleri: Kan temizleyici, idrar söktürücü, metabolizma güçlendirici, kramp çözücü. Kramp çözücü özelliğinden, çoğunlukla çocuklarda görülen karın bölgesi kramplarında yararlanılmaktadır.

Kullanıldığı Yerler: Bahar kürü, romatizma, kramplı karın ağrısı.

Botanik: Ülkemizde Trakya bölgesinde çayırlarda, bahçelerde yetişir. Boyu 30 cm’e ulaşan bitki kısa ömürlüdür. Dikine çıkan gövdenin içi boştur; sulu, yuvarlak ve üstü ince kıllarla kaplıdır. Uzun bir sap üzerinde dizili olan yapraklar yuvarlak veya yumurta biçimlidir ve toprağın üzerinde rozet biçiminde yayılırlar. Sap üzerinde az yaprak vardır. Gövdenin sonunda menekşe rengi, çok ender olarak beyaz renkli 8-20 çiçek açar. Çiçekler nisan, mayıs aylarında açar.

Nelerinden Yararlanılır: Bitkinin toprak üstü bölümünden taze ve kuru olarak yararlanılır.

Toplanması ve Saklanması: Bitkinin kullanılabilmesi için çiçek açmadan toplanması gereklidir. Toprağın 1-2 cm üzerinden kesilerek toplanan bitki, küçük de-metler halinde gölge ve havadar yerlerde asılarak kurutulur.

Kokusu ve Tadı: Çok hafif acımsı bir tadı vardır.

Yan Etkileri: Taze bitki çok tüketilmemelidir. Mide ve böbreklerde tahrişlere neden olabilir.

Kullanma Biçimleri: içten uygulanır.

Bitkiden Yararlanma Yöntemleri: Çay: 3 g kuru veya taze çayır su teresine 150 ml sıcak su eklenir, 10 dk demlenip süzülür. Günde 2-3 çay fincan’ sıcak olarak içilir.

İçindeki Bazı Maddeler: Acı madde, hardal yağı, glikozit, C vitamini. Bitkinin içindeki maddeler tam olarak araştırılmamıştır. Hardal yağı, böbrek ve karaciğeri uyararak çalışmalarını olumlu olarak etkiler.

Çayır Su Teresi Bitkisinin Faydaları

Kramplı Karın Ağrısı, Romatizma Ağrıları: Çayır su teresi bitki 50 g 2-4 g kuru veya taze bitkiye 150 ml sıcak su eklenir, 10 dk demlenip süzülür. Sıcak olarak 1-3 çay fincan. içilir.

Bahar Kürü: Elma meyve 1 adet Limon meyve 1 adet Portakal meyve 3 adet Kara hindiba yaprak 20 g Çayır su tersi bitki 30 g Süt 150 ml Portakal suyu, limon suyu, küçük parçalara bölünmüş kabuklu elma, kıyılmış kara hindiba ve süt bir mikserde çok iyi karıştırılır, 1 yemek kaşığı bal eklenir. Sabahları kahvaltıda içilir.

Taşların veya kumların hareket etmesi nedeniyle oluşan kanamalar ve sancılar (Kolikler): Çayır papatyası çiçek-yaprak 50’g 20 g karışıma 150 mI sıcak su eklenir, 10-12 dk demlenip süzülür. Günde 3 çay fincan’ içilerek 3-4 haftalık kürler yapılır.

Kısa Açıklamalar:

Bitki baharda salata olarak yenmekte veya başka salatalara karıştırılmaktadır.

Peklik çekenler ve bahar kürü yapmak isteyenler yapraklarını salatalara karıştırmalıdır.

Burkulmalarda sanayı azaltmak ve iyileşmeyi süratlendirebilmek için taze preslenmiş çiçek-yaprak karışımı suyuyla kompres yapılmalıdır.

Yorgunluk sonucu oluşan kas sertleşmesinde taze preslenmiş çiçek-yaprak suyuyla kaslar ovulabilir. Etkiyi süratlendirmek amacıyla bu suya eşit oranda üzüm sirkesi karıştırılabilir.

Kırmızı Mantarın Faydaları

Uzun saplı, kahverengi sporlu ve yelpaze şeklinde tepesi olan kırmızı mantar (reishi mantarı), 2000 yılı aşkın süredir insanları dinç ve sağlıklı tutmaktadır. Yüksek tansiyon, kireçlenme ve karaciğer problemleri gibi ihtiyarlama ile ilgili sorunlarının birçoğunun tedavisinde kullanılmaktadır. Antik Doğu’da ölümsüzlük mantarı ve kralların ilacı olarak anılmaktadır. Çin, Japonya ve Kuzey Amerika’ya özgüdür. Geleneksel Çin tıbbında 4000 yıldan fazla süredir yorgunluk, astım, öksürük ve karaciğer rahatsızlıklarının tedavisinde kullanılmaktadır.

Kırmızı Mantarın Faydaları

  • Bağışıklık Sistemini Destekler: Kırmızı mantar, vücudun savunma mekanizmalarını güçlendirmek için kullanılabilir. İleri derecede tümör bulunan hastalar üzerinde yapılan araştırmada kırmızı mantarın akyuvarların içindeki T hücrelerini artırıp CD8 hücrelerini azaltarak savunma mekanizması üzerinde pozitif etki sağlar. Buna ek olarak, radyasyonun yanı sıra kemoterapiden kaynaklanan istenmeyen etkilerine karşı koruma sağlar. Ayrıca kırmızı mantarın düzenli kullanımı antioksidan seviyesini artırır. Kırmızı mantar yüksek oranda Organik Germanyum, polisakkarit ve triterpen içerir. Bu elementler savunma sistemini güçlendirmeye yarar.
  • Antioksidan: Kırmızı mantar, hidroksil serbest radikalleri yok ederek ve vücudun oksijen kullanma kapasitesini artırarak tüm vücudun genel sağlığını artıran antioksidan özelliği gösterir. Kırmızı mantarın bu faydası, günlük olarak tüketilmesi halinde etkisini 10-14 gün içinde gösterir ve 2 aydan sonra sağlıkta büyük farklılıklar sağlar. Kırmızı mantardan en iyi faydayı elde edebilmek için sabahları aç karnına tüketilmeli ve zararlı toksinlerin vücuttan atılması için su tüketimi artırılmalıdır. C vitamini ile birlikte tüketilmesi halinde, vücudun kırmızı mantarın içerisindeki aktif içerikleri emmesine yardımcı olur.
  • Tansiyonu Düşürür: Kırmızı mantarın tansiyon düşürücü özelliği yüzyıllardır bilinmektedir. Çin’de yapılan araştırmalarda, kırmızı mantar kan akışını hızlandırır ve kalbin oksijen tüketimini azalttığını keşfetmişledir. Japon araştırmacılar ise bu durumun, yüksek tansiyonu düşüren, kolesterol seviyesini azaltan ve kan pıhtılaşmasını durduran bir grup bileşen olan triterpenlere ait olan asit zincirlerinden dolayı olduğunu ortaya koymuşlardır.
  • Alerjileri Yatıştırır:Kırmızı mantar balgam söktürücü, anti virüs ve kireçlenme önleyici madde olarak hizmet ederek mevsimsel alerjik reaksiyon işaret ve semptomlarını azaltır.
  • Kolesterolü Düşürür: Kırmızı mantar kolesterol seviyesinin düşürülmesine yardımcı olur. İsviçre’de yapılan araştırmalarda kırmızı mantar, iyi bilinen bir iyileştirici bitki türü olarak adlandırılır. Bu araştırmalarda kırmızı mantarın kolesterol bileşimini engellediği gözlemlenmiştir.
  • Kalp ve Damar Sağlığı: Kırmızı mantar kalp sağlığını güçlendirir ve geleneksel Çin tıbbında koroner kalp yetmezliği tedavisinde kullanılır. Kalp rahatsızlığının yanında yüksek tansiyonu önlemek için kullanılırken, kanın kalbe doğru olan dolaşımını hızlandırmanın yanında yüksek kolesterol seviyesini düşürür. Ayrıca kanın kümelenmesini önlemenin yanında kanı incelterek kan pıhtılaşmasını önlemeye yardımcı olur.
  • Uykusuzluk: Uykusuzluk tedavisi kırmızı mantarın bir diğer kullanım alanıdır. Uzun süre kullanıldığında yavaş dalga uykusunu (NonRAM) desteklemeye yardımcı olur. Çin’de keşişler kırmızı mantarı meditasyona hazırlık sürecinde zihinlerini sakinleştirmek için kullanırlar.
  • Kan Şekerini Düzenler: Yapılan araştırmalarda kırmızı mantarın kan şekerini düzenleyici etkisi olduğu bulunmuştur. Kan şekerini dengede tutarak şeker hastalığı, hipertansiyon, yüksek tansiyon seviyesi, ülser ve felcin sebep olduğu problemlerin çoğunu önlemeye yardımcı olur.
  • Kanseri Önler: Kırmızı mantar bağışıklığı güçlendirir ve kanserli hücrelerin yayılmasını önler. Ayrıca kanserli hücrelerin kendiliğinden yok olmasını hızlandırır.

