Mevsimin En Güzel Meyvesi İncir ve Saymakla Bitmeyen Faydaları

Şu an tam incir mevsimindeyiz. Mevsimin en güzel meyvesi olan incir ve incirin faydalarını derlediğimiz bu yazımızda incirin hastalıklara ve sağlığa faydalarını detaylıca ele alacağız.

İşte İncir Meyvesinin Saymakla Bitmeyen Faydaları

Ülkemizde yaz aylarında yetiştirilen incir meyvesinin faydaları saymakla bitmez. İçerdiği lifler, vitaminler, mineraller, antioksidanlar, vücudunuzun doğal koruyucusu niteliğindedir. Ayrıca potasyum kaynağı olması, sodyum ve magnezyum içermesi, zengin bir C vitamini deposu olmasının yanında B3, B6, B2, K vitaminlerini de çok fazla içermesi nedeniyle vücudunuzda bir çok hastalığa karşı doğal bir savunma mekanizması oluşturmaktadır. İncir bir çok besine göre çok az miktarda yağ içermesi sayesinde özellikle kalp sağlığına katkısı yadsınamaz. Ayrıca incir meyvesinin az miktarda kalori içermesine rağmen yüksek enerji kaynağı olması zayıflamak isteyenler ve sağlıklı bir şekilde kilolarını korumak isteyenler için çok önemli bir besin ve enerji kaynağıdır.

İncir Meyvesinin Hastalıklar Üzerindeki Faydaları

Kalp sağlığı; İncir meyvesinin faydaları arasında kalp ve damar sağlığını koruması da vardır. İncir meyvesinin yüksek potasyum içeriği, yağ oranının çok az olması ve özellikle kalsiyum içeriğinin bir çok besine göre oldukça fazla olması kalp ve damar sağlığını koruduğu gibi damar sertleşmesini önleyerek kalbin yağlanmasına karşın kalp zarını destekler.

Kemik ve iskelet sistemi sağlığı; İncir meyvesinin bol miktarda K vitamini içermesi ve kalsiyum minareli bakımından oldukça zengin olması doğrudan kemik sağlığın ve dolaylı olarak da iskelet ve kas sisteminin sağlıklı olmasını sağlar. Kemik dokularının güçlendirilmesi ve korunması için gerekli olan kalsiyumu içermesi İncir meyvesinin faydaları arasında yer alır.

Sindirim sistemi sağlığı; İncir çok fazla lifli yapıya sahip olması ve bağırsakları çalıştırması ile bağırsak sağlığınızı korur. Özellikle aşırı kilolu olanlarda ve hareketsiz bir yaşam tarzına sahip olan bireylerde bağırsak tembelliği kaynaklı oluşan kabızlık rahatsızlığına şifa olan ve kabızlığı önleyen incir çok fazla tüketildiğinde da ishal olmanıza neden olabilir.

Tansiyonu düzenler; Kan basıncı bozukluklarından meydana gelen tansiyon rahatsızlığı kontrol altına alınmadığında felç gibi riskli rahatsızlıklara yol açabileceği gibi ölüm ile de sonuçlanabilir. Bu nedenle tansiyonun düzenlenmesi ve kan basınç değerinin kontrol altına alınması için özellikle kurutulmuş incir tüketilmesi gereklidir. İncir içerisinde yer alan potasyum ve B 3 vitamini tansiyon sağlığınızı korumanıza yardımcı olur.

Bağışıklık sistemi; İncir içerdiği antioksidan mineralleri sayesinde bağışıklık sisteminizin güçlü olmasını sağladığı gibi vücudunuzda ve cildinizde oluşan toksinlerden kurtulmanızı da sağlar. Özellikle 40 yaş üzeri insanların cildinde oluşan ve oluşacak ölü hücreleri önlemek ve vücuttan atmak için incir tüketmeniz gereklidir.

Kuru İncir Meyvesinin Faydaları

Yaş incir kadar güneşte kurutulmuş olan kuru incir meyvesinin faydaları saymakla bitmez. Kurutulmuş incir meyvesinin vitaminlerini ve minerallerini saklaması ve antioksidanlarını muhafaza etmesi tüketildiğinde faydalı olmasını sağlar. Bu faydaları şu şekilde sıralayabiliriz:

1 ) Kuru incir lif oranı bakımından yaş incire göre daha fazla life sahiptir. Bu özelliği sayesinde sindirim sistemi sağlığını korur ve bağırsak tembelliği rahatsızlığına yakalanmanızı önler.

2 ) İncir çok iyi bir antioksidan kaynağı olduğu için kanser hücrelerinin oluşumuna engel olduğu gibi bağışıklık sisteminizin güçlü olmasını sağlar.

3 ) İncir vücudunuzun sodyum ihtiyacının karşılanmasında önemli rol oynar. İncir sodyum oranını sağlayarak hiper tansiyon rahatsızlığına yakalanmanızı önler. İncir tansiyonunuzu ve kan basıncınızı da düzenleyerek sağlığınızı korumanızda yararlı olur.

4 ) Kuru incir meyvesinin faydaları arasında demir oranının fazla olmasına bağlı vücudun demir ihtiyacının karşılanması da vardır.

5 ) Kuru incir kanserli hücrelerin yayılmasını yavaşlattığı için kanser hastalarına doğal tıp olarak tavsiye edilmektedir.

6 ) İncir meyvesindeki yağ oranının az olması ve enerji değerinin yüksek olmasından dolayı zayıflamanıza yardımcı olan kuru incir ayrıca kilonuzu korumanızda da yardımcı olur.

7 ) Vücudunuzda oluşmuş serbest radikaller ile mücadele etmesi gereken antioksidanların doğal yollarla vücudunuza alınmasını sağlayan kuru incir aynı zamanda yıkıma uğramış hücrelerin vücudunuzdan doğal yollarla atılmasını da sağlar.

Brokolinin Faydaları Nelerdir? Neye İyi Gelir? Nasıl Tüketilmeli?

Brokolinin faydaları arasında en önemlisi iyi bir besin, vitamin ve mineral kaynağı olmasıdır.

Brokoli hakkında kısa bilgiler:

  • Brokoli antik roma da yabanı lahanalardan geliştirilmiştir. İtalya’dan tüm dünyaya yayıldığı düşünülmektedir.
  • Brokoli, önemli besinlerle dolu, serin mevsim ürünüdür.
  • Brokoli, serin, nemli, ılıman iklim koşullarında yetişen 80-130 cm boyunda tüysüz, dik, yıllık veya iki yıllık bir bitkidir.
  • Brokolinin mevsimi son bahar aylarıdır. Ekim Kasım gibi taze olarak manavlardan temin edebilirsiniz. Nisan ayına kadar tezgahlarda bulabilirsiniz.

Brokolinin Faydaları

  • Kanseri önler
  • Çok iyi bir detoks sebzesidir.
  • Brokoli tüketimi sağlıklı bir cilt için önemlidir.
  • İçeriğindeki lif ile sindirim sistemine çok iyi gelir.
  • Kalp sağlığına iyi gelir.
  • Göz sağlığına iyi gelir.
  • Bağışıklık sistemini destekler.
  • Kemik sağlığını destekler.
  • Kilo vermeyi destekleyen bir besindir.

Sebzeler, sağlığınıza kapsamlı faydalar sunmanın olağanüstü bir yoludur ve brokoli bunların arasında çok özel bir yerdedir.  Diyetisyenlerin listelerinde en çok rastlayacağınız sebzelerden olan brokolinin düzenli  tüketimi, optimal, vücut çapında sağlığı destekleyen düzinelerce, belki de yüzlerce süper besin maddesi sağlar.

1. Kanser Önleme

Kanser normal sınırlarının ötesinde anormal hücrelerin hızlı bir şekilde büyümesiyle düşünülür ve sıklıkla oksidatif stres ile ilişkilidir. Brokoli, kansere karşı savunma etkisi olacağı tahmin edilen bileşiklerle yüklüdür.

Araştırmalar, brokoli gibi  sebzelerin tüketiminin, akciğer, meme, kolorektal, prostat, mide ve pankreas kanseri içeren birçok kanser riskinin azalmasıyla ilişkili olduğunu göstermektedir. ( 1 ), ( 2 )

2. Detoksifikasyon

Brokoli, brokoliyi çok iyi bir detoksifiye edici yapan C vitamini, kükürt ve bazı amino asitlerden oluşur. Brokoli tüketimi, vücuttaki ürik asit gibi zararlı toksinlerin yanı sıra serbest radikallerin ortadan kaldırılmasına yardımcı olur, böylece kanı temizler ve kaşıntı, gut, romatizma, döküntü, artrit, böbrek taşı, deri hastalıkları gibi toksinler ile ilgili sorunları uzak tutar. egzama ve cildin sertleşmesi engeller.( 3 )

3. Cilt Bakımı

C vitamini ve beta-karoten gibi antioksidanlar, B vitamini kompleksi, E vitamini, A vitamini, K vitamini, omega 3 yağ asitleri, amino asitler ve folat gibi diğer yardımcı vitaminler ile cildin sağlıklı ve ışıltılı kalmasına yardımcı olan mikrolar brokolide bulunur. Hepsi cildinize iyi bakmanıza yardımcı olur ve cildin parlak, sağlıklı ve parlak olmasını sağlar. Fito-besleyicilerden biri olan brokolide bulunan glukofantan, güneş ışığına maruz kalmanın olumsuz etkilerini tersine çevirme ile ilişkilendirilmiştir. Bu nedenle, düzenli brokoli tüketimi, cildi sağlıklı ve parlak tutmak için çok önemlidir. ( 4 )

4. Mide Bozuklukları

Lif, sağlıklı sindirim sistemi için şarttır. Brokoli, hemen hemen tüm mide rahatsızlıklarını basitçe kabızlığı iyileştirerek tedavi edebilen önemli bir diyet bileşeni olan lif  bakımından zengindir. Hepimizin bildiği gibi kabızlık neredeyse tüm mide rahatsızlıklarının köküdür. Lif, yiyeceğin büyüklüğüne katkıda bulunur, suyu tutar ve sağlıklı bağırsak hareketlerini oluşturur. Bunun dışında magnezyum ve brokoli de, asiditeyi tedavi yiyeceklerdeki besinin doğru sindirimi ve emilimi kolaylaştırmak ve inflamasyonu azaltarak mideyi yatıştırmaya yardımcı olur. ( 5 )

5. Kalp Hastalıkları

Brokoli, çok yüksek lif içeriğinin yanı sıra, önemli miktarda beta-karoten, omega-3 yağ asitleri ve kötü kolesterolü azaltmaya ve kan basıncını düzenleyerek kalbin uygun şekilde çalışmasına yardımcı olan diğer temel vitaminlerden oluşur. Ayrıca, brokolide bulunan potasyum, damarların ve kan damarlarının gerginliğini ve stresini gevşeterek kan akışını ve temel organların oksijenlenmesini artırabilen bir vazodilatördür. ( 6 )

6. Uygun Göz Bakımı

Brokoli beta-karoten, Zeaksantin, fosfor, A vitamini ve B kompleksi, C ve E gibi optik sağlık için son derece iyi olan diğer vitaminlerle doludur. Bu besinler ve vitaminler, gözlerin makula dejenerasyonundan ve aynı zamanda katarakttan korunmasına yardımcı olurken, radyasyondan kaynaklanan neredeyse tüm hasarları da onarır. ( 7 )

7. Bağışıklık

C vitamini, beta karoten yanı sıra diğer vitaminler ve mineraller, özellikle selenyum, bakır, çinko, fosfor, brokolinin yeşil ve mor renginden sorumludur. Brokolide bulunan bu bileşikler aslında sayısız enfeksiyondan koruyan mükemmel bağışıklık sistemi güçlendiricileridir. ( 8 )

8. Kemik Sağlığı

Düzenli brokoli tüketimi çocuklar, hamile kadınlar, emziren kadınlar ve yaşlılar için son derece faydalıdır çünkü kalsiyum ve magnezyum, çinko ve fosfor gibi diğer besinlerden oluşur. Bu osteoporoza insanların en duyarlı olmalarından dolayıdır zayıflaması, var kemikler brokoli bireyler tarafından düzenli olarak tüketilmesi gerekir. ( 9 )

9. Yüksek Tansiyon

Brokolide bol miktarda bulunan mineral krom, insülinin düzgün çalışmasına yardımcı olur ve kan şekerini kontrol eder, böylece kan basıncını da düzenler. Tüm sistemler, düzgün da tansiyon daha da bu nedenle bazı gerçek kalp sağlığının korunması için diyet içine brokoli, düzenleyen yardımcı lif ve omega-3 yağ asitleri ile birlikte brokoli bol bulunur. ( 10 )

10. Kilo Verme Etkileri

Brokoli, istenmeyen vücut ağırlığını kaybetmeye çalışan herkes için faydalı yiyeceklerden biridir. Brokoli çok az miktarda kalori içerir ve% 1’den az yağ içerir. Bunun dışında c vitamini çiğ veya hafif buharda pişirilmiş brokolide de bulunabilir ve bir egzersiz boyunca vücudun yağ yakma kabiliyetini arttırdığı gösterilmiştir. Farklı araştırmalar ayrıca, vücudun, vücudu yağ olarak depolamak yerine vücuda yakıta dönüştüren bir bileşik olan karnitini yapmak için C vitamini kullandığı sonucuna varmıştır.

11. İç Kanama

Brokolide önemli miktarda bulunan K Vitamini, karaciğer, sarılık veya uzun süreli antibiyotik veya aspirin kullanımının kombinasyonunun kanama riskini azaltmada yardımcı olur. Gastrointestinal sistemde vitamin azalmasına bağlı bazı problemler Crohn hastalığı, tıkanmalar, ladin ve kolitleri içerir. Bu problemler K vitamini içeriğinin azalmasından kaynaklanmaktadır.

12. Gut riskini azaltır

Brokoli, gut riskini azaltmak için gerekli olan büyük miktarda C Vitamini içerir. Baş parmağını sıkıntıya sokan ağrılı, artrit tipi bir durumdur. Genellikle ayak başparmağı, eklemlerde oluşan kristallerden kaynaklanan aşırı ürik asit nedeniyle sert, ağrılı ve iltihaplanır.

13. Zihinsel ve Duygusal Bozukluklar

Brokolide bol bulunan B9 Vitamini, birçok zihinsel ve duygusal hastalığın tedavisinde destekleyicidir. Örneğin, günümüz modern dünyasında birçok insanın yaşadığı en yaygın ruh sağlığı sorunlarından ikisi olarak görülen endişe ve depresyonun tedavisinde destekleyicidir.

14. Böbrek Taşlarını Önler

Araştırmalar, B6 vitamininin magnezyum gibi diğer minerallerle birlikte alınmasının böbrek taşlarının önlenmesinin yanı sıra tedavi edilmesinde de faydalı olduğunu kanıtlamıştır. Brokolide bulunan B6 Vitamini, diğer rahatsızlıklar nedeniyle böbrek taşı riski daha yüksek olan hastalarda yaygın olarak yararlıdır.

15. Yara iyileşmesine yardımcı olur

Brokoli, radyasyon tedavisinden sonra cilt reaksiyonlarının tedavisi için gerekli olan ve yarayı hızlandıran ve iyileşmeyi kesebilen yeterli miktarda B5 Vitamini içerir. Ek olarak, ciltteki kırışıklıklar ve koyu lekeler gibi erken yaşlanma görünümünü de geciktirir.

Brokoli Nasıl yenir

  • Açılmamış çiçek tomurcuklarından ve sapın etli üst kısmından oluşan çiçeklenme başlıkları sebze olarak tüketilir.
  • Çiçek baş küçük parçalara ayrılır ve çiğ veya hafif pişmiş, buhar, mikrodalga ve tavada yenebilir ve karışık salata olarak veya turşu olarak yenebilir.
  • Sapların daha uzun süre pişirilmesi gerekir.
  • Brokoli hızlı dondurulmuş sebzeler olarak bulunur ve kurutulmuş çorba sebzeleri karışımlarında işlenir.
  • Ayrıca çorbaları ve diğer sebze yemeklerini de tamamlar.

Brokolinin Zararları

Tıpkı lahana bitkisinin diğer üyeleri gibi, brokoli de, tiroid bezinin şişmesine neden olabilecek ve dolayısıyla tiroid disfonksiyonu olan bireylerde kaçınılması gereken “guatrojenlerden” oluşur.

Brokoli Suyunun Faydaları

Brokoli sebzesi kadar brokoli suyunun da birçok faydası vardır. A ve C vitaminin vücut tarafından emilmesini ve birçok konuda faydalı gelmesini sağlayan brokoli suyu, vücut için bir antioksidan etkisi gösterir. Kış aylarında soğuk algınlığından korunmak için de bol miktarda brokoli suyu tüketilmesi önerilir. Brokolilerin preslenmesi ve ardından süzülmesi ile elde edilecek olan brokoli suyu istenildiği zaman rahatlıkla hazırlanabilir. Aynı şekilde brokoli suyunu kaynatarak çorba haline getirilmesi ve sıcak şekilde tüketilmesi de öğünler için iyi bir tercih olacaktır. Bunun için içerisine farklı sebzeler de haşlanarak eklenebilir. Brokoli suyunu ve sebzesini tat olarak sevmeyenler, zeytinyağı ve yoğurt ile de tüketebilir.

Brokoli Kürü Nasıl Yapılır

  • Yarım litre suyu kaynatın
  • Kaynayan su içine 200 gr taze brokoliyi koyun ve 5 dk kaynatın
  • 5 dk sonunda ağzı açık bir şekilde soğumaya bırakın
  • Sonrasında Karışımı süzün ve ikiye bölün
  • Bu suyun yarısını kahvaltıdan önce diğer yarısını da öğle yemeğinden önce tüketin
  • 21 günlük bu kürü aksatmadan uygulamak gerekir.
  • Bu kür sonunda yukarıda bahsettiğimiz bütün brokoli faydalarından yararlanırsınız.

