Katırtırnağının Faydaları

Katırtırnağı (Spartium junceum) Baklagiller (Fabaceae) familyasına ait bir bitki türüdür. Sarı renkli çiçekleriyle tanınır. *

 

Katırtırnağının Faydaları

  • Çiçeklerinden elde edilen uçucu yağ parfümlerde ve sabunlarda kullanılmaktadır. *
  • Diüretiktir ve kabızlığı gidermede müshil olarak kullanılır.
  • İçerdiği alkoloidlerden olan spartein (kalp ve dolaşım sistemi yetmezliğinde kullanılan bir tür alkoloid) yardımıyla kalp toniği olarak kullanılır.
  • Afrika’daki bazı yerlerde soyulmuş dalların kaynatılmasıyla elde edilen sıvı, Engerek yılanının sokmalarına karşı panzehir olarak kullanılmaktadır.
  • Lif, ip ve elbise üretiminde kullanılmaktadır. *
  • Sparteinin antiaritmik (Antiaritmik ilaçlar kalpteki düzensiz elektriksel aktiviteye bağlı anormal kalp ritimlerini tedavi etmek için kullanılırlar * ) ve hipoglisemik (kan şekerini düşürücü) özelliği vardır.
  • Çok zehirli olduğu düşünülse de, kalp kasında rahatlatıcı bir işlev görür.
  • Böcek öldürücü olarak kullanılmaktadır.
  • İçerdiği genistein düşük dozlarda, fungusit (bitkilerde hastalık yapan mantarları öldürücü) ve antikanserojen etkisi vardır. *

UYARI

  • Kusturucu özelliği vardır. *
  • Hamilelerin kullanması önerilmemektedir. İçerdiği genistein etkisiyle düşüğe sebep olmaktadır. * *
  • Yüksek dozlarda, bu bitki nabız oranını ölümcül olabilecek seviyelere kadar düşürerek çok toksik hale Bu nedenle bu bitkiyi ev yapımı ilaçlar hazırlamak için kullanmanız tavsiye etmiyoruz. *

 

Nar çekirdeği yağı faydaları

Nar Çekirdeği Yağı Faydaları Nelerdir?

Yapılan araştırmalar, nar çekirdeği yağı faydalarının saymakla bitmeyecek kadar fazla olduğunu bizlere gösterir. Bu yağın en önemli özelliği; pek çok cilt rahatsızlığında dıştan uygulanması halinde kısa sürede iyileştirici etki göstermeye başlaması şeklinde belirtilebilir. Egzama, döküntü ya da sedef hastalıkları gibi cilt yüzeyine yerleşen ve dışarıdan bakıldığında çok kötü bir görünüme neden olarak hastaları oldukça sıkıntıya sokan rahatsızlıklardan nar çekirdeği yağı faydaları sayesinde kurtulabilmek mümkün olabilir. İlerleyen yaşla birlikte ciltte meydana gelen kırışıklıklarda nar çekirdeği yağı cildi gerginleştirici ve canlandırıcı özellikleriyle kullanılabilir.

Antioksidan açısından pek çok faydalı asidi içerisinde barındıran bu yağ, ülkemizde nar yetiştiriciliğinin yoğun olarak yapılması neticesinde kolaylıkla temin edilebilir. K ve C vitaminlerinin dışında, yine bünyesindeki demir ile cilt rahatsızlıklarının yanı sıra pek çok kalp probleminde de nar çekirdeği yağı faydaları ile etkin sonuçlar alabilmek mümkündür.

Kalbi Koruyan ve İyileştiren Nar Çekirdeği Yağı

Yeri geldiğinde insanoğlu için en ölümcül hastalıklardan birisi olan kalp rahatsızlıklarında kalbi koruyucu etkisi ile tercih edilebilen nar çekirdeği yağı, içerdiği polifenoller ile kalp damarlarında kolesterolün artmasına engel olarak kanın damarlar içerisinde çok daha rahat bir şekilde akabilmesine imkân verir. Bu sayede bir tür damar tıkanıklığı problemi olan kalp krizi riskini en aza indirir. Kalp rahatsızlıklarının diğer nedenleri arasında yer alan yüksek tansiyon konusunda da gönül rahatlığıyla nar çekirdeği yağından hazırlanacak olan kürler uygulanabilir. Bu yağın içerisinde bulunan bol miktarda potasyumun tansiyonu dengelediği ve böylelikle kişilerin kendilerini çok daha rahat hissedebildikleri de bilinmektedir.

İltihap Önleyici ve Kilo Vermeye Yardımcı

Nar çekirdeği yağı faydalarından bahsederken; kilo verme üzerindeki olumlu etkisini es geçmemek gerekir. Fazla kiloları nedeniyle kendini mutsuz hisseden ve ne yaparsa yapsın bir türlü kilo veremeyen kişilere önerilebilecek olan nar çekirdeği yağı, kötü yağ hücrelerinin vücut içerisinde çoğalmasının önüne geçer ve var olan kötü huylu yağ hücrelerinin kişilerin vücutlarından hızlı bir şekilde atılabilmelerine olanak sağlar. Bu sayede diyet dönemindeki kişilere zayıflama konusunda büyük bir avantaj sunar. İltihap önleme özelliği sayesinde ise, vücut her türlü iltihap durumuna karşı çok daha dirençli bir hale gelir ve kolay kolay bakteri ya da virüslerin saldırısına uğramaz.

Cilt Bakımında Olmazsa Olmazlardan Birisi

Ağır işler veya spordan sonra meydana gelen kas ve eklem ağrılarını kısa sürede giderebilen nar çekirdeği yağı, bağışıklık sistemini güçlendirerek özellikle soğuk kış aylarında sık sık hastalanan kişiler için ideal bir yağ haline gelir. İçeriğindeki mineral ve antioksidanlar ile daha ışıltılı ve pürüzsüz bir cilt isteyen kadın ya da erkek herkese önerilebilecek olan bu yağ, cilde sürülerek uygulanabileceği gibi her gün 1 tatlı kaşığı yenerek de aynı yararlı etkilerini gösterebilir. Saçlara güç kazandırması ile bilinen nar çekirdeği yağı, çabuk kuruyan ve hızla dökülen saçlarda haftada 1 kez bakım kürü olarak kullanıldığı takdirde yaklaşık 3 hafta içerisinde saç tellerinde gözle görülür iyileşmeler sağlayabilir.

Nar Çekirdeği Yağının Zararları Nelerdir?

Nar çekirdeği yağı faydalarından bu kadar bahsetmişken herhangi bir zararının olup olmadığı konusunda da detaylı bilgi vermek gerekir. Nar çekirdeği yağının bilimsel olarak kanıtlanan hiçbir yan etkisi bulunmamaktadır. Ancak hiçbir yan etkisi yok diye bu yağı bilinçsizce ve aşırı şekilde tüketmek vücut üzerinde istenmeyen etkiler görülmesine neden olabilir. Bu nedenle diğer pek çok yağ türünde olduğu gibi nar çekirdeği yağı da dozunda tüketilmelidir.