Diğer Faydaları

  • Uçuk tedavisinde kullanılır.
  • Eklem iltihabı rahatsızlıklarını önler.
  • Kronik yorgunluk sendromu hissini azaltır.
  • Erken saç dökülmesi ve kelliği yavaşlatır.
  • Depresyonla mücadele eder.
  • Cilt problemlerini azaltır.
  • Gribe karşı etkilidir.
  • Metabolizmayı hızlandırarak kilo vermeye yardımcı olur.
  • Radyasyonun zararlı etkilerinden korur.
  • Saçın uzamasını hızlandırır.
  • İltihaplı bölgeleri temizlemeye yardımcı olur.
  • Saç rengini uzun süre muhafaza eder.
  • Erken yaşlanmayı yavaşlatır.

Kırmızı Mantarın Yan Etkileri

En iyi fayda sağlayacak miktar günlük 2.5 gramdır ve dört doza bölünerek aç karnına alınmalıdır. Yapılan araştırmalarda kırımızı mantarın ciddi bir yan etkisinin olmadığı gözlenmiştir. Mide bulantısı, ağız kuruluğu, ishal, deri döküntüsü gibi aşırı derecede olmayan yan etkiler içermektedir ve bu yan etkiler birkaç gün sonra kendiliğinden ortadan kaybolmaktadır.  Daha ciddi durumlarda ise C vitamini tüketilmelidir. C vitamini kırmızı mantarın yan etkilerini azaltmaktadır.

Keçiboynuzu Tozunun Faydaları

Keçiboynuzu Tozunun Faydaları

Keçiboynuzu tozu çoğu hastalığa karşı bitkisel çözüm adı altında kullanılmaktadır. Keçiboynuzundan elde edilen keçiboynuzu tozu çikolatadan elde ettiğiniz şekeri size vermektedir. Bir kaşık keçiboynuzunun içeriğinde yaklaşık olarak 25 kalori ve 6 gram kadar karbonhidrat bulunmaktadır.

 

Keçiboynuzu Tozunun Faydaları

  • Keçiboynuzu Tozu Alerji Oluşumunu ve Virüsü Engelliyor: Keçiboynuzunun içerisinde bulunan gallik asit vücut içerisinde bakteri ve virüslere karşı antiseptik etki yapmaktadır. Keçiboynuzu tozu bu özelliği ile alerji oluşumuna engel olmaktadır.
  • E Vitamini, Kalsiyum ve Fosfor İhtiyacınızı Keçiboynuzu Tozu İle Karşılayın: Keçiboynuzunun içerisinde bulunan yüksek E vitamini ile vücudunuzun E vitamini ihtiyacını karşılayabilirsiniz. Aynı zamanda kalsiyum ve fosfor ihtiyacınızı da keçiboynuzu tozundan alabilirsiniz. Bunun için günde 2 kaşık keçiboynuzu tozu tüketmeniz yeterli olacaktır.
  • Keçiboynuzu Tozu Kullanarak Kafeinden Kaçının: Gün içerisinde çok fazla kahve tüketiyorsanız, kahve ve kahvenin içerisindeki kafeini kullanmak yerine keçiboynuzu tozunu kullanabilirsiniz. Keçiboynuzu tozunu kullandığınız zaman kafein ihtiyacından kaçmanıza yardımcı olmaktadır. Aynı zamanda keçiboynuzu tozunu kullanarak kolesterolünüzün düşmesine yardımcı olabilirsiniz.
  • Bağırsak Enfeksiyonuna Karşı Keçiboynuzu Tozu: Bağırsak enfeksiyonu yoluyla ortaya çıkan ve çoğu zaman ağrılı, ateşli olan ishali kesmenin bir yolu da keçiboynuzu tozunu kullanmaktır.
  • Karaciğerinize En Büyük Fayda Keçiboynuzu Tozundan Geliyor: Vücudun en önemli organlarından bir tanesi karaciğerdir. Karaciğerinizi korumanın pek çok yolu vardır. Bunlardan bir tanesi de keçiboynuzu tozu tüketmektir. Son zamanlarda yapılan araştırmalara göre karaciğere en çok fayda gösteren bitkilerden bir tanesi keçiboynuzu tozudur. Karaciğerinizi seviyorsanız bu tozu abartmadan tüketmelisiniz.
  • Hamurlu Besinler Yaparken Keçiboynuzu Tozu Kullanın: Hamurla yaptığınız besinlerin içerisine şeker kullanmanız pek yararlı değildir. Bu nedenle hamurun içerisine bir ya da iki kaşık kadar keçiboynuzu tozu eklemelisiniz. Keçiboynuzu tozunu kullanarak çeşitli pasta ya da kekler yapabilirsiniz. Aynı zamanda kekin ya da pastanın üzerine dökülen krema ve meyve jölelerinin içerisine de keçiboynuzu tozu ekleyebilirsiniz.

 

Keçiboynuzu Tozunun Diğer Faydaları

Keçi boynuzunun faydalarına ek olarak tozunun da aşağıdaki yararlarından söz edilebilir.

  1. Keçiboynuzu tozu kullanıldığı takdirde cinsel gücü arttırmaktadır.
  2. Keçiboynuzu tozundan elde edilen pekmezle sperm sayınızı arttırabilirsiniz.
  3. Keçiboynuzu tozu nefes darlığına şifa olmaktadır.
  4. İçerisinde kafein olmadığı için tansiyon hastaları rahatlıkla tüketebilir.
  5. Kalsiyum açısından zengindir.
  6. Karaciğere iyi gelen şifalı bitkiler arasındadır.
  7. İshal kesici özelliği bulunur.
  8. Süt ürünleri tüketemeyenler için keçiboynuzu tozu iyi bir alternatiftir.
  9. Kakaoya alerjisi olanlar için bu toz tercih edilir.
  10. Doğal yoldan doping görevi görür.

 

Keçiboynuzu Tozu Nasıl Kullanılır?

Görünüş olarak kakaoya benzer fakat tadı farklıdır. Tatlı ve pasta yapımında eskilerden beri tercih edilen keçiboynuzu tozu lif ve kalsiyum açısından kakaodan daha faydalıdır. Az kalorisi ve düşük yağ oranı bulunur.