Yoğurtlu Brokolinin Faydaları

Brokolinin Faydalarından yukarıda bahsetmiştik bu faydalı besini en onun kadar faydalı olan yoğurtla birleştiğinizde çok daha sağlıklı bir yiyecek açığa çıkar. Haşlanmış brokolileri hafif çalkaladığınız yoğurda ilave ederek harika bir ara öğün elde etmiş olursunuz. Tam bir diyet yiyeceği olan yoğurtlu brokoliyi düzenli kullanımda size kilo verdirdiğini göreceksiniz.

Brokolinin Besin Değeri-Özellikleri

Porsiyon Ölçüsü: 1 çatal, küçük Fincan, 140 g

Kaloriler  49 Kcal.Yağdan Gelen Kaloriler  5.13 Kcal.

yakınlık Miktar % DV
Su 124.95 g N / D
Enerji 49 Kcal N / D
Enerji 204 kJ N / D
Toplam diyet lifi 4.6 g % 12.11
Karbonhidrat 10,05 g 7.73%
Protein 3.33 g 6.66%
Toplam Yağ (lipit) 0.57 g 1.63%
Kül 1,08 g N / D
Toplam Şeker 1.95 g N / D
Sakaroz 0,11 g N / D
Glukoz (dekstroz) 0,69 g N / D
Fruktoz 1,04 g N / D
Mineraller Miktar % DV
Fosfor, P 94 mg % 13.43
Manganez, Mn 0.272 mg 11.83%
Demir, Fe 0.94 mg % 11.75
Bakır, Cu 0,085 mg % 9.44
Potasyum, K 410 mg 8.72%
Magnezyum, Mg 29 mg 6.90%
Çinko, Zn 0,63 mg 5.73%
Kalsiyum, Ca 56 mg % 5.60
Selenyum, Se 2.2 µg % 4.00
Sodyum, Na 57 mg 3.80%
florür 5.6 µg % 0,14
Vitaminler Miktar % DV
K Vitamini (filokinon) 197.5 µg 164,58%
C vitamini (Askorbik asit) 90.9 mg 101.00%
B9 Vitamini (Folat, Folik asit) 151 µg 37.75%
B6 Vitamini (Piridoksin) 0,28 mg 21.54%
B5 Vitamini (Pantotenik asit) 0.862 mg 17.24%
A vitamini 108 µg 15.43%
E Vitamini (alfa-tokoferol) 2.03 mg 13.53%
B2 Vitamini (Riboflavin) 0.172 mg % 13.23
kolin 56.1 mg % 10,20
B1 Vitamini (Thiamin) 0,088 mg 7.33%
B3 Vitamini (Niasin) 0.774 mg 4.84%
Beta karoten 1301 µg N / D
Lutein + Zeaksantin 1512 µg N / D
Tokoferol, beta 0.01 mg N / D
Tokoferol, gama 0.35 mg N / D
Lipidler Miktar % DV
Yağ asitleri, toplam doymuş 0.111 g % 0.17
Yağ asitleri, toplam çoklu doymamış 0.238 g % 1.40
Laurik asit (dodekanoik asit) 12:00 0.003 g N / D
Palmitik asit 16:00 (Heksadekanoik asit) 0,078 g N / D
Stearik asit 18:00 (Oktadekanoik asit) 0,018 g N / D
20:00 0.006g
Behenik asit (dokosanoik asit) 22:00 0.007 g N / D
Yağ asitleri, toplam tekli doymamış 0,056 g N / D
Palmitoleik asit 16: 1 (heksadekenoik asit) 0,013 g N / D
17:01 0.003 g
Oleik asit 18: 1 (oktadekenoik asit) 0,041 g N / D
Linoleik asit 18: 2 (oktadecadienoik asit) 0,071 g N / D
Linolenik asit 18: 3 (Oktadekatrienoik asit) 0.167 g N / D
Amino asitler Miktar % DV
triptofan 0,048 g 10.91%
valin 0.193 g % 9.14
Isolösin 0.129 g 7.72%
Treonin 0.134 g % 7.61
histidin 0,088 g % 7.14
Lizin 0.217 g % 6.49
Lösin 0.206 g 5.57%
tirozin 0,084 g % 2.89
Sistin 0,043 g % 2.57
Metionin 0.06g N / D
fenilalanin 0.162g N / D
arjinin 0,28 g N / D
alanin 0,16 g N / D
Aspartik asit 0,461 g N / D
Glutamik asit 0.769 g N / D
glisin 0.141 g N / D
Proline 0.155 g N / D
serin 0,181 g N / D
flavanonlar
kaemferol 1,5 mg N / D
quercetin 1,9 mg N / D
* Yukarıda belirtilen Yüzde Günlük Değerler (% DV’ler) 2000 kalorili diyet alımına dayanmaktadır. Günlük değerler (DV’ler) günlük kalori gereksinimlerinize bağlı olarak farklılık gösterebilir. Bahsedilen değerler ABD Tarım Bakanlığı tarafından önerilmektedir. Bunlar healthbenefitstimes.com tavsiyeleri değildir. Hesaplamalar ortalama 19 ila 50 yaş arasındadır ve 194 lb ağırlığındadır.

Kaynak:

https://ndb.nal.usda.gov/ndb/foods/show/2872

https://www.healthbenefitstimes.com

Mangonun Faydaları

Mangonun faydaları arasında en bilineni; lezzetli bir meyve olmas ve içerdiği vitamin ve minerallerin yanında yüksel lifli ve antioksidanlar bakımından zengin olmasıdır. Bu sebebiyle ‘meyvelerin kralı’ olarak da adlandırılmıştır.

Mango (Mangifera indica); kaju, sumak, antep fıstığı gibi türlerin de dahil olduğu Sakız ağacıgiller (Anacardiaceae) ailesine ait bir türdür.

Bol miktarda C vitamini, B9 vitamini (folik asit), K vitamini, E vitamini (alfa tokoferol), B3 vitamini (niyasin), B6 vitamini ve A vitamini içeren mango ayrıca potasyum, fosfor, magnezyum, kalsiyum, sodyum ve selenyum minerallerini de bulundurmaktadır. Ek olarak daha az miktarda B1 ve B2 vitaminleri, B5 vitamini ile demir,  bakır ve çinko minerallerini içermektedir. Bol su bulunduran bu meyve sağlıklı bitkisel yağ asitleri olan omega-3 ve omega-6 için de iyi bir kaynaktır. *

Mangonun Faydaları

  • İçerdiği vitamin ve mineraller yardımıyla metabolizmayı destekler.
  • Quercetin (kuersetin), isoquercitrin, astragalin, fisetin, gallik asit ve metilgallat gibi antioksidan maddeler yardımıyla lösemi, kolon, meme ve prostat kanserlerine karşı koruyucudur. *
  • Göz sağlığını destekler ve yaşa başlı makula dejenerasyonu, gece körlüğü ve göz kuruması gibi rahatsızlıklara karşı korur. * *
  • Bol lifli bir gıdadır. Diyet lifi, düzgün sindirimi destekler ve kabızlığı önlemeye yardımcı olur. Lifli bir diyet; kalp hastalığı, Tip 2 diyabet ve divertiküler hastalık (bir kalın bağırsak hastalığı) oluşma riskini azaltmaya yardım eder.
  • Özellikle hamilelerin, anne karnındaki bebeklerinin sağlığı için tüketmesi gereken folik asitin iyi bir kaynağıdır. *
  • Demir içermesi sayesinde anemi gibi rahatsızlıkların tedavisinde yardımcı olur.
  • A vitamini ve C vitamin; kan damarları ve bağ dokuyu korumaya yardımcı olan kollajen adı verilen proteinleri vücudun üretmesine yardım eder. Bu vitaminleri bolca içeren mango bu sayede yaşlanmayı yavaşlatır. *
  • Kolesterolü düşürmeye yardım eder.
  • Taze mango, nabız ve kan basıncını kontrol etmeye yardımcı olan hücre ve vücut sıvılarının önemli bir bileşeni olan potasyumun zengin bir kaynağıdır.
  • Afrodizyak özelliği vardır. İçerisinde bol miktarda bulunan E vitamini, seks hormonlarını düzenlemede yardımcı olur ve cinsel gücü arttırır.
  • Bağışıklığı güçlendirir. *
  • Kemik sağlığı için önemli bir vitamin olan K vitaminini bol miktarda içermektedir. Ayrıca kalsiyumun da iyi bir kaynağıdır. Bu özellikleri sayesinde kemik sağlığını korumada yardımcı olur ve kalsiyum ile K vitamini eksikliğine bağlı olarak oluşan kemik rahatsızlıklarının oluşumunu önlemeye yardımcı olur. *
  • Beta-karoten içermesi sayesinde astım oluşma riskini düşürmeye yardım eder. Beta karoten mangodan başka papaya, kayısı, brokoli, balkabağı ve havuçta da bol miktarda bulunmaktadır. *  *
  • Mango, beynin işlevini sürdürmek ve geliştirmek için hayati önem taşıyan B6 vitaminini bol miktarda bulundurmaktadır. Mangoda bulunan B grubu vitaminler ayrıca ruh halini iyileştirme ve uyku düzenini sağlama da yardım ederler.
  • Mangoda bulunan glutamik asit konsantrasyonu artırır ve hafızayı güçlendirir. *
  • Cilde uygulandığında veya yenildiğinde sivilce gibi cilt problemlerini azaltmaya yardım eder. *
  • Mango yaprakları da şeker hastalığını tedavi etmede yararlı olmaktadır. Bunun için; 10 veya 15 mango yaprağını ılık suya koyun ve yatmadan önce bir kapakla kapatın. Sabahları yaprakları filtreledikten sonra boş mideye bu suyu için. Bu yöntemin düzenli uygulanması şeker hastalarının kan şekeri düzeylerinin yönetiminde olumlu sonuçlar vermektedir. Ancak uygulamadan önce doktorunuza danışmanızı öneririz.

Mangolar düşük kolesterol, doymuş yağ ve sodyum içeriğine sahiptir. B6 Vitamini, diyet lifi, C Vitamini ve A Vitamini A kaynağıdır. Mangolarda bakır, magnezyum ve potasyum, astragalin, beta karoten ve kuersetin gibi yüksek miktarda mineral bulunabilir. Mangolar, diyet lifi, mineraller, vitaminler ve polifenolik flavonoid antioksidanların harika bir kaynağıdır. Ayrıca yeterli miktarda A Vitamini ve potasyum içerir. A Vitamini kemik büyümesine, vizyona, sağlıklı mukoza zarlarına ve cilde yardımcı olur. 100 gram mango porsiyon büyüklüğü 156 mg potasyum ve 2 mg sodyum sağlar. Potasyum, kan basıncını ve kalp atış hızını normalleştirmek için şarttır. Kandaki homosistein seviyesini kontrol eder. Kabuğu, yaprakları, gövdesi ve kökleri radyasyonun zararlı etkilerini önleyen mangiferin içerir. Kabuk, anti-enflamatuar sahiptir antioksidan ve immünomodülatör özellikler. Çeşitli mineral ve vitaminlerin yanı sıra, erken yaşlanmaya, kalp hastalıklarına, dejeneratif hastalıklara ve kansere neden olan vücuttan serbest radikalleri nötralize etmeye yardımcı olan antioksidan aktiviteler sağlayan, aphacaroten, betakaroten ve beta-kriptoksantin gibi flavonoidler içerir.

Geleneksel kullanımları

  • Filipinler’de kökten yapılan kaynatma büzücü olarak kullanılır ve ağaçtan elde edilen reçine, aftı iyileştirmek için kullanılır.
  • Kampuchea’da, kabuk büzücüdür ve lökortea ve romatizma için kullanılır.
  • Hindistan ve Kampuchea’da dizanteri için ağaç kabuğundan elde edilen sakızı yutun.
  • Sakız reçinesini hindistancevizi yağı ile karıştırın ve onu uyuz ve diğer paraziter cilt hastalıklarına uygulayın.
  • Kabuk infüzyonu Samoa’da ağız enfeksiyonlarına yardımcı olarak kullanılır.
  • Yaprak suyu dizanteri kanaması için kullanılır.
  • Ses kaybı için bal ekleyerek yapraklardan elde edilen kaynaşmayı kullanın .
  • Genç yaprak infüzyonu, akciğer, öksürük ve astımın kronik hastalıkları için kullanılır.
  • Yaprakların külleri, haşlanma ve yanmalara yardımcı olarak kullanılır.
  • Yapraklar Filipinler’de çay hazırlamak için kullanılır.
  • Mango kurutulmuş çiçekler ishal, gleet ve kronik dizanteri için kaynatma kullanılır.
  • Gastrointestinal rahatsızlıkları, kan rahatsızlıklarını, ağrılı bozuklukları ve ispirtoyu tedavi etmek için tuz ve bal ile yarı olgun bir meyve tüketin .
  • Gece körlüğü gibi A Vitamini eksikliklerini tedavi etmek, kabızlığı ve atomik dispepsiyi tedavi etmek için yararlı olan olgun mango suyu.
  • Hindistan’da, reçineler uyuz ve derideki etkilerin iyileştirilmesinde kullanılır.
  • Toz form kronik dizanteri, ishal, astım ve kanama yığınlarını tıkamak için kullanılır.
  • Malezya, Johore’da tohumlar menoraji, yuvarlak kurtlar ve yığınlar için kullanılır.
  • Mango kontakt dermatite neden olabilir.
  • Ayurveda’da pide kaynaklı asitlik ve sindirimi gidermek için kullanılır.
  • Tansiyonu düşürmek ve astım, anjin, diyabet ve öksürük gibi çeşitli durumları tedavi etmek için bir infüzyon içmek.
  • Yaprakları dış convalescent banyoda kullanın.
  • Diş macununu sertleştirmek için gargarayı yapraklardan hazırlayın ve diş problemlerini tedavi edin.
  • Yapraklar cilt tahrişlerinin tedavisinde faydalıdır.
  • Yaprakları (kömürleşmiş ve öğütülmüş) siğilleri yok etmek için kullanılır.
  • Soğuk algınlığı, öksürük, kanama yığınları ve diyare tıkanıklığı tedavisinde kullanılır.
  • Boğaz problemlerini ve kanamayı tedavi etmek için kullanılır.
  • İshal, ateş ve diş ağrısını tedavi etmek için yapraklardan hazırlanan kaynatma kullanın.
  • Chittagong’da genç yapraklar ishal için kullanılır.
  • Hindistan’da, kabuk romatizma ve difteri tedavisinde kullanılır.
  • Bagajdan elde edilen reçineli sakız, ayak çatlaklarında ve kaburgalarında kullanılır.
  • Karayipler’de yapraklardan elde edilen kaynatma ateş, diyare, diyabet, göğüs şikayetleri, hastalıklar ve hipertansiyon için bir yardımdır.
  • Doğumdan sonra mango ve diğer yaprakların kaynağını kullanın.
  • Mango, mikropları ve rahatsızlıkları önlemek için dirence yardımcı olur.
  • Mideyi yatıştırmak için kullanılır.

UYARI

  • Kaju ve antep fıstığı ile aynı aileden olduğu için bu gıdalara karşı alerjiniz varsa mangoyu tüketmemeye özen gösteriniz.
  • Fazla miktarda potasyum içermesi nedeniyle böbrek rahatsızlığı bulunanların tüketirken dikkatli olmaları gerekmektedir. *
  • Lateks alerjisi olan insanların da mangoya (aynı zamanda muz ve avokado da buna dahildir) karşı duyarlılık gösterebilirler.
  • Hastalık önleme ve sağlığa ulaşmada en önemli olan toplam diyet veya genel yeme şeklidir. Sağlıklı bir vücut için gıdalara ayrı ayrı odaklanmaktan ziyade, diyet içerisinde çeşitli gıdaları tüketmek daha iyidir. *

Mangoların besin değeri, çiğ

Porsiyon Boyutu: 1 su bardağı, 165 g

Kaloriler  99 Kcal. Yağdaki Kaloriler  5.67 Kcal.

yakınlık Miktar % DV
Su 137,71 g N / D
Enerji 99 Kcal N / D
Enerji 412 kJ N / D
Protein 1.35 g % 2.70
Toplam Yağ (lipit) 0.63 g 1.80%
Kül 0.59 g N / D
Karbonhidrat 24.72 g % 19.02
Toplam diyet lifi 2,6 g % 6,84
Toplam Şeker 22,54 g N / D
Sakaroz 11.5 g N / D
Glukoz (dekstroz) 3.32 g N / D
Fruktoz 7.72 g N / D
Mineraller Miktar % DV
Kalsiyum, Ca 18 mg 1.80%
Demir, Fe 0,26 mg % 3.25
Magnezyum, Mg 16 mg % 3.81
Fosfor, P 23 mg % 3.29
Potasyum, K 277 mg % 5.89
Sodyum, Na 2 mg % 0.13
Çinko, Zn 0,15 mg 1.36%
Bakır, Cu 0.183 mg 20.33%
Manganez, Mn 0.104 mg % 4.52
Selenyum, Se 1 µg 1.82%
Vitaminler Miktar % DV
Suda çözünür Vitaminler
B1 Vitamini (Thiamin) 0,046 mg 3.83%
B2 Vitamini (Riboflavin) 0,063 mg 4.85%
B3 Vitamini (Niasin) 1.104 mg 6.90%
B5 Vitamini (Pantotenik asit) 0.325 mg % 6.50
B6 Vitamini (Piridoksin) 0.196 mg 15.08%
B9 Vitamini (Folat) 71 µg 17.75%
Folik asit 0 µg N / D
Folat, yemek 71 µg N / D
Folat, DEF 71 µg N / D
kolin 12.5 mg % 2,27
C vitamini (Askorbik asit) 60.1 mg 66.78%
Yağda çözünen vitaminler
A vitamini, RAE 89 µg 12.71%
A vitamini, IU 1785 IU N / D
Beta karoten 1056 µg N / D
Alfa Karoten 15 µg N / D
Beta Kriptoksantini 16 µg N / D
Likopen 5 µg % 0.10
Lutein + Zeaksantin 38 µg N / D
E Vitamini (alfa-tokoferol) 1.49 mg 9.93%
Tokoferol, beta 0,02 mg N / D
Tokoferol, gama 0,02 mg N / D
K Vitamini (filokinon) 6.9 µg % 5,75
Lipidler Miktar % DV
Yağ asitleri, toplam doymuş 0.152 g N / D
Laurik asit (dodekanoik asit) 12:00 0,002 g N / D
Mistik asit 14:00 (Tetradekanoik asit) 0,021 g N / D
Palmitik asit 16:00 (Heksadekanoik asit) 0.119 g N / D
Stearik asit 18:00 (Oktadekanoik asit) 0.007 g N / D
Yağ asitleri, toplam tekli doymamış 0.231 g N / D
Palmitoleik asit 16: 1 (heksadekenoik asit) 0.111 g N / D
Oleik asit 18: 1 (oktadekenoik asit) 0.124 g N / D
Yağ asitleri, toplam çoklu doymamış 0.117 g N / D
Linoleik asit 18: 2 (oktadecadienoik asit) 0,031 g N / D
Linolenik asit 18: 3 (Oktadekatrienoik asit) 0,084 g N / D
Amino asitler Miktar % DV
triptofan 0,021 g 4.77%
Treonin 0,051 g % 2,90
Isolösin 0,048 g % 2.87
Lösin 0,083 g % 2.25
Lizin 0.109 g % 3.26
Metionin 0,013 g N / D
Sistin 0,045 g N / D
fenilalanin 0,026 g N / D
tirozin 0,069 g N / D
valin 0,051 g 2.41%
arjinin 0,031 g N / D
histidin 0.135 g 10.96%
alanin 0.112 g N / D
Aspartik asit 0.158 g N / D
Glutamik asit 0,056 g N / D
glisin 0,048 g N / D
Proline 0,058 g N / D
Antosiyanidin Miktar % DV
siyanidin 0,17 mg N / D
Flavan-3-ol Miktar % DV
(+) – catechin 2,8 mg N / D
flavonoller Miktar % DV
kaemferol 0,1 mg N / D
mirisetin 0,1 mg N / D
Izoflavonlar Miktar % DV
Toplam izoflavon 0.01 mg N / D
Proanthocyanidinin Miktar % DV
Proantosiyanidin dimerleri 3 mg N / D
Proantosiyanidin trimerler 2,3 mg N / D
Proantosiyanidin 4-6mers 11.9 mg N / D