Rezene çayının faydaları ve zararları neler?

Rezene Hakkında Bilgiler:

Maydanozgiller ailesinden bir bitki türü olarak bilinen rezene, Akdeniz İkliminde yetişir. Çok uzun bir yapısı vardır ve yaklaşık 2 metreye kadar ulaşır. Yılın her zamanı yetişebilen bir bitkidir. Bitki çiçekleri altın sarısı renginde oluşmaktadır. Kurutularak saklanan bir bitkidir ve kabuklarından ayrılarak toplanmaktadır. Tohumlarının çiğ olarak bile tüketilebildiği rezene bitkisi, en çok çayı ile bilinir. Rezene çayının sağlık açısından sayısız faydası bulunmaktadır. Emziren annelere var olan etkisinden, bazı eklem ağrılarına kadar birçok konuda yardımcı olabilecek bir bitki çayıdır. Rezene çayı faydaları bakımından birçok uzman tarafından sıklıkla içilmesi önerilen bir çay türüdür. Bitkinin soğan, tohum ve yaprak kısımları yemeklerde kullanılmakta ve ayrı bir lezzet kazandırması ile de bilinmektedir. Birçok ilacın içerisinde kullanılmakta olan rezene bitkisi, çayı ile tüketilmesi daha keyifli hale gelmektedir. Aynı zamanda doğal şekilde rezene çayını tüketmek, birçok konuda doğal tedaviye yönlenmesini sağlar.

Arap ve Hint topraklarında uzun yıllar boyunca rezene bitkisi ilaç olarak kullanılmış ve birçok hastalığın tedavisinde sıklıkla tercih edilmiştir. Baharat olarak da tüketilen rezene bitkisi, tıp dünyasında gerçekten önerilen ve kullanılan bir takviye haline gelmiştir.

REZENE ÇAYININ FAYDALARI

Rezene Çayı Mideye Çok İyi Gelir:

Rezene çayı en çok mide sorunlarında önerilen bir bitki çayı olarak ön plana çıkar. Mide kasılmaları ve mide spazmları için oldukça rahatlatıcı bir etkisi mevcuttur. Ayrıca reflü ve gastrit gibi ciddi mide rahatsızlıklarının tedavisinde de önerildiği görülmektedir. Mideyi rahatlatmak adına ara öğünlerde rezene çayı içilebilir. Aynı zamanda midede şişliğe ve ağrılara neden olan gaz birikiminin de dışarı atılmasında etkisi mevcuttur. Gaz problemi çekenler için rezene çayı tüketmesi önerilebilir. Ağır bir yemek sonrasında midenin hemen korunması için rezene çayı içmek iyi bir tercihtir. Rezene çayı aynı zamanda ağır yemekler sonrasında oluşabilecek ağız kokularını da giderme amacıyla kullanılmaktadır. Ilık bir rezene çayı yardımı ile gargara da yapılabilir. Ağız temizleyici özelliğinden bu şekilde faydalanmak mümkündür.

Vücuttan Toksinleri Atar:

Vücuttan toksinleri atma konusunda rezene çayı bir arındırıcı etki sağlayacaktır. Rezene çayının doğal içeriği sayesinde vücutta biriken ve özellikle gözenekleri tıkayan, sağlıksız hissettiren toksin maddeleri bitki çayı mucizesi ile vücuttan dışarı kolaylıkla atılabilir. Toksinler ile birlikte aynı zamanda terleme sağlayarak vücuttan fazla suyun da atılmasını sağlayacaktır. İdrar ve terleme yolu ile vücuttan atılması gereken birçok zararlı maddenin kolayca çıkmasında etkisi büyüktür. Bazı enfeksiyona bağlı hastalıkların da tedavisinde kullanılan rezene çayı, enfeksiyon engelleyici etki sağlar.

Kansere Karşı Rezene Çayı:

Kanser hastalıklarının tedavisinde de kullanılan bir bitki çayı olarak rezene çayı, kolon kanseri ve meme kanserine iyi gelmesi konusunda araştırmaları ile de bilinir. Bu nedenle de kanser hastalıkları için önerilmeli ve tüketilmelidir.

Emziren Anneler Tüketmelidir:

Emziren anneler için süt arttırıcı bir etki sağladığı da söylenenler arasında yer alıyor. Uzmanların da önermiş olduğu bu durum, anne adaylarının mutlaka uygulaması gereken bir takviye. Emzirme döneminde sütünün azaldığını gören ya da azalmaması için önlem almak isteyen tüm anneler, her gün rezene çayı tüketimi sağlayabilir. Böylelikle aynı zamanda rezene çayının sağladığı faydalar anneden bebeğe de geçmiş olacaktır.

Rezene Çayının Sindirime Etkisi:

Safra üretimine yardımcı olması ile de bilinen rezene çayı, aynı zamanda sindirim konusunda da dost bir içecektir. Daha kolay bir sindirim süreci ve sindirim sistemini rahatlatıcı etkisi ile bilinen rezene çayının mutlaka bu problemleri yaşayanlar tarafından sıklıkla tüketilmesi gerekiyor. Ağır bir öğün sonrasında ya da güne başlarken önlem olarak sıcak bir bardak rezene çayı tüketilebilir.

Diş Sağlığı İçin Rezene Çayı:

Diş ağrıları ve diş eti problemlerine de çare sağlayan rezene çayı, iltihaplanmalara karşı koruyucu bir etki sağlayacaktır. Diş etindeki hassaslıklar ve dişte çürük ya da leke gibi nedenlerden dolayı oluşan ağrılar için, doğal ve sağlıklı bir ağrı kesici görevi görecektir.

Göz Sağlığı İçin Rezene:

Sadece dişlere değil gözlere de çok iyi gelen rezene çayı, göz doktorları tarafından önerilen bir çay türüdür. Göz bozukluklarını belli bir ölçüde engellediği ve yine önlem olarak da değerlendirilebilecek olan rezene çayı mutlaka göz problemleri için de tercih edilmelidir.

Tansiyona Olan Etkisi:

Yüksek tansiyon hastalığını yaşayanlar için de tansiyon düşürücü etkisi ve yatıştırıcı içeriği ile yardımcı olacak bir bitki çayıdır. Doktorlar da hastaları için bu bitki çayını ilaçları ile birlikte önermektedir.

Soğuk Algınlığına İyi Gelir:

Soğuk algınlığı döneminde de içilmesi önerilen bir bitki çayı olarak en çok öksürüğe iyi geldiği söylenmektedir. Rezene çayı mutlaka kış mevsiminde bulundurulmalı ve öksürüğü azaltma konusundaki etkisinden gerektiği zamanlarda faydalanma sağlanmalıdır. Özellikle içerisine bal ve limon katıldığı zaman çok iyi bir ödem sökücü haline gelecektir. Ihlamur çayı ile birlikte karıştırılarak da tüketilebilir.