Doktoru Uzakta Tutan Soğanın Faydaları

Soğanın faydaları içinde en belirgini  birçok hastalığa iyi gelmesidir. Bunlar arasında soğuk algınlığı, astım, bakteriyel enfeksiyonlar, solunum problemleri ve öksürük gibi problemler de bulunmaktadır. Aynı zamanda soğanın sivrisinekleri uzak tuttuğu da yine halk arasında bilinmektedir. Bütün yararlarının ışığında soğanın, doğanın insana bir hediyesi olduğunu inkar etmemek lazım, her ne kadar zaman zaman ağlatıyor olsa da 🙂

Maddeler Halinde Soğanın Faydaları;

  1. Ağız Sağlığı: Soğanın diş çürüklerini ve ağız enfeksiyonlarını engellediğini birçok insan bilir. 2 ya da 3 dakika kadar çiğ soğan çiğnemek ağzınızdaki bakterileri öldürür ve ağzınızın enfeksiyon kapmasını engeller.
  2. Bağışıklık Sistemini Güçlendirir: Soğanın içerisinde bulunan hatırı sayılır miktardaki fitokimyasallar vücuttaki C vitaminini uyarıcı bir etkiye sahiptir. C vitaminin etkisi ise bağışıklık sisteminizi güçlendirir, bunun yolu ise yine soğan yemekten geçer, vücudunuzu hastalıklara ve enfeksiyonlara karşı korumak için harika bir silahtır soğan.
  3. Kalp Hastalıklarının Tedavisinde Kullanılır:Soğan pıhtılaşma önleyici aynı zamanda kanı inceltici etkilere de sahiptir bu sayede de kardiyak sisteminizi stresten uzak tutar ve kalp krizlerine ve felçlere sebep olan pıhtılaşmaların önüne de geçmiş olur.
  4. Diyabeti Kontrol Eder: Soğanın içerisinde kromyum bulunmaktadır ki bu da normal şartlar altında yiyeceklerde bulunması oldukça zor olan bir mineraldir. Kromyum kan şekeri seviyelerini düzenleme konusunda oldukça etkilidir ve kaslara ve vücuda glükozun salınımının yavaş ve dengeli bir şekilde ilerlemesini sağlar. Bu özellikleri sayesinde de soğan kan şekerini dengelemek konusunda oldukça yardımcı bir yiyecektir, ki kan şekerini dengelemek diyabet hastaları için oldukça önemlidir.
  5. Kanser Önleyici: Soğanın içerisinde kanserin oluşumunu ve gelişimini başarılı bir şekilde engelleyen aktif maddeler bulunmaktadır. Küersetin oldukça kuvvetli bir antioksidandır ve kanserin azaltılmasını sağlayan ve yayılmasını önleyen etkileri de mevcuttur, soğanın içerisinde ise hatırı sayılır miktarda küersetin bulunmaktadır! Aynı zaman C vitamini de oldukça güçlü bir antioksidandır, antioksidanlar vücudumuzdaki özgür radikalleri bulur ve yok ederler. Özgür radikaller vücut metabolizmasından dolayı oluşan ve hücrelerin mutasyona uğramasına ve kansere sebep olan zararlı oluşumlardır. İçeriğindeki yüksek antioksidan seviyesi sayesinde soğanın kansere karşı etkisi de bulunmaktadır.
  6. Öksürük Tedavisi: Eşit miktarda soğan suyu ve bal tüketmek boğaz ağrılarına iyi gelir ve öksürük gibi semptomları da ortadan kaldırır.
  7. Anemi Tedavisi: Anemi gibi bir hastalığı bile soğan tüketerek ortadan kaldırabilirsiniz çünkü içerisinde özellikle demir olmak üzere kırmızı kan hücrelerinin üretimine katkıda bulunan oldukça kuvvetli mineraller bulundurmaktadır. Bu yüzden anemi aynı zamanda demir eksikliği olarak da bilinmektedir, bu durumun önüne geçmek de sağlıklı miktarda soğan tüketmekle mümkündür.
  8. Mide Ağrılarına Son Verir: Soğanın içerisinde mide bulantısının ve diğer gastrik sendromların önüne geçmesini sağlayan iltihap karşıtı ve antibakteriyel özellikleri olan birçok içerik mevcuttur. Bunların başında ise soğanda bol miktarda bulunan saponin bulunmaktadır. Sopaninin mide rahatsızlıklarının devamını engelleyen ve daha fonksiyonel bir sindirim sistemine sahip olmanızı sağlayan özellikleri mevcuttur.

Pişmiş soğanın faydaları nelerdir?

  • Bu soru daha çok şöyle gelmektedir. Çiğ soğan mı yoksa pişmiş soğan mı daha sağlıklıdır.
  • BBC’ye göre soğan, çiğ soğan ya da pişmiş soğan olsun ikisi de son derece sağlıklıdır, ancak çiğ soğanların birçok fayda sağlayan organik sülfür bileşikleri daha yüksektir .
  • Bu kükürtlü organik birleşikler nedir? Neden önemlidir? Soğanlar, kesildiğinde veya ezildiğinde enzimatik bir reaksiyon yoluyla kükürt bileşikleri oluşturur. Araştırmalar, bu kükürt bileşiklerinin kansere karşı koruyabildiğini, kan şekeri düşürdüğünü ve vücuttaki sağlıksız kolesterol üretimini azalttığını gösteriyor. Bu kükürt bileşikleri ayrıca trombosit pıhtı oluşumunu engelleyebilir ve kan pıhtısı parçalanmasını artırabilir, bu da kalp hastalığı ve felç riskini azaltmaya yardımcı olur. Soğanlarınızı maksimum kükürt içeriği için çiğ olarak yiyin, çünkü pişirme soğanları bileşik miktarını önemli ölçüde azaltır. Bununla birlikte, bu kükürt bileşiklerinin bir dezavantajı vardır. Soğana keskin kokusunu verirler ve kesildiğinde göz yaşları içinde kalmamızı sağlar.
  • Pişmiş soğanında sağlıklı yönleri vardır. Pişmiş soğan ağrıyı aldığı bilinmektedir.
  • “Sülfürün yanı sıra soğanların kendileri için başka bir sağlıklı özelliği var: Dış tabakalar vücuttaki zararlı serbest radikallerle savaşan bir antioksidan olan quercetin içerir. Bilim adamları, hafifçe pişirilmiş soğanların aslında bu besinin konsantrasyonunu artırabileceğine inanıyor.
  • Bakınız soğan kürü ve faydaları

Kuru soğan zayıflatır mı?

Prof.Dr. İbrahim Saraçoğlu nun dediği şekilde soğan kürü şeklinde tükettiğiniz de zayıflatıcı etkisi vardır fakat tek başına soğan zayıflatmaz.

Prof.Dr. İbrahim Saraçoğlu kuru soğanın faydaları

  • Prof.Dr. İbrahim Saraçoğlu’nun kuru soğan hakkında verdiği bilgiler aşağıdaki gibidir
  • Soğan çin ve japonya da ilaç olarak görülür.
  • Hamilelik döneminde kullanılması çok yararlıdır.
  • Şidetli prostat ve prostatite bağlı ağrılara iyi gelir. Prostat hastalıklarına karşı koruyucu ve önleyicidir.
  • Soğan kürü sayesinde kışları gribe karşı direnç kazabilrisiniz.
  • Kist ve miyomlara iyi gelir
  • İltihaplı sivilcelere
  • Kulak ağrısına
  • Özellikle polikistik over için mükemmeldir. Soğan kürünü uygulayan kadınlarda ameliyatlardan dönülmüştür.
  • Zayıflamaya yardımcı olur. Ama Sadece Soğan suyu sayesinde zayıflayamazsınız.