Salatalık Suyu Zayıflatır Mı? Cilde ve Sağlığa Faydaları:

Salatalık suyunun faydaları arasında en önemlileri detoks etkisi ve cilde olan yararıdır. Salatalık suyu içmek, sağlığınızı iyileştirmek için kesin bir yol gibi görünmeyebilir, ancak bir dizi şaşırtıcı fayda sağlar ve hazırlanması çok kolaydır. Bakalım salatalık suyunun bu şaşırtıcı faydaları nelermiş? Salatanın içinde neler varmış, vücudumuz için faydaları nelermiş diye merak ederseniz. 

Salatalık suyunun faydaları

  • Cildin arınmasını ve gençleşmesini sağlar
  • zayıflama yardımcı olur.
  • Kalp sağlığı için yararlıdır.
  • Kemikler için yararlıdır.
  • Anti-kanserojendir.
  • Mükemmel bir arındırıcı detoks etkisi vardır.
  • Kas sağlığı için yararlıdır.

Salatalık suyunun bir çok faydası arasında cilt bakımı, kilo kaybı, kronik hastalık, kardiyovasküler sağlık ve kemik yoğunluğu bulunur.

1-Salatalık suyunun cilde faydaları

Içerisindeki antioksidanlar sayesinde cildi sıkılaştırır, kırışıklıkları azaltır, cildin gençleşmesini sağlar, nem dengesini korur ve elastikiyet kazandırır. Salatalığı cilde sürmek yada salatalık maskesi yapmakta. Cilt için çok faydalıdır. Yüksek su oranı ile cildi nemlendirir. Cilt gözeneklerini küçültür. Antioksidan özelliği sayesinde siyah noktaları ve cilt lekelerini önlemede etkilidir. 

2-Salatalık suyu zayıflamaya yardımcı olur

Uzun süreli tokluk hissi sağlar. Sık acıkmanızı ve çok yemenizi engeller. Su, bu konuda doğal olarak iyidir çünkü susuzluk genellikle açlıkla karıştırılır.Salatalık suyunu diyetinizin daha büyük bir bölümü yaptığınızda, herhangi bir diyetin demirliğini kaldırabilecek yemekler arasında aşırı ve gereksiz yiyecekler alınmasını engeller.

3–Kalp sağlığına iyi gelir

Salatalık suyu içmek, genel sağlık için hayati bir elektrolit olan potasyum seviyenizi arttırmanın mükemmel bir yoludur. Potasyum ayrıca, kan basıncını düşürmek ve kardiyovasküler sistemdeki daha düşük zorlamayı azaltmak için vazodilatatör görevi görür ve böylece ateroskleroz, kalp krizi, inme ve koroner kalp hastalığı riskinizi azaltır.

4-Kemikleri güçlendirir

Salatalık suyunda pek çok mineral olmasa da, diğer eser elementler arasındaki silika ve manganez içerir. Bu, kemikleri güçlendirmeye ve yaşlandıkça osteoporoz riskinizi azaltmanıza yardımcı olabilir.

5-Kanseri önlemeye yardımcı olur

Salatalık, vücutta güçlü bir antioksidan görevi gören cucurbitacin adlı eşsiz bir bileşik içerir.Son yıllarda, bu bileşik çok sayıda araştırmaya konu olmuştur ve salatalık suyunun içilmesinin prostat kanseri riskini azalttığı bulunmuştur.

6-Mükemmel bir arındırıcıdır

Salatalık suyu içmek, vücudu temizlemek ve iştahı arttırmak için çok miktarda su içilmesi anlamına gelir. Bu, vücudunuzdaki toksinlerin daha hızlı ortadan kaldırılacağı ve metabolik sisteminizdeki zorlanmanın azaltılacağı anlamına gelir. Bu şekilde vücuttaki toksinleri tonik etki ile atar.

7-Kasların gelişimine destek olur

Salatalık suyunun eşsiz bileşenlerinden biri, insan sağlığı ile ilgili olarak nadiren tartışılan bir mineraldir. Bununla birlikte, vücuttaki bağ dokusunun hayati bir parçasıdır ve bu nedenle kas büyümesine ve tonuna yardımcı olabilir.

Salatalık suyu nasıl yapılır? Tarif-1

Salatalık suyu yapımı çok kolaydır. Üstelik bir o kadar da ucuzdur. Tüm bunlara rağmen sağlık iksiri gibidir.

  1. Bir salatalığı pijama deseninde soyun ve dilimleyin (bir bardak için 3-4 dilim veya sürahi için tüm salatalık).
  2. Bir sürahi / bardağı soğuk suyla doldurun ve salatalık ekleyin.
  3. Salatalıkların su altında kalmasını sağlamak için buz ekleyerek, içeriğini suya bırakılmasını sağlayın.
  4. İçmeden önce içeceği en az 10-15 dakika bekletin.
  5. Aynı salatalıkları 24 saat boyunca tekrar su ekleyerek kullanabilirsiniz.

Salatalık Suyulu- Detoks Tarifi-2

  1.  Yaklaşık on adet maydanozu sapıyla birlikte parçalara ayırıp miksere koyun.
  2. Miksere bir adet limonunun suyunu ekleyin.
  3. Mikser kabının içine bir bardak su ekleyin.
  4. İsteğe göre bir veya iki adet salatalık dilimleyip ekleyin
  5. Mikseri yeşil suyu görene kadar çalıştırın
  6. Karşıma su ekleyerek surahiye alın.
  7. ayrıca isteğe göre surahide ki detoks içeceğinizi bir kaç adet karanfil ve yeşil elma dilimleriyle zenginleştirebilirsiniz.
  8. Salatalık sulu detoks içeceğinizi 1-2 gün içerisinde süzerek tüketin. Yaz aylarında buz ilave edebilirsiniz.

Prof.Dr. İbrahim Saraçoğlu Salatalık Sütü Maskesi

  • Prof.Dr. İbrahim Saraçoğlu  salatada sinagron denen bir madde ile cildimizdeki kırışıklıktan kurtulabileceğimizi söyler.
  • Salatanın sapının iki cm gerisinden salatalığı ikiye bölün
  • Kesilen iki parçayı daire hareketleriyle birbirine sürün
  • İşlemi yaklaşık 1 dk devam ettirin
  • Ortaya beyaz bir köpük çıkacak
  • Bu köpüğü direk cildinize uygulayabilirsiniz. Ve durulamanıza gerek yoktur.

Salatalık suyu  ile ilgili diğer bilgiler

  • Basit olarak, salatalık suyu salatalıklarla doldurulmuş sudur.  Düzenli su içmek bütün diyetlerin olmazsa olmazıdır, salatalıklı su bu diyetlere destekleyici özelliktedir.
  • Salatalık, öncelikle sudan oluşur, bu yüzden detoks temizlemede bu tip sular çok popülerdir. Bu içecek, diğer birçok besleyici ve aktif içeriğin yanı sıra, salatalıkların yeryüzünde ferahlatıcı lezzetine de sahiptir.
  • Salatalık suları, C vitamini seviyenizin yanı sıra beta-karoten, manganez, molibden ve cucurbitacin de dahil olmak üzere çeşitli diğer antioksidanları da artıracaktır.Salatalık da vücut üzerinde bir dizi olumlu etkiye sahip silika içerir. En önemli ise lezzetlidir, daha fazla su içmenizi sağlayacaktır.

Kaynak: https://www.organicfacts.net/cucumber-water.html

Balkabağının Bilmeniz Gereken Faydaları

Balkabağının faydaları arasında en etkili olan içeriğinde yer alan beta karotendir, beta karoten en etkili antioksidan kaynağıdır. Bal kabağı bol lifli bir meyve olmasının yanı sıra bol miktarda; Kalsiyum, sodyum, fosfor, potasyum ve demir bulundurur.

Bal kabağı hakkında kısa bilgiler;

  • Balkabağı Meksika ve Orta Amerika menşeli. Avrupalılar gelmeden önce, Güney ve Kuzey Amerika’da yaygın olarak yetiştiriliyordu.
  •  Arkeologlar tarafından yapılan araştırmalar , bal kabağının  ekim ve evcilleştirilmesinin Peru bölgelerde MÖ 4.000 de Meksika bölgesinde ise MÖ 1440–400 yıllarında yetiştirildiği düşülmektedir.
  • Kabaklar, salatalık , kavun , tatlı karpuz , kabak ve karpuz gibi kabak ailesinin bir üyesidir .
  • Balkabağı düşük yağ oranı, kalori ve sodyum bakımından da lif bakımından zengindir. Aynı zamanda mükemmel B Vitamini, A Vitamini, protein, potasyum ve demir kaynaklarıdır.
  • Balkabağının tohumları Mayıs ayının son haftası ile Haziran ayının ortasına kadar ekilir.
  • Kabak kelimesi, ‘büyük kavun’ anlamına gelen Yunanca ‘pepon’ kelimesinden türemiştir.
  • Balkabağının %90 u sudur.

Balkabağının Faydaları

  • Anti kanserojendir.
  • Cilt için yararlıdır.
  • Bağışıklık sistemini destekler.
  • Parkisyon ve Alzheimer’in önlenmesinde.
  • Kansızlığı önler
  • Ruh halinizi iyileştirir.
  • Migreni önler.

Kabak tüketimi ile birlikte sağlığa çeşitli faydalar sağlar. Kalp sağlığını, uykuyu, prostat sağlığını destekler ve çeşitli antioksidan yararları sağlar. Ayrıca cildin daha genç görünmesini sağlar.

  1. Anti kanserojen

Çalışma, A Vitamini alımının, malign hücreleri kontrol ederek birçok kanseri tedavi ettiğini göstermektedir. Retinoik asit, hücre farklılaşması, gelişimi ve kanser tedavisi için esastır. Araştırmacılar, retinoik asitte bulunan moleküler mekanizmaların, kanser hücresinin kaderini kontrol etme yeteneğine sahip olduğuna dair kanıt buldu. Bir diyete ek olarak retinoik asidin eklenmesi kanser gelişimini önlemeye yardımcı olur.

  1. Balkabağının cilde faydaları

A vitamini cildin yeniden büyümesi ve yara iyileşmesi için gereklidir. Epitel hücrelerine hem dış hem de içten yardımcı olmak gereklidir. Kansere karşı savaşmak için güçlü bir silah olarak çalışıyor. Vitamin, yumuşak dokular oluşturmak üzere hücreleri birbirine bağlayan glikoproteinlerin, şekerin ve protein kombinasyonunun oluşması için esastır .

Vücuttaki A vitamini eksikliği, zayıf ten rengi ile sonuçlanır. Çalışmalar, A vitamininin sivilceyi gidermeye yardımcı olduğunu ve cilt sağlığını iyileştirdiğini göstermiştir. Çizgileri ve kırışıklıkları uzak tutan daha fazla kolajen üretmeye yardımcı olur. Cildin genç görünmesini sağlar ve sağlıklı saça katkıda bulunur.

  1. Bağışıklık 

Bağışıklık fonksiyonlarının düzgün çalışması için yeterli miktarda A Vitamini gereklidir, çünkü A Vitamini, bağışıklık cevaplarında rol oynayan genleri düzenlemeye yardımcı olur. Otoimmün hastalıklar, kanser, soğuk algınlığı ve gripten korunmak için gereklidir. Beta karoten ayrıca kronik hastalıkları gidermeye yardımcı olan bağışıklık sistemini güçlendirir.

Çalışma, A Vitamini alan çocukların, ishal ve sıtma gibi sağlık sorunlarının azaldığını göstermektedir. Bu, A Vitamini takviyelerinin, çocuklarda bu tıbbi sorunları tedavi etmede yararlı olduğunu göstermektedir.

  1. Nörodejeneratif hastalığı önler

Bakır ve beyin işlevi üzerine yapılan araştırmalar, Parkinson veya Alzheimer hastalığı gibi nörodejeneratif bozukluklardaki bakır tedavisinin pozitif olduğunu göstermektedir. Yüksek seviyede Bakır alımı bakır zehirlenmesine ve beyin fonksiyonlarında bozulmalara neden olabilir. Araştırma, bakır eksikliğinin beyin fonksiyonlarındaki bozulma ve yaşa bağlı bilişsel gerileme şansını artırabileceğini göstermiştir.

  1. Anemiyi önler

Kırmızı kan hücrelerinin ve hemoglobinin sentezi için bakır ve demir esastır. Bakır, bağırsak kanalından demir emilimine yardımcı olur ve depolandığı karaciğere salınacak demiri serbest bırakır. Demir, kırmızı kan hücrelerinin oluşumunda yardımcı olur. Bakır eksikliğinden dolayı, anemi sebebi olan demir seviyesi de düşmüştür. Aneminin semptomları kas ağrıları, yorgunluk, bozulmuş beyin fonksiyonu ve sindirim problemleridir.

  1. Beyin sağlığı

Bakır, enerji, ruh hali, görünüm ve odaklanma için gerekli olan nörotransmiter olan galaktoz ve dopamin gibi beyin yollarının çalışması için hayati öneme sahiptir. Bakır eksikliği, yorgunluk, kötü ruh hali, düşük metabolik aktivite ve ayrıca konsantrasyon problemi ile sonuçlanır. C vitamini ve süperoksit dismutaz, tirosinaz ve askorbat oksidaz ile birlikte bakır, beyindeki serbest radikal hasarını ortadan kaldırmaya yardımcı olur ve yaşlanma sürecini geciktirir. Ayrıca nörodejeneratif hastalıkları ve kanseri önler.

  1. Ruh halinizi iyileştirin

Kandaki yeterli miktarda demir, dopamin, serotonin ve diğerleri gibi hormon dengesine bağlı olarak ruh halinin korunmasına yardımcı olur. Düşük oksijen seviyesi beyin fonksiyonlarını sentezleyemez. Bu demir eksikliği nedeniyle uyku bozuklukları, kötü ruh hali, motivasyon eksikliği ve kötü uyku ile sonuçlanır.

  1. Migreni önlemek

B2 Vitamini, migren sırasında oluşan ağrılı baş ağrılarının üstesinden gelmeye yardımcı olur. Doktorlar, baş ağrıları veya migren ataklarını tedavi etmek için riboflavin’i yüksek dozda önermektedir. Riboflavin takviyeleri migren sıklığının azaltılmasına yardımcı olur, migren sırasındaki ağrı ve semptomları azaltır ve ayrıca migren süresini kısaltır.

  1. Krampları önlemek

Potasyum bakımından zengin gıdaların alımı, kas kramplarını azaltmaya yardımcı olur ve kas gücünü arttırır. Kas krampları, vücutta mevcut düşük potasyum seviyesinin bir sonucudur. Aynı zamanda, kişi susuz kaldığında ve egzersizden önce ve sonra yeterli miktarda potasyum almadığında da olur.

  1. Osteoporozu önlemek

Çalışmalar, potasyum yönünden zengin besinler alımının osteoporoz gibi yaşa bağlı hastalıkları önleyen kemik yoğunluğunu arttırdığını göstermiştir . Ayrıca yaşlı erkekler ve menopoz sonrası kadınlar için etkilidir.

Balkabağının yenilebilir kısımları Nelerdir?

  • Genç sürgünler ve yapraklar sebze olarak kullanılır, güveç ve çorbalara eklenir.
  • Kabak çiçeği çiğ veya pişmiş olarak tüketilir.
  • Kabak çiçekleri, soğan , balık ve domates ile kızartılarak yapılan yemek tariflerinde tüketilir .
  • Meyveler yahnilerde, reçellerde , turtalarda, körilerde ve kabuklularda kullanılır.
  • Etili kısmın toz şekli ekmek ve kek yapmak için tahıllarla kullanılır.
  • Balkabağının faydaları arasında Püresinin bebeklere güvenle verilebilmesidir.
  • Tohumlar kurutulmuş, çiğ, kavrulmuş ve atıştırmalık yiyecek olarak tüketilir.
  • Kabak tohum ürünleri ekmek takviyesi için kullanılır.