Kadınlar İçin Rezene Çayı Mucizesi:

Regl döneminde her kadının en çok çektiği durum karın ve rahim ağrılarıdır. Kramplar şeklinde de devam eden bu durum için rezene çayının yatıştırıcı etkisi çok iyi gelmektedir. Rahim kasılmalarını ciddi derecede azaltması, karın ağrılarını yatıştırması ve bel ağrılarına da iyi gelmesi ile bu dönemlerde mutlaka her kadın tarafından bol bol tüketilmelidir.

Diyet Yapanlar İçin Rezene Çayı:

Kilo verme döneminde rezene çayının tok tutucu ve açlığı bastırıcı etkisinden faydalanmak da iyi olacaktır. Diyet yapanlar için bu süreci daha kolay hale getirecek bir faydası olan rezene çayı ile, sağlıklı bir şekilde zayıflamak mümkün. Ayrıca ara öğünlerde tüketilen atıştırmalıklar, rezene çayı ile tatlandırılabilir ve daha keyifli bir öğün saati yaşanabilir.

Bağırsak Sorunlarına İyi Gelir:

Bağırsak hastalıklarında da uzmanlar tarafından hastalara sıklıkla rezene çayı tüketmeleri önerilmektedir. Bağırsakların mikrop ve benzeri parazitlerden temizlenmesi açısından arındırıcı ve temizleyici bir etki sağlayacaktır. Bu dönemlerde de yine her gün rezene çayı tüketmek gereklidir.

Vücudun Güçlenmesini Sağlar:

Rezene çayı, vitamin ve mineral bakımından zengin olması sayesinde de diğer bitki çaylarına göre ön planda görünür. Sağlık açısından çok faydası olan bu vitamin ve minareller vücutta güçlendirici bir etki yapar. Bağışıklık sistemini güçlendirmesi sayesinde, aslında tüm hastalık dönemlerinde rezene çayı tüketmek çok iyi gelecektir.

Cinsellik İçin Rezene Çayı:

Rezene çayının libido arttırıcı bir etkisi olduğu da söylenmektedir. Cinsel problemlerin tedavi süreçlerinde rezene çayı tüketimini arttırarak denenmesi sağlanabilir. Aynı zamanda birçok bitki çayında olduğu gibi rezene çayında da yatıştırıcı bir etki sağladığı söylenmektedir. Doğal kas gevşetici olarak kabul edilen rezene çayı, uyku öncesinde ve stresli günlerde tüketilerek rahatlama için katkı sağlamasından faydalanılabilir. Bebeklerde görülen kolik sorunu için de yatıştırıcı etki sağlar ve ağlamaları kesebilme özelliği ile anne ve babalar açısından bir mucize sayılır.

Rezene Çayı İçin Tavsiyeler:

Kan şekerini yükseltici bir etkisi olması söylendiği için emziren anneler ve çeşitli sağlık problemleri olanlar, mutlaka uzman görüşü sonrasında tüketimine devam etmelidir. Her şeyde olduğu gibi, rezene çayında da herkes için tüketim açısından bir ölçü ayarlaması gerekebilir. Aynı zamanda rezene çayının gerçekten doğal şekilde hazırlanmış olmasına dikkat edilmelidir. Piyasada içerisinde doğal olmayan malzemelerin de yer aldığı rezene çayları satılmaktadır ve mutlaka doğal olanları keşfedilmelidir. Doğal olduğuna dikkat edildikten sonra her gün kahvaltıda, öğünlerde ve akşam yemeğinden sonra bir fincan rezene çayı tüketmek sağlık için çok iyi bir takviye olacaktır.

Rezene Çayının Zararları

Rezene bitkisinin yağı ve çayı sağlık açısından çok faydalıdır. Fakat bazı durumlar için vücuda önemli derecede ciddi zararları olabilir. Bu sebeple rezene tüketimini bilinçli ve dikkatli yapmak gerekir. Rezene kayda değer etkili ve fazla miktarda vitaminler ve farklı mineraller barındırır. Bu sebeple farklı hastalıklardan ötürü sürekli ilaç kullanmak durumunda olan kişiler rezene çayı tüketmeden evvel mutlaka doktoruna danışması gereklidir.

  • Normalden fazla rezene çayı içmek cilt dökülmelerine ve cilt kızarıklıklarına yol açabilir.
  • Fazlaca rezene çayı tüketimi baş ağrısı, midede bulantı, kusma ve vücutta titremeye yol açabilir.
  • Özelliklede epilepsi hastalarının rezenenin hiçbir ürünü tavsiye edilmez.
  • Cilt iltihabı, kabartı ve benzeri sorunları olan kişiler rezene çayını tüketmekten kaçınmalıdır.
  • Rezene çayı alerjik sorunu olan kişiler öncelikle doktoruna danışmalıdır. Çünkü rezene çayının alerjik reaksiyonlara sebep olabilen bir etkisi vardır. Bu gibi durumlarda karın ağrısı veya hırıltı gibi sorunlara sebep olabilir.
  • Rezene aynı zamanda anne rahminde bazı problemlere yol açtığı bilinir. Bu nedenle hamilelik dönemi içerisinde rezene çayı tüketiminden kaçınmak gerekir.
  • Her ne kadar uzmanlar rezene çayının gebelik döneminde bazı problemlere yol açabildiğini düşünülse de bazı doktorlar tarafından emzirme dönemindeki annelere rezene ürünlerinin süt arttırıcı faydası olduğunu düşünen uzmanlarda vardır. Fakat bu tür durumlarda mutlaka doktor tavsiyesi ve doktor kontrolü altında tüketilmelidir.
  • Uzmanlar rezene tohumu DNA’ya zarar sağladığı düşünülmektedir.
  • Kanser tedavisi gören erkeklerin ve meme kanseri ve rahim kanserine karşı mücadele veren hanımların rezene çayını ve rezene ürünlerini tüketmemesi gerekir.

Kilin Faydaları

Kilin en önemli sağlık faydalarından bazıları ağır metalleri ve toksinleri vücuttan atma, besinsel sağlığı artırma, cilt sağlığını geliştirme, vücuda oksijen sağlama, sindirim sistemini koruma, bağışıklık sistemine yardımcı olma ve diş ve diş eti sağlığını geliştirme becerilerini içermektedir.

Kir, toprak ve kil yeme fikri meraklı bir çocukluk döneminde yapılan arkada bıraktığımız bir şey olmasına rağmen dünya genelinde insanlar tarafındanşaşırtıcı etkileriyle binlerce yıldır tüketilmekte ve sürülmektedir. Günümüzde geniş ölçüde kullanılan başta kaolin ve simektit kil olmak üzere birkaç farklı kil bulunmaktadır. İster bu zengin besin maddeleri tüketilsin isterse doğrudan cilde sürülsün vücuda ne koyulduğunun tam olarak bilinmesi önemlidir. Kilin bu özel türleri doğası gereği genellikle volkaniktir. Bu yüzden yoğunlaştırılmış mineral ve besinlerle doludur. Bu da kili besinsel katkılara eşdeğer hale getirmektedir.