Prof.Dr. İbrahim Saraçoğlu’nun soğan kürü tarifi

  • Orta boy yemeklik bir soğan
  • Soğanın ince kahve rengi kabuğunu soyun
  • 4 e bölün.
  • 1-1,5 bardak suda 5 dk kaynatın
  • Ilıktan sıcak içmeniz gerekir. çünkü içindeki organik sülfür bileşikler çabuk bozulur.
  • Özellikle adet düzensizliği yaşayan genç bayanlarda mücizevi etsi vardır.
  • Her sağlıklı kadının 6 ayda bir 15 gün uygulamasında fayda vardır.
  • Çikolota kistlerinde çok etkilidir.
  • Adet bitiminden 2 gün sonra başlanır.

Meyan Kökünün Faydaları

Meyan kökünün faydalarını işleyeceğimiz bu yazımıza meyan kökünü tanıyarak başlayalım.

  • Yunanca’da tatlı kök anlamına gelen meyan kökü (Glycyrrhiza glabra) aslında bir baklagildir. Baklagil ailesinin bir üyesidir ve Akdeniz’e ve Güney-Batı Asya’nın bazı bölgelerine ve özellikle ‘Mulethi’ olarak adlandırıldığı Hindistan alt kıtasına özgüdür.
  • Doğu ve Batı tıbbında soğuk algınlığı ile karaciğer hastalığına kadar çeşitli hastalıkları tedavi etmek için kullanılmıştır.
  •  Meyan kökü genellikle şekerden, içecekten ve diş macunundan tatlandırıcı bir madde olarak kullanılır, çünkü şekerden doğal olarak daha tatlıdır. Ancak sadece lezzet verici ajan değil, meyan kökü köklerinin sağlığa yararları kronik hastalıkların tedavisi için umut verici ve etkilidir.
  • Adana ve civarında ‘aşlama’, Doğu illerinde ‘biyan’ ismi verilen meyan kökü şerbeti bu yörelerde severek tüketilen bir içecektir. Ancak dünyanın en kaliteli meyan kökü Türkiye’de yetiştiği halde değeri fazlaca bilinmemektedir. Ülkemizde pek çok yerde kendiliğinden yetişen bu bitki, daha çok başka ülkelere ihraç edilmektedir. Bu makalemizde şifa deposu meyan kökünün faydaları üzerinde duracağız

Meyan Kökünün Faydaları

  • Menopoz döneminde iyi gelir.
  • Kabızlığa iyi gelir.
  • Doğal bir anti-deprasandır.
  • Bağışık sistemini güçlendirir.
  • Diyabete karşı Etkilidir.
  • Cilde iyi gelir.
  • Solunum problemlerinin tedavisinde.
  • Anti-kanserojen
  • Karaçiğeri korur
  • Ağrı kesici özelliği bulunur
  • Zayıflamaya yardımcı
  • kalp sağlığına yararlı
  • Diş sağlığı için faydalı

Meyan kökü, iyi miktarda besin, vitamin ve bitki besinlerinden oluşur. Bu noktada, meyan kökü köklerinin sağlığa yararları hakkında ayrıntılı bilgiyi bulacağız. Bu nedenle, farklı sağlık rahatsızlıklarını tedavi etmek ve önlemek için Meyan kökü ile yapılan çeşitli ev ilaçları hakkında bilgi edinmek için aşağıdaki bölümde okumaya devam edin.

1 . P MS / Menopoz

Meyan kökü, kadınlarda östrojen benzeri bir etkiye sahiptir ve PMS için doğal bir çare olarak dahil olmak üzere, menstrüel ve doğurganlıkla ilgili kaygılar için bir seçenek olarak kendini gösterir. Menopoz tedavisi için meyan kökü, Uluslararası Sağlık Çalışmasında, sıcak basma süresinin azaltılmasında hormon replasman tedavisinden daha iyi olduğu gösterilmiştir ( 1 ), ( 2 ), ( 3 ), ( 4 ), ( 5 ). , ( 6 )

2. Mide Bozukluklarına Faydalı

Meyan kökü kökünün bazı müshil özelliklere sahip olduğu bilinmektedir. Meyan kökü çayı tüketilerek kabızlık azaltılabilir. Midedeki bakteriyel enfeksiyon nedeniyle oluşan iltihaplanma ve tahriş, köklerdeki flavonoidler ve kalkon içeriği ile azaltılabilir. Bu özellikler sindirim sistemini güçlendirerek, iltihaplı mukusun iç yüzeyini gevşeterek, mide ile ilgili konularda garantili bir rahatlama sağlar. Yararlarını elde etmek için 2 ila 3 bardak çay alın. ( 7 )

3. Depresyonla Mücadele

Meyan kökü kökünün doğal bir anti-depresan olduğu bilinmektedir. Kortizol sentezi işlemini kontrol eden adrenal bezlerin çalışmasını uyarır. Anksiyete, sinirlilik, kronik yorgunluk ve stresin başlıca nedeni bu özel hormonun azalmış seviyesidir. Meyan kökü çayının düzenli kullanımı, dengesinin korunmasına yardımcı olur. Düzenli kullanımı da kişinin ruh halini yükseltir ve depresyonu bir kenara bırakır.

4. Bağışıklık

Meyan kökü, hepatit C, HIV ve grip gibi hastalıkların tedavisinde ve önlenmesinde önemli bir rol oynar. Triterpenoid içeriği, meyan kökü ekstraktını bağışıklık sistemi için potansiyel olarak güçlü bir ortak haline getiren antiviral olarak onaylandı. Food Chemistry’de yayınlanan araştırmada meyan kökü “antioksidan, serbest radikal temizleyici, immün uyarıcı” özelliklere sahip olarak tanımlanmıştır. ( 8 ), ( 9 )

5. Diyabet İçin

Diyabet dünyadaki büyüyen sorunlardan biridir ve ilerlemesini durduracak bir yol bulmak öncelikli bir şey haline gelmiştir. Bazı bilimsel araştırmalar meyan kökü diyabetine karşı etkili olduğunu ileri sürmektedir, ancak araştırmalar yalnızca hayvanlar üzerinde gerçekleştirilmiştir. Meyan kökü köklerinin sıçanlar üzerindeki etkilerini incelemek amacıyla 2011 yılında yayınlanan araştırma, meyan kökü kökünün hayvanlarda hastalığı tersine çevirdiğini buldu. Araştırmacılar, meyan kökü kökünün gelecekte diyabeti tedavi etmek için potansiyel bir doğal aday olabileceği sonucuna vardılar.

6. Cilt Parlatıcı Etkisi

Meyan kökü düzenli kullanımı, rengini parlatarak cildin daha adil görünmesini sağlar. Zerdeçal tozu ve dolgunun toprağını meyankökü çayı ile birleştirerek bir yüz maskesi hazırlayabilirsiniz. Paketi cildinize uygulayın ve kurumasını bekleyin. Yüz paketini normal suyla durulayın. Cildi nemli tutmak için üzerine birkaç damla hindistancevizi yağı, zeytinyağı veya badem yağı ekleyebilirsiniz.

7. Solunum sisteminizi temizler

Meyan kökü, solunum problemlerinin tedavisinde oldukça faydalıdır. Meyan kökü, oral takviyesi olarak almak, vücudun sağlıklı mukus üretmesine yardımcı olabilir. Balgam üretiminin arttırılması, sağlıklı bir bronşiyal sisteme karşı sezgisel görünebilir. Temiz, sağlıklı balgamın üretilmesi, solunum sisteminin eski, yapışkan mukus olmadan tıkanmasına neden olur.