Balkabağının sağlık için kullanım yerleri

  • Balkabağının çekirdeğinin faydları arasında karın kramplarına ve bağırsak solucana karşı kullanılması vardır. Balkabağı tohumları taze ve kavrulmuş olarak kullanılır.
  • Tohumlardan yapılan bir emülsiyon, vücuttan gelen tapeworları ve parazitleri ortadan kaldırmak için yararlıdır.
  • Yerli Amerikalılar bağırsak enfeksiyonlarını ve böbrek sorunlarını tedavi etmek için kabak çekirdeği kullanır.
  • Çiçekler küçük sakatlıkları yatıştırmak için kullanılır.
  • Kök kaynatılarak galactogue olarak kullanılır. Süt arttırıcı olarak kullanılır.

Balkabağının Cilde Faydaları

  1. Gözeneklerin kapanmasını engelleyen balkabağı siyah nokta oluşumunu da engellemektedir.
  2. Ciltteki nem oranını dengede tutan balkabağı cildin kurumasını engeller.
  3. Düzenli balkabağı tüketiminde cilt lekelerden arınır.
  4. Balkabağı ile yapılan maske sonucunda ciltteki ölü deriler temizlenir.
  5. Nemlendirme etkisi sayesinde cildin kırışmasını önler.

 

Balkabağı ile Nemlendirme Maskesi

  • Bal ( 1 çay kaşığı )
  • Balkabağı ( 1 tatlı kaşığı )
  • Süt ( 1 çay kaşığı )

Yapılışı: Balkabağını ezip püre haline getirdikten sonra diğer malzemelerle karıştırın ve temizlenmiş cildinize karışımı yedirerek sürün. 15 dakika süresince bekledikten sonra su ile cildinizi durulayıp havlu kağıt ile kurulayın. Ardından cildinize yağsız bir krem uygulayın.

 

Balkabağı ile Peeling Maskesi

  • Bal ( 1 çay kaşığı )
  • Yoğurt ( 2 tatlı kaşığı )
  • Balkabağı püresi ( 4 tatlı kaşığı )

Hazırlanışı: Malzemeleri karıştırıp temizlenmiş cildinize fırça yardımcı ile maskeyi yedirin. 15 dakika cildinizde beklettikten sonra bol su ile cildinizi durulayın. Haftada 1 kere peeling maskesini cildinize uygulayın.

Balkabağı Besin değeri

USDA’ya göre, bir bardak balkabağına (çiğ) 30 kalori, 1.16 gram protein, 0.12 gram toplam yağ ve 0.6 gram şeker ve 3.2 gram şeker içeren 7.54 gram karbonhidrat dahildir. Kalorisi az besin değeri yüksek olduğu için diyetisyenlerin önerdiği bir besindir. 116 gram bal kabağı , günlük istiyacınızda ki A vitamininin yaklaşık% 70, Bakırın yaklaşık% 16 ve Demirin yaklaşık% 11 oranında karşılamaktadır.

Porsiyon Boyutu:  1 Bardak (1 “küp), 116 gr

Kaloriler  30 Kcal.Yağdaki Kaloriler  1.08 Kcal.

yakınlık Miktar % DV
Su 106,26 g N / D
Enerji 30 Kcal N / D
Enerji 126 kJ N / D
Protein 1.16 g 2.32%
Toplam Yağ (lipit) 0,12 g % 0.34
Kül 0,93 g N / D
Karbonhidrat 7.54 g % 5.80
Toplam diyet lifi 0.6 g % 1.58
Mineraller Miktar % DV
Kalsiyum, Ca 24 mg % 2.40
Demir, Fe 0,93 mg % 11,63
Magnezyum, Mg 14 mg % 3.33
Fosfor, P 51 mg % 7.29
Potasyum, K 394 mg 8.38%
Sodyum, Na 1 mg % 0.07
Çinko, Zn 0.37 mg % 3.36
Bakır, Cu 0.147 mg 16.33%
Manganez, Mn 0.145 mg % 6.30
Selenyum, Se 0.3 µg % 0.55
Vitaminler Miktar % DV
Suda çözünür Vitaminler
B1 Vitamini (Thiamin) 0,058 mg % 4.83
B2 Vitamini (Riboflavin) 0.128 mg 9.85%
B3 Vitamini (Niasin) 0.696 mg % 4.35
B5 Vitamini (Pantotenik asit) 0.346 mg % 6.92
B6 Vitamini (Piridoksin) 0,071 mg 5.46%
B9 Vitamini (Folat) 19 µg 4.75%
Folik asit 0 µg N / D
Folat, yemek 19 µg N / D
Folat, DEF 19 µg N / D
kolin 9.5 mg 1.73%
C vitamini (Askorbik asit) 10.4 mg 11.56%
Yağda çözünen vitaminler
A vitamini, RAE 494 µg 70.57%
A vitamini, IU 9875 IU N / D
Beta karoten 3596 µg N / D
Alfa Karoten 4659 µg N / D
Lutein + Zeaksantin 1740 µg N / D
E Vitamini (alfa-tokoferol) 1.23 mg 8.20%
K Vitamini (filokinon) 1,3 µg % 1.08
Lipidler Miktar % DV
Yağ asitleri, toplam doymuş 0,06 g N / D
Laurik asit (dodekanoik asit) 12:00 0.001 g N / D
Mistik asit 14:00 (Tetradekanoik asit) 0.007 g N / D
Palmitik asit 16:00 (Heksadekanoik asit) 0,043 g N / D
Stearik asit 18:00 (Oktadekanoik asit) 0.003 g N / D
Yağ asitleri, toplam tekli doymamış 0,015 g N / D
Palmitoleik asit 16: 1 (heksadekenoik asit) 0.007 g N / D
Oleik asit 18: 1 (oktadekenoik asit) 0.007 g N / D
Yağ asitleri, toplam çoklu doymamış 0,006 g N / D
Linoleik asit 18: 2 (oktadecadienoik asit) 0,002 g N / D
Linolenik asit 18: 3 (Oktadekatrienoik asit) 0.003 g N / D
fitosteroller 14 mg N / D
Amino asitler Miktar % DV
triptofan 0,014 g % 3.18
Treonin 0,034 g % 1.93
Isolösin 0,036 g % 2,15
Lösin 0,053 g % 1.43
Lizin 0,063 g % 1.88
Metionin 0,013 g N / D
Sistin 0.003 g N / D
fenilalanin 0,037 g N / D
tirozin 0,049 g N / D
valin 0,041 g % 1,94
arjinin 0,063 g N / D
histidin 0,019 g 1.54%
alanin 0,032 g N / D
Aspartik asit 0.118 g N / D
Glutamik asit 0.213 g N / D
glisin 0,031 g N / D
Proline 0,03 g N / D
serin 0,051 g N / D
flavonlar Miktar % DV
luteolin 1,9 mg N / D

 

Üzüm Çekirdeğinin Faydaları

Üzüm en popüler meyvelerden biridir ancak birçok insan belki de en faydalı kısmı olan çekirdeklerini yemeyi ihmal eder. Üzüm çekirdeği güçlü antioksidanlar bakımından ve oligomerik proantisiyanidin kopleksleri (OPCs) bakımından zengindir.

Oligomerik proantisiyanidin kompleksleri antioksidan hareketliliği ile bilinir. Bunun anlamı üzüm çekirdeği vücuttaki serbest radikalleri yok etmeye yardımcı olur. Böylece erken yaşlanma ve belirli kronik rahatsızlıklardan kaçınmaya yardımcı olur.

Buna ek olarak üzüm çekirdeği, lipid peroksidasyonu, trombosit agregasyonu, kılcal geçirgenlik ve kırılganlığı engeller ve enzim sistemini etkiler. Hatta üzüm çekirdeği kanserin önlenmesinde de rol oynar. Yapılan araştırmalarda üzüm çekirdeğinin prostat kanseri hücrelerinin yayılmasını engellediği ortaya çıkmıştır. Ayrıca üzüm çekirdeği özünün de meme, mide, kolon, prostat ve akciğer kanser hücrelerinin büyümesini önlediği bulunmuştur.

Üzüm Çekirdeğinin Faydaları

  1. Yüksek Tansiyon: Üzüm çekirdeğinde bulunan antioksidan, linoleik asit ve fenolik prokyanidinler kan damarlarını yüksek tansiyona neden olan zararlardan korumaya yardımcı olur. Üzüm çekirdeği kan damarlarını açar ve metabolik sendrom olan kişilerde tansiyonu düşürür.
  2. Kronik Venöz Yetersizliği: üzümde bulunan oligomerik proantisiyanidin kompleksleri kronik venöz yetersizliğine faydalıdır. Oligomerik proantisiyanidin kompleksleri tüketen kişilerin yaklaşık %80’i tedavinin ilk 10 gününün ardından iyileşmelere sahip olur. Kasvet, kaşıntı ve ağrı hisleri gözle görülür şekilde azalır.
  3. Kemik Gücü: Üzüm çekirdeği kemik oluşumu ve kemik üçünü geliştirir.
  4. Ödem: Üzüm çekirdeği uzun süre oturma sonucunda oluşan bacak ödemini önler. Buna ek olarak ödem meme kanseri ameliyatı sonrası yaygın olarak görünür. Ameliyattan sonra 6 ay boyunca günlük 600 gram üzüm çekirdeği tüketimi ödemi ve ödemden kaynaklanan ağrıları azaltır.
  5. Bilişsel Zayıflama: Üzüm çekirdeği oksidatif baskıyı azaltarak ve mitokondriyel fonksiyonu koruyarak beyindeki hipokampal fonksiyon bozukluğunu tersine çevirir. Üzüm çekirdeği ayrıca Alzheimer hastalığında koruyucu ve tedavi edici madde olarak da kullanılır.
  6. Ağız Sağlığı: Üzüm çekirdeği mineral oluşumunu artırır. Mineralleşme diş çürümesi durdurmak için etkilidir ve ağız sağlığında önemli rol oynar.
  7. Şeker Hastalığı: Üzüm çekirdeği lipit profilini, kilo vermeyi, tansiyonu ve diğer şeker hastalığı komplikasyonlarını geliştirir. Araştırmacılara göre üzüm çekirdeği şeker hastalığı komplikasyonlarına uygun ve ucuz tedavi sağlar.

Diğer Faydaları

  • Gece görüşünü artırır.
  • Ciltteki kolajen ve elastini korur.
  • Hemoroidi tedavi eder.
  • Oksidatif ekşime ve bakteriyel patojenlere karşı korur.

Portakal Kabuğunun Faydaları

Portakal Kabuğunun Faydaları

Meyvelerin kabuğunun soyulması vücuda alınması gereken maddelerin tümüyle çöpe atılması ile eş değer bir eylemdir. O sebeple kabuğuyla birlikte tüketilemiyorsa bir meyve, kabuğu ayrı olarak mutlaka tüketilmelidir. Bu nokta da ise portakal kabuğunun faydalarına değineceğiz. Portakalı tüketmek pek kolay değildir. Genellikle acı bir tada sahiptir. Fakat kabuğunun tüketimi oldukça pratik gelecektir. Gün içinde yemeğin içerisine, salataların içerisine, hamur işlerine, ve içeceklerin içine rendelenirse birçok faydasından yararlanılacaktır.

  • Portakal kabuğu kanseri önlemeye son derece yardımcıdır. Kabukta bulunan vitaminlerden en önemlisi C vitaminidir ve C vitaminin vücuda karşı sağladığı bir antioksidan etki vardır. A ve C vitaminlerinin de içerisinde bol miktarda bulunmasının avantajlarında kanser riskini aza indirmesi görülmektedir.
  • Kolesterolü de düşürmeye yardımcı olmaktadır. İçerinde bulunan bir madde olan hesperidin kötü kolesterolün insan vücudunda kontrollü bir şekilde düşmesine olanak sağlar.
  • Kabızlığa iyi gelmektedir. İçerisinde lif bulunması neticesinde kabızlığa deva olur. Kabızlığa deva olmasını sağlayan lifin adı ise pektindir.
  • Soğuk algınlığına karşı korumaktadır. İçerisinde bulunan bol miktarda A ve C vitamini kış aylarında vücuda direnç sağlayarak soğuk algınlıkları, grip gibi hastalıkları vücuda yaklaştırmamak için kalkan görevi üstlenir.
  • Portakal kabukları kişinin ağzındaki kokuyu gidermede en etkili yöntemdir. Özellikle uzun süre hatta saatlerce etkisi sürebilmektedir. Portakalın keskin kokusu ağız kokularının giderilmesinde çok etkili olacaktır.
  • Dişleri ve cildi beyazlatmaktadır. Ayrıca portakal kabuğu kullanılarak diş macunu yapılabilir. Diş beyazlatmada etkili olması sebebi ile macun oldukça işe yarayacak bir yöntemdir. Cilt lekelerini azaltmaktadır. Koyu renkleri açmakta ve cildi UV ışınlarına karşı korumada oldukça etkilidir.
  • Sivilcelere ve aknelere oldukça iyi gelmektedir. Cilde kullanılması takdirde cilt ipeksi bir dokunuşa sahip olacaktır. Cilt parlayacak ve matlığı giderilecektir. Akneler azaldıkça cilt kusurları da çözülecektir.

Portakal kabuklarının sadece bir kabuktan ibaret olmadığı ve mutlaka tüketilerek vücuda olan faydalarından yararlanılması gerektiği tespit edilmiştir. Ancak portakal kabuğu sadece tek başına bu şekilde kullanılması zorunluğu değildir. Kurutulmuş severler için kurutulmuş olarak kullanılması da uygundur.

Kurutulmuş Portakal Kabuğu Faydaları Nelerdir?

Vitamin değerlerinin yüksek olması, içerisinde flovonoid ve esansiyel yağlar bulunduruyor olması ayrıca kabuğunda bulunan bir madde olan citrus aurantion ise kişilerin kanser hastalığına, eğer varsa damar hastalıklarına ve tıkanıklıklarına yarar sağladığı tespit edilmiştir. Kurutulmuş portakal kabuğu sindirim sistemini de düzenleyerek bağırsak problemlerini ortadan kaldırır. Kullanım süresi boyunca ise herhangi bir sindirim problemi kişide yoksa oluşmasını engeller. Enfeksiyonlara karşı direnç kazanabilmesi için vücudun bağışıklık sistemini güçlendirir. Solunum yollarını temizleyerek astım ve bronşit hastalarına da şifa olur.

Kuru portakal kabuğu ağızda yaralar var ise yaraları geçirir, böbrek hastalığı veya problemi olanların böbreklerini kolaylıkla temizler. Kişi enfeksiyona sahip değil ise dışarıdan gelecek her türlü enfeksiyona karşı koruma sağlar. Böbrek taşı oluşumunu böbrekleri temizlemesi sebebi ile engeller. Var olan bir böbrek taşının kolaylıkla düşürülmesini sağlar. Kan dolaşımını düzenler ve hızlandırır. Bu hızlanma sayesinde damar yollarının temizlenmesine yardımcı olur. Ekonomik oluşu ile sık sık tüketmek oldukça kolaylaşır. Her yenen portakalın kabuğu da bu kadar tüketilse idi birçok insan faydalarına varırdı. İlaçların dahi içeriğinde bu kadar doğal gıdalar bulunmaktadır. O halde asıl eczane olan doğal ürünleri kullanarak var olan sağlığı korumalı, sağlıkta eksik yanlarda tamamlanmalıdır. Bir hastalığın önce doğal yolla tedavi edilip edilemeyeceğine bakılır ise ilaç kullanımı azalacaktır. Ayrıca ilaçların sadece tedavi özelliği vardır. Doğal gıdaların ise tedavi kadar koruma etkileri de mevcuttur.

Elmanın Faydaları

Meyveler arasında en çok tüketilen ve tatlı yapımından meyve suyu yapımına kadar birçok alanda tercih edilebilen elmanın birçok faydası olduğu da bilinmektedir. Gülgiller ailesinden elma bitkisinin pembe çiçekleri de bulunur. Anadolu, Kafkasya ve Türkistan, elmanın ana vatanları olarak kabul edilir. Ülkemizde de bol miktarda elma yetiştirilmesi mevcuttur. Hemen hemen her bölgemizde elma rahatlıkla yetiştirilebilir koşullara sahiptir. Haçlı Savaşları sırasında Avrupalılar da elma ile tanışmıştır. Amerika’da ise 1800’lerden sonra elma tüketimi kısa sürede yaygınlık göstermiştir. Çin, ABD ve Fransa’dan sonra Türkiye elma üretiminde 4. sırada yer alıyor. Her yıl tonlarca elma üretimi sağlanıyor ve böylelikle her bölge rahatlıkla elma tüketebiliyor. Kırmızı, sarı ve yeşil olmak üzere birçok renkte elma üretimi sağlanmaktadır.

ELMANIN FAYDALARI

Böbrekleri Temizler:

Böbreklerin temizlenmesi ve toksinlerin atılması konusunda elma gerçek bir mucizedir. Genellikle böbrek hastalarına sıklıkla tüketilmesi önerilir ve bununla birlikte idrar yolu enfeksiyonu gibi hastalıklarda da elmanın arındırıcı özelliğinden faydalanma sağlanması iyi gelecektir. Böbreklerde olduğu kadar bağırsak temizlenmesinde de elma etkisini gösterecektir. Bağırsaklarda biriken mikrop ve bunun gibi toksinlerden vücudun temizlenmesi ve atık yolu ile atılması için elma meyvesi yenmelidir.

Tansiyon Hastaları ve Kolesterol Problemine İyi Gelir:

Yüksek tansiyon ve kolesterolün düşürülmesinde de elma tüketimi uzmanlar tarafından desteklenmektedir. Bu hastalıkları yaşayan bireylerin ara öğünlerde elma tüketmesi ve akşam yemeğinden sonra da dengeleme açısından elma tüketimi ihmal etmemeleri söylenir. Aynı zamanda kan şekerinin dengelenmesi açısından da fayda sağlayan elma, şeker hastalarının tatlı ihtiyacını karşılayabilmesi açısından çok etkili bir meyve olarak tüketilebilmektedir.