Bentonit, aktif kil ve fuller toprağı marketlerde en çok karşılaşılan kil türlerinden bazılarıdır. Ancak geleneksel zamanlarda dünya genelinde toprak tüketimi olarak gerçekleşmekteydi ve jeofaji (toprak yeme) olarak bilinmekteydi. Çamur banyosu gibi doğrudan cilde sürülecek kil hamuru yapılabilir veya diğer yiyecek ve içeceklerde ayarlanmış miktarlarda tüketilebilir. Vücut üzerindeki olağan dışı etkilerinden dolayı beslenme düzenine hafif olarak dahil edilmeli ve vücuttaki etkileri dikkatli bir biçimde gözlemlenmelidir. Çünkü bazı belirli riskler barındırmaktadır.

Kilin Faydaları

  • Cilt Sağlığı: Çamur banyosu tüm vücuda fayda sağlayan bir kil tedavisidir. Ancak daha düzenli veya küçük ölçekteki uygulamalar daha güçlü etkilere sahiptir. Egzama, sedef hastalığı gibi cilt rahatsızlıklarından muzdarip olanlar, kili su ile karıştırıp kil hamuru yaparak etkilenen bölgelere sürebilirler ve ciltteki toksin ve diğer istenmeyen maddelerden kurtulabilirler. Kil ciltten temizlendiğinde sağlıksız cilde, iltihaplanmaya neden olan bu bileşenler de temizlenir.
  • Vücuda Oksijen Verir: Araştırmalar kilin, özellikle de bentonit kil türünün, hücrelere fazla hidrojen çektiğini ve böylece vücuda ekstra oksijen sağladığını ortaya koymuştur. Bu durum vücudun yeterli miktarda oksijen almasına yardım ederek ek bir enerji ve daha iyi işleyen bir organ sistemi sağlar.
  • Sindirim Sistemi İle İlgili Faydası:Eğer bir kişinin sağlıksız bir beslenme düzeni varsa yüksek asitle dolu mide ve yanma, ishal, reflü ve diğer rahatsızlıklar gibi sindirim sistemi ile ilgili rahatsızlık çeşitlerine yol açan dengesizlik için kil iyi bir fırsat sunar. Kilde bulunan yüksek yoğunluklu alkaloitler bu asit varlığını dengede tutar ve midedeki ağrı ve rahatsızlıkları önemli ölçüde azaltır.
  • Beslenme:Jeofajinin (toprak yeme) dünya genelinde yaygın olmasının ana nedenlerinden biri kilin bazıları insan hayatı için çok önemli olan binlerce farklı bileşenleri içeren çok güçlü mineral profiline sahip olmasıdır. Demir eksikliği olan anemi hastaları gibi besinsel yetersizliği olanlar, ayarlanmış miktarda kil tüketerek mineral ihtiyacını karşılayabilirler.
  • Probiyotikler: Çoğu insanın bakterileri olumsuz bir şey gibi düşünmesine rağmen bağırsaklarda probiyotik olarak adlandırılan belirli faydaları olan bakteriler bulunur. Bu bakteriler sağlığı ve etkili sindirimi destekler. Ancak bağırsakta bulunan ağır metal toksinler bu probiyotikleri yok eder. Kil bu ağır metal toksinlerini bağırsaktan atmaya yardımcı olur ve bağırsak sağlığına iyi gelen bu faydalı bakteri türleri için sağlıklı bir ortam sağlar.
  • Ağız Sağlığı: Küçük yoğunlaştırılmış miktarlarda bentonit ve diğer kil türleri bakteriyel enfeksiyonları önlemek için ve diş eti ve dişleri bu zararlı durumdan korumak için diş eti ve dişlerde doğrudan kullanılır. Ancak ağız yoluyla tüketmeden önce eğitimli tıbbi profesyonellere danışılmalı ve kil kullanma seçenekleri tartışılmalıdır.
  • Bağışıklık Sistemi: Diş eti ve dişlerin bağışıklık sistemini korumasını artırmasının dışında, daha fazla kil tüketerek hastalık yapıcı mikrop türlerinin istilasından ve zararlı yabancı maddelerden tüm vücut korunabilir. Kil bağırsak çeperini korur ve böylece kan dolaşımını zararlı materyallerin emilmesinden korur ve tehlikeli içerikleri yerelleştirerek vücuttan kolayca atılmasını sağlar.

Kil Çeşitleri

Bentonit gibi belirli kil türleri mineral eksikliklerini gidermek ve vücudu zehirden arındırmak için kullanılır. Yüz maskesi ve vücut maskesi olarak kullanılan birçok değişik kil çeşidi bulunmaktadır. Kilin yeşil, gri, kırmızı ve beyaz gibi farklı renkleri ve yapıları vardır. Kilin rengi kilin mineral içeriğine bağlıdır ve yapısı kalitelisinden kalitesizine göre değişir.

Bentonit (Gri) Kil:Bentonit kili volkanik kül çökeltilerinden oluşur ve akktif kil olarak bilinmektedir. 70’ten fazla mineral içerir. Kil mineral eksikliklerini gidermek için kullanılırken bentonit kili ayrıca birçok deri hastalığının tedavisinde kullanılır. Cilt faydaları için çok popüler ve çok iyi emme kapasitesi sayesinde yağlı ciltler için çok iyi bir kildir. Çünkü tüm fazla sebumu (yağ bezlerinin meydana getirdiği salgı) içine çeker. Bunun dışında suyla karıştırıldığında moleküllere enerji verir ve yüzdeki toksinleri çeken elektrik özelliklerine sahiptir. Sedef hastalığı ve egzama gibi bakteri ve mantarları içeren tüm cilt rahatsızlıkları için geçerlidir. Su ile karıştırıldığında şiştiği için gözenekli bir madde haline dönüşür. Bunun sonucu olarak da ilk halinden daha fazla emme gücüne sahip olur.

Yüz maskesi olarak, toksin ve ağır metalleri vücuttan atarken cildi kirden arındırır. Ayrıca gastrit ülser, sindirim sistemi rahatsızlıkları, hemoroit ve ishal gibi sağlık sorunlarının iyileşmesine yardımcı olur.

Yeşil Kil: Oldukça emici güce sahip bir kil türüdür ve kirleri, toksinleri ve yağları ciltten atmada oldukça iyidir. Deriyi dökme ve ölü deri hücrelerini temizleme görevi görür, kan akışını hızlandırır, kanama durdurucu gibi çalışır ve ten rengini artırır.

Yeşil kil organik bitkisel maddeler içermenin yanında silis, kalsiyum, sodyum, magnezyum, fosfor, selenyum gibi eser miktarda mineral de içermektedir. Buna ek olarak cildi beslemeye yardımcı olan mikro-mineraller içerir.

Yeşil kil sadece cildin durumunu iyileştirmekle kalmaz aynı zamanda kireçlenme ve romatizma ile ilgili ağrılarla mücadelede etkili hale getiren ağrı kesici ve iltihap önleyici içeriklere de sahiptir.