8. Kanser Büyümesini Önlemeye Yardım Edin

Meyan kökündeki bazı bileşenler, hücre çoğalması, iltihaplanma, hücre ölümü direnci ve kendi kan damarlarını yapma gibi çeşitli kanser özelliklerine karşı etkilidir. Meyan kökü anti-kanser aktivitelerini değerlendiren çalışmaların çoğu hücre bazlı çalışmalardır. Bir kanser tedavisi olarak güvenliğini ve etkinliğini doğrulamak için ek klinik çalışmalara ihtiyaç vardır.

Oral bir kanser hücre hattında, meyan kökünden gelen bir polisakarit apoptozu teşvik eder ve kanser hücrelerinin büyümesini önler. Bir insan kanser hücresi soyunda, meyan kökü insan kanser hücreleri için özellikle toksiktir, fakat sağlıklı hücreler değildir. ( 10 ), ( 11 ), ( 12 ), ( 13 )

9. Hepatitle Mücadele

Meyan kökü hem karaciğeri korur hem de bu hayati organda iyileşmeyi destekler. Bitkinin anti-enflamatuar özellikleri, hepatit ile ilişkili karaciğer iltihabının sakinleşmesine yardımcı olur. Meyan kökü ayrıca hepatit için genel olarak sorumlu olan virüsle savaşır ve karaciğerin genel sağlığını korumaya yardımcı olan değerli antioksidan bileşikler sağlar.

10, Ağrı kesici

Antispazmodik olarak, meyan kökü hem karın hem de potansiyel olarak kaslardaki kramplar için faydalıdır. Meyan kökü, meyan kökü, bir hidrokortizon görevi gördüğü için egzama rahatsızlığını ve diğer dermal durumları kolaylaştırabilir. Anti-enflamatuar faydalar, eklem ağrısı için doğal bir çare olarak çalışmak da dahil olmak üzere ağrıyı hafifletmeye yardımcı olabilir. ( 14 ), ( 15 )

11. Kilo Kaybı Faydalı

Vücut kütlesini önemli ölçüde azaltmak istiyorsanız, meyankökü düzenli olarak tüketin. Sağlıklı bir egzersiz rejimi ve dengeli bir diyet ile birlikte bu çay iki bardak ekleyin. Kilonuzda istediğiniz değişiklikleri farkedeceksiniz. ( 16 ), ( 17 )

12. kalp hastalığını önleyin

Son zamanlarda yapılan araştırmalar, LDL (“kötü”) kolesterolün verdiği hasarı sınırlandırarak, meyan kökü, arter tıkanmasına neden olan plak oluşumunu engellediğini ve kalbin sağlıklı çalışmasına katkıda bulunabileceğini keşfetmiştir. Araştırmalar mütevazı meyan kökü dozunun (günde 100 mg) bu etkiye sahip olduğunu göstermektedir. ( 18 ), ( 19 ), ( 20 )

13. Tüberkülozun Tedavisine Yardımcı Olur

Araştırmalar meyan kökü akciğer tüberkülozu ile mücadelede etkinliğini ve iyileşme sürecinin süresinin azaldığını göstermiştir. Meyan kökü ekstresinde bulunan antimikrobiyal ve antimikobakteriyel özellikler enfeksiyonları tedavi etmek için iyi çalışır. Bu özellikler onu güçlü bir anti-tüberküloz ajan yapar.

14. Diş Sağlığı Faydaları

Meyan kökü dişeti iltihabı gibi diş durumları için etkili bir tedavi sunar. Meyan kökü antimikrobiyal özelliği diş plağı üretimini engeller. Bu tür kaliteler nedeniyle, meyan kökü, ağız gargaraları ve diş macunları gibi ağız hijyeni ürünlerinin imalatında kullanılır.

15. Saç Dökülmesini Önleme ve Kepek Tedavisi

Meyan kökü içeren tabletler ve kapsüller, saçın büyümesini iyileştirmek ve saç dökülmesini azaltmak için tüketilir. Saçı meyan kökü ile temizlemek kepek tedavisinde yardımcı olur. Meyan kökündeki göze çarpan kabarıklık özellikleri, kabuk ve kepek gibi çeşitli kafa derisi koşullarını azaltarak kafa derisini rahatlatmaya yardımcı olur. Mısırlılar, tahriş olmuş ve kuru cildi yatıştırmak için M.Ö. 3. yüzyıldan beri meyan kökü kullanıyorlar. Meyan kökü, cildinize zarar vermeyen özelliğinden dolayı kafa derisi ilaçlarına eklenir.

16. Öksürük / boğaz ağrısı

Meyan kökü, bir boğaz ağrısına veya etkili bir balgam söktürücü olarak oldukça öksürüğe yarar, öksürüğün ortadan kaldırmaya çalıştığı mukusun gevşetilmesine ve uzaklaştırılmasına yardımcı olur. Sakinleştirici, hafifletici, antienflamatuar özellikleri, boğaz ağrısı için hızlı bir rahatlama sağlayabilir. Demülsentler yatıştırdı gereken vücudun bir parçası ile temas kurmaya gerek, bu yüzden öksürük damlaları ve şurupları yanı sıra çay özü, en etkili olanlardır. ( 21 )

17. Uçuklar ve Zona ile Yardım

Meyan kökü kök ekstraktı zona, yara ve uçuk tedavisinde kullanılır. Araştırmalar, kökün antiviral özelliklerinin, herpes virüsünün neden olduğu soğuk yaraların ilerlemesini ve geri dönüşünü yavaşlattığını göstermiştir. (Meyan kökü ekstraktından yapılan) kapsülün düzenli tüketimi, günde 2 kez ve aynı kök ekstraktından yapılan mercanın, zona ve herpes tedavisi için etkilenen bölgeye günde 4 ila 5 kez uygulanması.

18. HIV

Meyan kökü HIV ile ilgili hastalıkların tedavisinde faydalıdır. Araştırmalar meyankökü köklerinde bulunan glisirizinin, sadece beta-kemokin oluşumunu teşvik ederek enfekte olan virüsün çoğalmasını baskılamak için iyi çalıştığını göstermiştir. Ayrıca HIV virüsü tarafından beyaz kan hücrelerinin zarar görmemesi için yardımcı olabilir ve vücudun bağışıklık mekanizmasını güçlendirir.