Romatizma İçin Faydaları:

Romatizmaya bağlı olan hastalık ve eklem ağrılarına da elma tüketimi çok iyi gelmektedir. Dönemsel eklem ağrıları için de mutlaka öğünlerde elma yenmesine özen gösterilmelidir. Elma tüketimi ile vücut kaybettiği direnci fazlasıyla kazanacaktır.

Uyku Problemleri İçin Elma Tüketimi:

Uykunun açılması için kahve etkisi sağlayan elma, zor uyanılan sabahlarda kahvaltı öncesinde tüketilebilir. Hatta kahve ile birlikte tüketildiği zaman çok iyi etki sağlamakta ve uykunun açılmasında etkili olmaktadır.

Bağırsak Problemlerine Çok İyi Gelir:

Kabızlık sorunu çekenler için de elma tüketimi iyi gelecektir. Sindirim sistemini rahatlatması açısından faydaları bilinen elma, aynı şekilde tuvalete çıkmakta zorlananlara da fayda sağlayacaktır. Ancak her şeyde fazlasının zararı olduğu gibi elma tüketiminde bu konuda da ölçülü bir şekilde tüketim sağlanmalıdır.

Enerji Vermesi Açısından Elmanın Faydası:

Çok yorgun bir günün sonunda 1-2 adet elma tüketmek, enerji sağlayacak ve yorgunluğun atılmasına etki edecektir. Güne başlerken de elma yemek, gün için gereken enerjinin elde edilmesine katkı sağlar.

Zayıflamada Elmanın Faydaları:

Diyet programlarında elmanın yeri her zaman sağlanmalıdır. Elma, tok tutucu özelliği ile de bilinen bir meyvedir ve ara öğünlerde atıştırmalık olarak tercih edilebilir. Aynı şekilde akşam yemeğinden sonra bir porsiyon elma yemek, gece acıkmalarının da önüne geçer. Diyet yapanlar açısından fayda sağlayacak bir meyve türüdür. Ayrıca metabolizmayı hızlandırması sayesinde de, spor yapılan ve diyet programı uygulanan dönemlerde güçlendirici bir etki oluşturacaktır. Elma kabuğunda ursolik asit bulunmaktadır ve bu asidin yağ yakımına da etki ettiği söylenmektedir. Ortalama büyüklükteki bir elma toplamda 50 kaloridir ve en hafif meyvelerden birisi olarak bilinmektedir.

Vitamin Deposu Elma:

A ve C vitamini açısından zengin olan elmanın, göz sağlığı için de yeri çok büyüktür. Göz bozukluklarının önüne geçmede elma tüketimi sıklıkla önerilir. Elma, aynı zamanda cilt için de mucizevi özellikler gösterir. Elma ile hazırlanan birçok cilt maskesi ve bakım malzemesi bulunmaktadır. Aynı şekilde birçok kozmetik firması ürünlerinde elmadan faydalanmaktadır. Sivilce oluşumlarından gözeneklerin tıkanmasına kadar birçok cilt problemi için tedavi edici bir etkisi bulunmaktadır. Özellikle elma kabuğu ile cilt için farklı kürler hazırlanabilmektedir.

Elma Vücut Direncini Arttırır:

Vücutta oluşabilecek zararlı bakteriler ile savaşma konusunda da elma gerçek bir mucizedir. Vücut direncini arttırması ile birlikte bu bakterilerin oluşabileceği bölgelerde de adeta bir kalkan görevi görür. Kanserle ilgili de elma için birçok araştırma mevcuttur. Kanseri tedavi edici bir özelliği bulunmaz ancak vücut direncinin arttırılması konusunda etki sağlayacağı da araştırmalarda yer almıştır. Elma içerisinde yer alan potasyum, vücudun ve özellikle kemiklerin güçlenmesinde etkili olacaktır. Bedensel açıdan yorgun hissedenler, ağır işlerde çalışanlar ve darbe nedeni ile vücutta oluşan morluklar için tedavi edici yanından faydalanmak gerekir. Kalp ve damar hastalıklarında hafifletici bir etki sağlaması ile birlikte, aynı zamanda damar yolu tıkanıklıklarının engellenmesinde de çok faydalı olacaktır.

Elma İçin Tavsiyeler:

Elmanın faydaları elbette saymakla bitmez ancak tüketiminde bazı detaylara da dikkat edilmesi gerekir. Elma mutlaka çok soğukken yenmemeli ve ılık hale gelmesi beklenmelidir. Hazmının kolay olması açısından da küçük parçalara ayrılmış hali ile tüketmek iyi bir tercih olacaktır. Kabuğunda bol miktarda C vitamini olmasından dolayı, elma mutlaka kabuğu ile birlikte tüketilmelidir. Aynı zamanda birçok B grubu vitaminini de içermesi ile, B vitamini eksikliği çekenler için önerilebilecek bir meyve türüdür.

Hamilelik Döneminde Elma Tüketmek:

Hamilelik dönemlerinde kadınlar için mide bulantısını kesme konusunda elmanın çok faydası olacaktır. Bulantı ve mide ağrılarına iyi gelmesi, kusmaların azaltılması ve karın bölgesine girebilecek krampların engellenmesinde elma tüketimi desteklenmelidir. Birçok uzman da hamilelere bu dönemde bol miktarda elma yemelerini önerecektir.

Elmanın Mideye Olan Faydaları:

Mide hastalıklarının hemen hemen tümünde de iyileştirici bir etkisi olan elmanın özellikle gastrit ve reflü için yatıştırıcı etkisinden de faydalanmak mümkündür. Karın ağrıları ve mide kramplarının da giderilmesi açısından, ağrı oluşumunda hemen bir adet elma tüketmek gerekebilir.

 

Yaraları İyileştirici Etkisi:

Cilt üzerinde oluşabilecek iltihap ve uçuk gibi mikrobik etkilere de iyileştirici etkisi olduğu bilinmektedir. Özellikle ağız çevresinde oluşan uçuklar için çok etkilidir ve iltihapların kuruyarak yok olmasını sağlayacaktır. İyileştirici ve yatıştırıcı özelliklerinden faydalanma konusunda her birey elma tüketmelidir.

Diş Sağlığı İçin Elma Tüketimi:

Diş sağlığı için de birçok diş macunu içerisinde beyazlatma amacı ile kullanılır. Elmanın diş beyazlatma özelliğinin yanı sıra, diş çürüklerinin önüne geçme konusunda da faydası oldukça fazladır. Diş eti hastalıkları ve iltihapları için de iyileştirici bir içeriği vardır.

Hemoroid İçin Elmanın Faydaları:

Hemoroid sorununda da özellikle acı hissinin giderilmesi ve yaranın iyileşmesi anlamında elma çok fayda sağlayacaktır. Basur problemi yaşayanlar ve özellikle kanama problemi olanlar mutlaka öğünlerde elma tüketimine önem vermelidir. Kabızlığı engellediği için de aynı zamanda hemoroid hastalığından korunma anlamında da faydası çoktur.

Tatlı Yapımında Elma:

Elma ile hazırlanan her tatlı son derece sağlıklı olabilir. Elmanın hoş tadından dolayı ekstra şeker kullanımı gerekmeyeceği için, tatlı yemekten çekinenler, elma ile hazırlanan tarifleri gönül rahatlığı içerisinde tercih edebilirler. Elma kompostosu lezzeti ile herkesin beğenisini kazanırken, aynı amanda ateş düşürme özelliği ile de ne kadar faydalı olduğunu kanıtlamaktadır. Elma lif bakımından zengin bir meyvedir. Yapılacak her tarif, lezzeti ile birlikte hem tok tutucu hem de sindirimi kolay ürünlerden oluşacaktır.

Örnek bir elma tatlısı tarifi:

  • 10 adet elma
  • 10 silme yemek kaşığı şeker
  • 1\2 çay bardağı su
  • 1 kabuk tarcin
  • 4-5 karanfin
  • Çok az gıda boyası
  • Bir paket şanti
  • 1 çay bardağı süt

Elmaları ortasini oyup soyuyoruz tencereye yerleştiriyoruz ortalarina şeker döküp gıda boyasını suya karıştırarak üzerlerine döküyoruz tarçın ve karanfil ekleyip kaynatıyoruz
Kaynadıktan sonra kısık ateşte 5-6 dk pişirip servis tabağına alıyoruz soğuduktan sonra oryalarina şanti doldurup soğuk servis ediyoruz.Afiyet olsun

Bir başka elma tatlısı tarifi:

5 Yesil Elma kabuklarını soyuyor içlerini oyuyoruz 1 bardak vişne suyu 1/2 bardak toz şeker bir tencereye koyuyor ve orta ateşte kaynatıyoruz Sonra vanilyalı puding normal tarife göre hazırlanır ve elmaları ceviz içi ile dolduruyor puding ile süslüyor ve krem şanti ile isteğe bağlı süslüyor ve soğutuyoruz sonrasında ise servise hazır. Afiyet olsun…

ELMA TATLISI…Portakal Suyunda…Nar Taneli…

Şeker Diyetinde Olanlar ve Çiğ Meyve Yiyemeyenler için harika bir tatlı.

Yapılışı; 4 tane elmayı soyun, çekirdeklerini temizleyin, ortadan ikiye bölün, tencereye yerleştirin, 7 tane portakalın suyunu ilave edin, orta ateşe koyun kaynayınca ateşi iyice kısın ve suyunu çekinceye kadar pişirin. Soğuyunca portakal tadında nar taneli elma tatlısını servis edebilirsiniz. Afiyet olsun.

Muzlu elma tatlısı yapılışı

4 adet elmayı soyun kaşık yada elma oyacağı ile çekirdeklerini çıkarın. Tencereye koyun. Her Bir elmanın üzerine 1 yemek kaşığı şeker ekleyin 1 çay bardağı su ve 1 adet çubuk tarçın ilave edip çok kısık ateşte hafif yumuşayana kadar pişirin.(Gerekirse elmaları alt üst edin )

Elmaları servis tabağına alın ve soğutun sonra 1 adet muzu ince ince doğrayıp elmaların orta kısmına doldurun.

Kreması için;
1 yemek kaşığı un, 1 yemek kaşığı nişasta, 4 kaşık şeker ve 1.5 su bardağı sütü tencereye alıp sürekli karıştırarak pişirin.
Ocaktan alıp 1 paket vanilya ekleyip çırpın. Kremayı elmaların üzerine dökün.
Krema soğuyunca da buzdolabında dinlendirip süsleyerek servis yapın

Elmanın ülkemizde hemen hemen her bölgede sağlıklı bir şekilde yetiştirilebilmesi büyük bir fırsattır. Yine de her zaman elmanın tazesini tercih etmeye önem vermek gerekiyor. Gerektiği kadar tüketildiği sürece, elma çok faydalı bir meyve türü olarak kabul edilir. Fazla elma tüketimi iştah kesilmesi ve ishal olma gibi durumlara neden olabilir.

Bulgurun Faydaları

Bir buğday ürünü olarak bilinen bulgur, çok eski zamanlardan beri besinlerimiz arasında yer alır ve pirince göre çok daha fazla faydası olduğu bilinir. İnsan sağlığı açısından sayısız yararı olan bulgur, tüm B vitaminlerini içermektedir. Ayrıca küflenme gibi durumlara karşı çok uzun süre dayanabilmesinden dolayı da uzun süre saklanabilme olanağı sağlar. Özellikle İç Anadolu Bölgesi’nde tüketimi çok sık olan bulgurun, hemen hemen her yöremizde ve sofralarında yeri çok büyüktür. Tariflere ayrı bir lezzet katması ile de meşhurdur.

Bulgurun Faydaları Nelerdir ?

Diyet Yapanlar İçin Faydası: Bulgurun yüksek derecede tok tutma özelliği ve hafif bir besin olması en çok diyet yapanlara fayda sağlar. Öğünlerde az yağ ile pişirilmiş ya da lapa olarak hazırlanmış bulgur ile yemek yemek ciddi oranda bir tok tutucu etki sağlayacaktır.

Şeker Hastalığına Olan Faydası: Uzun süre tokluk hissi vermesi ile birlikte aynı zamanda kana yavaş karışması ile de şeker hastalarının bol miktarda tüketebileceği bir besindir.

Kalp Sağlığı İçin Faydası: Kalp ve damar yollarının tıkanmaması açısından büyük fayda sağlayan bulgur maddesi, kalbe temiz kan pompalanmasında da rol oynar.

Bağışıklık Sistemine Olan Faydası: Düzenli bulgur tüketimi, kanseri engeller gibi bir genelleme yapmaktan ziyade, bağışıklık sistemini güçlendirmesi ve kanser riskini ciddi oranda azaltması yorumunu yapmak çok daha doğru olacaktır.

Kemik Sağlığı için Faydası: Bulgur içerisinde yüksek miktarda demir ve çinko maddeleri yer alır. Bu nedenle de kemiklerin güçlenmesi, raşitizme karşı korunması ve kemik sağlığı açısından büyük faydalar sağlar.

Kansızlık İçin Faydası: İçerdiği demir sayesinde anemi ve kansızlık gibi problemler için uzmanlar tarafından bol miktarda tüketilmesi önerilir.

Hafıza İçin Faydası: Alzheimer hastaları için her zaman önerilmekte olan bulgur besini, hafızanın güçlenmesi ve beyin dokularının yapılanması için şifa niyetinde bir etki gösterecektir.

Dokuları Güçlendirmede Faydası: Bulgur içerisinde çok fazla vitamin ve mineral yer alıyor. Bu da dokuların güçlenmesi ve vücut hücrelerinin yenilenmesi için çok fayda sağlamaktadır.

Saç ve Cilt Sağlığı İçin Faydası: Vitamin ve mineraller aynı zamanda saç ve cilt sağlığı için de fayda sağlar. Bulgur maddesi ile saç derisinin güçlenmesi, cildin sıkılaşması ve hücrelerin yenilenmesi gerçekleştirilebilir.

Bulgurun Faydaları Kısaca

  • Kemikleri güçlendirir.
  • Uzun süre tok tutar.
  • Kalp ve damar sağlığını korur.
  • Hafızayı güçlendirir.
  • Dokuların güçlenmesini sağlar.
  • Saç ve cilt sağlığına iyi gelir.
  • Kansızlığa iyi gelir.
  • Bağışıklık sistemini güçlendirir.
  • Şeker hastaları için faydalıdır.

Bulgurun Zararları

Bulgurun sayısız faydasının yanında, kanıtlanmış ciddi bir zararı bulunmaz. Ancak aşırı bulgur tüketimine bağlı olarak gaz problemleri oluşturabilir. Mide problemleri yaşayan kişilerde de aşırı tüketim sonucu mide ağrıları yaratabilir. Ayrıca kesin olmamakla birlikte böbrek hastalarının tüketmeden önce doktorlarına danışmaları önerilir. Böbrekleri aşırı tüketim sonucu yorabileceği durumu belirtilenler arasında yer alır.

Bulgur Hakkında Pratik Bilgiler

Bulgur gerçekten bol miktarda tüketildiğinde ciddi faydaları olan bir besindir. Bu nedenle de çocuklara küçük yaşlardan itibaren bulguru tüketme alışkanlığı kazandırılmalıdır. Vücudun fiziksel gelişimi açısından çok büyük etkiler sağlayacaktır. Özellikle kış mevsimlerinde vücudun gereken ısıyı yakalaması açısından da bulgur iyi gelecektir.

Bulgur en iyi şekilde pilav olarak tüketilmekle birlikte, kısır yapımı ve salatalarda da çok lezzet katacak etkiler sağlar. Bulgurun kullanılabildiği birçok yemek tarifi mevcuttur. Pişirme konusunda az yağ kullanımı ve sebzeler ile desteklenmesi sayesinde, çok faydalı bir öğle yemeği olabilirken, akşam yemeklerinde de et ile birlikte tüketilebilecek bir besin haline gelebilir.

Limonun Faydaları

Limonun sağlığa olan faydaları, boğaz enfeksiyonu, sindirim bozukluğu, kabızlık, diş problemleri, ateş, iç kanam, romatizma, yanıklar, obezite, solunum rahatsızlıkları, kolera ve tansiyon tedavisini içermektedir. Nesillerden bu yana iyileştirici özelliği bilinen limon bağışıklık sistemini güçlendirir, ağzı temizler ve kan temizleyici olarak addedilir.

 

Özellikle limon suyunun sağlığa olan faydaları oldukça fazladır. Böbrek taşının tedavisinde yararlı olduğu, felç riskini azalttığı ve vücut sıcaklığını düşürdüğü bilinir. Ferahlatıcı bir içecek olarak limonata sakin ve serinkanlı kalmaya yardımcı olur.

 

Limonun sağlığa olan faydaları C vitamini, B6 vitamini, A vitamini, E vitamini, folik asit, niyasin, tiyamin, riboflavin, pantotenik asit, bakır, kalsiyum, demir, magnezyum, potasyum, çinko, fosfor ve protein gibi besleyici elementler içermesinden kaynaklanmaktadır. Limon, antioksidan ve kanser önleyici özellikler içeren karmalar olan flavanoid içeren meyvedir. Cilt, saç ve dişleri iyileştirmenin yanı sıra şeker hastalığı, kabızlık, yüksek tansiyon, ateş, sindirim güçlüğü ve diğer birçok problemi önlemeye yardımcı olur.

 

İnsanlar, limonu limon suyu ve içme suyu karıştırarak limonata yapmak için kullanır. Ayrıca birçok insan da lekeleri giderme özelliğinden dolayı yıkama maddesi olarak kullanır. Limon kokusu ayrıca sivrisinekleri def eder.