Kaolin Kili: Kaolin kilibeyaz, sarı, kırmızıvepembegibideğişikrenklerdeolabilir. Beyaz Kaolin kili en nazikkildirvebuyüzdenhassaskuruciltleriçinçokiyidir.

Killi Saç Maskesi Tarifi

  • ¼ fincan bentonit kili
  • 3 yemek kaşığı elma sirkesi
  • 2 yemek kaşığı aloevera suyu

Süreç: Kil bir şişeye dökülür. Elma sirkesi ve aloevera suyu eklenir ve daha sonra birlikte iyive karıştırılır. Nemli saça uygulanır ve saç derisine doğru masaj yapılır. Saç tellerinin kökleriyle beraber maske ile kaplandığından emin olunur. 20-30 dakika beklenir ve saç durulanır.

Barfiksin Faydaları

Barfiks’in Faydaları

Barfiks nasıl çekilir? Faydaları nelerdir? Spor salonlarında bulunan ve vücut geliştirmek için kullanılan bir alettir. Bir spor aletinin adı olan barfiks ülkemizde de birçok kişi tarafından çeşitli malzemelerle hazırlanarak uygulanmaktadır.

 

Barfiks Nasıl Çekilir?

Barfiks aleti kolların yeteceği bir alana yerleştirilerek tüm vücudu çene hizasına kadar çekmektir. Kilolu insanların oldukça zorlandığı barfiks, düzenli uygulama sonucunda rahatlıkla yapılabilir.

 

Barfiks’in Faydaları Nelerdir?

  • Tüm kasların çalışmasında etkili bir spor aletidir.
  • Belden yukarısının gelişimine büyük katkı sağlar.
  • Sırt ve kol kaslarının güçlenmesinde etkilidir.
  • Ergenlik ve gelişim dönemindeki çocukların barfiks çekmeleri boylarının uzamasına katkı sağlar.
  • Şınavla barfiks desteklenirse göğüs, kol ve sırt kasları ciddi şekilde gelişir.
  • Üçgen vücut isteyenler için ideal bir spor aletidir.
  • Kanat kaslarının güçlenmesini ve gelişmesini sağlar.
  • Barfiks çekerken kendinizi mümkün olduğunca yavaş şekilde aşağıya bırakın.
  • Ağırlık takılarak çekilen barfiks aleti daha hızlı sonuçlar verecektir. Lakin bunu kendinizi geliştirdiğinizde uygulamalısınız.

 

Barfiks’in Zararları

Dikkatli ve bilinçsiz çekilen barfiks bel bölgesinin açılmasına neden olur.

 

Cranberry Faydaları

Adı ingilizce cranberry olan ve Cran – Turna, Berry – Yemiş anlamına gelen bir bitki olan turna yemişi bitkisi halk arasında kızılcık olarak bilinen yaban mersininin farklı bir türüdür. Turna Yemişi karadeniz bölgesinde yetişen bir tür olduğu gibi acı bir tada sahip olduğu için kurutulup tatlandırılarak yenilmektedir. Kırmızı renkli ve tatlandırılmış bir yemiş olduğu için özellikle şeker hastalarının yemesi tavsiye edilmez.

Cranberry bitkisinin yapısında bolca karbonhidrad, protein, ve çok az miktarda yağ asidi bulunurken çok lifli bir yapıya sahip olması, sodyum, potasyum, magnezyum, A 1 vitamini, B 1 vitamini thiamin, riboflavin, Niasin, C vitamini, kalsiyum, fosfor açısından çok zengin bir yapıya sahiptir. Bu kadar zengin bir içeriğe sahip olması bir çok hastalığa faydalı olmasını sağlar.

Cranberry Bitkisinin Faydaları

1 ) Taze meyve şeklinde tüketilen tuna yemişi bitkisi kan şekerini düşürerek şeker hastalığı oluşma riskini azaltır. Kandaki şeker oranını düzenlediği için şeker hastalarına taze meyve şeklinde tüketmeleri tavsiye edilir.

2 ) Kalsiyum açısından zengin olması nedeniyle kemik gelişimini olumlu yönde etkilediği gibi eklem sıvısının azalmasını önler ve romatizmal hastalıkların oluşmasını önleyerek iskelet ve kemik sisteminin sağlıklı bir şekilde gelişmesini sağlar.

3 ) Cranberry faydaları arasında hayati öneme sahip olan antioksidanların çok fazla olması kansere karşı vücudunuzu savunur, bağışıklık sisteminin güçlü olmasına katkı sağlar., hastalıklara karşı sizi korur.

4 ) A 1 vitamini ve C vitamini açısından çok zengin olması ağız içinde oluşan iltihaplanmaların önüne geçer. İltihap kurutucu özelliği ile 12 parmak bağırsağında oluşan yaraların iyileşme sürecini hızlandırması ile de bilinir.

5 ) Böbrek üstü bezleri ile böbreklerin sağlıklı çalışmasını sağlayarak enzimlerin sağlıklı bir şekilde sentezlenmesini sağlar. Böbreklerde kum oluşmasını önleyerek böbrek taşı oluşmasını önler.

6 ) İdrar yolları enfeksiyonu oluşmasını önlediği gibi idrar yollarında kist oluşmasını de engeller. Bu açıdan idrar yollarının sağlıklı olmasına katkıda bulunması nedeniyle doktorlar tarafından kurutulmuş şekilde tüketilmesi tavsiye edilmektedir.

7 ) Omega 3 içeriği bakımından çok zengin olması günlük alınması gereken omega 3 miktarının doğal yollarla karşılanması açısından çok önemlidir. Hem uygun fiyatlı hem de doğal olması tercih sebebidir.

8 ) İdrar kaçırma mesane kasılmasını önleme konularında en doğal tedavi yöntemidir. Mesane kaslarının sağlıklı çalışmasını sağlar.

9 ) Kalp damar sağlığı açısından damar sertliği oluşumunu önlemesi ve damar tıkanmalarının önüne geçmesi nedeniyle kalbin normalden fazla yorulmasını önler. Bu açıdan kalp rahatsızlıklarında doktorlar tarafından taze meyve şeklinde tüketilmesi tavsiye edilir.

10 ) Lifli yapısı ile sindirim güçlüğü çeken hastaların sindirim sistemlerinin sağlıklı çalışmasını sağladığı için yeterli miktarda tüketilmesi sindirim enzimlerinin sağlıklı bir şekilde sentezlenmesini ve işlevini görmesini sağlar.

Cranberry Tüketme Yöntemleri

Cranberry bitkisinin meyvesi kızılcık ile aynı boyutlarda ve renkte olduğu için taze olarak tüketilebilir. Ancak taze meyve hali acı bir tada sahip olduğu için tüketmesi kolay değildir. Mecburi kalınmadığı sürece kurutulup tatlandırılmış halde tüketilmesi uygundur. Bu yolla tatlı bir yemiş gibi tüketebilirsiniz.

Cranberry Zararları

Cranberry faydaları kadar zararı da olan bir bitkidir. Kurutulmuş hali tatlandırıldığı için şeker hastalarına kurutulmuş haldeki turna yemişi yedirilmemelidir. Şekerin yükselmesine neden olabilir.