Meyan Kökünün İyi Geldiği Hastalıklar ve Kullanışı

  • Aphthous Ülserleri : Meyan kökü infüzyonunu hazırlayın. Onunla günde 2-3 kez sallayın.
  • Ascites : Meyan kökü kaynağının bir kaynağını hazırlayın. Günde bir kez içilir.
  • Sporcunun ayağı: Kurutulmuş Meyan kökü kaynağının bir kaynağını hazırlayın. Etkilenen bölgeye günde iki kez uygulayın.
  • Gastroparezi : Meyan kökü alın. Öğüt onu. Yarım çay kaşığı bir bardak suda kaynatılır. Günde üç kere her öğünden önce iç. VEYA Bir bardak suyla 5 gram Meyan kökü kaynatma elde edin ve günde iki kez alın. VEYA Günde 4-5 kez küçük bir parça çiğneyin.
  • Öksürük: Kökten bir çay kaşığı bir bardak suya koyun. Kaynama. 10-15 dakika pişirin. Günde üç kez içilir. VEYA Tentenin 3 ml’sini günde üç kez alın. Su ile seyreltin.
  • Disfaji: Meyan kökü kök kaynatma yapın. Günde iki kez alın.
  • Sigara Bağımlılığı: Meyan kökü çiğneyin.
  • Peptik Ülserler: Meyan kökü öğütülür ve bu tozu günde üç kez çay kaşığı ölçülerinde alın.
  • Miyopi : ½ çay kaşığı bal içine çeyrek çay kaşığı Meyan kökü tozu ekleyin . Aç karnına günde 2 kez bir bardak süt ile alın . Tamamen iyileşene kadar bu işlemi tekrarlayın. VEYA 1 tatlı kaşığı Meyan kökü tozu alın. İki yarıya bölün. Bir parçasına bal, diğerine Ghee ekleyin . Bu karışımları ılık sütle günde iki kez alın.
  • Mısır : Eziyet Meyan kökü. Bir çay kaşığı toz alın ve bir harç yapmak için hardal yağı ekleyin . Macunu etkilenen kısımlara yatak saatlerinde sürtün.
  • Gastrik Katarah: Meyan kökü kaynatma elde edin. Günde üç kez al.
  • Addison hastalığı: Meyan kökü kaynatma kaynağını hazırlayın. Günde iki kez birer bardak içilir.
  • Katarakt : Yarım çay kaşığı Meyankökü tozu içinde çeyrek çay kaşığı Ghee ve bal ekleyerek bir macun hazırlayın. Karışımdan yarım çay kaşığı sabahın erken saatlerinde aç karnına alın.
  • Oligospermi : Eşit miktarda bal, Meyan kökü tozu ve arıtılmış tereyağını karıştırın. Hamurun yarım çay kaşığı ılık sütle günde iki kez alın.
  • Hipoglisemi : Toz haline getirmek için kurutulmuş Meyan kökü ezin. Günde iki kez 4 g alın.
  • Karaciğer Hastalığı: Toz yapmak için Meyankızı ezin. Yarım çay kaşığı tozu bir bardak suya kaynatın ve günde iki kez iç.
  • Sinüzit : Toz Meyan kökü. Bir tutam su içerisinde 5 tutam kaynatın. Günde üç kez iç.
  • Küçük Göğüs: Meyan kökü kaynaşmasını sağlayın. Günde bir kez bir bardak alın.
  • Eklem Ağrısı: Günde iki kez Licorice’den bir bardak çay alın.
  • Bağışıklık Güçlendirici : Meyan kökü çiğneyin.
  • İrtifa Hastalığı: Meyan kökü kaynağının bir kaynağını hazırlayın. Günde bir kez bir bardak. VEYA Meyan kökü çiğneyin.
  • Ses kısıklığı : Küçük bir Meyan kökü parçası alın. Yavaş yavaş çiğneyin. Günde üç kez iki kez yapın.
  • Kellik : En sevdiğiniz şampuanınıza küçük bir miktar Meyan özü ekleyin.
  • Göğüs Tıkanıklığı: Bir çorba kaşığı kurutularak Meyan kökü alın. Bir bardak suda kaynatın. Gerginlik. Günde iki kez çay gibi içilir.
  • Anksiyete : Yarım çorba kaşığı meyan kökü, yarım kalana kadar bir bardak su içinde kaynatın. Gerginlik. Günde iki kez içilir.
  • Alzheimer : Eziyet Meyan kökü. Bir çay kaşığı suda kaynatın. Her sabah alın. Hafıza gücünü arttırır.
  • Uçuk: Eziyet Meyan kökü. Bir çorba kaşığı toz içine su ekleyin. Etkilenen bölgeye yerleştirin. Bırak kurusun. Yıkama, bunu günde üç kez yapın.
  • Detoxicant : Toz Meyan kökü. Sp çay kaşığı tozu bir bardak suyla kaynatın. Bir hafta boyunca al.
  • Kızamık : Eziyet Meyan kökü. Bir bardak ılık suya bir bardak Meyan kökü koyun. Tatlım ekle Günde bir kez olsun.
  • Şizofreni: Toz Meyan kökü. Bir bardak sıcak suya bir çorba kaşığı meyan kökü koyun. Kapak ve 10 dakika boyunca dik. Gerginlik. Günde 2 ila 3 kez içilir.
  • Astım : Bir bardak kaynar suya küçük bir Meyan kökü koyun. 10-15 dakika dik. Elek ve günde 2 bardak içilir. Solunum yolunu yağlar.
  • Bronşit : Yarım çorba kaşığı Meyan kökü tozunu bir bardak suda 10-15 dakika ısıtın. Süzün ve haftada iki kez içilir.
  • Kabızlık : ½ su bardağı su alın. Kıyılmış meyan kökü ½ çay kaşığı ekleyin. 2 dakika pişirin. Ateşten alın. 15 dakika boyunca dik. Gerginlik. 3 saat boyunca kuru erik çayını birkaç saat bekletin ve ardından yiyin.
  • Alopesi areata: Meyan kökü alın. Bir macun yapmak için suyla ezin. Macunun kıvamı çok sulu ve çok kalın olmamalıdır. Saçın gittiği yerdeki lekelere uygulayın. Bırak kurusun. Normal suyla yıkayın. Haftada üç kez tekrarlayın.
  • Yaralar : Yarım çay kaşığı Meyan kökü kök tozu alın. 1 çay kaşığı berrak yağ ekleyin. Yapıştır. Yaralara uygulayın.
  • Polikistik Over Sendromu: Bir bardak kaynar su alın. Bir çorba kaşığı kurutulmuş Meyan kökü ekleyin. 10-12 dakika dik tutun. Süzün ve 3 hafta boyunca günde 2-3 kez çay içmek.
  • Oral Herpes: 1 çay kaşığı suda 1 tatlı kaşığı Meyan kökü tozu ekleyin. Bir macun oluşturmak için iyice karıştırın. Bu pastayı etkilenen bölgeye uygulamak için pamuklu bir bez kullanın. 2-3 saat bırakın. Yıkayıp temizlemek. Bunu bir hafta boyunca günlük yapın.
  • Nootropic : Meyan kökü köklü ise ince bir toz hazırlayın. Süt ile tüketin.
  • Depresyon : Günde iki kez Meyan kökü çayı iç. Depresyon için yararlı bir çaredir.
  • Düşük Tansiyon: Bir bardak suya bir çorba kaşığı Meyan kökü dökün. Yarıya inene kadar kaynatın. Süzün onu. Düşük kan basıncını tedavi etmek için bu karışımı günde iki kez iç.
  • Sıcak Yıkamalar: Bir çay kaşığı Meyan kökü kurutulmuş kök tozunu bir tavada 200 ml su ile 10 dakika kaynatın. Süzün onu. Sıcak basmalardan kurtulmak için günde bir kez ılık olarak içilir.
  • Anhidrosis : Kurutulmuş Meyan kökü alın ve bir çay yapın. Bu çayı kışın 2 kez, yazları ise bir kez içilir. Vücuttaki terleme sürecini iyileştirir ve solunum yollarının işlevlerini geliştirir.
  • Bell’in felci : Bir bardak suya 1 tatlı kaşığı Meyan kökü tozu kökü koyun. Onu kaynat. 10 dakika pişirin. Günde üç kez iç.
  • Epigastrik Fıtık: 1 çorba kaşığı kurutulmuş Meyan kökü tozu. 15 dakika boyunca bir bardak suda kaynatın. Onu yudumla yudumla.
  • Femur Fıtığı: 1 çay kaşığı kurutulmuş Meyan kökü tozu. 15 dakika boyunca bir bardak suda kaynatın. Onu yudumla yudumla.
  • Gilbert Sendromu: 1 tatlı kaşığı kurutulmuş Meyan kökü tozu. Onu kaynat. 15 dakika pişirin. Günde üç kez iç.
  • Artrit: Kaynatılmış Meyan kökü 150 ml sudaki kökleri ezdi. Süzün onu. Bu kaynatma günde bir kez içilir. Artrit’te iltihabı ve ağrıları azaltır.
  • Hodgkin Dışı Lenfoma: Bir çay kaşığı toz Meyan kökü ve bir bardak sudan yapılan bir kaynatma hazırlayın. Günde iki kez içilir.
  • Hipofiz tümörleri: 1 çay kaşığı Meyan kökü bir bardak sıcak suda 15 dakika bekletilir. Süzün ve günde üç kez içilir.
  • Psikoz: 200 ml su içerisinde 2 tatlı kaşığı Meyan kökü tozunu karıştırın. Su yarıya düşene kadar kaynatın. Süzün ve sabahları ılık olarak içilir. (En az 1 saat boyunca hiçbir şey yemeyin)
  • Kısırlık : Dink Meyankökü çayını günde bir kez.
  • Bel ağrısı: 5 gm. Meyan kökü tozu ve içinde eşit miktarda Ashwagandha tozu bulunur. Onları iyice karıştırın. Her gün 1 çay kaşığı alın. Bel ağrısını azaltmaya yardımcı olur.
  • Afrodizyak: Meyan kökü ve bir bardak sudan yapılan kaynatma işlemini hazırlayın. Süzün ve iç.