Limonun Faydaları

  • Sindirim Bozukluğu ve kabızlık: Limon suyu sindirim bozuklukları ve kabızlık ile ilgili problemleri iyileştirmede yardımcı olur. Öğünlere birkaç dilim limon ekleyin (dikkat edin, sütle iyi gitmez) ve sindiriminizi kolaylaştırın. Ayrıca kan temizleyici işlevi görür.
  • Yüksek Ateş: Limon suyu soğuk algınlığı, grip ve yüksek ateşten muzdarip olanları iyileştirir. Terlemeyi artırarak yüksek ateşin kırılmasına yardımcı olur.
  • Diş Bakımı: Limon ayrıca diş bakımında sıklıkla kullanılır. Diş ağrısı olan bölgeye taze limon suyu uygulandığında ağrıdan kurtulmaya yardımcı olur. Limon suyunu diş etlerine masajla uygulanması çeşitli diş eti hastalıklarından kaynaklanan kötü kokuları giderirken diş eti kanamalarını durdurur. Buna ek olarak, dişlerin genel temizliğinde kullanılır.
  • Saç bakımı: Limon suyu saç bakımında kendini kanıtlamıştır. Saç derisine uygulanan limon suyu kepek, saç dökülmesi problemleri ve saç ile saç derisi ile ilgili diğer problemleri iyileştirir. Limon suyu saçlara direk olarak uygulandığında saçlara doğal parlaklık kazandırır.
  • Cilt Bakımı: Doğal bir antiseptik ilaç olan limon suyu cilt ile ilgili problemleri tedavi eder. Limon suyu güneş yanığı ağrılarını azaltır ve ayrıca arı ısırığının neden olduğu ağrıyı hafifletmeye yardımcı olur. Akne ve egzama için iyidir. Erken yaşlanmayı önleyici görevi görür ve kırışıklıklar ile siyah noktaları yok eder. Limon suyunun su ve bal ile karıştırılarak içilmesi cilde sağlıklı bir parıltı kazandırır.
  • Yanıklar: eski yanık yerlerinde limon suyu kullanmak yara izlerinin kapanmasına yardımcı olur ve serinletici etkisinden dolayı yanık acısını azaltır.
  • İç Kanama: antiseptik ve pıhtılaştırıcı özelliklere sahip olmasından dolayı iç kanamaları durdurur. Limon suyunu ufak bir pamuk parçasına uygulayabilir ve bu pamuk parçasını burun kanamasını durdurmak için burnunuza koyabilirsiniz.
  • Kilo Verme: Limon suyu ılık su ve bal ile karıştırılarak içildiğinde kilo vermeye yardımcı olur.
  • Solunum Rahatsızlıkları: Limon suyu solunum ve nefes problemlerini rahatlatmaya yardım eder. C vitamini bakımından zengin olan limon daha uzun dönem solunum rahatsızlıkları ile baş etmede yardımcı olur.
  • Kolera: Kolera ve sıtma gibi hastalıklar limon suyu ile iyileştirilebilir. Çünkü limon suyu kan temizleyici görevi görmektedir.
  • Ayakları Gevşetme: Limon aromatik ve antiseptik bir maddedir ve ayakları yumuşatmada faydalıdır. Ilık suya bir miktar limon suyu eklenir ve ayaklar bu karışıma sokularak bir kısa sürede rahatlama ve kasların gevşemesi sağlanır.
  • Romatizma: Limon ayrıca bir idrar söktürücüdür ve romatizma ve kireçlenmeye iyi gelir. Ayrıca bakteri ve toksinlerin vücuttan atılmasına yardımcı olur.
  • Boğaz Enfeksiyonları: Limon, anti bakteriyel özelliklerinden dolayı boğaz enfeksiyonları ile ilgili problemlere karşı savaşmada muhteşem bir meyvedir.
  • Yüksek Tansiyon: Limonun içerisinde potasyum bulunmasında dolayı kalp problemi sıkıntısı çekenler için limon suyu içmek faydalıdır. Limon yüksek tansiyonu, baş dönmesi ve bulantıyı kontrol eder çünkü zihne ve vücuda sakinleştirici his sağlar. Yaygın olarak zihinsel stres ve depresyonu azaltmak için kullanılmaktadır.

Kamkat’ın Faydaları

Kamkat Meyvesinin Faydaları

Kamkat; Çin’de ve Doğu Asya’da büyüyen limon görünümünde bir meyvedir. Altın portakal da denilen meyve mandalina, bergamot ve limon gibi turuçgillerdendir. Aralarındaki fark ise kamkatın kabuğu ile birlikte yenmesi tavsiye edilir.

 

Kamkatın Faydaları

  • Antioksidan Zengini: C vitamini açısından zengin olan kamkat antioksidan zenginidir ve bu sayede bağışıklık sistemini güçlenerek hastalıklara karşı vücudu korumaktadır.
  • Enfeksiyonlara Karşı Korur: Kamkatı özellikle kabuğu ile birlikte yerseniz vücudunuz enfeksiyonlarla daha iyi savaşır ve halsiz kalmanızı engeller.
  • Sinir Sistemini Düzenler: İçeriğinde A vitamini, B1, B2 ve B3 bulunması nedeni ile sinir sistemini koruyan özelliğe sahiptir.

 

Kısaca Kamkatın Faydaları

  1. İdrar söktürücüdür.
  2. Taze olarak yenen kamkat meyvesi C vitamini açısından zengindir.
  3. Kabuklu bir şekilde tüketildiğinde kış hastalıklarından sizi korur.
  4. Kolesterolün düşmesine yardımcıdır.
  5. Sos ve meyve suyu olarak tüketilebilir.
  6. Tansiyonun düşmesini sağlar.
  7. Kamkat; marmelat ve reçel olarak tüketilebilir.
  8. Meze olarak alkol yanında tercih edilir.
  9. Tatlı ihtiyacını yeterince karşılar.
  10. İştahın açılmasını sağlar.
  11. Sivilcelerin azalmasına yardımcı olur.
  12. Nasıra iyi gelir.
  13. Sindirim sorunlarını önler.
  14. Kanı temizleyerek kan dolaşımını hızlandırmayı sağlar.
  15. Dişlerin beyazlamasını sağlar ve diş etlerini rahatlatır.
  16. Damar tıkanıklıklarını giderir.
  17. Mikropları öldürür.
  18. Vücuttaki ağrıların azalmasına yardımcı olur.
  19. Zehirlenmelerde etkilidir.
  20. Baş dönmelerini hafifletir.

 

Kamkatın Zararları

Aşırı tüketiminden kaçınılmalıdır. Her besinde olduğu gibi kamkat aşırı tüketiminde vücutta ters etkiler oluşturabilir.

Şeftalinin Faydaları

Şeftali (Prunus persica), gülgiller (Rosaceae) familyasına ait, meyvelerini tükettiğimiz bir bitkidir. Tatlı ve sulu bir yaz meyvesi olan şeftalinin anavatanı Çin’dir. Ölümsüzlüğün ve uzun yaşamın sembolüdür.

Taze meyve olarak tüketildiği gibi, meyve suyu olarak, reçel ve tatlılarda da bolca kullanılır.

A vitamini, C vitamini, E vitamini, K vitamini, B1 vitamini (tiamin), B2 (riboflavin),  B3 vitamini (niyasin), B5 vitamini (pantotenik asit) ve B9 vitamini (folik asit) bulundurmasının yanında önemli miktarda potasyum, fosfor, kalsiyum ve magnezyum da içermektedir. Ek olarak metabolik faaliyetlerde rol oynayan bakır, çinko, demir, manganez minerallerini de içermektedir. Şeftalide ayrıca bitkisel yağ asitleri olan omega 3 ve omega 6 da bol miktarda bulunmaktadır.  *

Şeftalinin Faydaları

  • Hazmı kolaylaştırarak sindirim sisteminin çalışmasına yardımcı olur.
  • Bağırsak ve böbreklerin çalışmasını destekler ve böbreklerde kum oluşumu gibi rahatsızlıkları engeller.
  • İçerdiği A vitamini, lutein ve zeaksantin yardımıyla göz sağlığını korumada yardımcı olur. *
  • İçerdiği antioksidanlar yardımıyla kanser oluşmasını engeller, metabolik aktiviteler sonucu oluşan serbest radikallerin ortadan kaldırılmasına yardım eder.
  • Kolesterolü dengeleyerek kalp sağlığına destek olur.
  • Antioksidan içeriğiyle bağışıklığı güçlendirerek, vücudun enfeksiyonlara olan direncini arttırır.
  • Bol miktarda potasyum içermesi yardımıyla kalp sağlığını destekler, kan basıncını düzenlemeye yardım eder.
  • Potasyum ayrıca sinir ve kas sistemi için önemli bir elektrolittir.
  • Şeftali bol miktarda C vitamini de bulundurmaktadır. Bağışıklık için önemli bir vitamin olan C vitamini cilt sağlığını korumada yardım eder ve cildin yenilenmesine katkı sağlar.
  • Kemik ve iskelet sistemini destekler ve iskelet sistemi rahatsızlıklarının oluşma riskini azaltır.
  • İltihap giderici özelliği bulunmaktadır.
  • Zengin demir içeriği sayesinde kansızlık gibi demir eksikliğine bağlı hastalıklarda faydalı olur.
  • Lifli olmasının yanında düşük kalorili olması sayesinde kilo vermek isteyenlerin diyetlerinde rahatlıkla kullanabileceği bir meyvedir.
  • Vücudun toksinlerden temizlenmesinde yardımcı olur.
  • İdrar söktürücü özelliği bulunmaktadır.
  • Sinir sistemini rahatlatıcı etkisi bulunmaktadır. Kaygı ve stresle mücadelede vücuda destek verir.

Şeftalinin Zararları

  • Fazla tüketiminde alerjiye sebep olabilir.
  • İçerdiği bol miktardaki potasyum böbrek rahatsızlıklarında olumsuz bir etkiye sebep olur. Bu nedenle böbrek hastalığı bulunan kişilerin doktorlarına danışmadan tüketmemeleri gerekmektedir.
  • Fazla tüketimi ishal gibi problemlere sebep olabilir.

Uyarı: Fazla tüketilen her türlü gıda faydadan ziyade vücuda zarar vermektedir. Bu nedenle hangi besin olursa olsun gereğinden fazla tüketmemeye özen gösteriniz.

Acı Biberin Faydaları

Acı Biberin Faydaları Nelerdir?

Acı biberin faydaları: Acı biberde bulunan kapsaisin maddesi terapatik etkileri sayesinde hastalıklara şifa oluyor. Tüm dünyada yetişebilen acı biber pek çok yemekte kullanılır ve vücudun vitamin, kalsiyum ve potasyum ihtiyacını karşılar.

Acı Biberin Faydaları Nelerdir?

Acı Biber Gribe Karşı Korur

Vücudun beta karoten ihtiyacını tek bir besinle sağlayan acı biberden günde 1 kez yemeniz yeterlidir. C vitamini açısından zengin olan acı biber vücudun dayanıklılığını arttırarak gribe karşı vücudunuzu koruma altına alır.

Acı Biber Ağrıları Dindirir

Doğal maddesi capsaicin olan acı biber ağza değdirildiği anda yakıcı bir his uyandırır. Bu his sayesinde sinirler yumuşayarak beyinde endorfin salgılar. Beyin bölgesinde salgılanan endorfin vücutta ağrı kesici etkisi oluşturur.

Acı Biber Kolesterolü Düşürür

Üniversiteler tarafından yapılan araştırmalarda acı biberin yenmesi sonucunda trigliseritlerin düşmesi gözlenmiş bunun sonucunda da kötü kolesterolde azalma görülmüştür.

Acı Biber Kalp Krizi Riskini Azaltır

İçerisinde C vitamini, beta karoten ve antioksidan bulunmasından vücudu kansere ve kalp krizi riskine karşı korur. Dolaşımın hızlanmasında etkili olan acı biber felç geçirme riskini en aza indirir.

Acı Biber Ülseri Engeller

Midedeki mikropların ölmesinde etkili olan acı biber mide rahatsızlıklarında en çok görülen ülserin ilerlemesini önler.

Acı Biber Zayıflamaya Yardımcıdır

İştah açıcı olarak çok tercih edilmese de acı biber iyi bir zayıflatıcıdır. Kabızlık sorununun önlenmesinde etkili olan acı biber aynı zamanda metabolizmanın hızlanmasını sağlar.

Acı Biber Bronşiti Hafifletir

Solunum zorluğu yaşayanlarda etkili olan acı biber, balgam söktürür ve kronik bronşit rahatsızlıklarında etkilidir.

Acı Biber Sindirimi Rahatlatır

Sindirim salgısını arttıran acı biber iştah açması sayesinde sindirim daha rahat olmasını sağlar.

Acı Biber Kabızlığı Giderir

Lif açısından zengin olan acı biberden günde 1 tane yiyerek kabızlık sorununuzu önleyebilirsiniz.

Kısaca Acı Biberin Faydaları

  • Kanserli hücrelerin öldürülmesini sağlar yani doğal bir kemoterapi görevi görür.
  • Bağırsakların düzenli çalışmasını sağlar.
  • Yağ yakma özelliği sayesinde kolay zayıflamaya yardımcı olur.
  • Kan dolaşımını hızlandırır.
  • Grip mikrobunu önleyerek nezle ve soğuk algınlığı olmanızı önler.
  • Yaşlanmayı geciktirerek daha genç görünmenizi sağlar.
  • Şekerin düşmesini sağlar.
  • Kan şekerini düzenler.
  • Romatizmadan dolayı oluşan eklem ağrılarını azaltır.
  • İktidarsızlığa karşı vücudu güçlendirir.
  • Vücudu toparlayarak olası çarpma ve burkmalarda şişmelerin az olmasını sağlar.
  • Dolu sinüsleri açarak rahat nefes almanızı sağlar.
  • Ödem oluşmuş vücudun şişliğini gidermeden yardımcıdır.

Acı Biberin Zararları

  1. Fazla tüketildiğinde hemeroid rahatsızlıklarında zorlanma oluşturur.
  2. Ülser sorunu bulunanlar aşırı acı biber tüketmemeliler.
  3. Acı biber yiyenlerde sinirlilik bir nebze daha fazladır.

Yumurta Akının Faydaları

Yumurta, yüksek miktarda kolesterol ve yağ içermesinden dolayı kötü bir üne sahiptir. Yumurtanın yüksek kolesterol içeriği, sadece diyet kolesterolü açısından hassas olanlara bir sağlık riski oluştururken, yumurtanın tamamının yerine beyazının kullanılması sağlık açısından fayda sunar.

 

Yumurta Akının Faydaları

  • Tek bir büyük yumurta, günlük besin düzeninin tamamındaki kolesterol ihtiyacını karşılar. Bir yumurtada 213 mg kolesterol bulunur. Sadece yumurtanın beyazını tüketerek, yumurtanın tüm zararlı elementlerinden kurtulabilirsiniz. Herhangi bir sağlık problemi olmayanların günlük 300 mg’dan fazla kolesterol almaması gerekirken, şeker hastalığı veya kardiyovasküler hastalığı bulunanların günlük 200 mg’dan fazla kolesterol almaması gerekir.
  • Yumurtanın beyazı, yağsız et, kümes hayvanları eti ve balığın olduğu sıralamada protein kaynağı en yüksek olanlardan biridir. Tam bir yumurtanın yarısının sahip olduğu 6 gram proteinin yarısından fazlası yumurtanın beyazından gelmektedir. Tek bir yumurta akı, sarısının yağları ve diğer zararları olmadan 4 gram protein sunar. Beslenme düzeninin düzenli bir parçası olan düşük yağ içeren protein seçimi ayrıca kalp hastalıkları riskini azaltır.
  • Bir yumurtanın tamamı düşük kaloriye sahiptir ve büyük bir yumurtada 71 kalori bulunur. Yumurtanın sarısını kullanmayarak bu kalorinin 55’lik kısmından kurtulabilirsiniz. 3 yumurtalık bir omlet yapmak yerine bir yumurta ile birlikte 2 yumurta beyazı ile birlikte pişirebilirsiniz. 3 yumurtalık bir omlet, başka hiçbir katkı koymadan 213 kalori etmektedir. Bir yumurta ve 2 yumurta akından oluşan bir omlet ise 103 kalori etmektedir.

Yumurtanın Diğer Faydaları

Yumurta akının birkaç başka faydası daha bulunmaktadır.

  • Yumurtanın sarısı 5 gram (2 gramı doymuş yağ) yağ içerirken yumurta akı kesinlikle yağ içermez. Yumurta sarısında bulunan doymuş yağ miktarı günlük tavsiye edilen miktarın %8’ini karşılar.
  • Bir yumurtanın akı ayrıca, 1.3 mikrogram folik asit, 6.6 mikrogram selenyum, 2.3 miligram kalsiyum, 3.6 miligram magnezyum ve 4.9 miligram fosfor sunar.

Çiğ Yumurtanın Faydaları

Yumurtanın Faydaları Hakkında Mutlaka Bilmeniz Gerekenler

Yumurta Kabuğunu Saklamanız için 5 Neden

Baklanın Faydaları

Baklanın Faydaları Nelerdir?

Bakla; protein ve vitamin açısından zengin bir sebzedir. Taze baklaya göre daha faydalı olan kuru baklada aynı zamanda magnezyum, potasyum B1, B2, B6 ve K vitaminleri de bulunur.