Bilinçsizce tüketilen cranberry bitkisi görme bozukluklarına sebep olabilir. Bu nedenle az miktarda taze meyve olarak veya kurutulmuş olarak tüketilmesi daha doğrudur.

Cranberry bitkisinin içinde yer alan strefavin maddesi vücuda aşırı alındığında bilinç kaybı oluşmasına neden olabilir. Bu nedenle çok tüketilmemesi , düzenli ve az miktarda tüketilmesi gereklidir.

Kaplıcaların Faydaları

Kaplıcaların Faydaları

Kaplıcalar birçok hastalığın tedavisinde doktorlar tarafından önerilen bir rahatlama yöntemdir. Kaplıca sularının iyi geldiği hastalıkları ve kaplıcaların faydalarını aşağıda maddeler halinde sıraladık.

 

Kaplıcaların Faydaları

  1. Kaplıcalar Romatizmal Ağrılara Faydalıdır: Genetik olan romatizma ağrıları birçok bireyin hayat standartlarını etkileyen şikayetleri arasındadır. Kaplıca suları sayesinde bu ağrılar azaltılarak kişiye rahatlama sağlanır. Bitirici tedavi yöntemi olarak uygulanan kaplıca sularında; eklem ağrıları, osteoartrit, kronik bel ağrıları gibi doku rahatsızlıkları azaltılır.
  2. Kaplıcalar Ortopedik Rahatsızlıklara iyi Gelir: Termal sularında ortopedik ameliyat sonrasında görülen rahatsızlıklar, eklem kasılmaları, adale sertliği ve donmaları iyileştirme gösterir.
  3. Nörolojik Rahatsızlıklar: Kaplıca sularında rahatlar ve sakinleşirsiniz. Bu durum sonucunda çocuk felci, beyin felci gibi sorunlar sonrasında olumlu sonuçlar gözlemlenir. İşini bilen fertler tarafından uygulama sağlandığında daha olumlu sonuçlar alınır. Termal suları yukarıda belirttiğimiz gibi rahatlama sağladığından beyin yorgunluğunun da giderilmesinde etkilidir.
  4. Kaplıcalar Solunum Sistemi Rahatsızlıklarına Yararlıdır: Alerjik üst solunum yolları, aronik bronşit, astım bronşiyal gibi solunum sistemi rahatsızlıklarında etkilidir. Bu tür rahatsızlıklarda klimaterapi tercih edilir.
  5. Cilt Hastalıklarında: Kronik rezidüel, nörodermit, egzama ve akne tedavisinde tercih edilir.
  6. Kalp ve Dolaşım Sistemi Rahatsızlıklarında: Fonksiyonel dolaşım bozukluğu, kalp hastaları, kalp yetmezliği bulunanlar, varis gibi rahatsızlıklar için banyo kürleri tavsiye edilir.
  7. Metabolizma, Bağırsak ve Mide Rahatsızlıklarında: Şeker hastaları, gut, karaciğer, mide ve obesite rahatsızlıkları bulunanlar için şifalı çamurlar ve içme kürleri tercih edilmektedir.
  8. Kaplıcalar İdrar Yolları Ve Böbrek Hastalarına iyi Gelir: Kronik sistit, böbrek taşı, kronik piyelonefrit ve fonsiyonel yetmezlik bulunan kişiler için banyo kürleri ve şifalı çamurlar önerilmektedir.

 

Kaplıca Tedavisi Nasıl Olmalı?

Konusunda uzman doktor gözetiminde gerçekleştirilmelidir. Kaplıca öneren doktor tarafından kür takip edilmeli ve düzenlenmelidir.

  • Banyo sularının sıcaklıkları 36 / 38 derece, 40 / 42 derece olmalıdır.
  • Haftada 3 ile 6 arasında banyo sayısı değişebilir.
  • Gün içinde en fazla iki kez banyo uygulanır.
  • Yeterli derecede sıvı sağlanmalıdır.
  • Kür içinde toplam banyo sayısı 15 ile 20 olmalıdır.
  • Termal sularda yüzme olmaksızın mümkünse hareketsiz, oturur vaziyette dik şekilde durulmalıdır.
  • Su içinde egzersiz yapılması gerekiyorsa suyun 34 derece olması yeterlidir. Sıcak sularda egzersiz yapılmamalıdır.
  • Banyo sonrasında yeterince kurulanmalı 24 derece sıcaklığı olan bir odada 1 saat ortalama dinlenilmelidir.
  • Dinlendikten sonra gerekirse masaj takviyesi yapılabilir.

 

Kaplıcalardan Nasıl Yararlanılır?

  • Kaplıca mevsimi: Mayıs ayının 15’i ile Eylül ayının 15’i arasında tercih edilir.
  • Kaplıcalarda kür süresi: En az 20 banyoluk ve 3 haftalık bir program ayarlanmalıdır.
  • Banyo zamanı: Banyoda hareketsiz şekilde kalınır, banyo sonrası kurulanmadan bornoza sarılınarak 1 saat uzanarak dinlenilir. Bu süre zarfında vücut ter atar ve ardından giyinme işlemi yapılır.
  • İlk Banyo: Kahvaltı öncesinde aç karnına tavsiye edilir.
  • İkinci Banyo: Akşam yemekten 2 saat önce banyo yapılır.
  • Banyoda Durma Süresi: İlk seferde 10 dakika süresince durulur. Fakat devamında hastalığa bağlı olarak 12 dakika ile 20 dakika arasında değişiklik gösterir.

 

Kaplıcaların Zararları

  1. Kaplıca suları kükürt ve radyoaktif element içerdiklerinden kesinlikle içilmesi tavsiye edilmez.
  2. Birçok insanın fayda sağlamak için içtiği bu sular kalıcı hastalıklara neden olurken mide bulantısı ve kusma gibi rahatsızlıklar oluşabilir.
  3. Tansiyon hastaları da kesinlikle doktor kontrolünde kaplıca sularına girmelidir.

B1 ve B2 Vitaminleri

B1 Vitamini (Tiyamin)

B1 vitamini vücudun enerji üretimi için gerekli aktivasyonları yerine getirir. Tiyamin halk arasında ‘moral vitamini’ olarakta bilinmektedir.Sinir sistemine oldukça yararlı etkileri bilim adamları tarafından yapılan incelemelerle kanıtlanmıştır.

Günlük olarak tiyamin ihtiyacının karşılanması gerekir.Diğer B grubu vitaminleri ile kullanıldığı zaman yani kompleks olarak kullanıldığında etkisi daha uzun süreli ve kalıcı olmaktadır.B1 vitamini vücutta kan dolaşımını düzenler,sigara ve alkolün etkilerine karşı,damar sertleşmesine karşı koruyucudur ve iştahsızlık gidericidir.