  • Boğaz Tahrişi: Küçük bir tane Meyan kökü alın ve 10 dakika boyunca bir bardak suda kaynatın. Süzün ve yudum ile yudumlayın.
  • Cilt Döküntüleri: Tencereye 3 bardak su alın ve kaynatın. 2 çay kaşığı ezilmiş Meyan kökü ekleyin. 40 dakika kaynamaya bırakın. Soğumaya bırakın ve etkilenen bölgeye uygulayın.
  • Boğaz ağrısı: Küçük bir meyan kökü alın. Rahatlatıcı bir etki verir.
  • Soğuk: Bir bardak suya bir çorba kaşığı zencefil salçası, bir çay kaşığı Meyankökü ve Tarçın ekleyin . Onu kaynat. Ateşten alın ve içine bir tatlı kaşığı bal ekleyin. Leke ve günde iki kez içilir.
  • Dysuria: Fırında 5 çorba kaşığı meyan, Terminalia Chebula ve her Kakule . Bu karışımı öğüt. Bu karışımın çeyreğini çay kaşığı bir bardak suda bir çay kaşığı bal ile karıştırın. Günde 2 kez içilir.
  • Nasır: Yarım çay kaşığı zeytinyağı ve üç küçük Meyan kökü çubuğunu alın. Bir macun yapmak için onları eziyet. Etkilenen bölgelere macunu uygulayın.
  • Viral Enfeksiyon Genel: Her gün Meyankökü çayı alın. Soğuk algınlığı, öksürük ve diğer viral ataklar için iyidir.
  • Cinsel halsizlik: Karışım 2 çorba kaşığı her salatalık tohumu, karpuz tohumu , meyan, tohum üzüm , badem , kişniş tohumu ve sukabağı olgun Azadirachta Indica meyve bir fincan hamuru ile tohum. Her birine iki bardak Ghee ve şekerekleyin . Nem yok olana kadar ısıtın. Soğut ve sakla. Günde iki kez bir çorba kaşığı alın. Cinsel yetersizlik için iyidir.
  • Ülser: ¼ fincan Horse gram , bir tutam Asafoetida ve 2 tutam kurutulmuş zencefil ve Meyan kökü ekleyin . Kaynama. 30 gün boyunca bir çorba kaşığı bal ile günlük alın.
  • Bronşit : Adhatoda Vasica’nın 3 yaprağını doğrayın. Karışıncaya kadar çamur içindeki küçük bal ile ısıtın; yarım çay kaşığı Meyan kökü, çeyrek çay kaşığı uzun biber ve 3 su bardağı su ekleyin. Yine yarısına kadar kaynatın. Günde iki kez 2 çay kaşığı alın.
  • Boğmaca : Talk pudrası ve Meyan kökü tozu kullanarak bir infüzyon yapın. Günde iki kez alın.
  • Aphthous Ülserleri : Berberis Aristata, Yasemin , Meyan kökü, Chebulic Mybobalan kurutulmuş yapraklarını alın . Toz haline getirmek için öğütün. İnce tozu elde etmek için tozu tekrar eleyin. 1 çay kaşığı toz alın ve aynı miktarda bal ekleyin. Bir macun yapmak için iyice karıştırın ve ağız ülseri üzerine uygulayın.
  • Mide bulantısı : Birkaç kakule tohumu, küçük bir parça Ginger, Meyan kökü, portakal kabuğu, Kişniş tohumu ve bir tutam karabiber alın . Yarım bardak su içinde 20 dakika bekletin. Ateşten alın ve ardından siyah çay ekleyin. 2-3 dakika boyunca dik. Süzün ve iç. Tat vermek için süt ve bal da ekleyebilirsiniz.
  • Karaciğer hastalığı: 4 bardak suya her bir çorba kaşığı keten tohumu , rezene tohumu , çemen otu tohumu , dulavratotu kökü ve yarım yemek kaşığı Meyan kökü ekleyin . 15 dakika pişirin. Ateşten alın ve nane ekleyin. Soğumaya bırakın. Süzme ve şişe.
  • Asit akısı: Rezene, Meyan kökü, fesleğen ve Kişniş tohumlarını eşit miktarda alın. Onları birlikte tozlayın. Yemekten önce yarım çay kaşığı şeker ile yarım çay kaşığı.
  • Tonsillit: Eşit Meyan kökü, tatlı Bayrak ve Galangal’ı alın. Onları bir araya getirin. Günde bir kez bal ile bir çay kaşığı.
  • Gastrik nezle: Eşit miktarda rezene, Meyan kökü, fesleğen yaprağı ve kişniş tohumu alın. Onları birlikte tozlayın. Her yemekten önce az şekerli yarım çay kaşığı alın
  • Asthenospermia : 100 gram siyah gram , 100 gram kadife fasulyesi , 10 gram Kuşkonmaz Racemosus, 10 gram Withania Somnifera ve 10 gram Meyan kökü alın. Birlikte toz haline getirin,, parça kalıncaya kadar 10 bardak suda kaynatın. Yarım bardak Ghee, yarım bardak Kudzu, yarım bardak Şeker kamışı suyu ve 2 bardak süt (İnek) ekleyin. Ghee yüzene kadar alevi az ısıtın, Sıcaktan alın. Şimdi 4 yemek kaşığı bal ve 4 tutam uzun biber tozu ekleyin. Karıştırınız. Günde bir kez çay kaşığı alın.
  • Gece Terlemesi: Eşit Meyan kökü, Çin tarihi , Zerdeçal , Seneca yılan kökü, Japon Rush ve Buğday . Onları bir araya getirin. Günde iki kez yarım çay kaşığı alın.
  • Sıcak Vuruş: Kurutulmuş nilüfer yaprağı ve Meyankökü eşit miktarda alın. Pudra. Bir çay kaşığı al.
  • Galactagogue : Eşit miktarda Meyan kökü suyunu Launaea Pinnatifida yaprak suyuyla karıştırın. Günde bir kez 40 ml içilir.
  • Karın hastalığı : 30 gr Meyan kökü tozu içine 50 gr tatlı bayrak kökü ekleyin. Kaynağını yapın. Günde üç kez 10 ml içilir.
  • Saman nezlesi: Meyan kökü tozu, karabiber tozu ve 2: 1: 4 oranında rendelenmiş zencefil alın. Kaynağını yapın. İçmeden önce fesleğen yaprağı ve şeker ekleyin. Günde iki kez 100 ml alın.
  • Egzama: Aynı miktarda Susam yağı ile 1 tatlı kaşığı Meyan kökü tozu ekleyin . Isıtın. Etkilenen bölgeye uygulayın. Bölgeyi 3 saat boyunca bandajlayın.
  • Krup: Slippery Elm, Boneset , Meyan kökü ve Keten’i eşit miktarda alın. Bir fomentation olarak kullanın.
  • Gri saç : ½ litre Berrak tereyağı, 125 g Meyan kökü tozu, 1 \ 2 litre Bektaşi üzümü. Bütün malzemeleri karıştır. Su buharlaşana kadar ısıtın. Süzün ve bir cam kapta saklayın. İki kez kullanın veya haftada üç kez.
  • Adet kanaması:  Her bir kurutulmuş meyan kökü ve yabani yam kökü 2 yemek kaşığı alın . Bir çorba kaşığı toz dulavratotu kökü ve karakafes kökü ve bir çorba kaşığı karahindiba . Bu otları 4-5 bardak soğuk suya koyun ve kapalı bir kapta 15 dakika pişirin. 3-4 ay boyunca günde üç kez içilir.
  • Yorgunluk : Küçük Meyan kökü çubuğunu ve 2-3 dilim zencefil alın. Bir çorba kaşığı doğranmış Reishi mantarı ve yarım çorba kaşığı toz karanfil , Kakule ve tarçın. Tüm malzemeyi 6-7 bardak suya koyun ve kaynatın. 2-3 hafta boyunca günde bir kez erken alın.
  • Depresyon : Bir çay kaşığı papatya , limon otu ve Lavanta çiçeğini bir bardak sıcak suya 5 dakika boyunca karıştırın. Tat için Zencefil ve Meyankökü ekleyin. Sesli bir uyku için emekli olmadan önce iç.
  • Zayıf Görme : Yarım çay kaşığı Meyan kökü tozu ve ılık bir bardak süte berrak yağ ekleyin. Biraz bal karıştırın ve yatmadan önce bir şeyler için. 2-3 ay boyunca düzenli olarak tekrarlayın.
  • Kepek : Meyan kökü bir bardak suya kaynatın. 10 dakika ısıtın. Bu kaynaşmayı süzün. Kaynatma içine birkaç damla hindistan cevizi yağı ekleyin . Bu karışımla kafa derinize hafifçe masaj yapın. Bir saat sonra yıkayın. En iyi sonucu almak için bu işlemi haftada iki kez tekrarlayın.
  • Kuş Gribi: 1 çay kaşığı Ephedra, Tarçın, Zencefil, Çin Yabani zencefil, Schisandra, Beyaz şakayık, Pinellia, Meyan kökü alın. Hepsini öğüt ve bir bardak suyla tüket.
  • Delilik : 1-2 gram Meyan kökü, zencefil kurutulmuş toz, Tatlı bayrak, withania Somnifera ve Albizi Lebbeck alın. Bir toz yapmak için onları öğütün. Bir bardak su ile 1 çay kaşığı tüketin. Günde iki kez her gün tekrarlayın.
  • Epilepsi : 1-2 gram Meyan kökü, zencefil kurutulmuş toz, Tatlı bayrak, withania Somnifera ve Albizi Lebbeck alın. Bir toz yapmak için onları öğütün. Bir bardak ılık su ile tüketin. En iyi sonuçları almak için bu tedaviyi günde iki kez yapın.
  • Vücut ağrısı : 1 tatlı kaşığı Meyan kökü tozu alın ve bir bardak ılık süte ekleyin. Yatmadan önce iç. Vücut ağrısını azaltmaya yardımcı olur.