 

Baklanın Faydaları

  • Böbreklere Faydalıdır: Böbreklerde oluşan kumun atılmasını sağlayan bakla böbreklerin düzgün çalışmasını sağlayarak idrar yollarından temizlenmesine yardımcı olur.
  • Bağışıklık Sistemini Güçlendirir: Zayıflayan bağışıklık sistemi sonucunda kış hastalıklarına yakalanmamak neredeyse imkansız. Bakla bağışıklık sisteminin güçlenmesini sağlayarak grip ve soğuk algınlığına karşı vücudu koruma altına alır. Aynı zamanda üst solunum yollarının korunmasını sağlayan bakla öksürük ve balgam sökmede oldukça güçlüdür.
  • Kalbe Sağlığını Korur: A ve C vitaminleri kalbin dostudur. Baklada bol miktarda bulunan bu vitaminler sayesinde damar tıkanıklıkları giderilir ve kanın pıhtılaşması önlenerek daha sağlıklı bir yaşam sunar.
  • Parkinson Hastalığı İle Mücadele Eder: Hızla yayılan parkinson hastalığının etkilerini azaltmak veya olmasını engellemek mümkün. İçeriğinde bulunan magnezyum, demir ve fosfor sayesinde parkinson hastalığına neden olan genlerin ilerlemesini engeller. Parkinson rahatsızlığında sık görülen sinirsel durumlar bakla tüketilerek hafifletilebilir.
  • Bakla Göz Sağlığını Korur: Yaşlılık döneminde eksik alınan vitamin ve mineral sonucunda göz hastalıklarının görülme şansı çok yüksektir. Lutein açısından zengin olan bakla tüketerek yaşlanma ile başlayan göz hastalıklarından korunabilirsiniz.
  • Kan Şekerinin Düzenlenmesini Sağlar: Kan şekerinin sağlıklı düzeyde kalmasını sağlayan bakla kötü kolesterol ile de mücadele eder. Bunun sonucunda inme ve felç rahatsızlığına yakalanma olasılığınız azalmış olur.
  • Bakla Bağırsakları Hareketlendirir: İçeriğindeki lifler sindirim sistemi için faydalıdır. Kolon kanseri riskini azaltan bakla kabızlık problemini önleyerek bağırsakların harekete geçmesini sağlar.
  • Anemi İçin Bakla: Demir eksikliğinden kaynaklanan anemi hastalığına bakla iyi gelir. Kalsiyum ve demir açısından zengin olan bakla anemi rahatsızlığına iyi geldiği gibi kalsiyum alımı sonucu kemiklere de faydalıdır.

 

Kısaca Baklanın Faydaları

  • İdrarın artmasını sağlar.
  • Bağırsakta oluşan parazitler bakla ile atılır.
  • Doğum sonrasında oluşan akıntının rahat atılımını sağlar.
  • Deri rahatsızlıklarına faydalıdır.
  • İshali keser.
  • Baş ağrılarını dindirir.

 

Hastalıklar İçin Baklanın Kullanımı

  • Böbrek ağrıları için: 15 gram bakla çiçeği 5 su bardağı suda haşlanır ve bu su günde 2 – 3 kaşık tüketilir. Böbrek kumu ve taşını kolay atar.
  • Kanamalar için: Bakla ortadan ayrılıp kan akan yaranın üzerine konulduğunda kanın durmasını sağlar.
  • Cilt için: Bakla suyu ile her gün yüz yıkanırsa ciltteki pütürlükler giderilir, cilt daha aydınlık ve sağlıklı görünür.
  • Çıbanlar için: Arpa unu ile karıştırılıp çıbanlara konursa çıbanın iltihabını azaltır.
  • Katarakt için: Baklalar dövülerek göze sürülürse, göz merceğindeki kireçlenme zamanla azalır ve katarak bu sayede tedavi edilebilir.

 

Baklanın Zararları

  • Favizm hastalığına neden olabilir ve çok yendiğinde ölüme kadar neden olabilir.
  • Gebe kalmak isteyen bayanların bakla yemesi önerilmez hamileliğin önlenmesine neden olur.
  • Tavuklara aşırı yedirilen bakla yumurta yapmasını önler.

 

Ahududunun Faydaları

Ahududu Faydaları

Ahududunun faydaları, Ahududu yaprağı çayının faydaları, hazırlanışı ve zararlarını sizler için araştırdık. Ahududu frambuaz, sultan böğürtleni ve ağaç çileği olarak da bilinmektedir. Kendi kendine yetişen ahududu kırmızı renkte, güzel kokulu ve sulu bir meyvedir. Yaz aylarında oluşan meyveyi sık, sık tüketerek ahudunun faydalarından yararlanabilirsiniz.

 

Ahududunun Faydaları Nelerdir?

  • Kanın temizlenmesini sağlayan ahududu vücuttaki toksinleri de dışarıya atar.
  • Şeker ve böbrek rahatsızlığı bulunanlar ahududunu taze olarak tüketebilirler.
  • Ahududu meyvesi yendiğinde vücuda zindelik verir.
  • Dokuların güçlenerek sıkılaşmasını sağlar.
  • Ateşli hastalıklarda kullanılan ahududu ateşin düşmesine yardımcı olur.
  • A vitamini açısından zengindir.
  • Verem, anemi ve romatizma hastalıklarında şifa kaynağı olur.
  • Kabızlığın giderilmesini sağlarken idrar söktürür.
  • Ahududunun çiçekleri kaynatılıp gargara yapıldığında dişeti rahatsızlıklarına iyi gelir.
  • Ahududu ile maske yapılarak yüze sürüldüğünde sivilce ve aknelerin giderilmesi sağlanır.
  • Ahududu ile yapılan şurup tatlılarda kullanılır.
  • Lösemi rahatsızlıklarında etkilidir.

 

Ahududu Ne Kadar Yenmeli?

Ahududuyu günde 5 – 6 tane yiyerek faydalarından yararlanabilirsiniz. Yüksek lif içeren ahududu meyvesi obezite hastalarına özellikle tavsiye edilir.

 

Ahududu Yaprağı Çayının Faydaları?

  • Kanın temizlenmesini sağlar.
  • İshalin kesilmesinde etkilidir.
  • Ahududu yaprağı çayı içildiğinde boğaz ağrılarını dindirir.
  • Bronşiti hafifletir.
  • Ahududu çayı ile ağız gargara yapıldığında diş etlerinde oluşan iltihaplanmalar hafifler.

 

Ahududu Yaprağı Çayı Nasıl Yapılır?

  1. Kurutulmuş ahududu yapraklarını un ufak parçalayınız.
  2. 1 çay kaşığı ahududu yaprağını soğuk suda 1 saat bekletip 1 fincan su ile kaynatın.
  3. Kaynadıktan sonra 5 – 10 dakika ılımasını bekleyip çayı süzün.
  4. Günde 3 bardak ahududu yaprağı çayından tüketebilirsiniz.

 

Ahududunun Zararları

  • Ahududu meyvesini ve ahududu çayını düzenli ilaç kullanıyorsanız hekiminize danışmadan tüketmeyiniz.
  • Midenizde yara veya mide ülseri hastalığınız varsa ahududu meyvesi tavsiye edilmemektedir.

 

İğdenin Faydaları Nelerdir?

İğdenin Faydaları Nelerdir?

Öksürüğe Olan Faydası: İğde tüketimi öksürüğü kesmek için idealdir. Aynı zamanda çay ya da komposto olarak da tüketildiğinde aynı etkiyi gösterecektir.

Vücut Direnci İçin Faydası: İğde vücudun bağışıklık sistemini güçlendirmekle birlikte, hastalıklara karşı direncin artmasını da sağlar. Özellikle soğuk algınlığı dönemlerinde bol miktarda tüketilmesi önerilir.

Mide Rahatsızlıkları İçin Faydası: Mide bulantısını kesmek için iğde tüketilmelidir. Kusmayı da kesme konusunda yardımcı olan iğde meyvesi, mide ağrıları için de yatıştırıcı bir etki sağlar. Hazımsızlık problemi yaşayanlar da, ağır yemeklerden sonra iğde tüketmelidir.

Cinsellik İçin Faydası: Yapılan birçok araştırma, iğde meyvesinin cinsel gücü arttırdığını söylemektedir. Hem kadınlar hem de erkekler için geçerli olan bir durumdur.

Cilt Sağlığı İçin Faydası: Cilt sağlığı açısından birçok faydası olan ve bakım ürünlerinde dahi kullanılan iğde, özellikle egzama gibi cilt problemlerinin geçmesi için kullanılmaktadır.

Ağız İçin Faydası: Ağızdaki zararlı bakterileri engellemesi, ağız yaralarının iyileştirilmesi ve taze bir nefes için iğde tüketimi önerilir.

Bağırsaklar İçin Faydası: Bağırsak faaliyetlerini düzenlemede, ishalin kesilmesinde ve böbreklerin temizlenmesinde iğde meyvesi çok fayda sağlar.

Safra Kesesi İçin Faydası: Safra kesesi ile ilgili yaşanan birçok problemde iğde meyvesi çok faydalı gelmekte ve uzmanlar tarafından da tüketimi her zaman önerilmektedir.

C Vitamini Açısından Faydası: İğde meyvesi, tam bir C vitamini deposudur ve vücudun C vitamini ihtiyacını büyük ölçüde karşılamak için günde bir porsiyon yemek yeterlidir.

İdrar Sorunu İçin Faydası: İdrar tutamama gibi sorunlar yaşayan bireylerin tedavi sürecinde bol miktarda iğde tüketmeleri önerilir. Bu sorunu tamamen çözme konusunda iğde çok iyi bir etki sağlar.

Omega 7 Açısından Faydası: İğde meyvesi aynı zamanda bol miktarda Omega 7 yağı içermektedir. Bu yağ cilt ve saç sağlığından mide sağlığına kadar pek çok konuda fayda sağlar. Vücudun Omega 7 ihtiyacını büyük ölçüde karşılar.

İğdenin Faydaları Kısaca

– Vücut direncini arttırır.
– Soğuk algınlığına karşı korur.
– Cilt sağlığı için faydalıdır.
– Ağız temizliği için faydalıdır.
– Mide rahatsızlıklarına iyi gelir.
– Öksürüğü keser.
– Cinsel gücü arttırır.
– Hazımsızlığa iyi gelir.
– C vitamini ihtiyacını karşılar.
– İshali keser
– Bağırsaklara iyi gelir.
– Böbrekleri temizler.
– Safra kesesine iyi gelir.
– İdrar sorunlarına iyi gelir.
– Omega 7 ihtiyacını karşılar.

İğde Çiçekleri ve Yapraklarının Faydası

İğde meyvesi kadar, iğde çiçekleri ve yaprakları da çok faydalıdır. Suda kaynatılarak kullanılabilen ve çay ya da komposto olarak tüketilebilen yaprak ve çiçekler özellikle mide ve cilt için çok fayda sağlar. İğde yapraklarının kokusu aynı zamanda zihin açıcı bir etki sağlar. Aynı zamanda sıcak su banyosu içerisinde yaprak ve çiçeklerin kullanımı ile vücut temizliği sağlanırken, gözeneklerin açılması ve yaraların iyileştirilmesinde de fayda sağlayacaktır.

İğdenin Zararları

İğdenin ciddi bir zararı bulunmamakla birlikte, aşırı tüketimde kabızlık sorununu meydana getirebilir. Bununla birlikte alerjik reaksiyon konusunda hassas olanlar ve hamilelik dönemi yaşayanlar mutlaka doktora danışarak tüketimini gerçekleştirmelidir. Tüketim miktarındaki aşırılık durumu bireyden bireye göre değişiklik gösterir. İğde meyvesi akşam yemeklerinden sonra ya da ara öğünlerde tüketilebilir.

Çağlanın Faydaları

Çağlanın Faydaları

Çağla; kayısı ve badem çekirdeğinin olmamış haline denir. Oldukça sert, sulu ve mayhoş tada sahip bir çiğ meyvedir. Bazı kişilerce olmuş meyvelerden daha çok sevilir. Çağlanın bir çok faydası vardır. Bunları bilerek çağlayı tüketmek çok daha yararlı olacaktır.

 

Çağlanın Faydaları Nelerdir?

  1. Çağla, kötü kolesterolü düşürür. Ve tüketen kişiyi yüksek kolesterolden korur.
  2. Eğer aşırı kilolarınızdan şikayetçiyseniz, çağla tüketimi size yardımcı olacaktır. Salatalık yemek gibidir bu meyve. İçi su ile dolu ve sert olduğu için yerken kalori yaktırır, sizi doyuran tarafı ise suyu olur.
  3. Safra kesesindeki taş oluşumu bu aralar en güncel hastalıktır. Bu hastalıklar için doğal yol mücadelesi veren kişilere en güzel tavsiyelerden biri de çağla yemek olacaktır.
  4. C vitamini eksikliklerini giderir.
  5. İltihap oluşumlarına uygun olan vücutların tüketmesi muhtemel olmalıdır.
  6. İçerisindeki yüksek potasyum sayesinde, tansiyonu dengeler. Yüksek tansiyon problemi yaşayanların fazla tüketmemeleri yine de doktorlarca önerilendir.
  7. Kalp ve damar sağlığının korunması açısından da tüketilebilecek meyve, kalp ve damar hastalığı olan kişiler için de önerilmektedir.
  8. Oldukça güçlü bir antioksidan içerir. Bu sebepledir ki; cilt sağlığı açısından oldukça önemlidir. Çağla tüketen kişilerin; ciltleri daha gergin ve parlak görünür.
  9. Kozmetiklerde satılan birçok tonik içeriğinde çağla özü barındırır.
  10. Kas kasılmalarının azalmasına yardımcı olur.
  11. Kramp şikayetleri fazla olan kişilerin kesinlikle kullanması önerilir.

 

Çağla Turşusu

Normal turşu kurumu ile aynı tarifte yapılır.

  1. Oldukça sert bir meyve olmasına karşın, turşu halini alınca olabildiğince yumuşar.
  2. Çağla turşusunun suyu da en az kendisi kadar lezzetlidir.
  3. Pirinç pilavı ile çağla turşusu sunumu oldukça lezzetli ve şıktır.
  4. Çağla ile birlikte turşunun içerisine; erik ve havuç da atılabilir.

 

Çocukların Çağla Tüketimi ile İlgili Bilinmesi Gerekenler

  1. Çağla çocuklar için oldukça doyurucu ham bir meyvedir.
  2. Bu sebeple, çocuklarımız çağla tükettikleri öğünlerden sonra çok geç acıkırlar.
  3. Bu durum onların öğünlerinin sarkmasına sebebiyet verir.
  4. Bu sebeple gün içinde bir avuçtan fazla çağla yemeleri sakıncalıdır.
  5. Eğer geç saatlerde meyve yediriyorsanız çocuklarınıza çağlayı bunların arasına koymayın.
  6. Ham meyve olması itibari ile çağlanın sindirimi bir çocuk midesi için oldukça zordur. Bu sebeple öğle saatlerinde tüketilmesi onlar için en uygunudur.

 

Çağla Nereden Satın Alınmalıdır?

  1. Çağla satın alırken bütçenizi korumanızı öneririz.
  2. Ham meyve olması itibari ile birçok yerde ‘organik’ başlığı altında satılır. Fakat buna kanmamak gerekir. Çağla zaten tam olgunlaşmadığı sürece aşırı mayhoş ve küçük olur. Bunu kendiniz de anlaya bilirsiniz.
  3. Pazar, manav ve marketlerdeki çağlalar etiketlerinde ne yazılı olursa olsun aynı şekilde üretilmiştir.
  4. Asla biri organik yazısı altında diye, daha fazla para ödemeyin.

 

Çağla Tüketmenin Zararları

Çağla tüketmenin yararları oldukça fazla iken, zararlarının da mevcut olması kaçınılmazdır. Eğer çağlanın zararlarını merak ediyorsanız;

  1. Fazla tüketimi halinde, mayhoş tadının bir etkisi olarak tansiyon düşüklüğü ve yüksekliği gibi bir probleme sebep olabilir.
  2. Eğer tuz ile çağla tüketiminde bulunuyorsanız, fazla tuzun getirdiği zarara dayanarak kalp ve damar tıkanıklığı problemi ile karşılaşabilirsiniz.
  3. Çağla, kilo aldırmıyor diye aşırı tüketilmemelidir.
  4. Her şey gibi, çağla tüketiminin de aşırı olması sonucunda birçok sakıncası doğacaktır.

Kuru Dut Faydaları

Kuru Dut Faydaları

Doğal bir antibiyotik olan kuru dutun faydaları saymakla bitmez.  Demir, kalsiyum, B1, B2 ve C vitamini açısından oldukça zengin bir meyve olan dut toplanır toplanmaz tüketilmelidir. Ancak güneş altında kurutulan dut, geçirdiği kimyasal değişim nedeniyle birçok hastalığa çok iyi gelmektedir.  Enerji verir, kan yapar, idrar söktürücüdür, bağırsak kurtlarına karşı etkilidir,  kansere karşı korur, ateş düşürücüdür, egzamada kullanılır. Ayrıca dut ağacına zararlı böcek gelmediğinden  hiçbir tarım ilacı kullanılmaz. Bu da dutu yeryüzünün en ekolojik besinlerinden biri yapar.

Kuru Dut Faydaları Nelerdir ?

  • Doğal bir ateş düşürücüdür.
  • Kan yapar. Özellikle kansızlık tedavisinde kullanılır ve kansızlığı da önlemektedir.
  • İdrar söktürücüdür. Özellikle aç karnına bir avuç kuru dut yenip üzerine su içildiğinde bağırsakları çalıştırır ve idrar sökmeye yardımcı olur. Böylece mide ve bağırsakların düzenli çalışmasına yardım eder.
  • Egzama hastalığının tedavisinde kullanılır. Dut kurusu ile hazırlanan kür egzama olan bölgeleri iyileştirir.
  • Kan şekerini düzenler, damar sertliğine ve kolesterole iyi gelir.
  • Vücuda güç ve enerji verir. Ayrıca iştahı arttırır.
  • Aç karnına tüketildiğinde bağırsak kurtlarının düşürülmesine yardımcı olur.
  • Karaciğeri güçlendirir. Böylece karaciğerden kaynaklanan hastalıklara iyi gelir.
  • Ağız sağlığına iyi gelir. Kuru dut kaynatılarak suyu içildiğinde ağız ve diş eti hastalıklarına iyi gelir
  • Solunum yolu hastalıklarına iyi gelir. Özellikle boğaz iltihabı, bademcik iltihabı ve öksürüğe iyi gelir.
  • Hazımsızlığa iyi gelir. Yemeklerle beraber tüketildiğinde hazmı kolaylaştırır.
  • Saçı ve cildi temizler ve Kuru dut kaynatılarak suyu ile yıkanıldığında saçı ve cildi temizler, besler ve canlandırır.
  • Dutun taze yaprakları ise yaralara iyi gelir ve burun kanamalarında tampon yapıldığında kanamayı durdurur.