B1 Vitaminin Bulunduğu Besinler ve Faydaları

Tiyaminin bulunduğu besinlerin başlıcaları; bezelye,pancar,ceviz,kayısı,patates,hindistan cevizi,soğan,ıspanak,havuç,soya fasulyesi,fındık,pirinç kabuğu,bira mayası,süt ve süt ürünleri,meyveler ve deniz ürünlerinde oldukça bol miktarlarda bulunur. B1 vitamini içeren besinlerin fazla kaynatılması vitamini yok etmektedir.Yiyecekler pişirilirken bu hususa dikkat etmelidir.B1 vitamini hidroklorik üretimine yardımcı olur.Hidroklorik,kan hücrelerinin oluşumu ve dolaşım sistemi için gereklidir.

B1 Vitamini Eksikliği

B1 vitaminin eksikliğinin belirtileri ; refleks hareketlerinin durması,denge kaybı,artan ağrılar,his kaybı,yanma ve sızı gibi vücuttaki etkiler B1 vitamininin eksikliğinin göstergesidir. B1 vitamini içeren besinlerin alınmadığı ya da eksik alındığındı taktirde ; solunum yetmezliği ve kalpte çarpıntı hissi olabilir,sinir sistemi dokuları,sindirim sistemi ve beyin hücrelerinde hasarlar oluşabilir ve son olarak hafıza kaybı ve zihinsel problemler yaşanabilir.Beriberi hastalığı ve Wernicke-Korsakoff sendromu(bir çeşit beyin hastalığı) da görülebilen diğer hastalıklar arasındadır.

B1 Vitamini Kullanımı

Bir yetişkin günlük olarak minimum 1.5 mg B1 vitamini almalıdır.Bu seviyenin altında kalındığı taktirde vücutta hafif derecede yorgunluk ve iştahsızlık olmaktadır.

Çocukların büyüme ve gelişme dönemlerinde tiyamin alması oldukça önem arz eder.Çocuklarda sinir siteminin ve beyin dokularının gelişmesi bu vitamine dolaylı olarak bağlıdır.Çocuklarda tiyamin eksikliği sonucunda;kusma,halsizlik,kalp çarpıntısı,kalp yetmezliği,nefes almada zorluklar ve huzursuzluk gibi birçok rahatsızlık görülebilir.

Hamilelik dönemlerinde tiyamin eksiliği sonucunda bebekler de,kalp yetmezliği,ses kaybı ve beriberi hastalığının oluşma riski artmış olur.

B2 Vitamini(Riboflavin)

Bitkisel kaynaklı olan B2 vitamini,karbonhidrat,yağ ve protein metabolizmasına yardımcı olur.B2 vitamini suda eriyebilen bir vitamindir ve vücut tarafından depolanamaz.Işığa karşı duyarlı olmayan riboflavin uzun süre güneş altında tutulmamalıdır aksi taktirde vitamin özelliğini kaybedebilir.

Riboflavininin Bulunduğu Besinler ve Faydaları

Riboflamin vitamini barındıran besinlerin başlıcaları ; yeşil yapraklı bitkiler,soya fasülyesi,ıspanak,kuru baklagil,yoğurt,süt mamülleri,yumurta ve domateste bolca bulunmaktadır.Bu ve bunun gibi B2 vitamini içeren besinlerin yeteri kadar alınmaması,sinir sisteminin bozulmasına,büyüme ve gelişme sorunlarına,görme bozuklukları,unutkanlık ve depresyon gibi rahatsızlıklara davetiye çıkartılmış olunur. B2 vitaminlerinin pişirilmesinden sonra oluşan besin suyunun dökülmemesi gerekir.Örnek vermek gerekirse ; yoğurdun üzerinde oluşan su, riboflavin açısından oldukça zengindir.Bu besin suyu saklanmalı ve diğer besinlerle tüketilmelidir.

Riboflavin Eksikliği

B2 vitamininin yeteri kadar tüketilmesi ; vücut için gerekli enerjinin üretilmesi,migren etkisinin azaltılması,göz ve deri hastalıklarının önlenmesini doğrudan ve dolaylı olarak etkilemektedir.

Tahıl ürünleri B2 vitamini açısından yetersizdir.Halkımız genellikle tahıl ürünlerinin ağırlıklı olduğu besinleri tüketmesinden dolayı,B2 vitamini eksikliği sıkça yaşanmaktadır.Yaşlıların yüzde otuz üçü riboflavin yetersizliği yaşamaktadır.Etkileri ciddi boyutlara ulaşmamaktadır.

Riboflavin Kullanım Miktarı

Normal bir yetişkinin riboflavin kullanma miktarı ; 1.2-1.4 mg civarındadır.Ancak hamile bayanların ve çocukların riboflavin kullanma miktarları değişkenlik göstermektedir.

B2 vitaminine karşı alerjik rahatsızlığı bulunan kişiler hekim kontrolü altında besinlerini tüketmelidir.Özellikle çocuklar ve hamile bayanların bu hususa dikkat etsi gerekir.Çocuklarda riboflavin kullanımının fazlalığı ; bulantı,kusma ve idrarın sararması gibi rahatsızlıklara sebep olabilir.Çocuklar günlük olarak 0.4 mg ve 1.2 mg düzeyleri arasında riboflavin almalıdır.Tabi ki bu miktarlar çocukların yaşına ve vücut yapısına göre değişkenlik gösterebilir.Hamile bayanların günlük olarak riboflamin kullanım miktarı 1.6 ve 1.8 mg arasındadır.

Haşhaşın Faydaları

Haşhaşın Faydaları

Türkiye de daha çok Afyon Karahisar bölgesinde görebileceğiniz haşhaş, özellikle diş hekimlerinin kullandığı ağrı kesici etkisi olan bir bitkidir. Küçük çocuklardan uzak tutulması gerekir aksi takdirde çocukların ölümüne sebep olabilir. Sinir sistemi ve kalp ritmini etkileyen haşhaş doğru şekilde kullanılmalıdır.

 

Haşhaşın Faydaları Nelerdir?

  • Haşhaşın Tıp Alanında Faydaları: Tıpta özellikle diş doktorları tarafından ağrı kesici olarak kullanılmaktadır. Ağrı kesici ilaçların pek çoğunun içeriğinde haşhaşı görebilirsiniz.
  • Diş Ağrısına Haşhaşın Faydası: Haşhaş diş ağrılarını kesmede birebir etkilidir. Aniden bastıran ve geçmeyen diş ağrılarınız için haşhaş kullanabilirsiniz.
  • Bağırsak Enfeksiyonuna ve İshale Faydası: Haşhaş herhangi bir yiyecek ya da içecek nedeniyle oluşan bağırsak enfeksiyonunun ilacı olarak kullanılmaktadır. Sancılı ve ateşli ishal hastalığına yakalandığınız zaman haşhaş tüketerek dışkınızın katı bir hal almasına yardımcı olabilirsiniz.
  • Haşhaşın Uyku Problemlerine Faydası: Yapılan araştırmalara göre haşhaşın gündüz ve gece yaşanılan uyku problemlerini çözdüğü görülmüştür. Gün içerisinde yaşadığınız olaylardan dolayı uyku problemiyle karşılaşabilirsiniz. Haşhaş bu tür uyku problemlerini gidermekte oldukça yararlıdır.
  •  Haşhaşın Mesane İltihabına Faydası: Haşhaş içeriğinden elde edilen yağ mesane iltihabının zamanla iyileşmesine yardımcı olmaktadır. Mesane iltihabınız varsa haşhaş yağını kullanabilirsiniz.
  • Haşhaşın Tohumları Kalp ve Damar Dostu Olarak Biliniyor: Haşhaşın tohumları ani kalp krizlerini ve damar tıkanıklıklarını engellemektedir. Fazla abartmamak koşuluyla damar ve kalp sağlığınız için kullanmalısınız.