Meyan Kökü ile ilgili diğer bilgiler

  • Meyan kökü, Çin ve Japon geleneksel tıbbında her ilaç terkibinin içerisinde kullanılmıştır. Bu kökü ilaçlar için vazgeçilmez kılan ise formülün içeriğindeki bileşenlerin emilimini olması gereken oranda sağlamasıdır. Meyan kökü, günümüzde fitoterapistler tarafından bu özelliği dikkate alınarak ‘orkestra şefi’ diye adlandırılmaktadır.
  • Meyan kökü mikrop öldürücü özelliği nedeniyle her türlü iltihap üzerinde etkilidir. Özellikle böbrek iltihaplanmasına birebir olan bu kök, taşları da düşürücü özelliktedir. Potasyum yüksekliğinden kaynaklanan böbrek rahatsızlıklarında da potasyumu düşürücü etkisiyle şifa sebebi olmaktadır.
  • Ancak yine bu özellik nedeniyle dikkatli olunmalı, kesinlikle günde bir bardaktan fazla tüketilmemelidir. Bu durum yalnızca böbrek hastaları için değil, sağlıklı kişiler için de geçerlidir. Potasyum kaybına uğramaktan korkulduğu durumlarda meyan kökü içilen günlerde 2-3 kayısı veya 1 adet muzla dengeleme sağlanabilir.
  • Stres, depresyon, anksiyete gibi sorunlarda sinirleri yatıştırıcı etki göstermesi de meyan kökünün faydaları arasındadır. Yapılacak 21 günlük kürle stres kaynaklı hastalıklar vücuttaki etkisini yitirmektedir. Meyan kökü, yine stresle beslenen ülser ve gastrit türü hastalıklara da iyi gelmekte; şikayetler oluşmadan kullanılması halinde önleyici etki göstermektedir.
  • Meyan kökü sindirim sistemi üzerinde de etkili olmakta ve helikobakteri hastalığını yok etmektedir. Bunun için hazırlanacak meyan kökü şerbeti ise 1 litre suya 2 tutam kırılmış meyan kökü ve 1 çubuk tarçın ekleyip 10 dk kaynatmak suretiyle yapılır. Bu şerbet akciğer rahatsızlıkları(öksürük, balgam gibi) üzerinde de olumlu etkilere sahiptir.
  • Fibromiyalji, vb romatizmal hastalıklarda az bir miktar taze zencefille 10 dk kaynatılarak hazırlanan meyan kökü şerbeti ağrıları oldukça azaltmaktadır.
  • Hararet kesici özelliğiyle özellikle yaz aylarında ve oruçlu günlerde aranılan bir içecek olmaktadır.
  • Kabakulak hastalığında rendelenmiş meyan kökü hakiki balla karıştırılıp ilgili bölgeye sürülürse şifa olmaktadır.

Meyan Kökünün Hazırlanışı

Doğal şeker içeren meyan kökü oldukça lezzetli bir içecek olsa da, tadına alışkın olmayanlar tarafından ağızda kök tadını hissettirdiği söylenmektedir. Sağlığa faydalı 115 etken maddeye sahip olan bitkinin bu etken maddeleri en iyi şekilde açığa çıkarması için kaynatılarak değil de soğuk su içerisinde bekletilerek demlenmesi gerekmektedir. Ancak farklı problemler için kaynatma yöntemi de uygulanabilir.

Günlük tüketim için bir bardak soğuk su içerisine bir tatlı kaşığı meyan kökü koyularak demlendirilir. 5 saatin sonunda su kahverengi bir renk almakta, yani şerbet içime hazır olmaktadır. Şerbetiyle gargara yapılması halinde ağız yaralarına iyi gelmesi de meyan kökünün faydaları arasındadır.

*** Dikkat! Meyan kökü uzun süre kullanılarak alışkanlık haline getirilmemelidir. Yüksek tansiyon rahatsızlığı olanlar dikkatli kullanmalı, kalp atışlarında düzensizlik olanlar tüketmemelidir.