 

Egzama için Dut Kurusu Kürü Hazırlanışı ve uygulanışı:  Yarım litre suyu kaynatın. Kaynadıktan sonra bir avuç kadar dut kurusunu içine atın ve kısık ateşte 5-10 dk kadar kaynatmaya devam edin.  Karışım ılıklaşınca (ılıktan biraz daha sıcak olacak, ancak elinizi yakmayacak) egzamalı elinizi içine sokun ve 10-15 dk tutun.  Bu işlemden sonra 1-2 saat kadar elinizi yıkamayın. Sonra elinizi sadece su ile durulayın. Bu işlemi 2 haftada 1 uygulayın. Her seferinde yeni karışım hazırlayın.

Kivinin Faydaları

Kivinin sağlığa olan faydaları, sindirim ve açık dolaşım sistemini sağlını geliştirmeyi içermektedir. Kivide bulunan antioksidan varlığı, kanser, uykusuzluk, sarı nokta hastalığı ve diyabet gibi çeşitli tıbbi durumlarda fayda sağlar. Flavonoid bakımından zengin olan kivi, hamilelik süresince faydalı olurken cildi sağlıklı tutmada katkı sağlar ve vücutta demir soğurumunu destekler. Kivinin mikrop öldürücü özellikleri, bir dizi patojene (hastalık yapıcı mikrop) karşı korur ve vücudun bağışıklık savunmasını güçlendirir.

Kivi tatlı meyvesi olan dutsu bir meyvedir. Çine özgüdür ve ülkenin ulusal meyvesi olarak saygı duyulur. Oval biçimli, donuk dokuya sahip kahverengi renkli bir meyvedir. Posası parlak, yarı saydam ve parlak yeşil etlidir.

Kivi, Yeni Zelanda’ya 20. Yüzyıl başlarında misyonerler tarafından Çin’den getirilmiştir. Bu egzotik meyvenin artan ünüyle birlikte Yeni Zelanda insanları kivinin ismini Çin Bektaşi Üzümü olarak değiştirmiştir. Daha sonra oldukça popüler hale geldiği ABD’ye ihraç edilmiştir. Birçok isim değişikliğinin ardından, Yeni Zelenda’nın ulusal kuşu olan uçamayan kahverengi kivi kuşuna benzer görünümünden dolayı son olarak “kivi” olarak adlandırılmıştır. Günümüzde, İtalya, Yeni Zelanda, Fransa, Japonya, Şili ve ABD kivinin ticari üretimine büyük katkı sağlayan ülkelerdir.

Kivinin Besin Değeri

Kivi besinsel sürprizler hazinesidir. Muhteşem bir C vitamini (askorbik asit) kaynağı olup, A vitamini, folik asit, E vitamini (alfa-tokoferol) ve K vitamini (flokinon) gibi diğer vitaminler de iyi miktarda bulunmaktadır. Kivinin mineral zenginliği, kalsiyum, magnezyum ve fosfor diğer minerallerle birlikte önemli potasyum miktarı içermektedir.

Kivinin Faydaları

  • Antioksidan Özelliği: Kivi, sağlığı destekleyen diğer fenolik bileşenler ve krotenoidlerle birlikte çarpıcı miktarda C vitamini sağlamaktadır. Kivi, portakal ve greyfurtu kapsayan karşılaştırmalı bir araştırma, kivinin diğer iki meyveye kıyasla daha güçlü antioksidan kalitesi içerdiğini ortaya koymuştur. Sağlıklı bitki kimyasalları sayesinde kivi, vücut hücrelerindeki DNA’yı serbest radikallerden etkilenen oksidatif hasardan korur. Böylece bununla bağlantılı iltihaplanma ve hastalık oluşma riskini azaltır.
  • Kalp ve Dolaşım Sistemi Sağlığı: Daha önce bahsedildiği gibi kivi, kalp ve dolaşım sağlığının korunmasında etkili olan C vitamini, E vitamini ve potasyum ile birlikte koruyucu polifenol bakımından zengindir. Bir araştırma çalışması kivinin, kandaki trigliseritlerin azaltılmasında yardımcı olan engelleyici faaliyetlerde bulunduğunu ortaya çıkarmıştır. Araştırmaya göre günlük olarak 2 adet kivi tüketimi trombosit saldırısı veya kan pıhtılaşması riskini azaltmada yardımcı olmaktadır. Kivinin kan damarlarındaki bu fibrinolitik etkisi, tromboembolik ve damar tıkanıklığı gibi kalp rahatsızlıkları riskini azaltır.
  • Daha İyi Uyku Sağlar:Kivi, daha iyi uyumaya yardımcı olan bir serotonin kaynağıdır. Bu konu ile ilgili yapılan araştırma çalışmalarında, kivi tüketimi uyku verimi ve toplam uyku süresinin düzeltilmesinde yardımcı olduğu ortaya konulmuştur. Kivi ayrıca uykuya dalma sorununu düzenler ve uyuduktan sonra uyanma süresini azaltır. Böylece uyku rahatsızlıklarından kurtulmayı sağlar. Kivi iyi miktarda, uykuyu tetikleyen sinirleri düzenleyen ve bitki kaynaklı etkili yatıştırıcı madde olan naringin, kersetin, rutin, kateşin gibi flavonoidler içermektedir. Bu içeriklere atıfla, kivi kabuğu doğal uyku ilacı yapımı için tesirli bir içeriktir.
  • Demir Soğurumunu Geliştirir: Kivinin şaşırtıcı bir faydası da vücuttaki demir soğurumunu kolaylaştırma becerisidir. Kivi, C vitamini ve lütein, zeaksantin gibi bitki kökenli kimyasal bakımından zengin olması, vücuttaki demir durumunun artırılmasında yardımcı olur ve demir eksikliğinden kaynaklanan rahatsızlıkları önler. Kivi ile muz arasında yapılan karşılaştırmalı bir çalışma, demir bakımından zengin kahvaltı tahıllarıyla birlikte kivi tüketimi, muzla karşılaştırıldığında vücuttaki demir durumunda önemli gelişmelerle sonuçlandığını ortaya koymuştur.
  • Sarı Nokta Hastalığı: Kivi göz dostu meyvesidir ve göz sağılığına yönelik fayda sağlar. Bahsedildiği gibi kivi, göz sağlığında kritik bileşenler olan bitki kökenli kimyasallardan lütein ve zeaksantin kaynağıdır. Bu faydalı bileşenler, A vitamini ile birlikte gözü katarakttan, yaşlanmayla ilgili sarı nokta hastalığından ve diğer görme bozukluklarına yol açan rahatsızlıklardan korur.
  • Sindirim Sağlığı:Kivi sağlıklı bir sindirim sisteminin sürdürülmesi için faydalıdır. Sindirim ve bağırsak sağlığını destekleyen lif bakımından zengindir. Bağırsak sistemini harekete geçirerek kabızlıktan kurtulmada yardımcı olur. Kivinin Lif içeriği sayesinde doğal müshil özelliği, dışkıyı büyütür ve onu yumuşatır. Kivi üzerine yapılan bir araştırma iyi miktarda, proteinlerin sindirimini hızlandıran ve sindirim sisteminin düzgün işlemesini kolaylaştıran protein parçalayıcı enzim içerdiğini ortaya koymuştur. Kivide bulunan polisakkaritleranteropatojenlerin yapışkanlığını bertaraf eder ve bağırsaktaki probiyotik bakterileri harekete geçirir. Kivi özü, laktik asit üretümini destekler ve EscherichiaColi bakterisinin (kalın bağırsakta enfeksiyona neden olan bir bakteri) gelişimini engeller ve sürekli sindirim sistemi sağlığında yardımcı olur.
  • Hamilelik: Kivi folik asit zenginliğinden dolayı hamile kadınlar için muhteşem bir meyvedir. Folik asit, doğmamış bebeklerde sinir yolu bozukluklarının oluşumunu engellemeye yardımcı olur ve beyin ile zihinsel gelişimi için önemlidir. Kivideki Flavonoidlerle birlikte C vitamini, E vitamini ve K vitamini gibi önemli diğer besinlerin varlığı, cenin ve hamile kadınların genel sağlığı ve gelişimi konusunda fayda sağlar.
  • Cilt Bakımı:Kivi kolajen sentezi sürecindeki önemli katkısı sayesinde sağlıklı ve pürüzsüz bir cildin sürdürülmesine yardımcı olur. Kivi portakaldan daha fazla miktarda cildi sağlam tutan ve kesik ve sıyrıkların tedavisini hızlandıran C vitamini içermektedir. Kivideki E vitamini varlığı, ince çizgi ve kırışıklıkların azaltılmasında yardım eder. E vitamini ayrıca ultra viyola ışınların cilt üzerindeki zararlı etkilerin azaltılmasında yardımcı olur. Kivideki antioksidan varlığı da muhteşem bir yaşlanma önleyici madde olarak çalışarak cildi erken bozulmadan korur ve canlılığını muhafaza eder.
  • Kanser: Kivi, karaciğer kanseri, göğüs kanseri, mide kanseri ve akciğer kanseri gibi çeşitli kanser türlerinin tedavisinde etkili olmasından dolayı geleneksel Çin tıbbında kullanılmaktadır. Kivi özü, kanserli hücrelerin yayılmasını önler ve iç kaynaklı DNA hasarını engeller. Kivi normal ve sağlıklı hücreleri etkilemeden zehirli kanserli hücrelere karşı sitotoksik oluşturarak kansere karşı savaşır. Lif ile birlikte antioksidanların, karotenoidlerin, vitaminlerin bolluğu kanserin önlenmesi ve tedavisinde kivinin etkinliğini artırır. Kivide bitki kökenli bir kimyasal olan kateşin varlığı, kemik iliği çoğalmasını hızlandırarak kanser önleyici maddelerin zehirliliğini azaltmada yardımcı olur.
  • Bağışıklık Sistemini Güçlendirir: Kivi, vücudun işlevlerini sağlıklı bir şekilde yerine getirebilmesi için çok kritik olan kalıtsal ve sonradan gelişen bağışıklık sisteminin düzenlenmesinde katkı sağlar. Kivi tüketimi antimikrobiyal ve mantar önleyici özelliği sayesinde mevsime bağlı enfeksiyon ve diğer rahatsızlıklarla mücadelede yardım eder. Kivi özü, hastalık yapıcı mikroplara karşı bakteri önleyici madde olarak çaba harcar. Kivi, soğuk algınlığı, grip ve diğer üst solunum yolları enfeksiyonların belirtilerini azaltmada yardımcı olur. Ayrıca iltihap önleyici etkiler gösterir.
  • Şeker Hastalığı: Kivi, şeker hastaları için uygun olan düşük glisemik indeksine sahiptir. Kivi özü üzerine yapılan bir araştırma, kivi tüketiminin diyabetin önlenmesi için önemli olan adipojenezin düzenlenmesine yardımcı olduğunu ortaya koymuştur. Vücuttaki yağ dokusu işlev bozukluğu insülin direnci ve şeker hastalığı gelişimine dahil edilmektedir.
  • Yemek Pişirmede Kullanımı: Karakteristik görünümü ve ferahlatıcı tadı sayesinde kivi, meyve salatası tabağına tropikal bir hava verir. Besin maddesi bakımından yoğun olan kivi, yüksek sağlık etkisiyle unlu mamul ürünleri hazırlamak için pratik bir içerik olarak kullanılır. Kivi, set etlerin lifli dokularının parçalanmasında faydalı olan yumuşatıcı papain enzimi içermektedir. Papain enzimi, süt üzerinde kaymak yapma etkisine sahip olmakla bilinir. Kivinin mandıra veya jelatin temelli ürünlerde kullanılmak istenmesi durumunda, enzimler etkisiz duruma getirilene kadar bir süre pişirilmelidir.

Kivinin Cilde Faydaları

  • Cildi gençleştirir
  • Sağlıklı ve canlı cilt sağlar
  • Hücreleri yeniler
  • Cildin sıkılığını korur
  • Cilt rahatsızlıklarını önler
  • Aşırı sebum üretimini kontrol eder
  • Pürüzsüz cilt sağlar
  • Cildin yaşlanmasına neden olan serbest radikallerle savaşır
  • Sivilcelere karşı korur

 

Seçimi ve Muhafaza Edilmesi:Sulu ve sıkı olanlar seçilmeli ve ezik veya lekeli olanlardan uzak durulmalıdır. Olgun olanlar yavaşça toplanmalıdır. Olgunlaşmamış olanlar toplanmamalıdır. Kivi, sıcaklık ve güneş ışığından uzak tutarak oda sıcaklığında muhafaza edilerek veya elma ya da muzla birlikte kağıt torbaya konularak olgunlaştırılabilir. Olgun kiviler haftalarca buzdolabında muhafaza edilebilir.

Kivinin Yan Etkileri

– Alerjiler:Kivi, besin değeri yüksek bir meyve olmasına rağmen, hassas kişilerde alerjik reaksiyonlara neden olabilir.Bu alerjik reaksiyonlar hafif olandanhassaslığı bağlı olarak ölüme yol açabilenanafilaksi gibi öldürücü olanlara kadar değişiklik gösterebilir. Birkaç araştırma, kivideki alerji yapan maddelerin önemli varlığınıngenelde yetişkin çocuklarda ciddi reaksiyonlara neden olduğu doğrulanmıştır.

Oksalat: Kivi oksalat rafit kaynağıdır. Kivi gibi oksalat bakımından zengin meyvelerin aşırı tüketimi bazı kişilerde kalsiyum oksalat böbrek taşı gelişimine tehdit olmaktadır. Fazla oksalat alımı, vücuttaki kalsiyum ve magnezyum gibi belirli besin öğelerinin emilimini engeller.

Kızarıklık ve Şişlik: Yapılan araştırmalara göre, çok fazla kivi yemek şişliğe neden olur. Çok fazla kivi tüketen kişilerde anafilaksi ortaya çıkabilir. Kızarıklı, astım ve kurdeşen ayrıca yaygın olanlardır. Ayrıca lokal ağız tahrişine neden olabilir.

Deri İltihabı: Günlük olarak fazla kivi tüketimi, dermatiti gibi cilt rahatsızlıklarına neden olur.

Pankreas Yangısı: Fazla kivi tüketimi, akut pankreatite neden olabilir. Kivi, potasyum, serotonin ile C vitamini ve E vitamini bakımından zengindir. Bu bileşenlerin yüksek dozları, uzun dönemde pankreasa zarar veren kandaki trigliserit seviyesini değiştirir.

– Aşırı kivi tüketimi, kusma, bulantı ve ishale neden olur.

Kivi Cilt Maskesi

Bu yüz maskesi cildin gençleşmesi için harikadır. Cansız cilde hayat verir. Kullanmak için:

  • Kivi ve çilek yumuşak bir hamur oluşturmak için ezilir
  • Sandal ağacı tozu ve fuller toprağı (çırpıcı kili) eklenir. Bu içerikler yağ kontrolü için önemlidir.
  • Hamur 15 dakika boyunca cilde uygulanır ve daha sonra ılık su ile durulanır.

Yeşil Eriğin Faydaları

Yeşil erik, erik ağaçlarındaki olgunlaşmamış bir meyvedir. C vitamini bakımından zengindir ve yüksek miktarda lif içerir. Mevsimi boyunca her gün erik tüketilmesi bağırsağın temizlenmesinde yardımcı olur ve gıda sindirimini geliştirir.

 

Yeşil erik, lif, C vitamini, A vitamini, K vitamini, sodyum, potasyum, protein, kalsiyum, fosfor ve bitkisel gıda açısından zengindir. Ekşi ve taze iken toplanır. Çoğu insan daha iyi bir lezzet için az bir miktar tuz ile birlikte tüketir. Krema, turta ve kek gibi tatlılarda içerik olarak kullanılır. Ekşi tadından dolayı birçok insan reçel ve içecek yapımında kullanır. Mevsimi sonbahar sonları ve yaz başlarıdır.

 

Yeşil Eriğin Faydaları

  1. Sindirim: Yeşil erik tüketimi vücuttaki lif miktarını artırır ve bu da daha iyi bir sindirim için fayda sağlar.
  2. Kabızlığı Önler: Yeşil eriğin C vitamini ve sindirilebilir lif bakımından zengin olmasından dolayı bu iki birleşim kabızlığı ve şişkinliğin önlenmesinde yardımcı olur.
  3. Bağışıklık Sistemini Güçlendirir: Yeşil eriğin düzenli tüketilmesi bağışıklık sisteminin doğal olarak daha güçlü olmasına yardımcı olur. Ayrıca vücudun iyi durumunu korumada ve birçok sağlık probleminden de kaçınmada fayda sağlar.
  4. Diş Bakımı: Yeşil erik tüketimi sağlıklı diş etlerini muhafaza eder, dişleri daha güçlü ve sağlıklı hale getirir. Ayrıca diş etinde meydana gelen ağrı ve kanamaları azaltmada yardımcı olur ve kötü kokuyu yok eder.
  5. Kansızlıkla Mücadele Eder: Yeşil erik, kandaki demir seviyesini artıran demir emiliminde yardımcı olur. Bundan daha fazla olarak, yeşil erikteki zengin C vitamini içeriği sayesinde kırmızı kan hücrelerinin yokluğu ile bağlantılı hastalıklardan korur.
  6. Bağ Dokularının İyileştirilmesinde Yardımcı Olur: C vitamini, bağ dokularının iyileştirilmesine yardımcı olan kilit bir içeriktir. Bu vitamin vücudu daha sağlıklı ve fit tutar.
  7. Kilo Verme: Vücuttaki aşırı yağ miktarı, yeşil erikte büyük miktarda bulunan C vitamini sayesinde azalır. Spor yapmanın yanında daha fazla erik tüketimi karın bölgesindeki yağların azalmasına ve kilo vermeye de yardımcı olur.
  8. İç Hasarları Engeller: Yeşil eriğin antioksidanlar bakımında zengin olmasından dolayı beyin içi hasarları engeller. Vücut hücreleri korunmuş, sağlıklı ve genç kalır.
  9. Havayolu Sorunlarında Yardımcı Olur: Yeşil erik astım, akciğer kanseri, soğuk algınlığı, öksürük, kronik akciğer problemleri vs. gibi rahatsızlıklarda fayda sağlar.
  10. Kas Bozulmalarını Engeller: Yeşil erik kas bozulması gibi erken yaşlanma ile ilgili problemlerle mücadele etmede yardımcı olur.