 

Haşhaş Ezmesinin Faydaları

  1. Haşhaş ezmesi, grip ve nezle gibi durumlarda şifa kaynağı olarak öksürük kesici etkiye sahiptir.
  2. Tansiyonunuz yükseldiği zaman düşmesi için haşhaş ezmesi tüketebilirsiniz.
  3. Kabızlık gibi rahatsız edici durumlarda haşhaş tüketerek dışkınızı yumuşatabilirsiniz.
  4. Haşhaş zayıflamaya yardımcı olarak, tüm gün tok kalmanıza yardımcı olmaktadır.
  5. Kalp çarpıntılarını önler.
  6. Kalp ve damar sağlığını koruyan haşhaş damar tıkanıklıklarını giderir.
  7. Haşhaş yağının kolesterolü oldukça düşüktür.
  8. Haşhaştan kalan posa reçelle karıştırılıp tüketildiğinde enerji verir.

 

Haşhaş Nasıl Kullanılmalı?

Haşhaş yapraklarını kurutun, kuruyan yapraklardan merhem elde edin. Elde ettiğiniz merhemi sancılı ve ağrıyan bölgelerinize sürün. Yaklaşık olarak 20 dakika beklettikten sonra, o bölgeyi temizleyin.

 

Haşhaşın Zararları

Haşhaşın etkisi oldukça yüksek olduğu için doktora danışmadan tüketmek tavsiye edilmez.

  1. Haşhaşın içilerek tüketilmesi tehlikeli ve çocuklarda öldürücü etkiye sahiptir,
  2. Bağımlılık yapıcı etkisi bulunur,
  3. Uyuşturucu üretiminde kullanılan haşhaş uyuşukluk  hissi uyandırır,
  4. Zihni bulandırır,
  5. Cinsel isteğin azalmasını sağlar,
  6. Bağırsakları yavaşlatır ve hormon dengesini bozar,
  7. Çevreye karşı duyarsızlık oluşur,
  8. Konsantrasyonun yavaşlamasını sağlar,
  9. Kalp atışları ve tansiyon normalin altına düşürmek gibi yan etkileri vardır.

Ananasın Faydaları Nelerdir?

Ananasın Faydaları Nelerdir?

Ananasın faydaları: Ananas sıcağı seven tropikal bir meyvedir. Vitamin ve mineral deposu olan ananas lif açısından oldukça zengindir. Ananasın faydalarının yanı sıra ananas suyu da sağlık için çok faydalıdır.

 

Ananasın Faydaları

Antioksidan Açısından Zengindir

C vitamini suda çözünebilen antioksidan bir vitamindir. Vücudun korumasında etkili olan C vitamini diyabet hastalarına, kalp rahatsızlarına ve damar tıkanıklıklarına karşı vücudu korur. Bağışıklık sistemini güçlendiren ananas vücudu sağlıklı tutar.

 

Sarı Nokta Hastalığında Etkilidir

Sarı nokta hastalığı 50 yaşından sonra görülen ve tedavi edilmediğinde görme kaybına neden olan göz hastalıklarından biridir. Yapılan araştırmalarda A, C ve E vitaminleri yeterli şekilde alınırsa bu hastalığa yakalanma şansıda azalıyor. Uzmanlar ananas tüketerek bu vitaminlerin yeterli oranda karşılanabileceğini belirtiyor.

 

Bromelain Alımını Arttırıyor

Bromelain vücuda alınması bir çok hastalığın engellemesinde etki sağlıyor. Vücudun su tutmasını engelleyen bu protein gut hastalığını ve sindirim sorunlarını da önlüyor.

 

Ananas Kanserden Korur

Ananasın yapılan araştırmalar sonucunda kanser hücre sayılarını azalttığı belirlenmiş. Tabiki sadece ananas tüketerek bu mümkün değil fakat yukarıda belirttiğimiz gibi bromelain proteininden bolca almak fayda sağlıyor.

 

Kemik Sağlığına Faydalıdır

Kemik sağlığında yenmesi gereken meyveler arasında ilk sıralarda olan ananas osteoporoz tedavisinde de tavsiye ediliyor. İçerisinde bulunan manganez, çinko, bakır ve kalsiyum sayesinde kanserden, bademcik iltihabından koruyor ve karaciğerin temizlenmesini sağlıyor.

 

Kilo Verdiriyor

100 gram ananasta bulunan 50 kalori besin değeri yüksek diyet yapanlar için ideal bir meyvedir. Metabolizmanın hızlanmasını sağlayan meyve yağların yakılmasında da oldukça etkilidir.

 

Kısaca Ananasın Faydaları

  • Serbest radikallerin önlenmesini sağlar.
  • Kalp hastalıklarına karşı vücudu korur.
  • C vitamini açısından zengin olan ananas kış hastalıklarından sizi korur.
  • Öksürüğün azalmasını sağlar.
  • Kemiklerin güçlenmesinde etkili olan ananas bağ dokularını da güçlendirir.
  • Diş çürümelerinin önlenmesini sağlayan ananas incelen diş minelerini kuvvetlendirir.
  • Sinüziti hafifleterek zamanla geçirir.
  • Bağışıklık sisteminin güçlenmesini sağlayan ananas hastalıklara karşı kalkan oluşturur.
  • Sindirim sistemini düzenler.
  • Bronşlarda oluşan iltihapların azalmasını sağlar.
  • Hipertansiyonun önlenmesini sağlayan ananas kan basıncını da dengeler.
  • Bağırsaklarda oluşan kurtların dökülmesine yardımcı olur.
  • Cildin güzelleşmesi için gerekli olan vitaminleri fazlası ile karşılar.
  • Saç köklerinin beslenmesini sağlayarak saç dökülmelerini engeller.

 

Ananas Suyunun Faydaları

  • Eklemlerde iltihap olan artriteye karşı etkilidir.
  • Hazımsızlığın giderilmesini sağlar.
  • İdrar söktürür.
  • Toksinlerin vücuttan hızlıca atılmasını sağlar.
  • Düzensiz regl dönemini düzenler.
  • Cildin pürüzsüz olmasına yardımcı olur.
  • Kulak enfeksiyonlarına iyi gelir.
  • Diyet için ideal bir içecektir.
  • Alerji riskini azaltır.
  • Bağırsak ve midenin temizlenmesini sağlar.
  • Kireçlenmeyi önler.
  • Stresin azalmasını sağlar.